Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, ‹‹İsrailde böylesi hiç görülmemiştir›› diyordu.فلما اخرج الشيطان تكلم الاخرس. فتعجب الجموع قائلين لم يظهر قط مثل هذا في اسرائيل.
Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, ‹‹İsrailde böylesi hiç görülmemiştir›› diyordu.鬼 被 趕 出 去 、 啞 吧 就 說 出 話 來 . 眾 人 都 希 奇 說 、 在 以 色 列 中 、 從 來 沒 有 見 過 這 樣 的 事
Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, ‹‹İsrailde böylesi hiç görülmemiştir›› diyordu.鬼 被 趕 出去 、 啞吧 就 說出 話來.眾人 都 希奇說 、 在 以色列 中 、 從來沒 有 見過這樣 的 事
Çok utanç verici. Ve, hey, belki de böylesi iyidir.それでも 特に問題は ないかもしれません
Çünkü böylesi bir günden sonra tam performans sunma modundayım.Àprès la journée que j'ai eu, je ne suis pas d'humeur à monter sur scène.
Çünkü böylesi bir günden sonra tam performans sunma modundayım.Denn nach so einem Tag wie heute, bin ich nicht in der Stimmung aufzutreten.
Çünkü böylesi bir günden sonra tam performans sunma modundayım.Perche' dopo questa giornata non mi va proprio di esibirmi.
Çünkü böylesi bir günden sonra tam performans sunma modundayım.Porque depois do que aconteceu hoje, não estou com disposição para atuar.
Çünkü böylesi bir günden sonra tam performans sunma modundayım.Επειδή μετά την μέρα που είχα, δεν έχω διάθεση να παίξω.
Çünkü böylesi bir günden sonra tam performans sunma modundayım.Потому что после такого дня, как этот, у меня не будет желания выйти на сцену.
Çünkü böylesi bir günden sonra tam performans sunma modundayım.舞台にあがる気分じゃないって
Dan Abla'nın... ...söylediği şey yüzünden böylesin, değil mi?Amiatt vagy ilyen, amit a nővérem mondott, igaz?
Dan Abla'nın... ...söylediği şey yüzünden böylesin, değil mi?Εσύ... είσαι έτσι για αυτό που είπε πριν η αδερφή μου, σωστά;
Dan Abla'nın... ...söylediği şey yüzünden böylesin, değil mi?..انت هكذا بسبب ما قالته دان صحيح؟
Dan, neden böylesin?Dan mi történt?
Dan, neden böylesin?Dan, qu'est-ce que tu as ?
Dan, neden böylesin?Νταν-α, γιατί είσαι έτσι;
Dan, neden böylesin?دان اه ما خطبك؟
Değil mi? İnsanlar çok farklıdır. Böylesi genel açıklamalar biraz hafife alınmalıdır.Az általánosító megállapításokat, mint amilyen ez is könnyedén kell venni, nem szabad túl komolyan venni őket.
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.누구든지 스스로 경건하다 생각하며 자기 혀를 재갈 먹이지 아니하고 자기 마음을 속이면 이 사람의 경건은 헛것이라
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.Se alguém cuida ser religioso e não refreia a sua língua, mas engana o seu coração, a sua religião é vã.
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.Коли хто думав, що він вірен між вами, не уздаючи язика свого, а обманюючи серце своє, у того марна віра.
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.Обаче, ако изпълнявате царският закон, според писанието: +Да обичаш ближният си като себе си+, добре правите.
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.איש מכם אם ידמה להיות עבד אלהים ואיננו שם רסן ללשנו כי אם מתעה הוא את לבבו עבדתו אך לריק תהיה׃
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.ان كان احد فيكم يظن انه ديّن وهو ليس يلجم لسانه بل يخدع قلبه فديانة هذا باطلة.
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.若 有 人 自 以 為 虔 誠 、 卻 不 勒 住 他 的 舌 頭 、 反 欺 哄 自 己 的 心 、 這 人 的 虔 誠 是 虛 的
Dindar olduğunu sanıp da dilini dizginlemeyen kişi kendini aldatır. Böylesinin dindarlığı boştur.若 有 人 自 以 為虔誠 、 卻 不 勒住 他 的 舌頭 、 反 欺哄 自己 的 心 、 這人 的 虔誠 是 虛的
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Cela fait bizarre d'être accusé d'avoir fondé cette organisation néo-nazie.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Det føles underligt at blive anklaget for at grundlægge den nynazistiske organisation.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Det känns konstigt att anklagas för att ha startat VAM.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Det känns konstigt att anklagas för att ha startat VAM.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Dziwnie się czuję będąc oskarżany o zakładanie takich organizacji.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Es fühlt sich komisch an, beschuldigt zu werden, eine Neo-Nazi Organisation gegründet zu haben.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Es fühlt sich komisch an, beschuldigt zu werden, eine Neo-Nazi-Organisation gegründet zu haben.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.E tare ciudat să fiu acum acuzat că am fondat acea organizaţie neo-nazistă.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Furcsának tűnik, hogy megvádoltak annak a neonáci szervezetnek az alapításával.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Furcsának tûnik, hogy megvádoltak annak a neonáci szervezetnek az alapításával. Nagyon nehéz.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Het voelt raar om beschuldigd te worden van het oprichten van die neo-Nazi organisatie.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Het voelt raar om beschuldigd te worden... van het oprichten van die neo-Nazi organisatie.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.그런데도 신-나치 집단의 배후라고 비난받으니 기분이 묘하네.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Me siento raro de ser acusado de fundar una organización neo-Nazi.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Rasanya aneh dituduh sebagai pendiri organisasi neo-Nazi.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Sembra strana l'accusa di fondare una organizzazione neonazista.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Thật lạ khi bị buộc tội là thành lập tổ chức phát xít mới.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Thật lạ khi buộc tội việc thành lập nó
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Tuntuu merkilliseltä tulla syytetyksi tuon uusnatsijärjestön perustamisesta.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Νιώθω περίεργα να κατηγορούμαι... ότι ίδρυσα αυτή τη νεο-ναζιστική οργάνωση.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Он чувствует себя странным быть обвиненным в основания, что неонацистские организации.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.Шантаво е да ни обвиняват, че сме основателите на тази организация.
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.מרגיש לי מוזר להיות מואשם .בייסוד ארגון נאו-נאצי
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.إنه شعور غريب أن يتم إتهامك بتأسيس منظمة نازية الجديدة
Doğal olarak, böylesine bir Neo-Nazi organizasyonun kurucuları olmakla suçlanmak insana tuhaf geliyor.意味ない
Dünyayı bu şekilde gördükten sonra, içinizde böylesi bir takdir duygusu uyandırmamak mümkün müdür bilmiyorum.A neumím si představit, že byste to neocenili ještě víc, když se na to budete dívat takto.
Dünyayı bu şekilde gördükten sonra, içinizde böylesi bir takdir duygusu uyandırmamak mümkün müdür bilmiyorum.Je ne saurais pas comment on pourrait avoir une plus grande reconnaissance après l'avoir vue de cette manière.
Eğer bu böylesine bir zorlu yokuşsa, neden şimdi çıkılmaya çalışılıyor?Allora, se si tratta di un percorso tanto in salita, perché iniziare ora?
Eğer bu böylesine bir zorlu yokuşsa, neden şimdi çıkılmaya çalışılıyor?Entonces, si ésta será una ardua tarea, ¿por qué hacerlo ahora?
Eğer bu böylesine bir zorlu yokuşsa, neden şimdi çıkılmaya çalışılıyor?Tak jeśli to jest taki uphill climb, dlaczego to zrobić teraz?
Eğer bu böylesine bir zorlu yokuşsa, neden şimdi çıkılmaya çalışılıyor?Кристина Беллантони. Если так сложно пробиться сквозь сложности, почему этим занимаются в данный момент?
Eğer x için çözeceksem, böyle yapacağım, çünkü ilerde böylesi uygun olacak.Затем, если бы мы хотели найти х...
En azından şimdilik böylesi Dünya'da bile yok.A Földön nem. Legalábbis most még nem.