Sana büroda bir şey göstermek istiyorum.Je veux te montrer quelque chose dans le bureau.
Bugün büroya gelmenize gerek yoktu.Vous n'aviez pas besoin de venir au bureau aujourd'hui.
Yarın büroya giderken beni de götürür müsün?Peux-tu m'emmener quand tu iras au bureau demain ?
1877'de Hindistan bürosundan emekli olmasının ardından yazarlık onun gelirinin ana kaynağı olmuştur.Après sa retraite du bureau de l'Inde en 1877, l'écriture devient sa principale source de revenu.
Kate Corrigan:Paranormal Vaka Araştırma ve Savunma Bürosunda çalışmaktadır.Kate Corrigan : Kate Corrigan travaille pour le Bureau pour la Recherche Paranormale et la Défense.
Prodüksiyon şirketi yaratılır ve prodüksiyon bürosu kurulur.La société de production est créée et un office de production est mis en place.
1867 yılında Markham, Hindistan Bürosunun coğrafya departmanının başkanı oldu.En 1867, Markham devient chef du département géographique du Bureau de l'Inde.
Markham gerekli ihraç lisanslarını edinmek üzere bürokratik engelleri aşmıştır.Plus tard, Markham surmonte les obstacles bureaucratiques pour obtenir les licences d'exportation nécessaires.
Aalto'lar bürolarını 1927'de Turku'ya taşıdı ve mimar Erik Bryggman ile iş birliğine gitti.Les Aalto déplacent leur cabinet d'architecte à Turku en 1927 et collaborent avec l'architecte Erik Bryggman.
1937 yılındaki Kızılderili İşleri Bürosu kayıtlarına göre 3.650 Kuzey Şoşonisi ve 1.201 Batı Şoşonisi vardır.En 1937, le Bureau des affaires indiennes comptait 3 650 Shoshone du Nord et 1 201 Shoshones de l'Ouest.
Siyah giyen adam Locke'ın formuna bürünmüştür.L'homme en noir apparaît ensuite sous la forme de Locke.
1980’de kendi Londra merkezli bürosunu kurmuştur.En 1980, elle crée sa propre agence à Londres.
Myasishchev tasarım bürosu bu uçağı tasarlamak üzere oluşturulmuştur.Le bureau d'études Miassichtchev a été créé pour construire un tel appareil.
Onlar da kuğu kılığına bürünebilirler.On peut aussi obtenir son foulard.
Babası imparatorluk sarayında zengin bir bürokrattı.Son père est un riche dignitaire du palais impérial.
Peugeot, Renault ve Panhard ABD'de satış büroları açmıştı.Peugeot, Renault et autres Panhard ont déjà des points de vente aux États-Unis.
Albümde Manson iki role bürünmektedir.Dans l'album, Manson incarne deux personnages.
Mart 1919 – Nisan 1920 arasında ise Merkez komitesine bağlı Örgüt Bürosu aday üyesidir.Entre mars 1919 et en avril 1920, il est candidat membre du Comité Central de l'Orgburo.
Daha sonra bürokrasi hayatına atıldı.Vous êtes enlisés dans la bureaucratie.
1926-1929: Meksika'da Cristero Savaşı karşıtı büro hükümet politikasına karşı bir ayaklanma.1926-1929 : guerre des Cristeros au Mexique.
A.B.D. Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Bilgi Programları Bürosu.Bureau du Département d'État U.S. des programmes d'informations internationales.
İsrail İstatistik Merkez Bürosu.Israel Central Bureau of Statistics.
Mikoyan'ın ölümünden sonra, tasarım bürosunun adı Mikoyan-Gurevichten basitçe Mikoyan olarak değiştirildi.Après la mort de Mikoyan, le nom du bureau d'études fut changé de Mikoyan-Gourevitch en simplement Mikoyan.
Ve saat tam 18.30'da ışıklar söner ve ev karanlığa bürünür.Mais à six heures tout s'éteint, tout rentre dans l'ombre.
4 Kadın, mor ve kırmızı giysilere bürünmüş, altınlar, değerli taşlar, incilerle süslenmişti.4 La femme, vêtue de pourpre et d'écarlate, étincelait d'or, de pierres précieuses et de perles.
Bütün bu sayılanlar Japonya'nın bürokratik legalizmini cazip hale getirmektedir.Tout cela conduit à questionner la légitimité rationnelle de la bureaucratie.
Bunun üzerine Willow bir anda Warren'ın görünümüne bürünür.Dès lors, elle prend involontairement l'apparence de Warren.
Amerika Birleşik Devletleri Nüfus Sayım Bürosu, American Factfinder.US Census Bureau, American Factfinder.
Daha sonra sakatlığı nedeniyle FCW’da bür süre bulunamadı.Pas une fois le CFCM n’a fait défaut.
İlk atom saati 1949'da ABD Ulusal Standartlar Bürosu'nda (U.S National Bureau of Standards, NBS) yapıldı.Elle est embauchée par le National Bureau of Standards (NBS) en 1943.
1861 yılında Cambridge, Massachusetts Denizcilik Almanak Bürosu'nda çalıştı.À partir de 1861, il travailla au Nautical Almanac Office de Cambridge, dans le Massachusetts.
9M111 Fagot füzesi SSCB de bulunan Tula Makina Tasarım Bürosu (Tula KBP) tarafından geliştirilmiştir.Le 9K111 Fagot a été développé par le bureau d'étude pour la construction de machines Tula KBP.
Bürokrasiden Vazgeçilir mi?Les bureaucrates sont-ils congédiés ?
1950 yılında Donovan New York merkezli Watters ve Donovan Hukuk Bürosunun ortağı oldu.En 1950, James Donovan devint partenaire d'un cabinet d'avocats new-yorkais : Watters & Donovan.
İstatistik Bürosuna müdür olarak atandı.Leiter der Abteilung für Statistik wurde.
Her şeye rağmen vagonlardan biri, Holiday Inn hoteli’nin bürosuna dalarak şiddetli yapısal hasara sebep oldu.Ces actes leur ont valu d'être interdits d'hôtels Holiday Inn,.
ABD'deki kayıtlar; ABD Ticari Marka ve Patent Bürosu'ndadır (US Patent and Trademark Office).Washington, DC: Brevet U.S. Patent and Trademark Office.
Bu Don Alonzo yeni bir kıyafete bürünmüş Kont Almaviva'dır.Alonso, bien sûr, n’est autre qu’Almaviva déguisé.
Mart 1951 - ABD Temsilciliği Danışma Bürosuna saldırıldı.En mars 1951, la délégation américaine est attaquée.
23 Temmuz 2016, Saint-Maur-des-Fossés (Val-de-Marne)) Fransız bürokrat.Vanessa Paradis naît le 22 décembre 1972 à Saint-Maur-des-Fossés (Val-de-Marne,).
Herhangi bir eskort ya da takipçi olmadan, şehre gizlice girebilmek için dilenci kılığına büründü.Sans escorte ni partisan, il se déguisa en mendiant pour pouvoir entrer dans la ville incognito.
1935'te danışman olarak Kanada Yüksek Komiserliği'nin Londra bürosuna atandı.En 1930, il devient secrétaire du Haut Commissaire du Canada à Londres.
Türkiye RAK STB Türkiye İrtibat Bürosu Kasım 2007 de kurulmuştur.Le bureau de liaison de la zone de RAK en Turquie a été établi en décembre 2007.
Genellikle kumarhane, bahis bürosu tarzında işlere girer.Chamberlain joue habituellement au poste de gardienne de but.
Ortak İstihbarat Bürosu: Politik istihbarat toplamakla sorumludur.Ses officiers sont uniquement responsables de la collecte du renseignement.
Erişim tarihi: 24 Kasım 2012. Amerika Birleşik Devletleri Nüfus Sayım Bürosu Retrieved 21 Şubat 2010Consulté le 27 novembre 2010 ↑ Voir par exemple États-Unis
Bu büronun kurucularından ikisi komünist partinin kurucu üyeleriydi.Deux membres de cette famille figurent parmi les fondateurs du Club.
Yetimhane kurma ve benzeri girişimleri bürokratik engeller yüzünden gerçekleşememişti.Le club n'a pas pu obtenir l'enregistrement officiel à cause d'obstacles bureaucratiques.
Çin’de ilk merkezî bürokratik devlet düzenini kurdu.Ainsi, il crée le premier système administratif chinois avec deux niveaux d’administration.
İsabella Türk stili giysilere bürünür.La reine de Suède est habillée en Turque.
Aşağı bürümde şu an 4 ev bulunmakta ve bu evlerde hiç kimse yaşamamaktadır.Il abrite 14 magasins, mais personne n'y a son domicile aujourd'hui.
Köroğlu aşık kıyafetine bürümüş ve bu ziyafete iştirak etmektedir.Il parvient à les enfermer dans la garde-robe en vue de les manger.
Daha sonra eşi ile birlikte bir mimarlık bürosu açmışlardır.Plus tard, elle tient une agence immobilière avec son mari.
Meteoroloji Bürosu.Station météorologique.
Bugün İsviçre Federal İstatistik Bürosu tarafından düzenli olarak web sitesi aracılığıyla yayınlanmaktadır.Les informations ci-dessous proviennent de l'Office fédéral de la statistique, site web Statistique suisse.
Belirlediği işlerin yürütülmesi için atanan görevlilerden oluşan bir bürokrasiye dayanmaktaydı.Il mit en place un réseau de volontaires qui lui transmettaient des mesures.
Buna karşın "Ağırlıklar ve Ölçüler Bürosu" müdürlüğüne atandı.Création du Bureau international des poids et mesures.
İşsizlik sigortası ve bir kamu istihdam bürosunun kurulması.Création et installation d'une brigade régionale des douanes.
Etkinlikler şenlik havasına bürünmüşür.Les succès s'enchaînent pour les Météores.
Buenos Aires Eyaleti Buenos Aires Turizm BürosuLes quartiers de Buenos Aires Portail de Buenos Aires