Ana içeriğe geç
Sözlük

bölgeyi ile cümle

bölgeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece İttifak Devletleri bölgeyi kendi kontrolleri altına almaya başladı.Entretanto os comunistas aumentavam o território sob o seu controlo.
Sırplar bölgeyi terk etmişlerdir.Nesse contexto, os franciscanos abandonaram a região.
Birçok yerde aynı bölgeyi paylaşırlar.Todos nós compartilhamos o mesmo espaço.
1018 yılında Bizans bölgeyi geri aldı.Recuperou os territórios de Lothian em 1018.
Yazar bölgeyi iyi bilmekteydi.De auteur moet dan ook het eiland zelf goed gekend hebben.
Bu iki bölge birlikte 9. bölgeyi oluşturur.Beide delen worden met elkaar verbonden door de N9.
Bu da bölgeyi İskandinavya'nın en eski kenti yapmaktadır.De stad geldt als oudste stad van Scandinavië.
Birleşik Krallık ayrıca Sykes-Picot Antlaşması ile bölgeyi Fransa ile paylaşmıştı.In het Sykes-Picotverdrag verdeelden ze het gebied onderling met de Fransen.
Her kabile bir bölgeyi yurt edinmiş ve her biri birbirinden ayrılmıştır.Elke landstreek heeft (had) zijn plaatselijke kleur of toon.
Bu bölgeyi gezen ilk İngiliz kolonicisi oldu.Hij was de eerste Engelse bisschop die deze verre reis ondernam.
Hanedan Akadların izinden giderek bütün bölgeyi kontrol altına almak istemiştir.Hud wil via juridische stappen de controle krijgen over de hele ranch.
Romalılar ise bu bölgeyi Kavkasus olarak adlandırmıştır.De Grieken noemden dit gebied Casia.
İlçenin bulunduğu bölgeyi Romalılar Akhilleion diye adlandırmaktadır.Volgens de Romeinen was dat het gebied van de Iceni.
Kısa süre içinde İzmit'e kadar olan bölgeyi el geçirdiler.Hierna zonderde hij zich een tijdje af naar het eiland Ischia.
Bu yük, iki bölgeyi geliştirir.Deze formatie omvat twee zones.
Günümüzde, Celile ismi, İsrail'de Karmel Dağı'nın kuzeydoğusundaki bölgeyi kastetmek için kullanılır.De huidige naam Karmelenberg heeft betrekking op de berg Karmel in het noordwesten van Israël.
Alman kuvvetleri, bu bölgeyi ne pahasına olursa olsun elde tutmaya çalıştılar.De Noordelijken wilden deze stad koste wat het kost innemen.
Kaşif Frederick Thomas Green 1850'lerde bölgeyi ziyaret eder.In de eerste jaren na 1850 bezocht ook Frederick Thomas Green het gebied.
Bölgeyi geri alma girişimleri başarılı olmamıştır.Pogingen het project te hervatten haalden niets uit.
Dağ yamaçlarındaki buzulların bulundukları bölgeyi aşındırması sonucunda oluşan çukurluklardır.De paarden zijn zeer vast ter been in het bergachtige gebied waar zij vandaan komen.
Takip eden 7 yıllık zaman diliminde bölgeyi 3 kere daha inceledi.Deze lijn werd in de jaren daarna in de Haagse regio gevolgd door zeven andere.
Bu az bilgi, bölgeyi ziyaret eden seyyahlardan gelmektedir.Dit soort verhalen zijn mogelijk afkomstig van reizigers die het betreffende gebied hadden bezocht.
17. yüzyılda İsveç'in bölgeyi ele geçirmesinden sonra bu lisan bölgede işitilmeye başlamıştır.Ze verschenen in de 17e eeuw na de Zweedse verovering van het gebied.
Bryansk bölgesinde Sovyet partizanları cephe gerisinde büyük bir bölgeyi kontrolleri altında tutmaktaydı.W regionie Briańska partyzanci kontrowali duże obszary znajdujące się za linią frontu.
Hemen arkasından tüm bölgeyi incelediler ve 1983 yılında boşluğun varlığını doğruladılar.Obecność pustki potwierdzili w 1983 roku, gdy dokonali przeglądu całego regionu.
Şubat Devrimi'nden sonra Rusya Geçici Hükûmeti bölgeyi yönetmek için Özel Transkafkasya Komitesi'ni kurdu.Po rewolucji lutowej, Rząd Tymczasowy utworzył Specjalny Komitet Zakaukaski do administrowania tym regionem.
Yazar bölgeyi iyi bilmekteydi.Sowieci dobrze wiedzieli o tym.
Her çift birlikte kendilerine ait bölgeyi savunur.Oba ptaki z pary bronią swego terytorium.
Mayıs 2001'de, kar amacı gütmeyen Mara Koruma Mara Triangle yönetimi bölgeyi resmen devraldı.W 2001 roku Mara Triangle przeszedł pod zarządzanie organizacji non-profit Mara Conservancy.
1018 yılında Bizans bölgeyi geri aldı.W 1018 r. zostało podbite przez Bizancjum.
Yuvayı çiftler birlikte yaparlar ve etrafındaki geniş bir bölgeyi korurlar.Dwa ringi stoją obok siebie i są otoczone wielką klatką.
Te Whanganui-a-Tara adı Wellington Limanı'nın olduğu bölgeyi anlatır ve Büyük Tara Limanı anlamına gelir.På maori har staden två namn, Te Whanganui-a-Tara syftar på Wellingtons hamn och betyder "Taras stora hamn".
İlçenin bulunduğu bölgeyi Romalılar Akhilleion diye adlandırmaktadır.Det råder oenighet om ön som romarna såg var Shetland.
Kosok 1948'de araştırmayı bıraktığında, Reiche işe devam ettirmiştir ve bölgeyi haritalamıştır.När Kosok lämnade Peru 1948 fortsatte hon arbetet med att kartlägga området.
Şatoda bir derebeyi oturuyormuş ve tüm bölgeyi de buradan yönetiyormuş.Hon bor i Borgen och regerar därifrån hela staden.
Bu iki bölge birlikte 9. bölgeyi oluşturur.Ett av dessa områden är District 9.
Rhone nehrinin kıyılarına geldiğinde Scipio, Hannibal’in çoktan bölgeyi geçtiğini fark etmiştir.När Scipio går norrut utmed Rhônes högra strand får han veta att Hannibal redan har hunnit korsa floden.
Genel olarak o bölgeyi dört satraplığa ayırmışlardı.Detta distrikt var indelat i fyra zoner.
Kedilerin çoğunluğu gibi doru vaşak da yaşadığı bölgeyi belirler ve yalnız yaşar.Som hos de flesta kattdjur lever individerna ensamma och har ett utpräglat revir.
1967 yılında gerçekleşen, Altı Gün Savaşı'nda bölgeyi İsrail işgal etti.Området ockuperades av Israel under sexdagarskriget 1967.
Çünkü; önemli bir bölgeyi kaybetmişlerdi.В результаті було втрачено важливе місто Іцюе.
Senato 26 eyaleti ve federal bölgeyi temsil ederler.Бразилія поділяється на 26 штатів і федеральний округ.
1943'te Sovyetler bölgeyi geri alır.1943 радянські війська повернулися в село.
Bu ilçenin adı 1609'da bölgeyi keşfeden Henry Hudson'dan gelmektedir.Річку названо на честь Генрі Гудзона, котрий відкрив у 1609 гирло річки.
Alman kuvvetleri, bu bölgeyi ne pahasına olursa olsun elde tutmaya çalıştılar.Німецьке командування прагнуло утримати його за будь-яку ціну.
Ne var ki, Fransızların bölgeyi yerleşime açma çabaları başta sonuç vermedi.Для французів це також служило підставою не починати наступальних дій.
Almanlar bölgeyi terk edene kadar burada kaldı.До кінця війни з міста виїхали німці.
Bu da bölgeyi İskandinavya'nın en eski kenti yapmaktadır.Вважається за найстаріше місто в Норвегії.
İspanya'nın 1976'da Batı Sahra'dan çekilmesinin ardından Fas ve Moritanya bölgeyi aralarında paylaştılar.Колонія Іспанії Західна Сахара в 1976 р. була розділена між Марокко та Мавританією.
Böylece İttifak Devletleri bölgeyi kendi kontrolleri altına almaya başladı.Це сталося коли Сполучені Штати розпочали тестування власних систем.
Romalılar ise bu bölgeyi Kavkasus olarak adlandırmıştır.Казахи досі так називають цю місцевість.
Kendine ait bölgesine çok önem verir ve bu bölgeyi savunur.Він продовжує виступати за свою країну й в цьому союзі.
Her iki mavi şerit ise bölgeyi çevreleyen Karayip Denizi'ni ve Pasifik Okyanusu'nu ifade etmektedir.Дві зовнішні сині смуги символізують Тихий океан та Карибське море.
Hızlı olarak belli bir bölgeyi ısıtabilir.Тоді можна набагато ефективніше обігрівати кімнату.
O, bu bölgeyi avucunun içi gibi bilir.Він знає околицю як свої п'ять пальців.
Bölgeyi iki il (Eure ve Seine-Maritime) paylaşmaktadır.Skládal se ze dvou departmentů (Eure a Seine-Maritime).
Mississippi kültürü Mississippi Nehrinin etrafındaki bölgeyi Kolomb öncesi dönemde etkisi altına almıştır.Mississipská kultura ve své době dominovala celé oblasti řeky Mississippi.
Alman piyade harabiyet ateşi ile bölgeyi temizlemediğinde topçu desteği talep edildi.Německé pěchotě se nepodařilo vyčistit prostor z minometné palby, byla vyžádána dělostřelecká podpora.
Bölgeyi bilmeyen gemiler bu yüzden karaya oturabilir.Námořníci z takto označených lodí nesměli v přístavu chodit na břeh.
Bu ilçenin adı 1609'da bölgeyi keşfeden Henry Hudson'dan gelmektedir.Byla pojmenována podle Henry Hudsona, který v roce 1609 objevil její ústí.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod