bük ile cümle
bük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Por favor denme las sobras que mis compañeros no quieren comer".
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Potete darmi il cibo rifiutato dai miei compagni?"
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Δώστε μου τα αποφάγια που οι συμμαθητές μου απέρριψαν".
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""Дайте ми отпадъците, които моите съученици не искат да ядат."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""תנו לי את השאריות שחברי ללימודים עיקמו את אפם לעומתם."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin.""أعطني بقايا الطعام التي ترّفع عنها أصدقائي في المدرسة."
"Bana okul arkadaşlarımın burun büküp yemediği artıkları verin."とお願いし 地元のパン屋に行っては 古くなったパンをもらいました
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Devi torcere il collo e tirar su la testa, arcuare la schiena.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Je draait je hoofd omhoog, kromt je rug - het is een uitputtingsslag."
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."몸을 비틀어 고개를 들어야 하는데, 진 빼는 거죠."
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu." Meşguldü. Buna zamanı yoktu.Îți ridici capul în sus, îți încovoi spatele, e extenuant -- " ea era ocupată, n-avea timp.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu." Meşguldü. Buna zamanı yoktu.Vous soulevez la tête, courbez le dos, c'est épuisant --" elle était occupée, elle n'avait pas le temps.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu." Meşguldü. Buna zamanı yoktu.Усукваш шия, извиваш гръб, изтощително е...", тя била заета, нямала време.
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Odwracasz głowę, wyginasz plecy, co za wysiłek".
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Temos de virar a cabeça, arquear as costas, é cansativo".
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Σηκώνεις το κεφάλι σου, κυρτώνεις την πλάτη σου, είναι εξαντλητικό".
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."Придется вытягивать голову, выгибать спину. Это утомительно."
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."את צריכה לעקם את הראש, לקשת את הגב, זה מתיש..."
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."انت تلوين راسك تقوسين ظهرك انه مرهق
Başınızı kaldırmalı, sırtınızı bükmelisiniz, bu çok yorucu."彼女は忙しくて時間がありませんでした
Başlangıçta etmen Arad'da ve bitiş noktası, yani hedefi, Bükreş.Anfangs befindet er sich in Arad und das Ziel ist Bucharest.
Başlangıçta etmen Arad'da ve bitiş noktası, yani hedefi, Bükreş.Na starcie jest w Arad, a meta--albo cel--jest w Bukareszcie.
Başlangıçta etmen Arad'da ve bitiş noktası, yani hedefi, Bükreş.Na začiatku sa nachádza v Arade a destinácia - alebo cieľ - je v Bukurešti.
Başlangıçta etmen Arad'da ve bitiş noktası, yani hedefi, Bükreş.Per cominciare, è ad Arad, e la destinazione - o goal - è Bucharest.
Başlangıçta etmen Arad'da ve bitiş noktası, yani hedefi, Bükreş.Pour commencer, il est a Arad et la destination--ou objectif--est Bucharest .
Başlangıçta etmen Arad'da ve bitiş noktası, yani hedefi, Bükreş.Sebagai permulaan, dia berada di Arad, dan destinasi atau tujuannya adalah di Bucharest.
Başlangıçta etmen Arad'da ve bitiş noktası, yani hedefi, Bükreş.Su posición inicial es la ciudad de Arad y su destino -o meta- es Bucarest.
Başlangıçta etmen Arad'da ve bitiş noktası, yani hedefi, Bükreş.Začíná v Aradu, a místo určení - cíl - je v Bukurešti.
Başlangıçta etmen Arad'da ve bitiş noktası, yani hedefi, Bükreş.Выезжать ему надо из Арада, а пункт назначения - цель путешествия - Бухарест.
Başlangıçta etmen Arad'da ve bitiş noktası, yani hedefi, Bükreş.العميل في مدينة Arad"آراد" والوجهة أو الهدف مدينة Bucharest "بوخارست".
Başlangıçta etmen Arad'da ve bitiş noktası, yani hedefi, Bükreş.作为起始,他身在阿拉德,而目的地--或目标--是布加勒斯特。
Başlangıçta etmen Arad'da ve bitiş noktası, yani hedefi, Bükreş.目的地までの一連の行為を 考え出すという問題が
Bazen, bu metallere bükülüp, esnetilebilme kabiliyeti verir. .In der Tat, manchmal geben, die ein Metall hat, oder dass
Bazen, bu metallere bükülüp, esnetilebilme kabiliyeti verir. .사실 금속이
Beden bükmenin en müthiş gösterimlerinden biri.En nu, een van de beste vertoningen van flexibiliteit ooit.
Beden bükmenin en müthiş gösterimlerinden biri.Et maintenant, une de nos plus grande demonstration de contorsion humaine jamais vue.
Beden bükmenin en müthiş gösterimlerinden biri.Und jetzt, eine der größten Präsentationen menschlicher Verrenkungen, die je gesehen wurden.
Beni Bükreş'e götür.Ia-ma la Bucuresti.[br]
Bir başka büküm noktası adayı var, ondan sonra grafiğimizi çizmeye hazırız. -Ahora, tenemos un punto más de inflexión candidato y luego Estamos listos para el gráfico.
Bir başka büküm noktası adayı var, ondan sonra grafiğimizi çizmeye hazırız. -Сега, имаме още една потенциална инфлексна точка и след това сме готови да чертаем графиката
Bir başka büküm noktası adayı var, ondan sonra grafiğimizi çizmeye hazırız. -الآن، لدينا نقطة انقلاب اخرى، ومن ثم نكون جاهزين للتمثيل البياني
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Be akartam olvadni, mint egy kaméleon.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Chcel som splynúť ako chameleón.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Chciałem się wtopić w środowisko jak kameleon.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Chtěl jsem splynout jako chameleon.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Hotel sem se zliti z okoljem kot kameleon.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Ich wollte mich anpassen wie ein Chamäleon.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Ik wilde erin opgaan als een kameleon.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Je voulais me fondre comme un caméléon.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.환경에 적응해야 하는 필요성을 절실히 느꼈습니다.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Queria camuflar-me como um camaleão.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Quería mimetizarme como un camaleón.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Saya ingin membaur seperti bunglon.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Tôi đã muốn có thể đổi màu như tắc kè hoa.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Volevo mimetizzarmi come un camaleonte.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Vroiam să mă adaptez, ca un cameleon.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Ήθελα να αναμειχθώ σαν χαμαιλέοντας.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Исках да се слея с тях като хамелеон.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Я хотел слиться со своим окружением, как хамелеон.
Bir bukalemun gibi uyum sağlamak istiyordum.Я хотів злитися із тлом, як хамелеон.