Gel de böylesi ile ortaklık kur!Chu Hợi nhận lời cùng Vô Kỵ ra đi.
Böylesine takdire şayan biriydi.温厚な人柄であった。
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.地図を開けば、遺跡が一列に並んでいるように見える直線を見つけることはそう難しいことではない。
Böylesi bir kültürde dahi akran denetimi yayımlanacak malzemenin yüksek standartlara sahip olmasının sağlar.そのような文化の中でも、査読は出版されるのに十分な高い基準をもたらしている。
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?彼女をそこまで駆り立てたものは何だったのか。
Böylesi daha iyi.”“これはいいな”と。
Ve dünyayı sarsan böylesi bir olayın parçası olmak istediğimi fark ettim.そんなとき、ある事件がきっかけで世界を創りかえたいと思うようになる。
İnsan böylesi zihinsel etkinlikleri gerçekleştirebilen bir organizma olduğu için “düşünen” bir varlıktır.人体錬成の結果ゆえの存在であるため、ベースとなった人間が存在する。
Böylesine gürültülü bir yerde yaşamaktan nefret ediyorum.このようなうるさい場所に住むのはいやです。
Kitabın böylesine bir dünya başarısını elde edeceğini Goethe de tahmin edememiştir.歌德本人也没有预料到这本书会获得世界性的成功。
Graziani, 10. Ordu'nun böylesi bir harekât için uygun donanıma sahip olmadığını açıkladı.格拉齐亚尼向墨索里尼抱怨说第10集团军没有适当装备进行这样一场行动。
Öyle bir rüzgar ki İngiltere'de böylesi esmedi.这种风在英国还从来没有刮过。
Böylesine takdire şayan biriydi.是個很有魄力的人。
Ancak 1. Beyaz Rusya Cephesi'nin cephesi oldukça dardı, dolayısıyla böylesi bir manevra mümkün olmayabilirdir.但是,白俄羅斯第1方面軍集中在一條非常狹窄的戰線,因此這樣的動作可能是不可能的。
Böylesi büyük bir kuvvetin uzun süre ikmal edilmesi son derece güçtür.在如此长的时间里进行抵制需要极大的耐力。
Böylesi daha iyi.”그게 좋은 거죠."
Filistin bölgesinin çeşitli bir geçmişi var, böylesi gibi mutfağın çeşitli kültürlerden katkıları vardır.현재 팔레스타인은 다양한 과거를 지니며, 그 지역의 요리는 다양한 문화로부터 영향을 받았다.
Gel de böylesi ile ortaklık kur!그러나, 여진과 합동하여 쳐들어 왔다.
Yeraltının böylesi kutsal bir kutubu ve kazığı vardır.성에는 문과 성밖으로의 배수기능을 가진 수문이 존재한다.
Kitabın böylesine bir dünya başarısını elde edeceğini Goethe de tahmin edememiştir.גתה לא יכול היה לשער כי הספר יהפוך להצלחה חובקת עולם.
Kadının böylesine aşağılanması, kız çocuklarının bir ayıp olarak kabul edilmesine neden olmuştu."כזאת מכשפה, באשמתה הציתו בית כזאת אישה רעה.
Böylesi daha iyi.”הרבה יותר טוב".
Böylesine kötü ve kargaşa dolu bir ortamda önemli sorunlar meydana gelmiştir.בעקבות כך נוצר מצב בעייתי ושנוי במחלוקת.
Yeraltının böylesi kutsal bir kutubu ve kazığı vardır.בבית הכנסת היו ארון קודש ובמה מפוארים.
Tekrar bir araya gelmemizin böylesine muhteşem bir şey olabileceğini kim tahmin edebilirdi ki?איך ידעת שזו הזדמנות טובה לעשות זאת?
Böylesi bir sistem için doğrusal olmayan-zamanla değişmeyen tanımı yapılabilir.אין פתרון קל או מיידי עבור מערכות קיימות.
Sen hiç böylesine iyi bir müzik dinledin mi?Слушал ли си някога толкова хубава музика?
Böylesi daha yüzlerce olay vardır."A ja sam svjedok na tisuće takvih slučajeva. ".
Öyle bir rüzgar ki İngiltere'de böylesi esmedi.Nigdje se u zapadnom svijetu ta igra nije igrala kao u Engleskoj.
Ölüm ötesi hayat, Türk televizyonlarında ilk kez böylesine çarpıcı biçimde resmediliyor.Na televiziji je prvi put prikazan na Prvoj srpskoj televiziji.
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.Po prvé, sotva sa niekedy dostatočne priblížime takejto centrálnej línii.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Zamysleli ste sa niekedy nad tým, aká sila ho formovala, čo ho vytváralo?
Öyle bir rüzgar ki İngiltere'de böylesi esmedi.Nechcel pripustiť, aby podobná situácia nastala aj v Anglicku.
Böylesi daha yüzlerce olay vardır."Ale myslím na množstvo ďalších vecí".
Ateizmin çok çeşidi olmakla birlikte tüm kolları böylesi bir inanışı reddeder.Pre niektorých ateistov je toto postačujúci dôvod na odmietnutie takýchto náboženstiev.
Fransızlar böylesi bir hazırlık karşısında şaşkındılar.Prekvapení Francúzi sa tak znenazdajky ocitli pred mestom.
Böylesi bir sırtın varlığı 1925 yılında yapılan sonar ile doğrulandı.Obstoj takega grebena je potrdil sonar leta 1925..
Böylesi bir bileşik amfifilik veya amfipatik olarak tanımlanır.Taka spojina se imenuje amfifilna ali amfipatična.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Katere navade mora spremeniti in na kakšen način se bo tega lotil?
Böylesine takdire şayan biriydi.Vedno je bil tako vesela oseba.
Böylesi daha iyi.”Ši yra tobula“.
İşte böylesi durumlarda pozitif ayrımcılık devreye girmektedir.Kitais atvejais disjunkcijos reikšmė lygi teisinga.
Dünyada böylesi ikinci bir dil daha yoktur.Sellist nähtust ei eksisteeri mitte üheski teises keeles.
10,000 yıl önce avcı-toplayıcıyken sadece bir kaç bin yılda böylesine devasa şehirler üretmeye nasıl başladık?1만년 전 사냥꾼-채집자 무리에서 불과 몇 천년만에, 이 거대한 도시들을 구축해 냈나요?
10,000 yıl önce avcı-toplayıcıyken sadece bir kaç bin yılda böylesine devasa şehirler üretmeye nasıl başladık?Jak przeszliśmy od grup zbieracko-łowieckich 10 tys. lat temu do budowania tych gigantycznych miast?
10,000 yıl önce avcı-toplayıcıyken sadece bir kaç bin yılda böylesine devasa şehirler üretmeye nasıl başladık?la construirea acestor orașe gigant doar în câteva mii de ani?
10,000 yıl önce avcı-toplayıcıyken sadece bir kaç bin yılda böylesine devasa şehirler üretmeye nasıl başladık?זהו שחזור של בבל העתיקה, וזה טנוצ'טיטלאן. איך עשינו זאת? איך עברנו
10,000 yıl önce avcı-toplayıcıyken sadece bir kaç bin yılda böylesine devasa şehirler üretmeye nasıl başladık?كيف انتقلنا من صيادين من قبل عشر الف سنة الى بناء مدن ضخمة كهذه في بضع الف سنة؟
10,000 yıl önce avcı-toplayıcıyken sadece bir kaç bin yılda böylesine devasa şehirler üretmeye nasıl başladık?この数千年で巨大な都市を 数多く建てるまでになりました 実に奇跡的です そしてそのひとつの要因として
Affedersin. TaeSan Üniversitesi için görüşmeye gideceksin değil mi? Neden sen de böylesin?저기
Ah bu adam gerçekten. Böylesine zor bir zaman geçirirken bile bundan yakınmıyor.Diese Person ist wirklich....Sogar wenn er eine harte Zeit hat,beschwert er sich nicht.
Ah bu adam gerçekten. Böylesine zor bir zaman geçirirken bile bundan yakınmıyor.... هذا الشخص حقاً حتى عندما يصادفه وقت عصيب كهذا هو لا يشكو
Ah bu adam gerçekten. Böylesine zor bir zaman geçirirken bile bundan yakınmıyor.いつも笑っているので 私も気づきませんでした
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.A dvanácte lvů stálo tu na šesti stupních s obou stran. Nebylo nic takového učiněno v žádných královstvích.
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.Dodici leoni si ergevano di qua e di là, sui sei gradini; non ne esistevano di simili in nessun regno
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.Dodici leoni si ergevano, di qua e di là, sui sei gradini; non ne esistevano di simili in nessun regno
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.Dvanácte též lvů stálo tu na šesti stupních s obou stran. Nebylo nic uděláno takového v žádném království.
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.Dwanaście też lwów stało na sześciu stopniach z obu stron; nie było nic takowego urobiono w żadnem królestwie.
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.E havia doze leões em pé de um e outro lado sobre os seis degraus; outro tal não se fizera em reino algum.
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.E sobre os seis degraus havia doze leões de ambos os lados; outro tal não se fizera em reino algum.