bük ile cümle

bük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Distonia este o boală infantilă.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Dystoni är en sjukdom som drabbar barn.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Dystonia zdarza się u dzieci. Jest uwarunkowana genetycznie. To skręcanie części ciała.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Dystonie is een aandoening bij kinderen. Het is een genetische aandoening. Ze veroorzaakt verwringingen.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Dystonie je porucha postihující děti.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Dystoni er en lidelse der påvirker børn.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.이 병은 어린이들에게 발생하는 질환입니다. 유전적 질병이고, 몸을 꼬는 증상을 나타내죠.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.La distonía es un trastorno que afecta a los niños
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.La dystonie est un trouble qui affecte les enfants.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Vì rối loạn trương lực cơ là rối loạn ảnh hưởng xấu cho trẻ em.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.Дистонията е разстройство, засягащо децата.
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.דיסטוניה היא הפרעה הקיימת אצל ילדים. זו הפרעה גנטית והיא גורמת לעוויתות,
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.فالدستونيا هو اضطراب يصيب الأطفال هو اضطراب جيني و من أعراضه الحركة الالتوائية
Distoni, çocukların büküm hareketini ile de alakalı olan çocukları etkileyen genetik bir hastalık.遺伝性疾患で ねじれを引き起こし 徐々により酷いねじれになり
Doğru, Bükreş'e giden bir yolu bulduk, ama hedef sınamasını bir yolu sınıra eklediğimiz sırada yapmıyoruz.Вярно е, че намерихме път до Букурещ, но нашата цел не се постига, когато добавим път към границата.
Doğru, Bükreş'e giden bir yolu bulduk, ama hedef sınamasını bir yolu sınıra eklediğimiz sırada yapmıyoruz.נכון, אומנם הוספנו את המסלול שמסתיים בבוקרשט, אבל בדיקת המטרה אינה מתבצעת כשאנחנו מוסיפים את המסלול לחזית,
Doğru, Bükreş'e giden bir yolu bulduk, ama hedef sınamasını bir yolu sınıra eklediğimiz sırada yapmıyoruz.لقد أضفنا بالفعل الطريق الذي ينتهي عند بوخاريست ولكن هدف الإختبار لا يتم تطبيقه عندما نضيف الطريق إلى الحدود
Doğru, Bükreş'e giden bir yolu bulduk, ama hedef sınamasını bir yolu sınıra eklediğimiz sırada yapmıyoruz.けれども新しい経路をフロンティアへ加える際に ゴール検査は使われません むしろフロンティアから その経路を削除する時に使われますが
Doğrular bükülmüş görünüyor.As linhas parecem curvas.
Doğrular bükülmüş görünüyor.De lijnen lijken gebogen.
Doğrular bükülmüş görünüyor.E le linee appaiono curve.
Doğrular bükülmüş görünüyor.És a vonalak görbének látszanak.
Doğrular bükülmüş görünüyor.Et les droites ont l'air courbes.
Doğrular bükülmüş görünüyor.그리고 그 선들은 구부러져 보입니다.
Doğrular bükülmüş görünüyor.Liniile arata curbe.
Doğrular bükülmüş görünüyor.Linije izgledajo ukrivljene.
Doğrular bükülmüş görünüyor.Te linie wyglądają na zakrzywione.
Doğrular bükülmüş görünüyor.Und die Linien sehen gebogen aus.
Doğrular bükülmüş görünüyor.Y las líneas se ven curvas.
Doğrular bükülmüş görünüyor.И линии выглядят кривыми.
Doğrular bükülmüş görünüyor.Линиите изглеждат криви.
Doğrular bükülmüş görünüyor.הקוים נראים מעוקלים.
Doğrular bükülmüş görünüyor.وتبدو الخطوط فيه كأنها منحنية.
Doğrular bükülmüş görünüyor.直線だということを証明できます
Dolayısıyla, 0 büküm noktası değil.Omdat 0 een kritisch punt was, is de helling er, 0 en omdat het naar boven concaaf rondom 0 is.
Dolayısıyla, 0 büküm noktası değil.Porque 0 foi um ponto crítico, o declive é 0 e porque é côncava para cima toda em torno de 0.
Dolayısıyla, 0 büküm noktası değil.Porque 0 fue un punto crítico, la pendiente es 0 y porque es cóncava hacia arriba alrededor de 0.
Dolayısıyla, 0 büküm noktası değil.اذاً 0 بلا شك هي ليست نقطة انقلاب
[dudak büker][rire]
[dudak büker][sbuffa]
[dudak büker][se burla]
[dudak büker][κοροϊδεύει]
[dudak büker](נאנחת)
Dudak büküp homurdanıyorlar."Bewusstsein", dann werden ihre Augen nicht gläsern - ihre Lippen verziehen sich zu einem Knurren.
Dudak büküp homurdanıyorlar."Bewustzijn" dan krijgen hun ogen geen glazige blik, maar hun lippen krullen samen in een grauw.
Dudak büküp homurdanıyorlar.그들은 관심을 끄지 않습니다. 대신 입꼬리가 씩 올라가죠.
Dudak büküp homurdanıyorlar.licărirea de interes nu le dispare - dar buzele se curbeaza într-un rânjet.
Dudak büküp homurdanıyorlar.Njihov pogled ni odsoten - renčati začnejo.
Dudak büküp homurdanıyorlar.Озъбват се.
Dudak büküp homurdanıyorlar.הם חושפים שיניים ונוהמים.
Dudak büküp homurdanıyorlar.أعينهم لا تلمع... تلتوي شفاههم مزمجرة
Dudak büküp homurdanıyorlar.(笑)
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.A világ élelemellátásának súlya még sosem volt ennyire kevés embernek a vállán.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Jamais auparavant la responsabilité de nourrir le monde n'a été dans les mains de si peu de gens.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.오늘날처럼 극소수의 사람들이 전세계를 먹여 살려야 했던 시기는 없었습니다.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Niciodata pana acum responsabilitatea de a hrani lumea nu a mai fost in mainile atator de putini oameni.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Nie zuvor lag die Verantwortung, die Welt zu ernähren, in den Händen so weniger Leute.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Nooit eerder lag de verantwoordelijkheid om de wereld te voeden in de handen van zo weinig mensen.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Nunca antes a responsabilidade de alimentar o mundo esteve nas mãos de tão poucas pessoas.
Dünya'yı besleme sorumluluğu daha önce... ...hiç bukadar az insanın elinde olmamıştı.Nunca antes la responsabilidad de alimentar al mundo ha estado en manos de tan poca gente.

İlgili Sayfalar