Ana içeriğe geç
Sözlük

böylesi ile cümle

böylesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Öncelikle, bizim merkezi bir çizgiye böylesine yakınlaşmamız zor görünmektedir.Toch is het moeilijk om een van deze de titel van hoofdplaats toe te kennen.
Hiçbir ülke böylesi bir kültürel kaynağa sahip değildir.Echter niet elk land heeft zo'n museum.
Böylesine olumsuz bir cümleyi çevirmeyeceğim.Een dergelijke negatieve zin zal ik niet vertalen.
Böylesi daha iyi.”I będzie lepiej."
Postanarşist düşünce, böylesi bir özcülüğü reddetmektedir.Czyż wasz rozsądek nie odrzuca podobnej myśli?
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Jakich win dopuścił się mój lud, że spotkała go aż taka kara?
Orta Çağ'larda böylesi depremlerde olmuştur.W okresie Średniego Państwa można zaobserwować te same tendencje.
Böylesine takdire şayan biriydi.Był postacią niezwykle szanowaną.
Korunmasız bir kadın için böylesi dehşetli bir dünyada yaşamanın zorluğunu bilen vardır mutlaka.Szybko zdaje sobie sprawę, że w tym piekle ma nikłe szanse na przeżycie.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Men vad hade de för motiv och vad är det för väsen som jagar henne?
Böylesi daha iyi.”Men mina är bättre.”
Tekrar bir araya gelmemizin böylesine muhteşem bir şey olabileceğini kim tahmin edebilirdi ki?Det torde vara osannolikt att något liknande skulle inträffa igen.
Böylesine inanılmaz bir şov!І який сценарій!
Böylesi daha iyi.”Значно краще».
Böylesi daha yüzlerce olay vardır."І так існує достатня кількість речей».
Peki “Yol” neden Beat Kuşağı için böylesine kutsal bir anlam kazanmıştır?Чому велику святиню перетворили на великий сором?
Öyle bir rüzgar ki İngiltere'de böylesi esmedi.Нічого подібного не було в мистецтві Англії.
Günümüz tarihçileri böylesi bir göçün gerçekleştiğini kabul ediyorlar.Сучасні історики підтверджують існування такого водно — сухопутного шляху.
Böylesi bir ordunun ikmalini uzun bir süre sürdürebilmek olanaksızdır.Неможливо за два тижні зібрати нове військо.
Böylesi en çok çocukların sevindiği günler.Na tento den se ze všech nejvíc těší děti.
Böylesi daha yüzlerce olay vardır."A takových je ještě víc!”).
Ve dünyayı sarsan böylesi bir olayın parçası olmak istediğimi fark ettim.Tak jsem si říkal, že chci být součástí toho všeho.
Böylesi daha iyi.”Tím lépe pro mne".
Böylesi bir girişim, çağdaş bir devletin bile zor göze alacağı, olağanüstü bir hırsın azmidir.Z dnešního pohledu by se mohlo zdát kontraproduktivní už tak těžko ovladatelný stát dále rozšiřovat.
Böylesine inanılmaz bir şov!A fost un spectacol de-a dreptul uimitor!
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Cum a relatat autorul?, și care era abilitatea sa de a face asta?
Zaten filmin tanıtım sloganı şuydu: "Böylesine meraklı bir gerilim ancak 50 yılda bir görülür!"Sloganul filmului a fost "O aventură realizată în 65 milioane de ani".
Böylesi bir durum birçok kan davasına yol açıyordu.Astfel, acest sistem ducea adesea la numeroase acte sângeroase.
Kitabın böylesine bir dünya başarısını elde edeceğini Goethe de tahmin edememiştir.Maga Goethe sem látta előre, hogy műve ilyen világsikert ér el.
Böylesine inanılmaz bir şov!Micsoda csodálatos show!
Böylesi daha iyi.”Mert ez jobb!”
Batı Türklerinin devleti daha önce hiçbir dönem böylesine bir güce ulaşamamıştı. »Az Arab Szíriai Hadsereg soha nem tenne ilyet, és hadseregünk története során soha nem tettünk ilyesfélét.”
Kadının böylesine aşağılanması, kız çocuklarının bir ayıp olarak kabul edilmesine neden olmuştu.Ezen épp oly humánus, mint nemes erény okozta e két nő elfogatását.
Yeraltının böylesi kutsal bir kutubu ve kazığı vardır.A kolostor parkjában Szent tó és Szent kút is van.
Böylesine kitaplar onun için çok zordur.Az ilyenfajta könyvek túl bonyolultak neki.
Böylesine inanılmaz bir şov!Vau, mikä esitys!
Graziani, 10. Ordu'nun böylesi bir harekât için uygun donanıma sahip olmadığını açıkladı.Graziani ilmoitti Mussolinille, ettei 10. armeija ole kykenevä aloittamaan hyökkäystä aikataulun mukaisesti.
Böylesi daha iyi.”Kyllä, paljon paremmin."
Bu genç yaşta böylesine doğal yetenekli birini bulmak çok nadirdir." cümleleriyle yorumladı.Vain harvoin voi kuulla näin nuorta, jolla on näin kaunis ääni."
Böylesi daha iyi.”Πολύ καλύτερα."
"Burun değil bir kere, coğrafyada böylesine dağ denir, dağ değil, yarımada!Αυτό που φαίνεται ως η συμπαγής του βάση δεν είναι βράχος, αλλά αέρας".
Hiçbir ülke böylesi bir kültürel kaynağa sahip değildir.Κανένα άλλο πυγόποδο δεν έχει μια τόσο εντυπωσιακή μετανάστευση για αλλαγή πτερώματος.
Böylesi daha iyi.”Det er bedre".
İşte böylesi durumlarda pozitif ayrımcılık devreye girmektedir.Derimod er positiv særbehandling stadig tilladt.
Graziani, 10. Ordu'nun böylesi bir harekât için uygun donanıma sahip olmadığını açıkladı.Graziani svarede, at 1. armé ikke var ordentligt udstyret og at et angreb umuligt kunne lykkes.
Gel de böylesi ile ortaklık kur!Jeg sagde lad fucking vær med det!
Böylesi bir sırtın varlığı 1925 yılında yapılan sonar ile doğrulandı.Eksistensen av slik rygg ble bekreftet med sonar i 1925.
Hangi güçler onu şekillendirdi, onu böylesine bir kalıba ne döktü?Hva representerer hun, og hvordan kom dit?
Öyle bir rüzgar ki İngiltere'de böylesi esmedi.Et slikt monopol eksisterer ikke i Danmark.
Böylesine yüce bir mertebeye erişebilen kişi de elbette olağanüstü bir kişidir.Blant dem som han oppmuntret i den retning, var den senere så kjente mann Ole Vig.»
Ölüm ötesi hayat, Türk televizyonlarında ilk kez böylesine çarpıcı biçimde resmediliyor.Et barmhjertighetsdrap blir for første gang vist på norsk fjernsyn.
Orta Çağ'larda böylesi depremlerde olmuştur.I Europa ble det slik i middelalderen.
Böylesi daha iyi.”For godt».
Böylesi bir canlı sıradışı ve olağanüstü niteliklere sahiptir.Mengandung nilai-nilai kehidupan yang unik dan khas.
Böylesi daha yüzlerce olay vardır."Thật là trăm điều lợi a!".
Böylesi taşıma biçimine retrograt taşıma denir.Tên gọi retrotransposon này đã được dịch là nhân tố chuyển vị ngược.
Böylesine takdire şayan biriydi.Người đó là Cao Ngạc.
Ve dünyayı sarsan böylesi bir olayın parçası olmak istediğimi fark ettim."Chúng tôi muốn trở thành một phần của sự kiện này vì lý do đó.
Fransızlar böylesi bir hazırlık karşısında şaşkındılar.Quân Pháp đã không chuẩn bị cho một tình huống như vậy.
Ayrıca böylesi bir orduyu donatmak Atina'nın neredeyse tüm kaynaklarını tüketmişti.Việc mất nốt đội quân này đã khiến Athena sụp đổ hoàn toàn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod