Ana içeriğe geç
Sözlük

böylelikle ile cümle

böylelikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Böylelikle güneye uçuyorlar. Muson güneye indiğinden, Karnataka'yı geçip Kerala içlerine gidiyorlar.Wenn sich der Monsun in Richtung Süden zurückzieht, kommen sie über Karnataka nach Kerala herunter.
Böylelikle güneye uçuyorlar. Muson güneye indiğinden,장마 전선을 따라서 남쪽을 향해 날아갑니다.
Böylelikle güneye uçuyorlar. Muson güneye indiğinden,Так они летят на юг, поскольку муссон двигается к югу.
Böylelikle güneye uçuyorlar. Muson güneye indiğinden,והן טסות דרומה. כשהמונסון מושך אותן דרומה
Böylelikle güneye uçuyorlar. Muson güneye indiğinden,ويطيرون نحو الجنوب. فيما تنسحب الرياح الموسمية نحو الجنوب
Böylelikle güneye uçuyorlar. Muson güneye indiğinden,カルナータカを経てケララへやってきます
Böylelikle güneye uçuyorlar.Ne lentävät etelään.
Böylelikle güneye uçuyorlar.Og de flyver sydpå.
Böylelikle güneye uçuyorlar.Si zboara in sud.
Böylelikle güneye uçuyorlar.Và chúng bay về phía Nam.
Böylelikle güneye uçuyorlar.Y vuelan al sur.
Böylelikle güneye uçuyorlar.Και πετάνε νότια.
Böylelikle güneye uçuyorlar.И летят на юг.
Böylelikle, Güney'in bertaraf etmek zorunda kaldığı iki şey var,Así que había dos cosas contra las que el sur tenía que luchar:
Böylelikle, Güney'in bertaraf etmek zorunda kaldığı iki şey var,Assim, havia duas coisas que o Sul tinha que lutar contra:
Böylelikle, Güney'in bertaraf etmek zorunda kaldığı iki şey var,Der Süden kämpfte gegen zwei Dinge an: gegen den Norden und gegen Austände die sich im Süden bildeten.
Böylelikle, Güney'in bertaraf etmek zorunda kaldığı iki şey var,Először is, itt egy nyugai ruhába öltözött, jól fésült antikommunista.
Böylelikle, Güney'in bertaraf etmek zorunda kaldığı iki şey var,Jih musel bojovat proti dvěma silám.
Böylelikle, Güney'in bertaraf etmek zorunda kaldığı iki şey var,그래서 남베트남은 두명의 적과 싸워야 했다...
Böylelikle, Güney'in bertaraf etmek zorunda kaldığı iki şey var,Tak więc mam dwie rzeczy przeciwko którym
Böylelikle, Güney'in bertaraf etmek zorunda kaldığı iki şey var,Південь боровся проти 2-х речей - офіційно проти
Böylelikle, Güney'in bertaraf etmek zorunda kaldığı iki şey var,北正式には、
Böylelikle günlük yaşantılarında ne çeşit duygular hissettiklerini kaydedebiliyoduk.De manera que nos hacíamos una idea del tipo de emociones y sentimientos que experimentaban diariamente.
Böylelikle günlük yaşantılarında ne çeşit duygular hissettiklerini kaydedebiliyoduk.우리는 그렇게해서 그들이 실생활에서 느끼는 기분이나 감정에 대해 알수 있었습니다.
Böylelikle günlük yaşantılarında ne çeşit duygular hissettiklerini kaydedebiliyoduk.Po to by zrozumieć, jakie emocje i uczucia towarzyszą im na co dzień.
Böylelikle günlük yaşantılarında ne çeşit duygular hissettiklerini kaydedebiliyoduk.Từ đó chúng tôi có thể hiểu được các loại cảm xúc họ có trong cuộc sống hàng ngày.
Böylelikle günlük yaşantılarında ne çeşit duygular hissettiklerini kaydedebiliyoduk.Мы пытались определить, какие эмоции и чувства участники нашего эксперимента испытывали в повседневной жизни.
Böylelikle günlük yaşantılarında ne çeşit duygular hissettiklerini kaydedebiliyoduk.וכך יכולנו לקבל מושג אילו רגשות ותחושות הם חשו בחיי היומיום שלהם.
Böylelikle günlük yaşantılarında ne çeşit duygular hissettiklerini kaydedebiliyoduk.لنتمكن من استشعار أنواع العواطف و الأحاسيس التي كانت تخالجهم في حياتهم اليومية.
Böylelikle günlük yaşantılarında ne çeşit duygular hissettiklerini kaydedebiliyoduk.感じている感情や気持ちの種類について 私たちは感じ取ることができたのです さらに このような集中的な
Böylelikle güzel bir eve oturur... ...sana, bana ve bebeğimize güzel şeyler alabilirim.Du und ich, und das kleine Baby, das noch kommen wird.
Böylelikle güzel bir eve oturur... ...sana, bana ve bebeğimize güzel şeyler alabilirim.Vi kan gifta oss och bo tillsammans, vi och den där som kanske kommer.
Böylelikle güzel bir eve oturur... ...sana, bana ve bebeğimize güzel şeyler alabilirim.Θα παντρευτούμε, θα ζήσουμε σ'ένα ωραίο σπίτι. Θα έχουμε ωραία πράματα, εμείς και το μωρό που ίσως έρθει.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.Deste modo, fornece aos seus públicos um panorama fundamentado do fenómeno da droga a nível europeu.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.Dostarcza odbiorcom oparty na dowodach obraz zjawiska narkomanii na szczeblu europejskim.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.E tevékenysége révén célközönségének tényeken alapuló képet ad a kábítószerek európai szintű jelenségéről.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.Genom att göra detta ger ECNN sin publik en faktabaserad bild av narkotikasituationen på europeisk nivå.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.Pre svojich adresátov takto poskytuje na dôkazoch založený obraz o drogovom fenoméne na celoeurópskej úrovni.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.Prin aceasta, OEDT oferă publicului său o imagine documentată privind fenomenul drogurilor la nivel european.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.Svým uživatelům tak poskytuje fakty podložený obrázek tohoto jevu na celoevropské úrovni.
Böylelikle, hedef kitlelerine Avrupa düzeyindeki uyuşturucu olgusunun kanıt temelli bir tablosunu sunar.Tako svojemu občinstvu zagotavlja z dokazi podprto sliko pojava drog na evropski ravni.
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?Also hat es alles, was es braucht, oder?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?Asa ca are de toate, nu?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?Así que lo tiene todo, ¿no es así?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?Così ha proprio tutto, vero?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?Co více si přát?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?Dus het heeft alles, toch?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?É bonita e é funcional.
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?És szóval, megvan benne minden, ugye?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?Et donc, il a tout, pas vrai?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?Jadi, semuanya ada, benar?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?그래서, 이 칼은 그 자체로 모든 걸 갖췄습니다. 그렇죠?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?Tak więc spełnia wszystkie wymagania, prawda?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?Và như vậy, nó có mọi thứ, đúng không nào?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?Άρα, τα έχει όλα, σωστά;
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?Значи си има всичко, нали?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?И таким образом, у него есть все, правильно?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?Тож, у цьому ножі є все, так?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?ואז, יש לו הכל נכון?
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?هكذا إنها متكاملة أليس كذلك؟
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod