Böylelikle Berlin şehri, Doğu'dan Batı'ya geçişin ana rotası haline geldi.Assim, Berlim tornou-se a principal via que os alemães orientais fugiriam para o Ocidente.
Böylelikle Charlotte iyi karaktere dönüştü.Parece que Leah achou o cara perfeito.
Böylelikle, var olmanın anarşisi olarak nitelendirilebilecek anarşizmin bir radikal biçimi ortaya çıkmıştır.A partir daí, uma forma radical de anarquismo se torna possível: o anarquismo do devir.
Böylelikle SAT probleminin NP-tam olduğunu göstermiş olduk.Claramentente vemos que esse problema é NP-difícil.
Böylelikle, ikincil cinsiyet özelliklerinin gelişimi başlatılır.Após a puberdade iniciam as diferenciações específicas do sexo.
Böylelikle masraflar iki büyük kuruluş tarafından üstlenilir.O montante restante foi emprestado por dois bancos.
Böylelikle 1999 tarihinde itibaren iki farklı mekanlarda tiyatro etkinlikleri düzenlenmeye başlandı.Depois, ele estrelou dois episódios de The Wonder Years em 1992.
Fakat Lara ormandaki gizli bir klübede saklanmak zorunda kaldı böylelikle Jüpiter onu bulamayacaktı.À Horn foi oferecido um lugar na Juilliard School, mas sua família não tinha condições de mandá-la para lá.
Böylelikle su dışarı sızamayacaktır.Sendo assim, a água pode desfazê-lo.
Böylelikle kulakçıklar ile karıncıkların aynı anda kasılması engellenir.No começo existirão mineradores e validadores atuando ao mesmo tempo.
Böylelikle komünistler ülkede aktif siyaset yapan tek özne haline gelirler.Se isso for verdade então as tartarugas são os únicos representantes vivos da ordem.
Böylelikle 15 yıllık kupa hasretine de son verdi.Era o fim de 15 anos de jejum do Ita.
Böylelikle piyasada dolar fazlalığı oluştu ve doların değeri düşürüldü.Ao final, entrega-se o dinheiro ao doleiro e o valor é transformado em dólares.
Böylelikle Almanya ikiye bölünmüştü.Hiermee was Duitsland in twee stukken verdeeld.
Böylelikle Bolivya, Büyük Okyanus kıyılarını kaybetmiş oldu.Hierdoor raakte Bolivia zijn toegang tot de Grote Oceaan kwijt.
Böylelikle onu dinlemek isteyenler için geniş bir mekânda konser vermiş olacaklardı.Daarna reisde hij rond, toespraken houdend tot wie luisteren wilde.
Yani gencin böylelikle Michael olmadığı anlaşılır.Toeval, volgens Michael.
Böylelikle ona ‘Dr. Yes’ olarak seslenilmiştir.Daarom wordt hij "The War Doctor" genoemd.
Talip böylelikle doğum ve ölüm çarkından kurtuluşa (mokşa) erecektir.En hij zal wederkomen in heerlijkheid om levenden en doden te oordelen.
Böylelikle albüm çıkarma fırsatı da elde etmiş oldu.Hierdoor kreeg ze de kans om een album op te nemen.
Böylelikle Saruman iki taraf tarafından yakalanmış ve hain olarak damgalanmıştı.Hiermee werd Saruman een dubbele verrader.
Böylelikle bir askeri topluluk haline gelmişlerdir.Zo was er een militaire samenleving ontstaan.
Böylelikle ilk kez, bir başbakanın çocuğu Japonya'da babası gibi başbakan oluyordu.Het is voor het eerst in de Japanse geschiedenis dat een zoon van een premier zelf ook premier wordt.
Böylelikle 13'üncü bölümde diziden çıkar.Daardoor verdwijnt hij van de 2e naar de 13e plaats.
Böylelikle, büyük bir aşkın temelleri atılmış olur.De grootste bronnen van vrees worden zodoende weggenomen.
Böylelikle Sudan, Mısır'ın kontrolü altına girdi.Deze tempel kreeg daardoor de controle over het zuiden van Egypte.
Böylelikle büyüklüğü yaklaşık kurt köpeği kadardır.Het dier was ongeveer ter grootte van een hond tot een luipaard.
Böylelikle Carrie ve Tommy balo kralı ve kraliçesi seçilir ve alkışlarla sahneye çıkarlar.Eenmaal op het bal aangekomen, worden Tommy en Carrie gekozen tot koning en koningin van het bal.
Gençlerbirliği böylelikle küme düşmekten kurtuldu.Daar moest Gençlerbirliği het opnemen tegen Beşiktaş.
Böylelikle film en maliyetli siyah beyaz film olma unvanını da kazanmış oldu.Daarmee zou de film lange tijd de duurste zwart-witproductie blijven.
Böylelikle toprağa yeniden bereket gelir.Dan zal de aarde weer perfect zijn.
Böylelikle iki Amy'yi aynı zaman akışına geçici olarak getirir.Dit gaat zover dat beide dames hun eigen aria gelijktijdig zingen.
İşte böylelikle sınava girebilir.Het examen ervoor kan al eerder afgelegd worden.
Böylelikle ilk adım atılmıştır.De eerste stap is gezet.
Böylelikle Dünya'da enerjisini güneşten sağlayan ilk havalimanı oldu.Het moet het eerste vliegtuig worden dat op zonne-energie de wereld rond vliegt.
Böylelikle insana yol gösterirler.Op deze manier zouden ze naar de juiste man worden geleid.
Böylelikle, ikincil cinsiyet özelliklerinin gelişimi başlatılır.De secundaire geslachtskenmerken ontwikkelen zich.
Böylelikle tahıl üretim maliyeti de artacaktı.Bovendien ging ook de grootte van de oogst achteruit.
Böylelikle hiçbir köpek eşit olarak görünmez.Niet elke hond is daarvoor even geschikt.
Böylelikle Chucky, tekrar hayata döner.Zo wordt Freddy opnieuw tot leven gewekt...
Böylelikle Avusturya ile beraberlik kuruldu.Oostenrijk werd hierin in het gelijk gesteld.
Böylelikle de i'tikadi mezhepler oluşmuş oldu.Daarbij werden de zijbeuken aangebouwd.
Böylelikle 2002-03 sezonunda hiç maça çıkamadı.Om deze reden speelde de club ook geen Europees voetbal in het seizoen 2002/03.
Böylelikle su dışarı sızamayacaktır.Hier wordt dan het water verwijderd.
Böylelikle Afganistan'da iç güvenlik sağlanmış olacaktı.Afghanistans eigen veiligheidsdiensten waren versterkt.
Böylelikle Hersek'te Müslümanlık yayılmaya başlamıştır.Hiertegenover staat dat ook in Jekaterinenburg de vreemdelingenhaat groeit.
Böylelikle Mahal kemerini korudu.Daarom verhuurt ze de zolderetage.
Böylelikle oraya kela mera yani yiğitlerin kalesi ismini almıştır.Hij vergrootte juist het kasteel van Namen.
Böylelikle maç six-pack challenge'a dönüştü.Het toernooi werd toen de Million Dollar Challenge genoemd.
Böylelikle her ikisinin de mazeretleri olacak ve şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Stel dat beide verdachten zwijgen.
Böylelikle ilk defa kendi isimlerini içeren bir televizyon programı yapmış oldular.In het kader daarvan werkte ze mee aan een tv-programma waardoor ze voor het eerst publieke bekendheid kreeg.
Böylelikle tekerlekler doğru dönüş hızına kavuşuyor.Op de rechte einden wordt snelheid gemaakt.
Böylelikle sanal dünya bir milyoner çıkarmış oldu.Onder deze omstandigheden is het Tong Lim gelukt van eenvoudige arbeider uit te groeien tot miljonair.
Böylelikle Aero Ae04 ortaya çıktı.De ontwikkeling ging verder in de Ae-04.
Böylelikle bunu her şeyin teorisi olarak açıklıyorum.Zoiets zou dan de theorie van alles genoemd worden.
Böylelikle şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.Aan verdachten is er geen gebrek.
Böylelikle çocuğun altına olan zaafını kontrol edeceklerdir.Hiervoor werd de bodem van het 'kind' ingekeept achteraan de toetsen.
Böylelikle araç hem düz, hem de otomatik vitesli olarak kullanılabilir.De snelheid kan zowel handmatig als automatisch geregeld worden.
Böylelikle yazışarak iletişim kurmaya başlar.Dan kan hij beginnen met zenden.
Vaseline markasının doğuşu böylelikle başlamış oldu.De vorming van de strandwal van Spaarnwoude begon ca.