bük ile cümle

bük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Eğildim, iki büklüm oldum, Gün boyu yaslı dolaşıyorum.Tôi bị đau_đớn và khòm cúp xuống ; Trọn ngày tôi đi buồn_thảm ;
Eğildim, iki büklüm oldum, Gün boyu yaslı dolaşıyorum.Zahnojily se, a kyší rány mé pro bláznovství mé.
Eğildim, iki büklüm oldum, Gün boyu yaslı dolaşıyorum.Zjątrzyły się, i pogniły rany moje, dla głupstwa mojego.
Eğildim, iki büklüm oldum, Gün boyu yaslı dolaşıyorum.Εταλαιπωρηθην, εκυρτωθην εις ακρον ολην την ημεραν περιπατω σκυθρωπος.
Eğildim, iki büklüm oldum, Gün boyu yaslı dolaşıyorum.Превит съм и съвсем се сгърбих: Цял ден ходя нажален.
Eğildim, iki büklüm oldum, Gün boyu yaslı dolaşıyorum.נעויתי שחתי עד מאד כל היום קדר הלכתי׃
Eğildim, iki büklüm oldum, Gün boyu yaslı dolaşıyorum.‎لويت انحنيت الى الغاية اليوم كله ذهبت حزينا‎.
Eğildim, iki büklüm oldum, Gün boyu yaslı dolaşıyorum.我 疼 痛 、 大 大 拳 曲 、 終 日 哀 痛
Eğildim, iki büklüm oldum, Gün boyu yaslı dolaşıyorum.我 疼痛 、 大大 拳曲 、 終日 哀痛
Eğim 0. Maksimum, minimum veya büküm noktası olabilir, henüz bilmiyoruz. -Podrían ser puntos máximos, podrían ser puntos mínimos, que podrían ser puntos de inflexión, no sabemos.
Eğri BükümüKurvebøy
Eğrilik, maksimum, minimum noktalar ve büküm noktaları ile ilgili videolar yapmam istendi. -حسناً، لقد طلب مني ان اقوم بتصميم عدة عروض على التقعر و النقاط الاعلى والادنى ونقاط الانقلاب، وجميع الاشياء
Eğrilmiş ve bükülmüş uzay-zaman boyunca ilerlerken, Bir kuvvet hissediyormuş gibi olursunuz,Quando ci si sposta attraverso uno spazio-tempo piegato e ricurvo, si sente come si sentisse una forza.
Eğrilmiş ve bükülmüş uzay-zaman boyunca ilerlerken, Bir kuvvet hissediyormuş gibi olursunuz,Когда вы проходите через искривленные пространство и время, вы ощущаете действие какой-то силы.
Eğrilmiş ve bükülmüş uzay-zaman boyunca ilerlerken,Lorsque vous vous déplacez dans l'espace courbe
Einstein kütleçekimini uzaydaki -- daha doğrusu uzay ve zamandaki-- eğrilip bükülmeler sayesinde açıkladı.Kaluza stwierdził, że skoro Einstein opisał oddziaływania grawitacyjne
Einstein kütleçekimini uzaydaki -- daha doğrusu uzay ve zamandaki-- eğrilip bükülmeler sayesinde açıkladı.공간이 뒤틀리고 휘어진다는 관점에서 아인슈타인이 중력을 설명할 수 있었다면 실은 좀더 정확하게 말하면, 시공간을 설명할 수 있었다면,
Einstein kütleçekimini uzaydaki -- daha doğrusu uzay ve zamandaki-- eğrilip bükülmeler sayesinde açıkladı.איינשטיין היה מסוגל לתאר כְּבִידָה במונחים של פיתולים ועיקולים בחלל- למעשה, בחלל ובזמן, ליתר דיוק.
Einstein kütleçekimini uzaydaki -- daha doğrusu uzay ve zamandaki-- eğrilip bükülmeler sayesinde açıkladı.歪みと曲がりという視点から 説明することができた 他に知られている力を使って自分にも同じことができるのではないか
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Einstein a utilizat deja spaţiul şi timpul, deformări şi curburi, pentru a descrie gravitaţia.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Einstein avait déjà épuisé l'espace et le temps les déformations et les courbes, pour décrire la gravité
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Einstein aveva già usato lo spazio, il tempo, deformazioni e curvature per descrivere la gravità.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Einstein đã sử dụng không gian và thời gian, sự uốn khúc, để diễn giải lực hấp dẫn.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Einstein había usado ya el espacio y el tiempo, deformaciones y curvaturas, para describir la gravedad.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Einstein had al ruimte en tijd gebruikt, vervormingen en krommingen, om zwaartekracht te beschrijven.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Einstein hatte bereits Raum und Zeit, Verzerrungen und Krümmungen besetzt um die Gravitation zu beschreiben.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Einstein havde allerede opbrugt rum og tid, forvridninger og kurver, til at beskrive tyngdekraft.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Einstein já tinha usado o espaço e o tempo, deformações e curvas, para descrever a gravidade.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Einstein már felhasználta a teret és az időt, a vetemedéseket és görbületeket hogy leírja a gravitációt.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Einstein mówił o zakrzywianiu się czasu i przestrzeni. Einstein mówił o zakrzywianiu się czasu i przestrzeni.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Einstein už použil priestor a čas, krivky a záhyby, na opis gravitácie.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.하지만 아인슈타인이 중력을 설명할 때 시공간의 뒤틀림을 거론했고
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Zakřivení prostoru a času už použil Einstein k popsání gravitace.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Айнщайн вече оползотворил времевите и пространствените изкривявания, за описание на гравитацията.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.Эйнштейн уже "истратил" пространство и время, их деформацию и искривление, для описания гравитации.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.איינשטיין כבר השתמש בחלל וזמן, בפיתולים ועיקולים, כדי לתאר את הכְּבִידָה.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.أينشتاين كان قد استخدم الفضاء الزمكاني مسبقا، على شكل إنحناء و تقعر، لشرح الجاذبية.
Einstein uzay ve zaman eğrilip bükülmelerini zaten kullanmıştı, kütleçekimi açıklarken.空間と時間の歪みと曲がりを使っています 他に歪んだり曲がったりするものは何もなさそうに見えました
Etmen Bükreş'e varmayı sağlayacak hiçbir eylem bilmiyor.A tak agent nepozná žiadne akcie, ktoré by ho tam mohli doviesť.
Etmen Bükreş'e varmayı sağlayacak hiçbir eylem bilmiyor.Daher weiß der Agent nicht, welche Aktion ihn dorthin bringen könnte.
Etmen Bükreş'e varmayı sağlayacak hiçbir eylem bilmiyor.Dan si agen tidak tahu kegiatan yang bisa muncul di sana.
Etmen Bükreş'e varmayı sağlayacak hiçbir eylem bilmiyor.Et donc l'agent ne sait pas quelles actions permettent d'arriver la bas.
Etmen Bükreş'e varmayı sağlayacak hiçbir eylem bilmiyor.Por lo tanto, el agente no conoce ninguna acción para llegar ahí.
Etmen Bükreş'e varmayı sağlayacak hiçbir eylem bilmiyor.Zatem agent nie zna żadnych działań, dzięki którym mógłby tam dotrzeć.
Etmen Bükreş'e varmayı sağlayacak hiçbir eylem bilmiyor.لذلك العميل لا يعرف أي اجراءات يمكن أن يتخذها للوصول إلى هناك.
Etmen Bükreş'e varmayı sağlayacak hiçbir eylem bilmiyor.ではより有効な情報をエージェントに 与えてみましょう
Etmen Bükreş'e varmayı sağlayacak hiçbir eylem bilmiyor.因此智能代理不知道任何可以到达那里的行动。
Etmenin bulabileceği bir sonuç yok çünkü Bükreş haritada görünmüyor.Il n'y a pas de solution qu'un agent puisse trouver parce que Bucharest n'apparait pas sur la carte,
Etmenin bulabileceği bir sonuç yok çünkü Bükreş haritada görünmüyor.No hay una solución que le permita al agente llegar a Bucarest, porque esta ciudad no aparece en el mapa;
Etmenin bulabileceği bir sonuç yok çünkü Bükreş haritada görünmüyor.Tidak ada solusi yang dapat diselesaikan oleh si agen karena Bucharest tidak muncul dalam peta.
Etmenin bulabileceği bir sonuç yok çünkü Bükreş haritada görünmüyor.لا يوجد حل يمكن ان يستنتجه العميل لأن Bucharest "مدينة بوخارست" لا تظهر في الخريطة..
Etmenin bulabileceği bir sonuç yok çünkü Bükreş haritada görünmüyor.この地図にはブカレストがないので エージェントには目的地までの行為が 分からないのです
Etmenin bulabileceği bir sonuç yok çünkü Bükreş haritada görünmüyor.因为布加勒斯特不在地图上。
Evet. Mobilya itibaren biz sık görmek, ben onları biraz bükülmüş gibi hissettim.Từ đồ nội thất, chúng ta thường thấy,
Evet. Mobilya itibaren biz sık görmek, ben onları biraz bükülmüş gibi hissettim.כן. מ הרהיטים אנו רואים בדרך כלל,
Evet. Mobilya itibaren biz sık görmek, ben onları biraz bükülmüş gibi hissettim.نعم. شعرت وكأني كنت الملتوية لهم قليلا
Evet. Mobilya itibaren biz sık görmek, ben onları biraz bükülmüş gibi hissettim.私はそれらを少しねじれのように私は感じた。
- f 5 nedir bilmiyorum, ama 5'te büküm noktası var. -Vi vet inte vad f(5) är, men f(5) - de sade inte det - är en vändpunkt.
- f 5 nedir bilmiyorum, ama 5'te büküm noktası var. -אנחנו לא יודעים איזה f 5 הוא, אך f 5-לא לדעת כולנו - היא נקודת קיצון.
- f 5 nedir bilmiyorum, ama 5'te büküm noktası var. -يصبح التقعر الى اسفل نحن لا نعلم ما هي قيمة f(5)، لكن f(5) --لم يعط لنا-- هي نقطة انقلاب

İlgili Sayfalar