bük ile cümle

bük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.רציתי להטמע כמו זיקית.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.رغبت أن أتلون مثل الحرباء.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.生き残りを賭けた作戦だったんですかね
Bir kere bu temel şekli elde ettik mi, bacakları daraltabiliriz, bükebiliriz, ve son hailne getiebiliriz.I kiedy złożyłem już kształt nazywany bazą, można nogi zwęzić, zgiąć, doprowadzić do ostatecznego kształtu.
Bir kere bu temel şekli elde ettik mi, bacakları daraltabiliriz, bükebiliriz, ve son hailne getiebiliriz.그리고 베이스라 불리는 기본 형태를 갖추게 되면 다리를 가늘게 하거나 굽혀서 완성된 형태를 만들 수 있습니다.
Bir kere bu temel şekli elde ettik mi, bacakları daraltabiliriz, bükebiliriz, ve son hailne getiebiliriz.Ko dobim to obliko, ti. osnovo, lahko noge zožimo, upogibamo, spremenimo v končno obliko.
Bir kere bu temel şekli elde ettik mi, bacakları daraltabiliriz, bükebiliriz, ve son hailne getiebiliriz.ברגע שמתקבלת צורת הבסיס המקופלת אפשר ליצור רגליים צרות יותר, לכופף אותן, ולהגיע לצורה המוגמרת.
Bir kere bu temel şekli elde ettik mi, bacakları daraltabiliriz, bükebiliriz, ve son hailne getiebiliriz.足を細くして、折り曲げて 完成形にすることができます 第1のステップ:これは簡単です
Bir parçayı kare oluşturacak şekilde bükeceğiz."Jedną część wyginamy w kwadrat, a drugą w trójkąt równoboczny."
Bir parçayı kare oluşturacak şekilde bükeceğiz.الاولى تم ثنيها لتكوّن مربع، والاخرى طويت على شكل
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.A jedna věc mě pořád hryzala, a to, že když penis plní svoji funkci, tak se nekroutí.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.Dan satu hal yang terus mengganggu saya, adalah saat otot ini bekerja penis itu tidak bergoyang.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.Điều khiến tôi bức rức đó là, khi đang thực hiện chức năng, thì dương vật không ngọ nguậy.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.Iets anders wat me dwars zat, was dat wanneer ze functioneren, penissen niet wiebelen.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.그리고 계속 신경쓰이는 것이 있었는데요, 그건 성기가 기능을 발휘할 때는 상하좌우로 씰룩씰룩 움직이지 않는다는 것입니다.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.Mais une chose continuait à me tracasser, et c'était le fait que, en activité, les pénis ne s'agitent pas.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.Mă tot preocupa ceva: când funcţionează, penisurile nu se clatină.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.Und eine Sache störte mich immer weiter, und zwar, wenn sie funktionieren, dann wackeln Penisse nicht.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.Едно нещо ме притесняваше, и това е, че когато те функционират, пенисите не се клатят.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.И одна вещь меня продолжала беспокоить: когда пенисы функционируют, они не ёрзают.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.ודבר אחד המשיך להטריד אותי, וזה, כשהם פועלים, פינים לא מתפתלים.
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.وكان شيئاً واحداً يزعجني, وهو انه عندما تقوم بالعمل الاعضاء التناسلية الذكرية لا تتذبذب
Bir şey beni rahatsız etmeye devam ediyordu, o da şuydu ki; penis işlevini yerine getiriyorken bükülmüyor.ペニスは勃起している最中に 動き回ったり しないということです (笑)
Bir yol bulma probleminde tek hedef bitiş şehrine ulaşmak olur, yani Bükreş'e.Dans un problème de recherche d'itinéraire, le seul objectif serait d'etre dans la ville de destination--
Bir yol bulma probleminde tek hedef bitiş şehrine ulaşmak olur, yani Bükreş'e.En un problema de búsqueda de rutas, el único objetivo sería estar en la ciudad de destino -
Bir yol bulma probleminde tek hedef bitiş şehrine ulaşmak olur, yani Bükreş'e.In un problema di ricerca del percorso, l'unico goal è di essere nella città destinazione -
Bir yol bulma probleminde tek hedef bitiş şehrine ulaşmak olur, yani Bükreş'e.V problému hledání cesty by jediným cílem bylo nacházet se v cílovém městě--
Bir yol bulma probleminde tek hedef bitiş şehrine ulaşmak olur, yani Bükreş'e."エージェントがブカレストにいる"以外の状態は ゴール検査で偽とされます
Bir yol bulma probleminde tek hedef bitiş şehrine ulaşmak olur, yani Bükreş'e.在路线查找问题中,唯一的目标将是到达目的城市 --
Bir yol daha ekleyeceğiz. Bükreş'e olan yolu.La réponse est que nous ajoutons 1 chemin supplémentaire, le chemin vers Bucharest.
Bir yol daha ekleyeceğiz. Bükreş'e olan yolu.Odpoveďou je, že pridáme ešte 1 ďalšiu cestu, cestu do Bukurešti.
Bir yol daha ekleyeceğiz. Bükreş'e olan yolu.Svaret är att vi lägger till en väg, vägen till Bukarest.
Biz burada parmak bükmüyoruz ya da Christian'a her ne yaptıysanonu yapmıyoruz.Non tiriamo le dita, o qualunque cosa tu abbia appena fatto a Christian.
Biz burada parmak bükmüyoruz ya da Christian'a her ne yaptıysanonu yapmıyoruz.No se tira de los dedos, o lo que sea que acabes de hacerle a Christian.
Biz burada parmak bükmüyoruz ya da Christian'a her ne yaptıysanonu yapmıyoruz.Wir ziehen nicht an Fingern oder was auch immer du Christian getan hast.
Biz burada parmak bükmüyoruz ya da Christian'a her ne yaptıysanonu yapmıyoruz.Мы не хватаем за пальцы и не делаем то, что ты только что сделал Кристиану.
Böylece, ikinci dereceden bir fonksiyonun büküm noktası olmadığını ispatlamış olduk. -.
Böylece, ikinci dereceden bir fonksiyonun büküm noktası olmadığını ispatlamış olduk. -Które wskazują prawo jest 3 przecinek 0.
Böylece, ikinci dereceden bir fonksiyonun büküm noktası olmadığını ispatlamış olduk. -Nós não sabemos o que acontece. E qual a segunda derivada? É igual a 2a.
Böylece, ikinci dereceden bir fonksiyonun büküm noktası olmadığını ispatlamış olduk. -Obtuve esto de esta información
Böylece, ikinci dereceden bir fonksiyonun büküm noktası olmadığını ispatlamış olduk. -Punkten precis där är (3,0).
Böylece, ikinci dereceden bir fonksiyonun büküm noktası olmadığını ispatlamış olduk. -כי הנקודה כאן היא 3 פסיק 0.
Boynu büküklere giderdi. Toplumdan dışlanmışlara ve hor görülenlere giderdi.Er würde zu den Demütigen gehen und zu den Abgestossenen und Verachteten.
Boynu büküklere giderdi.Θα πήγαινε στους απλούς ανθρώπους.
Bu bayağı ilginç. Potansiyel büküm noktası var mı, bakalım. -Así que vamos a ver si hay cualquier otro potencial puntos de inflexión aquí.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.Aceasta e o cutie desfăcută şi umbra ei.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.Das hier ist eine Schachtel aus Wellpappe.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.Đây là một hộp có nếp sóng và bóng của nó.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.Dit is een gegolfde doos met zijn schaduw.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.Es una caja de cartón corrugado y su sombra.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.Ez egy kartondoboz és az árnyéka.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.Isto é uma caixa amachucada e a sua sombra.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.여기 골판지 상자와 그림자가 있습니다.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.Questa è una scatola piegata e la sua ombra.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.To jest faliste pudełko, a to jego cień.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.Voici une boite en tôle et son ombre.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.Така че това е влепена кутия и нейната сянка.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.Это гофрированная коробка и её тень.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.אז זוהי קופסה עם קפלים והצל שלה.
Bu da bükümlü bir kutu ve gölgesi.هذا صندوق مثلم و ظله.

İlgili Sayfalar