bölme ile cümle

bölme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dedi ki, "Dünyada iki çeşit insan var, dünyadaki insanları ikiye bölenler ve bölmeyenler.""Sunt două tipuri de oameni în această lume, aceeia care împart lumea în două tipuri şi aceia care nu o fac."
Dedi ki, "Dünyada iki çeşit insan var, dünyadaki insanları ikiye bölenler ve bölmeyenler.""Мир делится на две категории людей: одни делят мир на две категории людей, а другие не делят".
Dedi ki, "Dünyada iki çeşit insan var, dünyadaki insanları ikiye bölenler ve bölmeyenler."Той каза, "Има два вида хора на света, тези, които разделят света на два вида и такива, които не го правят."
Dedi ki, "Dünyada iki çeşit insan var, dünyadaki insanları ikiye bölenler ve bölmeyenler.""У світі існує два типи людей: ті, які ділять світ на два типи, і ті, які цього не роблять".
Dedi ki, "Dünyada iki çeşit insan var, dünyadaki insanları ikiye bölenler ve bölmeyenler."הוא אמר, "ישנם שני סוגי אנשים בעולם, כאלה שמחלקים את העולם לשני סוגים וכאלה שאינם עושים זאת."
Dedi ki, "Dünyada iki çeşit insan var, dünyadaki insanları ikiye bölenler ve bölmeyenler."世界を二つに分ける人と そうしない人だ」 (笑)
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.A kolik skupin máme? Máme jednu skupinu. Pak máme zde druhou skupinu .
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.Also ist das beides das gleiche.
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.Bizonyos szinten, ezek ugyanazt jelentik.
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.D'une certaine manière, nous faisons la même chose.
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.I et eller andet omfang fortæller de her stykker altså det samme.
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.Într-un fel, acestea spun acelaşi lucru.
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.In wezen betekent dit hetzelfde.
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.그래서 어떤 점에서는 같은 것을 얘기하고 있습니다.
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.Multiplikation och division är alltså kopplade.
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.Quindi, a qualche livello, stiamo dicendo la stessa cosa.
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.Tak na nejakej úrovni, tieto hovoria to isté.
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.Κατά μία έννοια, αυτά λένε το ίδιο πράγμα.
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.Нека видим дали ще мога да го направя. Това е една група от по четири. Още една група от по четири.
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.وهذا نفس الشيئ
Demek ki çarpmak ve bölmek aslında bir noktada aynı şey.しかしもう少し頭のなかにしっかりと焼きつけるために,
Denklemin iki tarafını da eksi 13'e bölmeliyiz. .따라서 우리는 방정식의 양변을 모두 -13으로 나누어주어야 합니다.
Denklemin iki tarafını da eksi 13'e bölmeliyiz. .-13で割らなくてはいけません。 左側はどうなりますか?
Denklemin iki tarafını da eksi 13'e bölmeliyiz. .Akkor tehát az egyenlet mindkét oldalát el fogjuk osztani mínusz 13-mal.
Denklemin iki tarafını da eksi 13'e bölmeliyiz. .Nous allons donc devoir diviser les deux côtés de l'équation par moins 13.
Denklemin iki tarafını da eksi 13'e bölmeliyiz. .Quindi dobbiamo dividere entrambi i lati dell'equazione per -13.
Denklemin iki tarafını da eksi 13'e bölmeliyiz. .Takže budeme muset vydělit obě strany mínus 13.
Denklemin iki tarafını da eksi 13'e bölmeliyiz. .Takže budeme musieť vydeliť obe strany mínus trinástimi.
Denklemin iki tarafını da eksi 13'e bölmeliyiz. .To znaczy że dzielimy teraz obie strony równania przez minus 13.
Denklemin iki tarafını da eksi 13'e bölmeliyiz. .Vi skal altså dividere med minus 13 på begge sider af ligningen.
Denklemin iki tarafını da eksi 13'e bölmeliyiz. .Нека сега разделим двете страни на минус 13.
Denklemin iki tarafını da eksi 13'e bölmeliyiz. .Тому потрібно поділити обидві сторони рівняння на -13.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Azt mondja," ne szakítsa meg, "mondta Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Dice, 'No interrumpa'", dijo Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Dice: 'Non interrompere,'" ha detto Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Dit:" Ne l'interrompez pas, "a déclaré Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Diz," Não interrompa '", disse Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi. Hall, "Ben heerd'n," dedi."라고 '방해하지 마세요' 'Henfrey 고 말했다. "나는 heerd'n,"홀 고 말했다.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi. Hall, "Ben heerd'n," dedi."يقول :" لا يقطع "،" وقال Henfrey. "أنا heerd'n" ، وقال هول.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi. Hall, "Ben heerd'n," dedi."そして、においを嗅ぐ、"Henfreyは言った。
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Hovorí," Neprerušujte, "povedal Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Katanya, 'Jangan mengganggu,'" kata Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Mówi," Nie przerywaj, "powiedział Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Nói," Không ngắt lời, '"Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Pravi," ne prekine, '"je dejal Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Říká," Nepřerušujte, "řekl Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Säger," inte avbryter ", säger Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Sagt:" Unterbrechen Sie nicht, "sagte Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Sanoo," Älä keskeytä ", sanoi Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Spune," Nu intrerupe ", a spus Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Zegt, 'Doe interrupt niet," zei Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Λέει," Μην διακόπτετε, '", δήλωσε ο Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Говорит:" Не мешайте, "сказал Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Каже:" Не заважайте, "сказав Henfrey.
"Diyor ki 'bölmeyin' Henfrey söyledi."Казва:" Не прекъсвайте ", каза Henfrey.
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.Jedním ze nejběžnějších způsobů dělení světa je na ty kdo věří a ty kdo nevěří. Na věřící a ateisty.
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.Jednym z najprostszych podziałów świata jest ten na wierzących i niewierzących, ludzi religijnych i ateistów.
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.세상을 둘로 나누는 가장 통상적인 방법의 하나는 믿는 사람과 믿지 않는 사람
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.Una de las formas más comunes de dividir al mundo es en creyentes y no creyentes, en religiosos y ateos.
Dünyayı bölmenin en yaygın biçimi inananlar ve inanmayanlar, dindarlar ve ateistler olarak bölmek.Un mod obișnuit de a împărţi lumea este în cei ce cred şi cei care nu cred -- în credincioşi şi atei.
İlgili Sayfalar