bölgeyi ile cümle

bölgeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu dağlar bölgeyi ikiye ayırır.Pohoří lze rozdělit na dvě části.
Genel olarak o bölgeyi dört satraplığa ayırmışlardı.Postupně bylo území rozděleno na čtyři fojtství.
1967 yılında gerçekleşen, Altı Gün Savaşı'nda bölgeyi İsrail işgal etti.Po šestidenní válce v roce 1967 území okupoval Izrael.
Charles Darwin'in 1835'te bölgeyi ziyaret etmesi adalara dünya çapında ün kazandırdı.Roku 1833 se ve zdejším přístavu zastavil Charles Darwin na své cestě kolem světa.
Macaristan bu bölgeyi işgal etti.V opačném případě by bylo Maďarsko podrobeno plné okupaci.
Her çift birlikte kendilerine ait bölgeyi savunur.V době hnízdění pak páry obhajují svá teritoria.
İlk olarak Narok Ülke Konseyi (NCC), rezerv yönetimi bölgeyi devralmıştır.Nahradila původní Radu hrabství Londýn (LCC), která spravovala daleko menší oblast.
Bu yük, iki bölgeyi geliştirir.Jeho děj se rozvíjí ve dvou částech.
1992-1993 Gürcistan-Abhazya çatışması sebebiyle çoğu Yahudi bölgeyi terketti veya çıkarıldı.Po válce v letech 1992–1993 byla většina Gruzínců z Abcházie vyhnána.
13. yüzyılın başlarında İkinci Bulgar İmparatorluğu bölgeyi ele geçirdi.La începutul secolului al XIII-lea, un Imperiu Bulgar revitalizat a cucerit regiunea.
Koruma alanı, 6 km2 korunan alan ve 5.4 km2'lik bir tampon bölgeyi kapsamaktadır.Rezervația cuprinde 6 km² de arie protejată și o zonă-tampon de 5,4 km².
Osmanlı kaynakları ise daha geniş bir bölgeyi içine alarak toplam 9.100 ölüden bahsediyor.O sursă daneză contemporană vorbește despre un total de 9.300 de morți.
Aşiret çatışmalarında bölgeyi terk ederek doğuya gitmiştir.S-a întors către est și a ieșit din zona de conflict.
1018 yılında Bizans bölgeyi geri aldı.A fost recucerită de către bizantini în 1018.
Çünkü; önemli bir bölgeyi kaybetmişlerdi.Így viszont nagy területeket veszített el.
Bu dağlar bölgeyi ikiye ayırır.A hegység két részre osztható.
Kedilerin çoğunluğu gibi doru vaşak da yaşadığı bölgeyi belirler ve yalnız yaşar.Mint a legtöbb macskafaj, ez is magányosan él.
Böylece İttifak Devletleri bölgeyi kendi kontrolleri altına almaya başladı.Szerintük ekkorra már a teljes városközpont az ő ellenőrzésük alá került.
Bölgeyi geri alma girişimleri başarılı olmamıştır.Az elvesztett területek visszahódítása nem volt elegendő.
Ancak İngilizler zengin petrol yataklarının bulunduğu bölgeyi bırakmaya yanaşmıyorlardı.Az angolok sem szerettek volna lemaradni az újonnan felfedezett területek gazdagságának kiaknázásában.
Yuvayı çiftler birlikte yaparlar ve etrafındaki geniş bir bölgeyi korurlar.A párok legtöbbször messze fészkelnek egymástól, s mindegyik pár kiterjedt territóriumot védelmez.
Benzer bir şekilde bölgeyi temsil eden senatör bulunmamaktadır.3. Én nem akarok igazgató lenni egy számomra ismeretlen területen.
ICI' nin kalan son parçası bölgeyi 2006' da terk etti.Az együttes legutóbbi kiadványa a 2006-os A megtörtek földjén EP.
Her bir bölgeyi farklı birer mafya ailesi yönetir.Minden család fölött uralkodik a Nagy Fészek.
Sansargiller neredeyse hep yalnız yaşarlar ve kendilerine sahip edindikleri bölgeyi titizlikle savunurlar.A szövetséges hím gepárdok sokkal sikeresebben védik és tartják meg területüket, mint ha egyedül élnének.
“Karakeçili” aşireti bir müddet bu bölgeyi “yaylak” olarak kullanır.Ezt a jellemzést azon a szinten adhatjuk meg összetétellel, amilyen szinten „szétszedjük” az anyagokat.
Geniş bir bölgeyi yakıp yıktı.Purkaus autioitti laajan alueen.
Jelgava kenti bölgeyi iki farklı alt bölüme ayırır.Tampereentie jakaa kaupunginosan kahteen hyvin erilaiseen alueeseen.
İspanya'nın 1976'da Batı Sahra'dan çekilmesinin ardından Fas ve Moritanya bölgeyi aralarında paylaştılar.Mauritanian vetäydyttyä Länsi-Saharasta vuonna 1976 Marokko liitti itseensä myös alueen eteläisen osan.
Her çift birlikte kendilerine ait bölgeyi savunur.Ryhmä puolustaa omaa aluettaan yhdessä.
Sırplar bölgeyi terk etmişlerdir.Dragonit piilottivat itsensä maailmasta.
Bu dağlar bölgeyi ikiye ayırır.Vuoristo jakaa osavaltion kahtia.
Deniz ismini 1821 yılında bölgeyi keşfeden Amiral Fabian Gottlieb von Bellingshausen'dan alır.Alue on nimetty löytäjänsä Fabian Gottlieb von Bellingshausenin mukaan, joka saapui alueelle vuonna 1821.
Isırılan bölgeyi kesmeyin.Älä riko pintaa.
Te Whanganui-a-Tara adı Wellington Limanı'nın olduğu bölgeyi anlatır ve Büyük Tara Limanı anlamına gelir.Το Te Whanganui-a-Tara αναφέρεται στο Λιμάνι του Ουέλλινγκτον και σημαίνει "το μεγάλο λιμάνι του Τάρα".
Macaristan bu bölgeyi işgal etti.Ο Ταμερλάνος κατέκτησε την περιοχή.
Timur, bu bölgeyi Germiyanlılar'a bırakarak ayrılmıştır.Στα ανατολικά, το κράτος ερημωνόταν από τους Σελτζούκους.
Bölgeyi ziyaret etmek isteyen Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerine izin verilmedi.Δεν επιτράπηκε στον επικεφαλής των παρατηρητών της ΕΕ να έρθει στη χώρα.
1795 yılında Dük Peter von Biron, bölgeyi Rus ordusuna dayanamayarak Rus İmparatorluğu'na teslim oldu.Το 1795, ο τελευταίος δούκας, Peter von Biron, παραχώρησε το δουκάτο στη Ρωσική Αυτοκρατορία.
Cüceleri dağdan kovan ejderha iki yüzyıl boyunca bölgeyi elinde tuttu.Το χιόνι και ο άνεμος κράτησε τους δύο ορειβάτες στο Νότιο Πέρασμα για δύο μέρες.
Çünkü; önemli bir bölgeyi kaybetmişlerdi.Κατόρθωσαν να απελευθερώσουν σημαντικά εδάφη .
Romalılar bu bölgeyi şifa müessesesi olarak kullanmışlardır.Οι Ρωμαίοι χρησιμοποίησαν το νησί ως τόπο εξορίας.
Basit anlamda Yunan tarihçileri bu bölgeyi anmak için bu ismi kullanmışlardır.Οι ακόλουθες μεγάλες πόλεις πήραν ελληνικά ονόματα κατά τη διάρκεια αυτής της περιόδου.
Senato 26 eyaleti ve federal bölgeyi temsil ederler.Senatet repræsenterer de 26 delstater og det føderale distrikt.
Bu da bölgeyi İskandinavya'nın en eski kenti yapmaktadır.Dette gør den til den ældste by i det nordlige mexico.
Mareşal Konev, 21. Ordu bölgeyi kuzeyden kuşatırken 59. ve 60. Orduların cepheden ilerlemeleri emrini verdi.Konev gav 59. og 60. armé ordre til at rykke direkte frem, mens 21. armé omringede området nordfra.
Fransızlar bölgeyi yeniden ele geçirdiler ancak savaş kesin bir sonuç vermedi.Franskmændene svarede omsider igen, men ikke effektivt.
Fas bölgeyi kendi toprağı olarak görmektedir.Jordområde opfattet som territorium.
Kosok 1948'de araştırmayı bıraktığında, Reiche işe devam ettirmiştir ve bölgeyi haritalamıştır.Da Kosok rejste hjem igen i 1948, fortsatte hun arbejdet og fik efterhånden kortlagt hele området.
Dolayısıyla geri çekilmekte olan Alman kuvvetleri, bu bölgeyi korumak için buraya yöneldiler.Tyske soldater som ventede på hjemsendelse, tog sig af stedet.
Yazar bölgeyi iyi bilmekteydi.Disse forfattere var alment kendte.
Bir kez atılım gerçekleştirilebilirse, daha hızlı olan T-34 tankları bölgeyi devralabiliyordu.Og behovet for en kampvogn der kunne nedkæmpe T-34 var højt.
Bölgeyi geri alma girişimleri başarılı olmamıştır.Senere forsøg på at genetablere gruppen er slået fejl.
Bu ilçenin adı 1609'da bölgeyi keşfeden Henry Hudson'dan gelmektedir.Floden fik sit navn efter englænderen Henry Hudson som udforskede floden for hollænderne i 1609.
Te Whanganui-a-Tara adı Wellington Limanı'nın olduğu bölgeyi anlatır ve Büyük Tara Limanı anlamına gelir.Te Whanganui-a-Tara viser til Wellingtons havn og betyr "den store havnen til Tara".
Bu da bölgeyi İskandinavya'nın en eski kenti yapmaktadır.Dette gjør den til den eldste byen nord i Mexico.
Kosok 1948'de araştırmayı bıraktığında, Reiche işe devam ettirmiştir ve bölgeyi haritalamıştır.Da Kosok forlot Peru i 1948 fortsatte hun arbeidet med å kartlegge området.
Fransızlar bölgeyi yeniden ele geçirdiler ancak savaş kesin bir sonuç vermedi.Franskmennene svarte omsider igjen, men ikke effektivt.
Macarlar 10ncu yüzyıl başlarında bölgeyi ele geçirdiler.Magyarene befolket området i begynnelsen av det 10. århundre.
Bölgeyi iki il (Eure ve Seine-Maritime) paylaşmaktadır.Regionen besto av departementene Eure og Seine-Maritime.
İlgili Sayfalar