Ana içeriğe geç
Sözlük

böylesi ile cümle

böylesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Her gün bir tek sigara alır, böylesinin daha pahalı olmasına rağmen.Αγοράζουν ένα την ημέρα, παρόλο που είναι πιο ακριβό.
Her gün bir tek sigara alır, böylesinin daha pahalı olmasına rağmen.Вона буде купувати по сигареті в день, хоча це й обійдеться їй дорожче.
Her gün bir tek sigara alır, böylesinin daha pahalı olmasına rağmen.Той купува една цигара всеки ден, въпреки, че това е по-скъпо.
Her gün bir tek sigara alır, böylesinin daha pahalı olmasına rağmen.לא קונה קופסת סיגריות, אלא סיגריה בודדת בכל יום, אפילו אם זה יותר יקר.
Her gün bir tek sigara alır, böylesinin daha pahalı olmasına rağmen.たとえ割高になるとしてもです だからドライバスを この革新的な小袋に入れました
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.A fost uimitor cât de puternici se simțeau cu toții și acum își cereau drepturile.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.Bolo úžasné, akú silu každý získal, a ako sa teraz dožadovali svojich práv.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.C'était fantastique de voir que tout le monde se sentait si capable, et de les voir réclamer leurs droits.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.Det var otroligt hur alla var så fulla av kraft och krävde sina rättigheter.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.Era bellissimo vedere questa nuova consapevolezza mentre reclamavano i propri diritti.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.Era sorprendente ver como todos se sentían fuertes y ahora reclamaban por sus derechos.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.Es war erstaunlich wieviel Macht diese Menschen hatten und nun ihre Rechte einforderten.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.Foi espantoso como toda a gente se sentiu com tanto poder e agora exigem os seus direitos.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.Het was verbazend te zien hoe iedereen zoveel macht had en nu om zijn rechten vroeg.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.모두가 힘을 부여받고, 이제는 그들의 권리를 요구하는 과정은 정말 놀랍습니다.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.Lenyűgöző volt, ahogy mindenki felszabadult, és a jogait követelte.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.Sungguh menakjubkan bagaimana setiap orang begitu diberdayakan kini mereka meminta hak-hak mereka.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.Thật tuyệt vời khi thấy mọi người đã tràn đầy sức sống như thế và giờ đang lên tiếng đòi quyền của họ.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.Wszyscy mieli władzę i domagali się praw.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.Ήταν απίστευτο πως όλοι είχαν ενδυναμωθεί τόσο πολύ και τώρα ζητούσαν τα δικαιώματά τους.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.Поразительно, насколько каждый осознал в себе силу, чтобы требовать свои права.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.Удивително беше как всички бяха толкова упълномощени и си търсеха правата.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.אנשים היו מלאי עוצמה. העוצמה של האנשים היתה מדהימה.
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.من المذهل كيف كان الناس مفعمين بالإرادة ويطالبون بحقوقهم
Herkesin böylesine güçlenmesi ve haklarını araması müthişti.主張している様子はとても驚くべきものでした まるで逆の状況です
Her zaman böylesine kolay değildi.Ce n'était pas toujours facile.
Her zaman böylesine kolay değildi.Det var inte alltid lätt.
Her zaman böylesine kolay değildi.그런게 항상 쉬운 것만은 아니죠.
Her zaman böylesine kolay değildi.länger bis zum Handgelenk. Es war nicht immer leicht.
Her zaman böylesine kolay değildi.N-a fost mereu uşor.
Her zaman böylesine kolay değildi.Non è sempre stato facile.
Her zaman böylesine kolay değildi.No siempre fue fácil.
Her zaman böylesine kolay değildi.לא תמיד זה היה קל.
Her zaman böylesine kolay değildi.スチュアートおじいちゃんは 海軍のカメラマンだった
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Acela nu cleveteşte cu limba lui, nu face rău semenului său, şi nu aruncă ocara asupra aproapelui său.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Die niet kwaadspreekt, zijn naaste geen kwaad doet en voorkomt dat een ander wordt belasterd.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.el que no calumnia con su lengua, ni hace mal a su prójimo, ni hace agravio a su vecino
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.ikke bagtaler med sin Tunge, ikke volder sin Næste ondt og ej bringer Skam over Ven,
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.joka ei panettele kielellänsä, joka ei tee toiselle pahaa eikä saata lähimmäistään häväistyksen alaiseksi;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.kdor ne obrekuje z jezikom svojim, ne dela hudega bližnjemu svojemu in ne obklada s sramoto soseda svojega;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Kdož neutrhá jazykem svým, bližnímu svému nečiní zlého, a potupy neuvodí na bližního svého.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Kẻ nào có lưỡi không nói hành , Chẳng làm hại cho bạn_hữu mình , Không gieo sỉ_nhục cho kẻ lân_cận mình ;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Kẻ nào có lưỡi không nói hành, Chẳng làm hại cho bạn hữu mình, Không gieo sỉ nhục cho kẻ lân cận mình;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.그 혀로 참소치 아니하고 그 벗에게 행악지 아니하며 그 이웃을 훼방치 아니하며
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.kto neohovára svojím jazykom, neučiní svojmu priateľovi zlého a na svojho blížneho nevznesie potupy;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Nem rágalmaz nyelvével; nem tesz rosszat felebarátjának, és nem szerez gyalázatot rokonainak.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.non dice calunnia con la lingua, non fa danno al suo prossimo e non lancia insulto al suo vicino
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.que não difama com a sua língua, nem faz o mal ao seu próximo, nem contra ele aceita nenhuma afronta;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.som ikke baktaler med sin tunge, som ikke gjør sin næste ondt og ikke fører skam over den som står ham nær,
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.wer mit seiner Zunge nicht verleumdet und seinen Nächstem kein Arges tut und seinen Nächsten nicht schmäht;
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.yang tidak memfitnah sesamanya, tidak berbuat jahat terhadap kawan, dan tidak menjelekkan nama tetangganya
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.Който не одумва с езика си, Нито струва зло на приятеля си, Нито приема да хвърли укор против ближния си,
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.לא רגל על לשנו לא עשה לרעהו רעה וחרפה לא נשא על קרבו׃
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.‎الذي لا يشي بلسانه ولا يصنع شرا بصاحبه ولا يحمل تعييرا على قريبه‎.
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.他 不 以 舌 頭 讒 謗 人 、 不 惡 待 朋 友 、 也 不 隨 夥 毀 謗 鄰 里
İftira etmez, Dostuna zarar vermez, Komşusuna kara çalmaz böylesi.他 不以舌 頭讒謗 人 、 不 惡待 朋友 、 也不隨夥毀謗 鄰里
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Dan awalnya saya kaget waktu menemukan diri saya di dalam pikiran yang bisu.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.E in un primo momento ero sconvolta dal fatto di trovarmi all'interno di una mente silenziosa.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Elsőre sokkolt, hogy egy hangtalan elmében találtam magam.
İlk önce, böylesine sessiz bir zihinle başbaşa kalmaktan dehşete düştüm.Kiedy znalazłam się w niemym umyśle, pierwszą reakcją był szok.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod