Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Ils me demandent pourquoi j'enseigne et je leur réponds, Où pourais-je trouver si délicieuse compagnie?'"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.그들이 제게 왜 제가 가르치냐고 물어서 제가 대답하기를, "어디에서 제가 그렇게 휘황찬란한 회사를 찾을수가 있겠어요?" 라고 했죠.
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Mă întreabă de ce predau şi le răspund, 'Unde aş putea fi într-o aşa minunată companie?'
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Mi chiedono perché insegno ed io rispondo, 'Dove potrei trovare gente tanto meravigliosa?'"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Người ta hỏi tôi tại sao dạy học và tôi đáp "Còn tìm nơi đâu được những người bạn tuyệt vời như vậy?"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Pytają mnie, dlaczego uczę, i odpowiadam: "Gdzie znajdę takie wspaniałe towarzystwo?"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Pýtajú sa ma, prečo učím, a ja odpovedám: "Kde inde by som našla takú vyberanú spoločnosť?"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Με ρωτούν γιατί διδάσκω και απαντώ, 'Πού θα μπορούσα να βρώ μια τόσο υπέροχη παρέα;'
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Мене питають, чому я викладаю, і я відповідаю: де ще я могла б знайти таке чудове товариство?"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Меня спрашивают, почему я учу, и я отвечу: "Где я найду такую потрясающую компанию?"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.Питат ме защо преподавам, а аз отговарям: "Къде бих могла да намеря такава прекрасна компания?"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim."הם שואלים אותי למה אני מלמדת ואני עונה, "'היכן אוכל למצוא חברה כה מזהירה?'"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.يسألونني لماذا ادرس وأجاوبهم, "أين بإمكاني ان اجد صحبةً مشرقةً كهذه؟"
Bana neden öğrettiğimi sordular ve ben, ve ben, 'böylesine şahane arkadaşlığı nerede bulabilirim?' dedim.『他にこんな素晴らしい仲間はいないでしょう?』」 教師という仕事は
Başkan rahatsız, şey... Böylesi daha rahat.Ο Πρόεδρος είναι ανήσυχος, και... εδώ είναι άνετα.
"Başka şeyler alacağıma... ...şeker alayım, çünkü böylesi çok daha kârlı" diyecektir."Hey zastąpmy inne rzeczy batonami ponieważ bardziej opłaca się kupić batony"
"Başka şeyler alacağıma... ...şeker alayım, çünkü böylesi çok daha kârlı" diyecektir."Давай я обміняю солодощі на інші речі, тому що в мене буде вигідна справа з цими солодощами".
Beklentileriniz bu tarz sunumlar, şekiller, renkler ve böylesi bir çok yöntem ile taciz edilebilir.이렇게 기대에서 벗어나는 상황은 표현 방법, 형태, 색깔 등등 다양한 방법을 통해 경험할 수 있습니다. 그건 우리에게 내재된 근본적인 것입니다.
Beklentileriniz bu tarz sunumlar, şekiller, renkler ve böylesi bir çok yöntem ile taciz edilebilir.ואנחנו יכולים להפר את הציפיות שלכם בשלל דרכים מגוונות בנוגע לייצוג, בנוגע לצורה, צבע וכו' וזה מאוד קדום.
Beklentileriniz bu tarz sunumlar, şekiller, renkler ve böylesi bir çok yöntem ile taciz edilebilir.نستطيع أن ننتهك توقعاتك بطرق شاملة و متعددة في عرضنا من خلال الشكل و اللون و هكذا و هو أمر أساسي
Beklentileriniz bu tarz sunumlar, şekiller, renkler ve böylesi bir çok yöntem ile taciz edilebilir.いろんな方法があります 表現の仕方、形、 色などについてですが、非常に原始的な方法です ここで面白い質問があります。なぜ、私たちはこのような事について
Bence böylesi çok daha ilginç.Azt hiszem ez sokkal érdekesebb.
Bence böylesi çok daha ilginç.Eu acho que é muito mais interessante.
Bence böylesi çok daha ilginç. Hepimizden daha büyük ve hepimizi içine alan bir evrensel gerçeklik var.Ca să înţelegem întregul concept al ştiinţei, ar trebui să ştiţi ce este o teorie ştiinţifică:
Bence böylesi çok daha ilginç.Ik denk dat het veel interessanter is.
Bence böylesi çok daha ilginç.I think it's much more interesting. ♪
Bence böylesi çok daha ilginç.Mitt intresse bara växer då.
Bence böylesi çok daha ilginç.Myślę, że to jest znacznie bardziej interesujące.
Bence böylesi çok daha ilginç.Myslím, že je to mnohem zajímavější. ♪
Bence böylesi çok daha ilginç.Myslím, že je to omnoho zaujímavejšie.
Bence böylesi çok daha ilginç.Pienso que es mucho mas interesante
Bence böylesi çok daha ilginç.[Richard Feynman: Kvantni fiziki] Ni jih strah, če česa ne vedo. ♪
Bence böylesi çok daha ilginç.Tôi nghĩ rằng điều đó thú vị hơn nhiều. ♪
Bence böylesi çok daha ilginç.Νομίζω ότι είναι πολύ πιο ενδιαφέρον. ♪
Bence böylesi çok daha ilginç.Мисля, че така е много по-интересно.
Bence böylesi çok daha ilginç.אני חושב שכך זה הרבה יותר מעניין.
Bence böylesi çok daha ilginç.♪ さらに大きな現実の宇宙があります。
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.Họ hỏi tôi, con đã làm những gì con đã thay đổi rất nhiều?
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.Ils m'ont demandé, qu'est-ce que tu as fait pour changer à ce point ?
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.Kérdezték, mit csináltam, ami ilyen nagyon megváltoztatott?
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.뭘 했길래 제가 그렇게 많이 바뀌었냐고 물어봤어요.
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.M-au întrebat ce am făcut de m-am schimbat atât?
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.Mereka bertanya, apa yang kamu lakukan sampai berubah begitu banyak?
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular. Onlara okuduğumu ve çok çalıştıgımı söyledim.Mi hanno chiesto, cos'hai fatto per cambiare così tanto?
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.Perguntaram-me: "O que é que fizeste para mudares tanto?"
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.Pytali, co takiego robiłam.
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.¿qué hiciste que has cambiado tanto?
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.Sie fragten mich, was ich getan hätte, um mich so sehr zu verändern?
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.Vprašali so me, kaj je privedlo do tega.
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.Ze vroegen me:
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.Με ρωτούσαν τι έκανα και άλλαξα τόσο πολύ;
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.Они спрашивали меня, чем я занималась, что изменилась так сильно?
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.Попитаха ме, какво си направила, че си се променила толкова много?
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular."Чим ти займалася, що так сильно змінилася?"
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.איך השתנית כל כך?
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.ماذا فعلت ليحدث لك كل هذا التغيير الكبير؟
Beni böylesine değiştirenin ne olduğunu sordular.勉強して 一生懸命働いたって言っただけ
Biliyorsun madem, neden böylesin?Ha tudod, akkor miért vagy ilyen?
Biliyorsun madem, neden böylesin?Si vous le savez, pourquoi êtes-vous comme ça ?
Biliyorsun madem, neden böylesin? Vay canına, lafı nasıl çevireceğini iyi biliyorsun.اذا كنت تعلمين فلماذا؟ انت حقا تغضبينني