Ana içeriğe geç
Sözlük

böylelikle ile cümle

böylelikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Binanın ana girişi kendini belli ediyor ve böylelikle nereden girileceğini anlayabiliyoruz.أخبرتهم بأن الباب الأمامي بالتأكيد سيكون مفتوحاً فتستطيع الدخول لبيتها .
Böylelikle yumruklar daha az hasar vermektedir.بينما كانت القناطر أقل تضررا.
Clary, Simon'ı gömmeye karar verir, böylelikle bir vampire dönüşebilecektir.وبهذا يكون السبيل الوحيد لإنقاذ سايمون بدفنه وتحويله إلى مصاص دماء.
Böylelikle şüpheli duruma düşmeyeceklerdir.ولا يشكون في أنهم في أيديهم .
Böylelikle sürücü her iki diferansiyeli ayrı ayrı veya ortaklaşa kilitleyebilir.أثناء تشغيل السيارة يكون من الممكن استخدام كلا المحركين بشكل متتابع متواز أو منفصل عن بعضهما.
Böylelikle, temiz ve düzenli bir şekilde bayram karşılanmaya çalışılır.الاحتفاء بالعيد بشكل جماعي ومنظّم.
Böylelikle yağ sütün içine karışır.يمكن تحويل الحليب بسهولة اٍلى لبن.
Talip böylelikle doğum ve ölüm çarkından kurtuluşa (mokşa) erecektir."وفاة خلدون المالح مخرج"صح النوم" و"مقالب غوار"".
Böylelikle onun Hayalet olduğu da açığa çıkar.إنماتبدو كأنها شبح.
Böylelikle de trenin merkezindeki hız, herhangi bir vagonun bireysel hızını geçmektedir.وتفوق سرعة القطار الكهربائي سرعة أي نوع آخر من القطارات.
Böylelikle Osmanlı cephesi tehlikeli bir duruma girmişti.وذلك في الوقت الذي كان فيه الغزاة في وضع خطير.
2006 yılında meclis başkanvekili olmuş ve böylelikle en genç başkanvekili unvanını üstlenmiştir.بدأت عملها كصحفية، وفي 2006 أصبحت أصغر نائب رئيس مجلس النواب الإيطالي.
Böylelikle, Kültür biliminde bir dönüm noktası oluşturulmuştur.وهذا بدوره سيعزز ثقافة البحث.
Böylelikle bataryalar yüklenir.عندئذ تلزم إعادة شحن البطارية.
Gençlerbirliği böylelikle küme düşmekten kurtuldu.رابطة شباب ميت غراب.
Böylelikle Türk Telekom bu sezonu lig üçüncüsü olarak bitirdi.قامت شبكة ستارز التلفزيونية بالإعلان ان الموسم الثالث هو الاخير من السلسة.
Böylelikle ona ‘Dr. Yes’ olarak seslenilmiştir.والسببُ في ذلك – كما يقول د.
Ceyhun böylelikle ilk Avrupa tecrübesini de yaşamıştır.لاقت أفينسيس كسابقتها نجاحاً بأوروبا.
Böylelikle çok para kazandı.فكسب بذلك مالا كثيرا.
Volvo bunun üzerine ikinci bir basamak eklemeye razı oldu, böylelikle modeller S40 ve F40 oldu.A Volvo concordou em incluir um segundo dígito e, portanto, seus modelos passaram a se chamar S40 e F40.
Böylelikle kölelik karşıtı sözleşmeler 50'den fazla Afrikalı ülkenin de imzasıyla kabul edildi.Os tratados anti-escravidão foram assinados com mais de 50 governantes africanos.
Styles, ayrıca sonraki hafta yapılan rövanş merdiven maçını kazandı ve böylelikle rekabet sona erdi.Styles também ganhou a revanche em um combate de escadas na semana seguinte, terminando assim a disputa.
Böylelikle Dhyana (Zen) Kasyapa'ya aktarılmıştır.Dhorasoo, porém, não entrou em campo.
Böylelikle MİB, ÖYY’nin 5.5 katı hızda çalışmaya ayarlanmıştır, yani 100 MHz × 5.5 = 550 MHz.Isto é, a UCP é ajustada para operar a 5,5 vezes a frequência do barramento frontal: 100 MHz × 5,5 = 550 MHz.
Böylelikle siyasi kariyeri sona erdi.A sua carreira política tinha acabado.
Böylelikle Yaşlılar Konseyi ile arasındaki barış bitti.Teve fim, assim, a parceria de Pena com o grupo.
Böylelikle kuşatma tamamlanmış oldu.O círculo estava então completo.
Böylelikle ilk adım atılmıştır.O primeiro passo estava dado.
Böylelikle sorun ortadan kaldırılabilir.Com isto o soluto pode ser completamente dissolvido.
Böylelikle 80 ya da 800 rakamını yazmak için on ya da yüz sembolü sekiz kez yazıldı.Por exemplo, para escrever o número 880 o símbolos de dez e cem eram escritos oito vezes, respectivamente.
Böylelikle ilk profesyonel karşılaşmasına Gönenspor formasıyla Göztepe karşısında çıkmış oldu.E voltou para disputar a sua primeira competição profissional.
Böylelikle, 2008'de başlayacak olan küresel malil kriz nedeniyle büyüme ılımlı hale geldi.Isso foi acentuado após a crise no mercado internacional iniciada em 2008.
Böylelikle, değerin "son" (marjinal) faydalıcılık teorisini izah ediyordu.Isso derrotaria o monstro utilitário "feliz" da utilidade média.
Böylelikle kötü efendileri vurmuş oluyorlar.Então os desgostos matam-no.
Böylelikle Yunanistan'daki bütün güç dengeleri altüst oldu.Toda a forma de Estado grego independente desapareceu então.
Böylelikle Altıntop ikizleri, yeniden bir araya geldi.Repentinamente, a harmonia dos doze mundos desfaz-se.
Böylelikle Chucky, tekrar hayata döner.Chucky está de volta!
Böylelikle üçlü beyin modeli olarak adlandırmıştır.O produto é chamado de modelo tridimensional.
Böylelikle kötü karaktere geçiş yapmış oldu.Infelizmente, eles estão passando por uma separação feia.
Böylelikle Miğfer Dibi Savaşı başlar.Raio: Começará um Minigame de Batalha.
Böylelikle, genel göreliliğin öngördüğü Evren, statik olmamalıdır – ya genişlemeli, ya da daralmalıdır.Deve-se tomar cuidado para não estender ou encurtar essa vibração - ela deve ser média.
Böylelikle gözden uzak olacaktı.No mais, sentia-se distante.
Böylelikle elektrik çarpmaları gibi durumlarda kuru tahtadan yararlanılabilir.Isto pode ser importante em aplicações como luzes de emergência.
Ceyhun böylelikle ilk Avrupa tecrübesini de yaşamıştır.Felipe Macedo vive a sua primeira experiência na Europa.
Böylelikle, f(z) = a0 olur ve teorem kanıtlanmış olur.Se L ( T i ) < L ( F ) {\displaystyle L(T_{i})<L(F)} , a teoria tem evidência para apoiá-la.
Asıl görüşlerini ve özenini ürüne yansıtan, böylelikle ürünü canlı hissettiren biri."Para colocar o seu pensamento real e seu cuidado em seu produto, pois ele parecerá vivo".
Böylelikle sınavlara giren tüm öğrencilerin diploma puanları saptanmış olur.Todos os alunos levaram seus exame de licenciamento.
Böylelikle 88 yıl aradan sonra Sümela Manastırı'nda yeniden ayin yapılmış oldu.Oitenta e quatro anos depois, o prédio foi elevado à categoria de rijksmonument.
Böylelikle Yıldızlar İttifakı da doğmuş olur.As estrelas nascem.
Böylelikle sanal dünya bir milyoner çıkarmış oldu.Para isso, passa-se por milionário.
Böylelikle "herkes" kişiliğine daha uyumlu hale gelmiştir.Até certo ponto, as chamadas são relacionadas com o “status” de cada indivíduo.
Böylelikle kalecilik yaşantısına başlamış oldu.Iniciou-se, então, o período de peregrinação de sua vida.
Böylelikle bu alandaki gücünü de göstermiş oldu.Também nesta posição mostrou o seu talento.
Böylelikle mucizeler yapabildi.Além disso, porém, ele realizava milagres.
Böylelikle Diplomatik Pasaport sahipleri toplamda 174 ülkeye seyahat edebilmektedirler.Os detentores de passaportes alemães podem visitar 176 países sem necessidade de obtenção de visto.
Böylelikle Hurûfî inancına göre Tanrı, kendi ismi olan "Allah"ı insanın yüzüne nakşetmiş bulunmaktadır.Criou, pois, Deus o homem à sua imagem, à imagem de Deus o criou; homem e mulher os criou. _______ a.
Sporcu böylelikle ilk katıldığı Avrupa şampiyonasında altın madalyayı almış oldu.Uhlig conquistou a primeira medalha de ouro do Campeonato Europeu.
Böylelikle onu dinlemek isteyenler için geniş bir mekânda konser vermiş olacaklardı.Ao fazer isso, eles esperavam atrair audiências mais amplas.
Böylelikle resim eleştirmenliğine ağırlık verdi.Finalmente, a obra trouxe a atenção da crítica.
Böylelikle Salesli Aziz Fransis Tarikatı resmen tanınmış oldu.Desse modo, a igreja de Santa Luzia teve o seu acesso facilitado.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod