bölgeye ile cümle
bölgeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu bölgeye, Galaktik Yaşanabilir Bölge denir.Ha introdotto il concetto zona galattica abitabile..
Bölgeye ilk yerleşen Avrupalılar İsveç ve Hollanda'dan gelmişlerdi.I primi europei ad addentrarsi nel territorio dell'odierna contea furono i coloni svedesi e finlandesi.
Diğer ülke vatandaşları ise bu altı bölgeye dağılmış durumda.La regione si suddivide in 6 province.
Bölgeye ismini Allegheny nehri vermiştir.Il nome deriva dal fiume Allegheny.
Karardan sonra bölgeye 124 ağ kafes kurulmuştur.Nel territorio comunale si trovavano 124 unità edificate.
Kabil Nehri, bölgeye ve Kabil kentine adını vermiştir.Il nome fu dato al fiume, alla città e al lago.
Sol kanatta bulunan filler Sezar'ın merkezine, Lejyon V Alaudae'nin bulunduğu bölgeye saldırmıştır.Il lato sinistro degli elefanti attaccò il centro dei Cesariani, dove era posta la V legione.
Her alan adı bir veya daha fazla yetkilendirici ad sunucusunun görev yaptığı bir bölgeye dahildir.Quest'ultimo attribuisce ad uno o più dei sostituti le funzioni di procuratore nazionale antimafia aggiunto.
Bölgeye Avrupalıların ilk yerleşimi 16. yüzyılın başlarında olmuştur.I primi ebrei si insediarono nella città all'inizio del XVI secolo.
Preparat kıllı bölgeye günde iki kez uygulanır.Inoltre, è indicato eseguire l'allenamento coi pesi almeno 2 volte a settimana.
Kamerun toplamda on adet bölgeye ayrılmış konumdadır.Nell'area di Cambrai furono raccolte 10 divisioni.
Orta Çağ kenti, 60 hektarlık bir alana ve 300 hektarlık bir tampon bölgeye sahiptir.La villa anticamente era corredata di un ampio parco di 60 ettari di superficie.
Hitler cepheden uzaklaştığı anda arkadaşlarının olduğu bölgeye bomba düşer ve arkadaşlarının hepsi ölür.Mentre Lin esce di casa una bomba scoppia nell'abitazione e la sua amica muore.
Romalılar yaklaşık 450 yıl bölgeye hakim olmuşlardır.Римляне управляли областью около 400 лет.
Far Cry'daki arazi bölgeden bölgeye fazlasıyla değişiyor.Ландшафт в Far Cry довольно разнообразен.
Ana madde: Alman mutfağı Alman mutfağı, bölgeden bölgeye farklılık göstermektedir.Немецкая кухня — кухня народов Германии, варьируется от региона к региону.
Avustralya'nın toplam şarap üretiminin yarısından fazlası bu bölgeye aittir.Более половины всех австралийских вин производятся здесь.
İnkalar bölgeye geldiklerinde Tiwanaku'yu terk edilmiş bulurlar.Придя туда, легионеры находят его заброшенным.
6 doğal bölgeye ayrılır;Подразделены на два природных ареала.
2018 seçimlerinde 3 bölgeye ayrılmıştır.На выборах в 2018 году она получила 4 места.
Afrika ülkesi Kamerun idari yönetim bölgesi olarak 10 bölgeye ayrılmıştır.Стандарт охватывает 10 регионов Камеруна.
Roma yerleşimlerinden çok önce, Yunan seyrüsefercileri daha sonra Provence olacak bölgeye yerleşmişti.Задолго до римских поселений, греческие навигаторы колонизировали то, что теперь называется Провансом.
Guyana idari açıdan on bölgeye ayrılmıştır.Гайана подразделяется на 10 регионов.
Yerleşimin Türkleri'in bölgeye gelmesinden önceki dönemine ait tarihi bilgi henüz bulunmamaktadır.Однако неизвестно, были ли здесь до прихода русских сколь-нибудь постоянные поселения.
Somali mutfağı bölgeden bölgeye değişiklik gösterir ve farklı mutfak etkilerinin bir karışımı gibidir.Кухня Сомали изменяется от области до области, и она охватывает различные стили кулинарии.
‘Alın yaralıları, getirin güvenli bölgeye ve biz buradan hemen onları hastaneye götürelim’ deniyor.Мы понимаем, ты болен, мы отвезём тебя в больницу».
Merkezi bölgeye iki dev eliptik gökada, NGC 4874 ve NGC 4889 hakimdir.В центре скопления находятся две сверхгигантские эллиптические галактики NGC 4874 и NGC 4889.
Orta Çağ kenti 75 hektarlık bir alana ve 200 hektarlık bir tampon bölgeye sahiptir. ^Средневековый город имеет площадь 75 га и в охранной зоне на 200 га.
Avrupa dört bölgeye ayrılmaktadır: Batı, Doğu, Kuzey ve Güney.Страны Европы делятся на четыре региона: Западный, Восточный, Северный и Южный.
Ancak söz konusu tümenlerin bölgeye ulaşması 8 Ağustos akşam saatlerinde ancak gerçekleşebilmişti.Из-за непогоды все смогли возвратиться только 8 мая.
Sol kanatta bulunan filler Sezar'ın merkezine, Lejyon V Alaudae'nin bulunduğu bölgeye saldırmıştır.Слоны левого фланга атаковали центр войска Цезаря, где находился Пятый легион Жаворонков.
Bunun için Krimehild Siegfried’in elbisesinin üzerine, tam o bölgeye bir haç diker.Кримхильда обещает отметить это место крестиком на одежде Зигфрида.
Enfeksiyonun bulunduğu bölgeye göre farklı farklı belirtiler olabilir.Вместо показательной зависимости могут быть другие зависимости.
Kaypak yemeği de bölgeye has diğer bir tattır.Единственным спасением была откочевка в другую местность.
Bu durum, Hindistan’da bölgeden bölgeye farklılık göstermektedir.Всё это варьируется от региона к региону.
Bölgeye giden tek yolu kapatan Glaber ayaklanmacıları kuşatarak açlıktan öldüreceğini düşünür.Таким образом, Глабр собирался подождать, пока голод не заставит мятежников сдаться.
Bunun üzerine bölgeye 3 silahlı adamını gönderir.Мы посылаем на его защиту три броневика».
Matka Kanyonu, kimisi bölgeye özgü olan pek çok bitki ve hayvan türünün yuvasıdır.Каньон Матка служит домом для разнообразных растений и животных, некоторые из которых является краснокнижными.
Zamanla daha kuzeydeki bölgeye de protektora statüsü verildi.Также в северной части часто встречалась белка.
Diğer köyler bu iki bölgeye bağlı mezralardı.Между этими двумя зонами располагались смешанные селения.
Temmuz 2011'de Málaga'nın futbol direktörlüğüne gelerek doğduğu bölgeye döndü.В июле 2011 года вернулся в родной регион и стал директором в «Малаге».
Bir süre sonra Mario da bölgeye ulaşmıştır.В ту секунду, когда она уже достигла земли.
İsyanı bastırmak için bölgeye kuvvet gönderildi.Для подавления восстания были направлены войска.
Kafkas ticaretçiler bölgeye ilk olarak 1854 yılında geldiler.Первые белокожие колонисты прибыли сюда в 1854 году.
Tecrübeyle sabit bilgilere göre misyonerlerin bölgeye varışından önce kabilenin tamamı animistti.В конце концов был замечен мусор, как только вся команда проснулась.
TARDIS, karlı bir bölgeye varmıştır.ТАРДИС прибывает на заброшенный звездолёт.
Merkezden her bölgeye gönderilen imar meclisleri çalışmaya başladı.Начинаются погони по всему зданию студии.
İstanbul'dan birçok iş adamı hafta sonları av için bölgeye gelmektedirler.Многие состоятельные иорданцы специально приезжают в Акабу провести выходные.
Günümüzdeki Galler bölgesindeki ilk yerleşimciler bölgeye Buzul Çağı'nın sonuna doğru gelmişlerdir.Люди заселили территорию нынешнего Уэльса в конце последнего ледникового периода.
1960 ve 1970'li yılların ortalarında bölgeye nispeten yapılan değişiklik, camilerin genişletilmesi olmuştur.В 1960—1970-е годы было изменено направление русла, когда для него прорыли канал.
Stalin'in yönetimi sırasında bu heykel kaldırıldı ve Kamo'nun kalıntıları başka bir bölgeye taşındı.Ещё при сталинском правлении останки Камо и памятник были перенесены в другое место.
Çok sayıda Romalı bölgeye yerleşti.Также были окружены многие румынские части.
Saldırının gerçekleştiği bölgeye yakın bir parkta da 28 sivil vatandaş hayatını kaybetti.На фронтах Великой Отечественной войны погибли 28 жителей деревни.
Sadece doğuda, Şili'nin hak iddia ettiği bölgeye dokunur.На часть территории претендует Чили.
Tarihi coğrafyada bölgeye Frigya da denilmektedir.История района, Морозовск помнит.
Ancak, bu değişiklik kişiden kişiye değil bölgeden bölgeyedir.Эти шансы зависят от конкретной страны, а не от региона.
Dolmenlerin büyüklükleri bölgeye ve varolan materyalin durumuna göre değişir.Как и в Doom, дизайн уровней меняется по мере развития сюжета.
Fakat çoğu bölgeye hiç yağmur yağmadı.ومع ذلك، في معظم المواقع، حدث لا المطر.
Hazarların Orta Asya'dan bu bölgeye gelmelerinin tarihi kesin olarak bilinmemektedir.ولا يعرف على وجه التحديد تاريخ قدوم الخزر من آسيا الوسطى إلى تلك المنطقة.
Onların da saraya yaptığı baskı neticesinde bölgeye bir araştırma heyeti gönderildi.ونتيجة لضغطهم على السرايا أرسلت هيئة بحث للمنطقة.
İlgili Sayfalar