Böylelikle Angle, 11 yıl sonra WWE'deki ilk maçına çıkmıştır.This was Angle's first WWE match in 11 years.
Talip böylelikle doğum ve ölüm çarkından kurtuluşa (mokşa) erecektir.From thence He shall come to judge the living and the dead' (Apostles' Creed).
Böylelikle toplu viskozite kolaylıkla hesaplanabilirdi.Thus the bulk viscosity could easily be calculated.
Matt, böylelikle kötü adam oldu.He was just an evil man.
Böylelikle maç, üçlü tehdit maçına dönüştü.Match was a triple threat match.
Böylelikle kariyerinin ilk Avrupa maçına çıkmış oldu.This was followed by their first European tour.
Böylelikle siyasi kariyeri sona erdi.Therefore, my military career had to end.
Böylelikle sekiz izomeri blunmaktadır.In that case, they are to play eight Ogres.
Böylelikle 80 günde bu yolculuğu bitirmiştir.She completed her journey in 180 days.
Böylelikle deneysel bir pop kaydı yapmak istedim.I really wanted to make a straight-up pop record.
Böylelikle takımı da La Liga'ya çıktı.The SS only came in the El Camino.
Böylelikle cihaz daha verimli şekilde kullanılabilmektedir.As a result, bandwidth can be used more efficiently.
Böylelikle Altıntop ikizleri, yeniden bir araya geldi.2000 Hütter joined again GAK.
Böylelikle 16 parçadan oluşan büyük bir grubu geçindirmek, finanse etmek imkânsız bir hale geldi.It became impossible under such circumstances to finance a 16-piece touring band.
Böylelikle Berlin şehri, Doğu'dan Batı'ya geçişin ana rotası haline geldi.Accordingly, Berlin became the main route by which East Germans left for the West.
Böylelikle VI. Charles Fransa'yı Yahudilerden temizleme kararı almış ve uygulamamış olmaktaydı.Accordingly, Charles V considered it necessary to renew and confirm the Jews' charter.
Böylelikle Yunanistan'daki bütün güç dengeleri altüst oldu.Eventually, the Hungarian-Romanian negotiations fell through entirely.
Böylelikle sınavlara giren tüm öğrencilerin diploma puanları saptanmış olur.First, all graduates receive their diplomas.
Böylelikle o da bir istiridye korsanı oluyordu.He has even been an ostrich farmer.
İşte böylelikle sınava girebilir.It means that it is possible to take exams.
Böylelikle Babylon 5, tamamen özerk bir yönetim halini alır.For all intents and purposes, AI-5 placed Brazil under a tight dictatorship.
Grup böylelikle ilk ve büyük Amerika turnesine başlamış oldu.He participated in first and second South American zonal tournaments.
Böylelikle askerler cesurca savaşacaklardı.The defenders still fought bravely.
Böylelikle tüm dallarda adaylar belli olur.As the name suggests there are bells everywhere.
Birinci Achaea Ligi böylelikle sona erdi.The first series of the manga ended there.
Böylelikle etraflarındaki maddelere hız kazandırır ve kendilerinden uzak tutarlar.It helps them in a positive way and keeps them off the street.
Böylelikle Floransa'daki Medici iktidarı bir kez daha sona erer.The House of Medici becomes powerful in Florence.
Böylelikle Nyland'ın takımı ilk Norveç Kupası'nı kazandı.The New York Islanders win their first Stanley Cup.
Böylelikle Holly ona ihanet etmiş oldu.Holly forgives him.
Böylelikle toplam €19 m bedel ödenmiş oldu.We spent £19m on that bid.
Böylelikle ilk profesyonel karşılaşmasına Gönenspor formasıyla Göztepe karşısında çıkmış oldu.Then he gave the instruction in coming face to face with your own nature.
Böylelikle maçı Cena'nın takımı kazandı ve Authority tamamen dağıldı.This led to a party congress where the Sohn faction won and the party was split.
Böylelikle grup da müzikal anlamda değişikliğe uğradı.Additionally, the band underwent a change in sound.
Böylelikle herkes birbirine ikram etmiş sayılır.It is certain that they gave each other a great deal of support.
Böylelikle Avusturya ile beraberlik kuruldu.He was simultaneously seeking an alliance with Austria.
Böylelikle son 5 haftada 6.golünü atmış oldu.It attracted 6,500 signatures in 5 days.
Böylece nefret, hırs ve cehaletten arındı ve böylelikle Buda “Uyanmış” olur.It was really troubling, exhilarating, confusing, because, again "Hair" was going to confuse you.
Böylelikle bunların ikisi doğru kategoride yer aldılar.So there's two actually went into the correct category.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Secondly make those images interactive so that we engage much more fully.
Böylelikle, herşeye sahip, değil mi?And so it's got everything, right?
Ben Interface'in bu denklemi yeniden yazmasını istedim böylelikleI wanted Interface to rewrite that equation so that it read
Böylelikle sonraki 12 yılda ne kadar mesafe aldığımızı söyleyebilirim.So I can tell you how far we have come in the ensuing 12 years.
Böylelikle 29.03 vektörünün ucunu, mavi 5.21 vektörünün başına denk getirmiş olduk.So that it's tail is at the head of the blue vector.
Ama, MCA'nın 12X12'sindeki şovun müthişti. Böylelikle kazandın.But your show at the MCA's 12 x 12 was amazing, so you won it.
Böylelikle denklemi çözmüş oldunuz.You're done, you've solved the equation.
Boylelikle Tony odevini yapmaya basliyor.So Tony starts doing his homework.
Böylelikle metni her artıya basışınızla büyütürsünüz.You make the text larger with each tap.
Böylelikle işe koyulduk.So we got started.
Böylelikle, Netflix'deki bazı araştırmacılar filtre boloncuğundaki problemlerden birini keşfettiler.So one of the problems with the filter bubble was discovered by some researchers at Netflix.
Böylelikle en iyi düzenleme bize biraz her ikisinden verir.So the best editing gives us a bit of both.
Ve böylelikle şimdi, Biz şu anda Web'te 1915'e dönmüş bulunmakta gibiyiz.And so now, we're kind of back in 1915 on the Web.
Böylelikle 18 ay önce hayatımı değiştiren bu maili aldım.So 18 months ago I got this email that changed my life.
Böylelikle oldukça erken bir yaşta diplomat olmak istediğime karar verdim.And so I decided quite at an early age I wanted to be a diplomat.
Ve böylelikle aşağıda gördüğünüz diyagramı sunduk.And so we proposed what's at the lower diagram.
Böylelikle ayağınızla yaptığınız hareketler ufkunuzun rengini değiştirecek.So the movement with your legs will change the color of your horizon.
Öyleyse iki taraftan da 2x'i çıkaralım. Böylelikle soldaki y'yi yalnız bırakabiliriz.So let's subtract 2x from both sides so we can isolate the y's on the left.
Böylelikle, bu sanatı avlanma büyüsü olarak değil ancak nostalji kartpostalları olarak görmekteydi.So, he saw this art not as hunting magic, but as postcards of nostalgia.
Böylelikle Kolombus'tan 500 yıl sonra bu manzaranın antik ritimleri ritüelde çalındılar.So, 500 years after Columbus, these ancient rhythms of landscape are played out in ritual.
Böylelikle sırrınızı bir kasada saklamaya karar verebilirsiniz.So you might have decided that you're going to protect it in a vault.
Böylelikle nereye varacağımızı anlarsınız.You can see where we're going with this.