Sonradan eğilip bükülebilen nitroselülozdan yapılmış filmler kullanılmaya başlandı.Neskôr sa začali používať výbušné nitroestery želatinizované nitrocelulózou.
Yaşar Nezihe Bükülmez (d.13); Krcheň nesmrteľný (s.
Daw: Kontrolsüz bir hava bükücüdür.Balón je neriaditeľný aerostat.
ILEC ve AT&T, lifi çift bükümlü telle ağa taşıyan U-Verse servisini kullanır.Budova AT & T je súborom kancelárií navŕšených vysoko nad sebou.
Soldakinin ucu geri bükülür sağdakinin ip bedenine dolanır.Arklio kūnas išlenkiamas aplink dešinę raitelio koją.
Kai: Bir hava bükücü ve hırsızdır.Klimatas tropinis; drėgnas ir karštas.
Söz bilgisi ve bükünün bölümlenebilirliğine dair tartışmalar hala sürmektedir.Õigustuskonteksti ja avastuskonteksti lahutamise võimalikkust on vaidlustatud.
Bükülü kablo çiftinin ucuna RJ-45 konnektörü takılır.Ühendamiseks kasutatakse RJ-45 pistikuid.
- 0 civarında yukarı doğru çukurluk olduğu için, 0 büküm noktası değil. -Omdat we concaaf naar boven alles rond 0. 0 Is dus niet een omslagpunt.
- 0 civarında yukarı doğru çukurluk olduğu için, 0 büküm noktası değil. -Porque nós somos côncavas para cima toda em torno de 0. Assim 0 não é um ponto de inflexão.
- 0 civarında yukarı doğru çukurluk olduğu için, 0 büküm noktası değil. -Porque somos cóncavas hacia arriba alrededor de 0. 0 No es un punto de inflexión.
- 0 civarında yukarı doğru çukurluk olduğu için, 0 büküm noktası değil. -Pretože funkcia je konvexná všade okolo 0, 0 nie je inflexný bod.
- 0 civarında yukarı doğru çukurluk olduğu için, 0 büküm noktası değil. -Protože funkce je konvexní všude okolo 0, 0 není inflexní bod.
- 0 civarında yukarı doğru çukurluk olduğu için, 0 büküm noktası değil. -Или може би къде функцията ни е неопределена Значи, това е равно на 0
- 0 civarında yukarı doğru çukurluk olduğu için, 0 büküm noktası değil. -نقطة صغرى لأن التقعر يكون لأعلى لجميع القيم الواقعة حول الصفر اذاً 0 ليس نقطة انقلاب
3 değil de 4 uzay boyutlu bir evrendeki eğrilip bükülmeleri tanımlayan denklemleri yazdığında,4차원 공간에서의 뒤틀리고 휘는 현상을 수학공식으로 표현하려고 하는 과정에서
3 değil de 4 uzay boyutlu bir evrendeki eğrilip bükülmeleri tanımlayan denklemleri yazdığında,W pracy nad równaniami opisującymi te zakrzywienia
3 değil de 4 uzay boyutlu bir evrendeki eğrilip bükülmeleri tanımlayan denklemleri yazdığında,כשהוא כתב את המשוואות שמתארות פיתולים ועיקולים ביקום עם ארבעה מימדים, לא שלושה,
3 değil de 4 uzay boyutlu bir evrendeki eğrilip bükülmeleri tanımlayan denklemleri yazdığında,عندما قام باستنتاج المعادلة التي تصف هذا الإنحناء و التقعر في كون ذو أربعة أبعاد، و ليس ثلاثة،
3 değil de 4 uzay boyutlu bir evrendeki eğrilip bükülmeleri tanımlayan denklemleri yazdığında,歪みと曲がりを説明する方程式を書き出した時 彼はアインシュタインがすでに3次元で導き出していた方程式を見出しました
3'ten geçerken işaret değişiyor. Yani, bunlar büküm noktası.Měníme znaménko, když překračujeme 3, takže to rozhodně jsou inflexní body.
3'ten geçerken işaret değişiyor. Yani, bunlar büküm noktası.Meníme znamienko, keď prekračujeme 3, takže to rozhodne sú inflexné body.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Ale ak sa v ňom hmota nachádza, napríklad naše Slnko, spôsobí, že sa štruktúra vesmíru pokriví, ohne sa.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Ale jeśli wprowadzimy materię, na przykład Słońce, przestrzeń zakrzywia się.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Dar dacă există materie în acel mediu, cum e Soarele, aceasta duce la curbarea, deformarea spaţiului.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.하지만 태양과 같은 사물이 그 위에 놓여지면 그 공간은 뒤틀리고 휘어져 버립니다.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Mas se houver matéria no ambiente, tal como o Sol, isso obriga o tecido do espaço a deformar-se, a curvar.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Men hvis der er stof i nærheden, som Solen, får det rummets struktur til at forvrides, til at kurve.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Nhưng nếu có vật chất trong môi trường, ví dụ như Mặt trời, nó khiến các sợi không gian oằn xuống và uốn cong.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Pokud v něm ale nějaká hmota je, jako například Slunce, způsobí to, že se prostor zakřiví a prohne.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.Εάν όμως υπάρχει παρούσα μάζα, όπως ο Ήλιος, αναγκάζει την υφή του διαστήματος να στρεβλωθεί, να καμπυλωθεί.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.אבל אם קיים חומר בסביבה, כמו השמש, זה גורם לאריג החלל להתפתל, להתעקל.
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.و لكن في وجود جسم مادي في المحيط، كالشمس، فإنها تسبب إنحناء و تقوسا في الفراغ .
Ama eğer ortamda madde varsa, Güneş gibi örneğin, uzayın dokusunun eğrilip bükülmesine neden olur.空間の基礎構造が歪み、曲がってしまうのです そしてそれが重力の力を伝えるのです
Ama, ikinci türev 0'sa, büküm noktası olduğu sonucuna varamazsınız. -Ale ak sa druhá derivácia rovná 0, nemôžeme hneď vedieť, či je to inflexný bod.
Ama, ikinci türev 0'sa, büküm noktası olduğu sonucuna varamazsınız. -Ale pokud se druhá derivace rovná 0, nemůžeme hned vědět, zda je to inflexní bod.
Ama, ikinci türev 0'sa, büküm noktası olduğu sonucuna varamazsınız. -Искаме да пресметнем за x равно на 0
Ama, ikinci türev 0'sa, büküm noktası olduğu sonucuna varamazsınız. -لكن اذا كانت المشتقة تساوي 0، اي المشتقة الثانية تساوي 0، فلا يمكنك ان تفترض ان هذه نقطة انقلاب
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu.But Jaffers rimase immobile, il volto verso l'alto e le ginocchia piegate, ai piedi della scalinata di
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >Aber Jaffers lag ganz still, nach oben und gebeugten Knien Gesicht, am Fuße der Stufen das Gasthaus. >
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >Ale Jaffers ležal bez pohnutia a smerovali nahor a pokrčenými kolenami, na úpätí kroky krčma. >
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >Ale Jaffers leżał cicho, twarz w górę i ugięte kolana, u podnóża kroki inn. >
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >Ale Jaffers ležel bez hnutí a směřovaly nahoru a pokrčenými koleny, na úpatí kroky hospoda. >
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >Ampak še vedno precej Jaffers določijo, pokonci in kolena ukrivljen, ob vznožju korakov gostilni. >
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >Dar Jaffers pune destul de încă, se confruntă în sus şi genunchii îndoiţi, la poalele de etapele de han. >
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >De Jaffers feküdt mozdulatlanul, arccal fölfelé és térd hajlított, lábánál a lépések a fogadóba. >
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >Mas Jaffers estava bem quieto, viradas para cima e joelhos dobrados, ao pé da escada de a pousada. >
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >Men Jaffers låg alldeles stilla, ansikte uppåt och böjda knän, vid foten av stegen i värdshuset. >
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >Mutta Jaffers antaa aivan hiljaa, kasvot ylöspäin ja polvet koukussa, että jalka vaiheet majatalossa. >
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >Nhưng Jaffers nằm yên, phải đối mặt với trở lên và uốn cong đầu gối, chân của các bước của quán trọ. >
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >Tapi Jaffers berbaring diam, wajah ke atas dan lutut ditekuk, di kaki langkah-langkah penginapan. >
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >Але Jaffers лежав нерухомо, горілиць, коліна зігнуті, біля підніжжя кроки готелі. >
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu. Hanın. >Но Jaffers лежал неподвижно, лицом вверх, колени согнуты, у подножия шаги гостиницы. >
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu.그러나 Jaffers 꽤 아직도의 단계의 산기슭에, 상향 무릎을 구부리고 얼굴을하다
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu.Mais Jaffers resta immobile, le visage vers le haut et les genoux pliés, au pied des marches du
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu.Pero Jaffers quedó inmóvil, la cara hacia arriba y las rodillas dobladas, a los pies de los pasos de
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu.ولكن لا يزال يكمن Jaffers تماما والوجه الصاعد واثني ركبتيك ، عند سفح خطوات
Ama Jaffers oldukça hala adımları, ayak, yüz yukarı ve dizleri bükük yatıyordu.宿。
Ama, önce, başka büküm noktası veya potansiyel büküm noktası var mı, bakalım. -Pero vamos a ver si hay cualquier otro flexión puntos, o posibles puntos de inflexión.
Ama, önce, başka büküm noktası veya potansiyel büküm noktası var mı, bakalım. -Но давайте посмотрим, есть ли какие-либо другие точки перегиба, или потенциальные точки перегиба.