Böylelikle bir uygulamanın ses çıkışı, diğer bir uygulamanın ses girişi olarak kullanılabilmektedir.Časem bylo této vyrovnávací stopy využito jako druhé zvukové stopy.
Böylelikle Carrie ve Tommy balo kralı ve kraliçesi seçilir ve alkışlarla sahneye çıkarlar.Manipuluje hlasování za krále a královnu plesu tak, aby vyhráli právě Carrie s Tommym.
Böylelikle ona ‘Dr. Yes’ olarak seslenilmiştir.Během své cesty si poznamenal, že "kdyby byl dr.
Böylelikle Komrat Cumhuriyeti resmen kurulmuştur.Oficiálně tak vzniká Republika.
Böylelikle, ikincil cinsiyet özelliklerinin gelişimi başlatılır.Zde začíná vyrůstat ideál úplné sexuální zdrženlivosti.
Matt, böylelikle kötü adam oldu.Panovníkem se stal jako člověk nehotový.
Böylelikle hem filmin adı hem de şarkı sözü filmin ruhuna daha uygun düşmüştür.Řekla také, že tento název odpovídá textům písní a jejich nádechu.
Bütün sezon toplam 12 bölümden oluşacaktır, böylelikle diğer sezonlardan daha kısa olacaktır.Všechny ostatní mají poločasy kratší než 100 minut, většina pod 12 sekund.
Böylelikle genç ülkenin toprakları iki katına çıkmış oldu.În acest fel suprafața țării s-a dublat.
Böylelikle Angle, 11 yıl sonra WWE'deki ilk maçına çıkmıştır.Acesta a fost meciul de întoarcere în WWE a lui Angle după 11 ani.
Böylelikle herkes birbirine ikram etmiş sayılır.Este cert că și-au oferit una alteia un sprijin mare.
Matt, böylelikle kötü adam oldu.Ca urmare, Matt a devenit heel.
Ve böylelikle düğün bitirilmiş olur.Nunta (uspețul) este stabilită atunci.
Doğu Roma İmparatorluğu böylelikle sona ermiş oldu.Ultimul urmaș al Imperiului Roman se sfârșise.
Belgrad böylelikle General Milan Nedić tarafından yönetilen "Nedić rejimi"nin merkezi olmuştur.Belgrad a devenit reședința unui alt guvern marionetă, condus de Milan Nedici.
Böylelikle siyasi kariyeri sona erdi.Din acest moment, rolul ei politic se încheie.
Böylelikle Osmanlı Devleti iktisadî bağımsızlığını kaybetti.Orașele-stat își pierd independența.
Böylelikle Charlotte'un döneminde Hildburghausen, "Küçük-Weimar" olarak anılır olmuştu.Sub Charlotte, curtea a devenit o "mică Weimar".
Böylelikle iki gencin aşk hikâyesi başlar.Între cei doi tineri se înfiripă o relație de dragoste.
Böylelikle oyuncu daha önce rastlamadığı gizleri keşfedebilmek için o bölümleri tekrar oynar.În plus, jucătorul nu poate explora zone pe care asasinii nu le-au experimentat încă.
Böylelikle kültürel eğilim de yükseliyor.Diferențierile culturale se amplifică .
Böylelikle bu alandaki gücünü de göstermiş oldu.Simțeam forța spirituală a acestui loc.
Böylelikle sadece 74 kopya yapıldı.Doar 18 exemplare au fost fabricate.
Böylelikle, f(z) = a0 olur ve teorem kanıtlanmış olur.Deci c = x M {\displaystyle \ c=x_{M}\ } și teorema este complet demonstrată.
Böylelikle onun Hayalet olduğu da açığa çıkar.Curând se dovedește și că acesta este un spion.
Böylelikle şehrin ilk siyah ırktan belediye başkanı 1973'te seçildi.În 1773 a fost ales primul primar al orașului.
Böylelikle o da bir istiridye korsanı oluyordu.Dar voi ați facut din ea o peștera de tâlhari.
Böylelikle 1783'ten beri sarayın toplam alanı 18 hektardan 4 hektara düşmüştür.Încă din 1883, castelul are încălzire centrală.
Böylelikle Yunanistan'daki bütün güç dengeleri altüst oldu.Între timp, situația politică în Grecia era amestecată.
Gençlerbirliği böylelikle küme düşmekten kurtuldu.Viața tânărului este astfel salvată.
O da böylelikle ilk kez millî takıma çağrılmıştır.În același an a fost convocat pentru prima dată la echipa națională.
Böylelikle Charlotte iyi karaktere dönüştü.Charlotte a fost privită ca virtuoasă.
Böylelikle Alman saldırısını, önleyici bir savaş olarak haklı çıkarmak istemiştir.El respinge însă afirmațiile conform cărora invazia germană a fost de fapt un atac preventiv.
Böylelikle 2011 yılından beri Maryse ilk maçına çıkacaktı.Anul 2011 a început foarte bine pentru Marius.
Volvo bunun üzerine ikinci bir basamak eklemeye razı oldu, böylelikle modeller S40 ve F40 oldu.A Volvo beleegyezett, hogy a egy második számjeggyel kiegészíti az addigit, így lett belőlük S40 és F40.
Böylelikle kuzeyde komünist, güneyde kapitalist rejim kurulmuş oldu.Keleten kommunista, nyugaton kapitalista rendszer alakult ki.
Böylelikle artık samuraylara ihtiyaç yoktur.Az ilyen harcosokat többé nem hívták szamurájoknak.
Böylelikle 16 parçadan oluşan büyük bir grubu geçindirmek, finanse etmek imkânsız bir hale geldi.Megnézzük, hogy van-e elég tizenhatos ahhoz, hogy egy nagyobb egységet képezzen.
Böylelikle bir tur oylama daha yapılması gerekti.Annyira, hogy be kellett küldeni ismét a biztonsági autót.
Böylelikle Charlotte'un döneminde Hildburghausen, "Küçük-Weimar" olarak anılır olmuştu.Hildburghausent ebben az időben „Kis-Weimar”-nak becézték.
Böylelikle 3. kohabitasyon dönemi başlamıştır.Ezzel megkezdődött az első kohabitáció.
Böylelikle yasal statülerini de değiştirmiş oluyorlardı.Ugyanekkor a bíróságokat is átszervezték.
Böylelikle Mesnevi, ilk kez tamamen ana dilinden İngilizce'ye tervüme edilmiş oldu.Neki köszönhetően a katalán nyelv először univerzális jelentőségűvé vált.
Böylelikle 14 yıllık Sosyalist cumhurbaşkanlığı son buldu.Ezzel a szociáldemokraták 12 éves kormányzása ért véget.
Böylelikle ilk adım atılmıştır.Az első lépés megvan.
Böylelikle, 1974 FIFA Dünya Kupası'na eski şampiyonlardan biri katılmamıştı.Az NDK egyetlen 1974-es világbajnoki részvételét nem számítják bele.
Böylelikle geleneksel Japon mimarisini 21. Yüzyıl estetiğine entegre etmeyi hedefledi.Vallott célja a japán építészeti hagyományok reinterpretálása a 21. század számára.
Böylelikle o da bir istiridye korsanı oluyordu.Igazgatója ekkor Szinvavölgyi Oszkár volt.
Böylelikle sorun ortadan kaldırılabilir.Igaz, ez a probléma könnyen kiküszöbölhető.
Böylelikle rezonans korunmuş olur.Az Arsenal ellen is védhetett.
Böylelikle Bursaspor tarihinin en genç forma giyen 5. futbolcusu oldu.Ezzel ő lett az ötödik legeredményesebb játékos a Juventus történetében.
Böylelikle 2011 yılından beri Maryse ilk maçına çıkacaktı.2011-től kezdve az első ilyen Mayotte.
Şam böylelikle Haçlılar istilasından kurtuldu.Mert a marsiak a galamb miatt ijedtek meg.
Böylelikle ayaklanma başlamış oldu.Ettől kezdve a felkelés hanyatlásnak indult.
Böylelikle deneysel bir pop kaydı yapmak istedim.Erre a célra egy kísérleti tananyagot is szerkesztett.
Böylelikle yağ sütün içine karışır.Ettől kicsapódik a vaj a tejfölből.
Matt, böylelikle kötü adam oldu.Ő lett a Vajákos ember.
Böylelikle Japonya'da en çok hasılat yapan 3. film olmuştur.Összességében az év 4. legjobban jövedelmező filmje volt Japánban.
Böylelikle bataryalar yüklenir.Az akkumulátorok feltöltött állapota kell hozzá.
Sorunları bilerek birbirine karıştırmak ve böylelikle istediğini elde etmek.Hazugságokkal áltatnak, hogy megkapják, amit akarnak.