Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.et douze lions sur les six degrés de part et d`autre. Il ne s`est rien fait de pareil pour aucun royaume.
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.또 열 두 사자가 있어 그 여섯층계 좌우편에 섰으니 아무 나라에도 이같이 만든것이 없었더라
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.또 열 두 사자가 있어 그 여섯 층계 좌우편에 섰으니 아무 나라에도 이같이 만든 것이 없었더라
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.Lại có mười hai con khác đứng trên sáu nấc, nơi hữu và tả: chẳng có nước nào làm ngai giống như vậy.
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.Lại có mười_hai con khác đứng trên sáu nấc , nơi hữu và tả : chẳng có nước nào làm ngai giống như_vậy .
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.Lại có mười hai con sư tử đứng trên sáu nấc, bên hữu và bên tả: chẳng có nước nào làm ngai giống như vậy.
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.Lại có mười_hai con sư_tử đứng trên sáu nấc , bên hữu và bên tả : chẳng có nước nào làm ngai giống như_vậy .
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.Und zwölf Löwen standen auf den sechs Stufen auf beiden Seiten. Solches ist nie gemacht in allen Königreichen.
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.Επι δε των εξ βαθμιδων, εκει ισταντο δωδεκα λεοντες εκατερωθεν παρομοιον δεν κατεσκευασθη εις ουδεν βασιλειον.
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.ושנים עשר אריות עמדים שם על שש המעלות מזה ומזה לא נעשה כן לכל ממלכה׃
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.ושנים עשר אריים עמדים שם על שש המעלות מזה ומזה לא נעשה כן לכל ממלכות׃
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.واثنا عشر اسدا واقفة هناك على الدرجات الست من هنا ومن هناك. لم يعمل مثله في جميع الممالك.
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.六 層 臺 階 上 有 十 二 個 獅 子 站 立 、 每 層 有 兩 個 、 左 邊 一 個 、 右 邊 一 個 . 在 列 國 中 沒 有 這 樣 作 的
Altı basamağın iki yanında on iki aslan heykeli vardı. Hiçbir krallıkta böylesi yapılmamıştı.六層臺階 上 有 十二 個獅 子 站立 、 每 層 有 兩個 、 左邊 一 個 、 右邊一個 . 在 列國 中沒 有 這樣 作 的
Ama işte, siz insanlar böylesiniz.Tacy właśnie jesteście, ludzie.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Aber dieses Gefühl des Nichtverbundenseins war eine ehrfuchtgebietende Erfahrung.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Alázatot keltő élmény volt, hogy ennyire magamra voltam utalva.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Bola to však veľmi pokorujúca skúsenosť, cítiť sa tak odpojená od sveta.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Dar a fost o experienţă umilitoare să te simţi atât de rupt.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Jednak to poczucie odizolowania nauczyło mnie pokory. Jednak to poczucie odizolowania nauczyło mnie pokory.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.거기서 세상과 단절된 듯한 느낌을 받았고 사람을 겸손해지도록 하는 경험을 했습니다.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Maar het was een nederig makende ervaring om je zo afgesloten te voelen.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Mais c'était une expérience salutaire, de se sentir si déconnectée.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Ma sentirmi così scollegata [dal mondo] è stata un'esperienza che mi ha ridimensionato.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Men det var en ydmyg oplevelse at føle sig så afsondret.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Namun itu menjadi sebuah pengalaman berharga merasa benar-benar sendirian.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Pero fue una lección de humildad sentirse tan desconectada.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Và thật xấu hổ vì có cảm giác như bị cách ly.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Αλλά ήταν μια ταπεινωτική εμπειρία να νοιώθει κανείς τόσο ξεκομμένος.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Но това беше смиряващо преживяване, да се чувствам толкова изолирана.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Но чувство такой изолированности было поучительным опытом.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.אך זה היה שיעור בשפלות רוח להרגיש כה מנותקת.
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.و لكنها كانت تجربة lمريعة بأن تشعر بأنك وحيداً
Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.人間の微力さを感じました 数日後
Ama işte, siz insanlar böylesiniz.Από την άλλη όμως, έτσι είστε οι άνθρωποι.
Ama işte, siz insanlar böylesiniz.Но уж такие вы есть, люди.
Ama işte, siz insanlar böylesiniz.Eppure, voi umani siete fatti proprio così.
Ama işte, siz insanlar böylesiniz.Mas lá está: os humanos são mesmo assim.
Ama işte, siz insanlar böylesiniz.Men det är ju så ni människor är.
Ama işte, siz insanlar böylesiniz.Men det er jo sådan, at I mennesker er.
Ama işte, siz insanlar böylesiniz.Pero supongo que los humanos sois así.
Ama işte, siz insanlar böylesiniz.Sellaisia te ihmiset olette.
Ama şanslıyım ki işe yaradı, belli ki. Ama böylesine bağlantısız hissetmek çok aşağılayıcı bir deneyimdi.Claro que, felizmente tudo se resolveu, mas foi uma experiência humilhante, sentir-me tão desamparada.
Amerika'da yaşayanlar bir çocuğun evinin önünde futbol oynarken böylesine öldürülmesini kabullenebilir miydi?Accepterar det amerikanska folket att ett barn blev dödat framför sitt hem när han spelade fotboll?
Amerika'da yaşayanlar bir çocuğun evinin önünde futbol oynarken böylesine öldürülmesini kabullenebilir miydi?Apakah rakyat Amerika membenarkan seorang anak dibunuh saat ia sedang bermain sepak bola di depan rumahnya?
Amerika'da yaşayanlar bir çocuğun evinin önünde futbol oynarken böylesine öldürülmesini kabullenebilir miydi?Czy Amerykanie akceptują to, by zabijano dziecko, grające w piłkę nożną przed swym domem?
Amerika'da yaşayanlar bir çocuğun evinin önünde futbol oynarken böylesine öldürülmesini kabullenebilir miydi?Würden die Amerikaner akzeptieren, dass ein Fußball spielendes Kind getötet wird?
Aramızda yüzü düşmana görünmemiş tek kişi olduğunu, böylesinin hepimiz için daha iyi olacağını söyledi.Hän on ainoa, jonka kasvoja vihollinen ei ole nähnyt. Siitä on hyötyä meille kaikille.
Aramızda yüzü düşmana görünmemiş tek kişi olduğunu, böylesinin hepimiz için daha iyi olacağını söyledi.Han sa att eftersom fienden inte vet hur han ser ut- -skulle det vara bäst för alla.
Aramızda yüzü düşmana görünmemiş tek kişi olduğunu, böylesinin hepimiz için daha iyi olacağını söyledi.Han sagde, at eftersom fjenden ikke ved, hvordan han ser ud, - - ville det være bedst for alle.
Aramızda yüzü düşmana görünmemiş tek kişi olduğunu, böylesinin hepimiz için daha iyi olacağını söyledi.Mówi, że tylko jego twarzy wróg nie zna, więc tak będzie lepiej.
Aramızda yüzü düşmana görünmemiş tek kişi olduğunu, böylesinin hepimiz için daha iyi olacağını söyledi.Είπε ότι ήταν ο μόνος εδώ που δεν τον ξέρει ο εχθρός. Θα ήταν καλύτερο για όλους μας.
Aramızda yüzü düşmana görünmemiş tek kişi olduğunu, böylesinin hepimiz için daha iyi olacağını söyledi.Он сказал, что он единственный из нас, чьё лицо не знакомо врагу, и так будет лучше для нас всех.
Bahse girerim, böylesine küçük bir alanda bu kadar olayın meydana geldiğini düşünmemiştin.Ik durf te wedden dat je niet wist dat er zoveel gaan is in een zo kleine ruimte.
Bahse girerim, böylesine küçük bir alanda bu kadar olayın meydana geldiğini düşünmemiştin.מתערבת שלא חשבתם שקורה כל-כך הרבה בעולמות נאנו כל-כך קטנים
Bahse girerim, böylesine küçük bir alanda bu kadar olayın meydana geldiğini düşünmemiştin.これほどいろんなことがあるなんて 知っていましたか?
Bana göre Macintosh bölümünde böylesine iyi iş çıkarmamızın nedenlerinden biri,理由のひとつはスティーブの 期待がとても大きかったことでした
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Azt kérdik, miért tanítok, azt válaszolom: "Hol találhatnék ilyen nagyszerű társaságot?"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.De spørger mig hvorfor jeg underviser og jeg svarer, 'Hvor kan jeg finde så fremragende selskab?'"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Ellos me preguntan que por qué enseño y yo respondo '¿Dónde puedo encontrar tan esplendida compañía?'