Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.제게 있어 거대한 웹사이트를 운영하고, 수많은 트래커들을 잘 관리하는것은 일종의 과제입니다.
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.Om zo'n grote website en tracker technisch te beheren.
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.Operar semejante sitio y semejante tracker técnicamente.
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.Pyörittää teknisesti niin suurta verkkosivustoa ja seurantapalvelinta.
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.Teknisk at drive så stor en hjemmeside og så stor en tracker.
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.Zarządzać taką stroną i "trackerem" z punktu widzenia technicznego.
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.Το να διαχειρίζομαι τεχνικά ένα τόσο μεγάλο δικτυακό τόπο... και έναν τόσο μεγάλο tracker.
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.Чтобы выполнить такой большой сайт и такой большой трекер технически.
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.להפעיל אתר גדול כזה .וטראקר כל-כך גדול טכנית [טראקר - מחשב המתאם שיתוף קבצים]
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.個人では使えない コンピュータを使う
Bunu kaydedelim. Yalnızca bu koşulsallarla böylesi bir şey yapabilmiş olmak müthiş!C'est fascinant tout ce qui peut être fait juste avec ces conditionnels.
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Agora, como é que se pode ter um bronzeado intenso e não ter rugas?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz. Bilemiyorum.なぜかしら?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Comment peut-on être aussi bronzée et ne pas avoir la moindre ride?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.¿Cómo se puede tener ese bronceado y no tener arrugas?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Cum poti sa ai un bronz puternic si sa nu ai riduri?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Hoe kan je zo zongebruind zijn en geen rimpels hebben?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Hogy lehet valakinek ilyen szép barna bőre ráncok nélkül?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Hvordan kan man have en mørk lød uden rynker?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Jak można być tak opaloną i nie mieć zmarszczek?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Jak se člověk opálí tak, aby neměl vrásky?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.아니 어떻게 태닝을 하고도 주름살이 하나도 없을 수 있는거죠?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Làm sao để có làn da rám nắng và không có vết nhăn như vậy?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Ora, come si fa ad essere così abbronzati e non avere rughe?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Prosím vás, ako môžete byť opálený a nemať žiadne vrásky?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Så, hur kan man ha en djup solbränna utan att ha rynkor?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Wie kann man nur so braungebrannt sein und keine Falten haben?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Τώρα, πώς γίνεται να έχεις βαθύ μαύρισμα και καθόλου ρυτίδες;
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Как е възможно да имаш плътен тен и да нямаш бръчки?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Как можно иметь такой загар и не иметь морщин?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.Проте, як можна бути дуже засмаглим і не мати зморшок?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.איך אפשר להיות בעלת שיזוף עמוק וללא קמטים?
Buradaki sorun şu: Nasıl olur da böylesi bronz bir tende hiç kırışıklık olmaz.الآن أخبروني؟ كيف تحصل على سمرة داكنة دون أن تحصل على التجاعيد؟
Bu sayılar neden böylesine ince ayarlanmış da, yıldızlar parlayıp, gezegenler oluşabiliyor.왜 그 숫자들이 특정 값으로 조율되어서 별이 빛나고 행성이 생성될 수 있는 것인지.
Bu sayılar neden böylesine ince ayarlanmış da, yıldızlar parlayıp, gezegenler oluşabiliyor.To ważne pytanie. Stałe fizyczne umożliwiają tworzenie się gwiazd, planet.
Bu sayılar neden böylesine ince ayarlanmış da, yıldızlar parlayıp, gezegenler oluşabiliyor.מדוע המספרים האלו מכוונים בדיוק כזה שמאפשר לכוכבים לזרוח ולפלנטות להיווצר,
Bu sayılar neden böylesine ince ayarlanmış da, yıldızlar parlayıp, gezegenler oluşabiliyor.لماذا هذه الأرقام مضبوطة بدقة متناهية بما يسمح بتوهج النجوم و تشكل الكواكب،
Bu sayılar neden böylesine ince ayarlanmış da, yıldızlar parlayıp, gezegenler oluşabiliyor.星々が輝き惑星が形成され得るようになっているのか もしあなたがそれらの数をいじることができるならば-
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.Ăsta e motivul pentru care politica e un sistem tribal.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.C'est pourquoi la politique est si tribale.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.Daarom is politiek zo tribaal.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.Deswegen ist die Politik so stammartig organisiert.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.Đó là lý do tại sao chính trị lại mang tính bộ tộc đến thế.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.Ecco perché la politica ha connotazioni tribali.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.É por isso que a política é tão tribal.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.Ezért annyira törzsi a politika.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor."이것이 왜 정치가 종족적인지에 대한 이유입니다."
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.Polityka ma charakter plemienny.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.Por eso la política es tan tribal.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.Proto je politika tak kmenová.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.Γι' αυτόν το λόγο η πολιτική είναι τόσο φυλετική.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.Вот почему политики так стремятся собрать своё "племя".
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.Затова политиката е племенна.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.זו הסיבה לכך שהפוליטיקה היא כ"כ שבטית.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.لهذا فإن السياسة غالباً ما تكون قبليةً.
Bu yüzden siyaset böylesine kabul görüyor.政治はある程度は俗であり、ある程度は自己の利害に関するものですが、
Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, ‹‹İsrailde böylesi hiç görülmemiştir›› diyordu.E, expulso o demônio, falou o mudo e as multidões se admiraram, dizendo: Nunca tal se viu em Israel.
Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, ‹‹İsrailde böylesi hiç görülmemiştir›› diyordu.귀신이 쫓겨나고 벙어리가 말하거늘 무리가 기이히 여겨 가로되 이스라엘 가운데서 이런 일을 본 때가 없다 하되
Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, ‹‹İsrailde böylesi hiç görülmemiştir›› diyordu.І, як вигнав Він біса, почав нїмий говорити; й дивувались люде, кажучи: Ніколи не явилось такого в Ізраїлї.
Cin kovulunca adamın dili çözüldü. Halk hayret içinde, ‹‹İsrailde böylesi hiç görülmemiştir›› diyordu.וכאשר גרש השד וידבר האלם ויתמה המון האנשים ויאמרו מעולם לא נראתה כזאת בישראל׃