Ve böylelikle bugünlük işleri bitirdik.And with that we finish the activities for today.
Böylelikle çok para kazandı.Thus, he made a lot of money.
Böylelikle, ispat tamamlanmıştır.(Borcherds (1992)).Thus, the proof is completed (Borcherds (1992)).
Böylelikle hem intikam alacak hem de uyuşturucu şebekesini ortaya çıkarıp yıkacaktır.To do this, he would have to defeat and destroy all the deities on Earth.
Fakat Lara ormandaki gizli bir klübede saklanmak zorunda kaldı böylelikle Jüpiter onu bulamayacaktı.However, she had to stay in a hidden cottage in the woods so that Jupiter would not find her.
Böylelikle kölelik karşıtı sözleşmeler 50'den fazla Afrikalı ülkenin de imzasıyla kabul edildi.Anti-slavery treaties were signed with over 50 African rulers.
İsim böylelikle "Koyun Adaları" ya da "Fearrann Adaları" olarak çevrilir.The name thus translates as either "Islands of Sheep" or "Islands of Fearrann".
Böylelikle, Leibniz’in geriye kalan yaşamını karartacak kalkuluste üstünlük tartışması başladı.Thus began the calculus priority dispute which darkened the remainder of Leibniz's life.
Böylelikle gözden uzak olacaktı.He looked far from that.
Böylelikle dünya sendikal hareketini içerisinde büyük iç savaş başladı.The great civil war within the world trade union movement had begun.
Böylelikle Servet takımında ikinci golünü atmış oldu.He then made his second fortune in banking.
Böylelikle, değerin "son" (marjinal) faydalıcılık teorisini izah ediyordu.This would defeat the "happy" utility monster of average utility.
Böylelikle Rupert Giles rolünü kabul etti.He accepted the role of Rupert Giles.
Böylelikle zemin kapasitesi 1000'den 38.500'e çıkmıştır..The capacity of the grounds was thus increased by 1,000 to 38,500.
Protonlar, çekirdeğin tüm yükünü gösterir, böylelikle kendi kimyasal kimliğini tanımlar.Protons define the entire charge of a nucleus, and hence its chemical identity.
Böylelikle maç ölümcül dört yönlü maça dönüştü.The match was subsequently made a fatal four-way.
Böylelikle Kuzey Amerika’daki Kolomb öncesi ovalar ortaya çıkmıştır.It was in pre-Columbian American populations that it was discovered.
Böylelikle, ikincil cinsiyet özelliklerinin gelişimi başlatılır.It occurs at the time when the secondary sexual characteristics are just beginning to develop.
Böylelikle aydınlanmışlar topluluğu, Sangha kurulur.They bind him over the Seal and bleed him.
Böylelikle Almanya ikiye bölünmüştü.Germany was split into two states.
Böylelikle Atomik Enerji Kurumu Trombay (AEKT) 1954’te işlemeye başladı.Thus the Atomic Energy Establishment Trombay (AEET) started functioning in 1954.
Belgrad böylelikle General Milan Nedić tarafından yönetilen "Nedić rejimi"nin merkezi olmuştur.Belgrade became the seat of the Nedić regime, headed by General Milan Nedić.
Böylelikle onun Hayalet olduğu da açığa çıkar.In the end it is revealed she is a ghost.
Böylelikle kültürel eğilim de yükseliyor.At the same time productivity increases.
Böylelikle ona ‘Dr. Yes’ olarak seslenilmiştir.He is referred to as "Doc".
Böylelikle 2005 yılındaki "Boom Town" bölümüne atıfta bulunmuştur.This refers to the events of the 2005 episode "Boom Town".
Böylelikle yazışarak iletişim kurmaya başlar.He communicates by writing.
Böylelikle kızak yarışları ilk kez dört kategoride gerçekleşti.For this race, they put at least one car in 4 classes.
Böylelikle iki Amy'yi aynı zaman akışına geçici olarak getirir.The Doctor temporarily brings the two Amys into the same time stream.
Böylelikle kötü efendileri vurmuş oluyorlar.They kill the evil master.
Böylelikle daha önce yaptığı isteklerde biraz geri adım atmış oldu.He then notes he wishes things could go back to the way they were before.
Böylelikle bir kamuoyu oluşturmaya çalıştı.They tried to form a union.
Böylelikle küçük oğluna bir kirallık verme planlamaktaydı.That is all he wanted to tell his young son at the time.
Böylelikle ikili kemerlerini korudu.In one hand, he holds his two gloves.
Böylelikle faiziyle birlikte Boeing’e gecikmeler için 183 milyon dolarlık ceza kesildi.Turkey demanded compensation of US$183 million from Boeing for the delay.
Böylelikle senaryomu satmış oldum" diyerek açıkladı.I'd say, 'Give me the script.
Böylelikle ayaklanma başlamış oldu.The outrage started there.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Neither of them has an alibi and are both equally suspect.
Böylelikle Osmanlı Devleti iktisadî bağımsızlığını kaybetti.As a result, he lost his ōzeki status.
Böylelikle erkeğin daimi zulmüne karşı çıkma haklarını uygulamanın sınırı olmamaktadır.No person shall be deprived of life save in accordance with law.
İnsanlar, böylelikle, bütün acılarından kurtulacaklardır.The time when all will be forgiven their sins.
Böylelikle Galatasaray-Trabzonspor rekabetinde de gol atma başarısı gösterdi.In the Tournio de Val-de-Marne, he scored one goal.
Böylelikle de i'tikadi mezhepler oluşmuş oldu.That is how the Moors were shattered.
Böylelikle nankörlük etmeleri dolayısıyla onları cezalandırdık.We have prepared for the disbelievers among them painful retribution.
Böylelikle ilk adım atılmıştır.The first step was taken.
Böylelikle de bu film üç ismin beraber oynadıkları üçüncü film oluyor.It is the only film in which all three siblings appear together.
Böylelikle deniz tabanında bulunan deniz mağaraları gün yüzüne çıkmıştır.In the morning the mound (sea) would be already made.”
Böylelikle sorun ortadan kaldırılabilir.The problem may be impossible to resolve.
Böylelikle bazı sistemleri ele alarak incelemek mümkün hale gelmektedir.It is still possible to explore some of these drives.
Böylelikle mor ekonomi, kültür elemanını sürdürülebilir kalkınmanın bir parçası haline getirir.Fourthly, such coercion may contribute to a culture of resistance among those receiving welfare.
Böylelikle büyüklüğü yaklaşık kurt köpeği kadardır.It was the size of a wolf.
Böylelikle 16. yüzyılda Latincenin yerini yerel dil alıyor.In the 16th century it was the birthplace of Latino Latini.
Böylelikle, f(z) = a0 olur ve teorem kanıtlanmış olur.Thus f(z) = a0 and this proves the theorem.
Böylelikle Komrat Cumhuriyeti resmen kurulmuştur.The Atlantic Charter is created as a result.
Böylelikle maddenin potansiyel olarak çok güçlü net bir manyetik alan yarattığı görülür.A suitable material can then produce a strong net magnetic field.
Böylelikle Ambrose, grubun ilk Triple Crown ve Grand Slam şampiyonu oldu.This also made Ambrose the first member of the group to complete the Triple Crown and Grand Slam.
Böylelikle Osbourne daha geniş bir hayran kitlesine sahip oldu.As a result, Sudbury has had a widespread reputation as a wasteland.
2006 yılında meclis başkanvekili olmuş ve böylelikle en genç başkanvekili unvanını üstlenmiştir.In 2006, resigned as vice mayor and applied the member state, the most voted.
Böylelikle devlet gelir ve giderlerini dengeye getirmeye çalıştı.She traveled the state trying to secure funds.
Böylelikle organizma kendini korumuş olur.The virus then rebuilds itself.