bük ile cümle

bük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Kamalar sağlamdır ama bir kama bükülüp üçe katlanarak bırakılmıştır.De tak naar het schaambeen heeft een driehoekige vorm en is verlengd.
Katara Aang'e su bükme öğretmeni olup ona yardım eder.In boek twee is Katara een echte Watermeester en leert ze Aang beter te Watersturen.
Buket Okucu Yrd.Doç.Jaap Goedegebuure, Kellendonk.
Bir su bükücüdür.Dit is gewoon waterdamp.
Burada Avatar Aang'in oğlu Tenzin'den hava bükmeyi öğrenecektir.Ook is er bevestigd dat Avatar Korra Luchtsturingsles zal gaan krijgen van Tenzin, de zoon van Aang en Katara.
Büyük İskender'in atı olan Bukefalos'un bu atların soyundan geldiğine inanılmaktadır.Van hen zou het paard Bucephalus van Alexander de Grote afstammen.
Bunun gibi objeler, gama ışınlarını yerçekimsel bükülmeleri sayesinde saptanabilirler.Deze hemellichamen kunnen radiogolven uitstralen door hun sterk magnetisch veld.
Çok güçlü ve çok saygı duyulan bir Ateş Bükücü'dür.Het is een sterk vertakte en opvallend geurende heester.
İp bükmeye yarayan bu çıkrıklarıda satarlarmış.Dit zijn nu eens géén boeken die ik moet verkopen.
Geç Bizans altın paraları elle bükülebilen ince tabakalardı.De Weense Munt liet met spoed gouden versierselen smeden.
Bükreş'in nüfusu 2,1 milyondur.Boekarest heeft een inwoneraantal van 2,1 miljoen.
Bükreş'in 2,1 milyon sakini vardır.Boekarest heeft een inwoneraantal van 2,1 miljoen.
Ses bükme Üfleyerek bükme ve Çekerek bükme olarak ikiye ayrılır.Podobnie jak wiatr halny, są suche i przynoszą odwilż.
1935 yılında, Bükreş'te atandıktan sonra, Paris'teki Alman Büyükelçiliğine atandı.W 1935, po pobycie w Bukareszcie zaczął pracować w ambasadzie Niemiec w Paryżu.
Su ve kan bükücüdür.Przetacza się krew i płyny.
Efkarlıyım 10. BukağıPierwsza dziesiątka. rajdu
Bunlardan iki tanesi bukkalde (yanağa bakan) iki tanesi lingualde (dile bakan) ve bir tanesi de distaldedir.Na ich języku widać niewyraźnie dwie długie, szare plamy (u niektórych osobników nawet ich nie ma).
Bir süre Bükreş Konsolosluğu’nda (1915) görev yaptı.Pracował też w Konsulacie Generalnym w Bukareszcie (1940).
Daw: Kontrolsüz bir hava bükücüdür.Skroplone powietrze jest bladoniebieskie.
1969 yılında Bükreş'te düzenlenen Avrupa Şampiyonası'nda ilk turda elendi.Odpadł w pierwszej walce na mistrzostwach Europy w 1969 w Bukareszcie.
Bükülü kablo çiftinin ucuna RJ-45 konnektörü takılır.Kabel zakończony jest złączem RJ-45.
Hatta üçüncü sezon başlayana kadar tek gerçek ateş bükücü odur.Jest to wątek aktualny nawet po jej śmierci w trzecim sezonie.
Katara Güney Su Kabilesinde yaşayan tek su bükücüdür.Katara – ostatni mag wody z Południowego Plemienia Wody.
Bükreş: Editura Anima.Bydgoszcz: Wydawnictwo Nasza Przyszłość.
1968'de müzik eğitimini Bükreş Müzik Akademisinde, Fanica Luca'nın öğrencisi olarak devam ettirmiştir.Swoją edukację kontynuował w Akademii Muzycznej w Bukareszcie, gdzie był uczniem Fanica Luca (1968).
Konvekstir; dış bükeydir.Uwagi: ¹ wewnętrzna; ² zewnętrzna.
Benim İçin Üzülme dizisinde Buke karakterini canlandırdı.Za ten miłosierny czyn otrzymała na chuście odbicie Jego bolesnego oblicza.
Bira kutusunu büker, biranın köpüğü çenesinden akar...Piwo z szafki Nawarzył piwa...
Yeni Avatar'ın bir Hava Bükücü olacağını biliyordu.Sherlock udał, że potrzebuje świeżego powietrza.
2004'te Lucescu, eski takımı Rapid Bükreş'in başına geçti.W 2004 roku Constantin odszedł z Braszowa do Rapidu Bukareszt.
Komisyon, 21 Nisan 1992 tarihinde imzalanmış olan Bükreş Sözleşmesi’nin uygulama organıdır.Pylony wykonała spółka Warbud Został oddany do użytku 21 września 2002.
Büktel, bu üç senaryosundan ikisini romana dönüştürdü.Sukces książki sprawił, że napisała jeszcze dwie z tej serii.
Lav bükücüdür Mako adında kendisinden 2 yaş büyük kardeşi vardır.Jacek Makota – starszy o dwa lata brat Ali.
1911'de Bükreş'teki Harp Akademisine girip 1913'te mezun oldu.W tym samym roku został przyjęty na Akademię Wojskową w Bukareszcie, którą ukończył w 1913.
Günümüzde şehirde iki mezarlık bukunmaktadır.Obecnie w mieście znajdują się dwa cmentarze.
1935 yılında, Bükreş'te atandıktan sonra, Paris'teki Alman Büyükelçiliğine atandı.År 1935, efter att ha varit stationerad i Bukarest, skickades han till den tyska ambassaden i Paris.
O da yıldırımı bükebilme yeteneğine sahiptir.Den har också förmågan att alstra ljus.
Efkarlıyım 10. BukağıVåga igen; 10.
Kadınlar, (İngilizce:Women) 1978'de Charles Bukowski tarafından yazılmış bir romandır.Kvinnor (originaltitel: Women) är en roman från 1978 av Charles Bukowski.
1970'lerin sonuna doğru Bükreş metrosu inşaatına başlandı.Mot slutet av 1970-talet påbörjades bygget av Bukarests tunnelbana.
Kitabın kapağındaki resmi, Charles Bukowski kendisi çizmiştir.Filmen är baserad på boken med samma namn av Charles Bukowski.
Yumuşak bir cisim şokun etkisiyle bükülebilir.Observera att en person i chock kan vara törstig.
Bitkinin yaprakları çiçekçilikte buket hazırlamakta da kullanılır.Dessutom bedrivs tillverkning av blomkrukor vid Gränsfors blomkruksfabrik.
(Buk ile düşürüldüğü doğrulandı.)(Det var ju häcken hon skulle klippa.)
Ancak barış uzun sürmedi, 1806’da başlayan savaş 1812’de Bükreş Antlaşmasıyla bitti.Freden varade emellertid inte länge utan Napoleonkrigen bröt ut redan 1803.
Çiçek buketleri çizmekte uzmanlaşmıştı.Folk kastade blommor under processionen.
Proteinin C-ucundaki pozitif yükler bu bükülmeyi sağlamaktadır.Det är då protein C börjar verka.
Merkezi Romanya'nın başkenti olan Bükreş şehrinde bulunmaktadır.Förbundet finns i Rumäniens huvudstad Bukarest.
Elena Gheorghe (30 Temmuz 1985, Bükreş), Rumen şarkıcı.Elena Gheorghe, född 30 juli 1985 i Bukarest, är en rumänsk sångerska.
Demir Bükey, 1942 yılında doğdu.Ishockey startades år 1942.
Fakat, onun bükülme için hesapladığı esas değer çok küçüktü.Han klagade bland annat på att prissumman var för låg.
Erişim tarihi: 26 Mart 2016. ^ Mubasher Bukhari ile Mehreen Zahra-Malik (27 Mart 2016).Процитовано 27 березня 2016. Mubasher Bukhari and Mehreen Zahra-Malik (27 березня 2016).
Su bükücüdürler.Воду злити.
Kendisi su ve kan bükücüdür.Вибудуваний на воді і крові.
Bükülme ile yerçekiminin, basit ve en doğal teorisi, Einstein Cartan teorisidir.Найпростішою та найбільш природною теорією гравітації з крученням є теорія Ейнштейна-Картана.
Katara, Güney Kutbu'nda kalan son su bükücüdür.Старший брат Катари — останнього мага води на Південному полюсі.
Polimerler tamamıyla elastik değildir; onları bükmek enerji ister.Полімери не повністю гнучкі, згинання вимагає енергії.
Kişisel web sitesi Facebook'ta Coşkun BüktelГрупа любителів боції клоун у Фейсбук
22 Haziran 1950, Bükreş) Rumen siyasetçi.22 червня 1950, Бухарест) — румунський політик.
O da yıldırımı bükebilme yeteneğine sahiptir.Також ці дзвони мають здатність розганяти бурі.

İlgili Sayfalar