Ana içeriğe geç
Sözlük

böylelikle ile cümle

böylelikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Böylelikle 'elde ettiğimiz başarılar' listesini tamamlamış olacağız.This will complete our list of achievements.
Böylelikle Sırbistan ile ABD arasında 19 yıl sonra ilk kez doğrudan uçuş yapılmış olacak.This will be the first direct flight between Serbia and the US in 19 years.
Gizli iddianameler dışarı sızdırılıyor ve böylelikle suçluların kaçması sağlanıyor.Confidential indictments are leaked, allowing fugitives to escape.
Böylelikle, büyük kamu ve özel hizmet şirketleri nakil ağlarını satmak zorunda kalacaklar.The big state-owned or private utilities would thus have to sell off their transmission networks.
Analist, "Grevler açıkça üretimi ve böylelikle de geliri azaltır."Strikes evidently reduce production and, thus, income.
Böylelikle gelecek 12 ayın aile için iyi geçeceğine inanılır.That will ensure that the following 12 months are beneficial for the family.
Protonlar, çekirdeğin tüm yükünü gösterir, böylelikle kendi kimyasal kimliğini tanımlar.Protons define the entire charge of a nucleus, and hence its chemical identity.
Böylelikle :Thus:
Böylelikle maddenin potansiyel olarak çok güçlü net bir manyetik alan yarattığı görülür.Then the material can produce a net total magnetic field, which can potentially be quite strong.
Böylelikle düzen parametre uzayı Lie grubu bölmesi olarak R=G/H şeklinde yazılabilir.Then, the order parameter space can be written as the Lie group quotient[3] R=G/H.
Böylelikle; maksimum mod sayısı n {\displaystyle n} (foton için sonsuz):making the maximum mode number n {\displaystyle n} (infinite for photons)
Böylelikle Einstein sıcaklığı:which makes the Einstein temperature
Böylelikle Holmes trenin kayboluşunu araştırmaya başlar.They investigate the disappearance of the train.
Yarışın geri kalanında, onun liderliği hiçbir zaman zorlanmadı, böylelikle Maes Tur’u kazandı. [2]In the rest of the race, his lead was never seriously contested anymore, so Maes won the Tour.[8]
Böylelikle bitki stoğu aşağıdan yukarıya taranır.Thereby the plant stock gets combed from bottom to top.
Kabile böylelikle bir birim olarak hareket etme ihtiyacıyla kuruldu.The tribal grouping was thus encouraged by the need to act as a unit.
Böylelikle filmin mali başarısı şirketi kurtardı. [1]The film's financial success saved the company.[1]
Böylelikle alacakaranlık üç gencin hayatına erken düşer.Thus, twilight falls prematurely on the life of the three young people.
Böylelikle Kosova Komitesine verilen her türlü destek azaldı.This way any support for the Committee of Kosovo faded.
Böylelikle dönüşümler yoluyla öğrenciler Öklid düzlem izometrisi hakkında bilgi edinmektedirler.Thus through transformations students learn about Euclidean plane isometry.
Böylelikle ikisi 719'un Haghi olduğunu anlar.The two realize that 719 is Haghi.
Martin Pippin hikayeleri de böylelikle Sussex'te yer aldı.It was in Sussex that the Martin Pippin stories were eventually to be located.
Böylelikle Hussit kuvvetlerinin arkası bir bataklık tarafından korunuyordu.The backs of the Hussites were protected by a swamp.
Böylelikle psikoloji serüveni böyle başlamış oldu.This is when she started to study psychology at the University of Zurich.
Böylelikle kendi içinde kapalı, görünürde değişmez bir dünya oluşmuştu.So entstand eine in sich geschlossene, scheinbar unveränderliche Welt.
Böylelikle bu sınır, sosyal bir kural aracılığıyla oluşturulmuş olur.Die Grenze wäre somit erst durch eine soziale Regel konstituiert.
Böylelikle engeller kolayca tespit edilir.Sporen sind (fast) glatt.
Böylelikle ona ‘Dr. Yes’ olarak seslenilmiştir.Er wird deshalb auch „Dr. Doom“ genannt.
Böylelikle bir kamuoyu oluşturmaya çalıştı.So wollte er ein Heer sammeln.
Böylelikle onu dinlemek isteyenler için geniş bir mekânda konser vermiş olacaklardı.Daher wollte er Überblickswerke liefern, die ein breites Publikum ansprachen.
Böylelikle Charlotte'un döneminde Hildburghausen, "Küçük-Weimar" olarak anılır olmuştu.Hildburghausen wurde zu Charlottes Zeiten auch als „Klein-Weimar“ bezeichnet.
Böylelikle Sakarya Şeyhi orada can verdi.Dort verblieb er bis zu seinem Lebensende.
Böylelikle "herkes" kişiliğine daha uyumlu hale gelmiştir.Sie scheinen somit eher „individualistisch“ vorzugehen.
Böylelikle 2011 yılından beri Maryse ilk maçına çıkacaktı.Maryse trat letztmals 2011 in einem Match an.
Böylelikle bir tur oylama daha yapılması gerekti.Deshalb musste eine Ersatzwahl stattfinden.
Böylelikle 13'üncü bölümde diziden çıkar.Sie glauben, dass sie aus Zimmer 13 ist.
Böylelikle Dhyana (Zen) Kasyapa'ya aktarılmıştır.Die Stadt Dhule (damals Dhulia Town) wurde Hauptort.
Böylelikle Carrie ve Tommy balo kralı ve kraliçesi seçilir ve alkışlarla sahneye çıkarlar.Carrie und ihr Begleiter Tommy werden zu König und Königin des Balls gewählt.
Böylelikle müzik piyasasına girmiş oldu.Danach stieg er in das Musikverlagsgeschäft ein.
Böylelikle, ruhlar onları güçleriyle kaplar.So werdet ihr Ruhe finden für eure Seelen.
Böylelikle dövüşte etki kullanma sıklığı da artmış olur.Dadurch erhöht sich die Häufigkeit der Effektanwendung im Kampf.
Böylelikle Etana neslini devam ettirir ve insanlığın ilk kağanı olur.Dadurch ist diese Hand frei, um den ersten Gegenstand zu fangen.
Böylelikle ilk adım atılmıştır.Damit war der erste Schritt getätigt.
Böylelikle Yıldızlar İttifakı da doğmuş olur.Auch als: Die Sterngeborenen.
Böylelikle 2012 yılı 4 kupayla noktalanmış oldu.Insgesamt gewannen sie 2012 dort vier Preise.
Aykut böylelikle tam 2 yıl 3 ay sonra bir resmi maçta ilk kez ilk 11'de başlamıştır.Gray selbst sah den Berg erst 11 Jahre später das erste Mal.
Böylelikle 15 yıllık kupa hasretine de son verdi.Damit endete auch Hattesens fünfzehnjährige Intendanz.
Böylelikle gece kurta dönüştüğünde kimseye zarar veremeyecektir.Und kein Abend bringet Frieden ihm und Ruh, keine Glocke klinget ihm ein Rastlied zu.
Böylelikle "Gazetecilik"ten "Radyoculuk"a geçiş yapmış oldu.Jegliche „radikale“ Publikation unterdrückt.
Yani gencin böylelikle Michael olmadığı anlaşılır.Wie es scheint ist Mike nämlich kein Mensch.
Böylelikle Budapeşte'nin kuşatılması tamamlanmış oldu.Nun löst es sich nahe bei Budapest auf.
Böylelikle Osmanlı Halifesi'nin İslam Dünyası üzerindeki otoritesini sarsacak güçte kabul ediliyordu.Er bestätigt somit indirekt die Vorrangstellung des Osmanischen Kalifats in der islamischen Welt.
Böylelikle 1930'da tüm İmam Hatip Mektepleri kapatılmış oldu.Um 1930 versiegte die Quelle dann fast vollständig.
Böylelikle macera başlar.Hier startet auch das Abenteuer.
Böylelikle Altıntop ikizleri, yeniden bir araya geldi.Doch dann tritt noch einmal die zwölfte Liebesrosenfee ins Licht.
Böylelikle günlük zaman mevsimlere göre değişiklik göstermiyordu.Das Gefieder zeigt keine jahreszeitlichen Veränderungen.
Böylelikle kullanıcı sunucu üzerinde çok daha fazla kontrol imkanına sahiptir.Von dort aus hatte er eine bessere Kontrolle über seine Alloden.
Böylelikle Avusturya ile beraberlik kuruldu.Dabei ist die Bruderschaft gerade mit Österreich eng verbunden.
Böylelikle artık genel klasmanda bir tehdit olarak görülmüyrdu.Somit hätte ihm nun als Wiederholungstäter eine lebenslange Sperre gedroht.
Böylelikle modern çağın dramasının ileri gelen temsilcisi olur.Ein Beitrag zur Geschichte der modernen Dramatik.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod