bölgesel ile cümle
bölgesel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Beynin bir bölgesinde gerçekleşen bu güç kesintisi, bölgesel bir elektrik kesintisine benziyor.Это похоже на перебой в подаче энергии отдельной области мозга, местный перебой в питании.
Beynin bir bölgesinde gerçekleşen bu güç kesintisi, bölgesel bir elektrik kesintisine benziyor.כחולים עד שהם מושבתים לחלוטין. זה מקביל להפסקת חשמל באזור מסויים של המוח,
Beynin bir bölgesinde gerçekleşen bu güç kesintisi, bölgesel bir elektrik kesintisine benziyor.هذا مماثل لانقطاع الكهرباء في منطقة في الدماغ، انقطاع كهربائي موضعي
Beynin bir bölgesinde gerçekleşen bu güç kesintisi, bölgesel bir elektrik kesintisine benziyor.脳の領野における部分的な停電です アルツハイマー病の患者は
Bir diğer önemli oranı da uyum, yani bölgesel ve sosyal kalkınma için yapılan harcamalar oluşturmaktadır.Egy másik jelentős tétel a szociális és regionális fejlesztésre szánt kohéziós kiadások.
Bir diğer önemli oranı da uyum, yani bölgesel ve sosyal kalkınma için yapılan harcamalar oluşturmaktadır.L’AUDIT DE LA GESTION DES FONDS PUBLICS
Bir diğer önemli oranı da uyum, yani bölgesel ve sosyal kalkınma için yapılan harcamalar oluşturmaktadır.O altă parte importantă din cheltuieli corespunde domeniului coeziunii – dezvoltare socială şi regională.
Bir diğer önemli oranı da uyum, yani bölgesel ve sosyal kalkınma için yapılan harcamalar oluşturmaktadır.QUAIS OS RESULTADOS DAS AUDITORIAS DOTRIBUNAL? TRIBUNAL?
Bir diğer önemli oranı da uyum, yani bölgesel ve sosyal kalkınma için yapılan harcamalar oluşturmaktadır.ΜΕ ΠΟΙΟΝ ΤΡΟΠΟ ∆ΙΕΝΕΡΓΕΙ ΤΟΥΣ ΕΛΕΓΧΟΥΣ ΤΟΥ ΤΟ ΣΥΝΕ∆ΡΙΟ;
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Den fremmer økonomisk, social og territorial samhørighed og solidaritet mellem medlemsstaterne.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Den skall främja ekonomisk, social och territoriell sammanhållning samt solidaritet mellan medlemsstaterna.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.De Unie bevordert de economische, sociale en territoriale samenhang, en de solidariteittussen de lidstaten.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Elle promeut la cohésion économique, sociale et territoriale, et la solidarité entre les Étatsmembres.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.La Unión fomentará la cohesión económica, social y territorial y la solidaridad entre los Estados miembros.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Podporuje hospodářskou, sociální a územní soudržnost a solidaritu mezi členskými státy.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Podporuje hospodársku, sociálnu a územnú súdržnosťa solidaritu medzi členskými štátmi.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Promove a coesão económica, social e territorial, e a solidariedade entre os Estados-Membros.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Promoveazăcoeziunea economică, socialăşi teritorială, precum şi solidaritatea între statele membre.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Promuove la coesione economica, sociale e territoriale, e la solidarietà tra gli Stati membri.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Spodbuja gospodarsko, socialno in teritorialno kohezijo ter solidarnost med državamičlanicami.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Wspiera spójnośćgospodarczą, społecznąi terytorialnąoraz solidarnośćmiędzy Państwami Członkowskimi.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Η Ένωση p i ρ ο ω θεί την οικονοµική, κοινωνικήκαιεδαφικήσυνοχή, και την αλληλεγγύη µεταξύ των κρατών µελών.
Birlik, Üye Devletlerin arasındaki ekonomik, toplumsal ve bölgesel uyumu ve dayanışma-yıteşvik eder.Поощряваикономическото, социалнотоитериториалнотоединство, както и солидарността между държавитечленки.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.Also haben wir Rezepturen für überall auf der Welt entwickelt, die regionale Nebenprodukte nutzen.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.Astfel am creat formule pentru toate locurile din lume folosind produse secundare locale.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.Chúng tôi tạo ra 1 công thức đồng nhất cho mọi nơi trên thế giới sử dụng những sản phẩm phụ địa phương.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.Così abbiamo creato formule per tutto il mondo utilizzando sottoprodotti locali.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.Et nous avons créé des formules pour tout les endroits du monde en utilisant des produits dérivés locaux.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.Jadi kami membuat formulasi untuk seluruh dunia menggunakan produk samping yang ada di daerah itu.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.그래서 우리는 지역의 부산물을 활용하는 것이 전 세계에서 적용가능하도록 공식화하였습니다.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.Korzystamy z różnych surowców, wykorzystujemy miejscowe odpady.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.Para ello hemos creado formulaciones para todo el mundo con subproductos regionales.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.Por isso, criamos fórmulas para todo o mundo, utilizando desperdícios locais.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.Preto sme vytvorili plány pre všetky regióny na svete za použitia regionálnych vedľajších produktov.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.Proto jsme vytvořili formulace pro všechna místa na světě za použití regionálních vedlejších produktů.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.Szerte a világon készítettünk formázókat helyi termékek felhasználásával.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.We hebben dus formules gemaakt voor overal ter wereld, met regionale restproducten.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.Οπότε δημιουργήσαμε σχηματισμούς από όλο τον κόσμο χρησιμοποιώντας τοπικά παραπροϊόντα.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.В общем, мы создали варианты по всему миру, используя побочные продукты локального производства.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.Ние създохме формулировки за целия свят, използвайки регионални отпадъчни продукти.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.יש לנו תערובות המתאימות לכל רחבי העולם תוך שימוש בתוצרי לוואי מקומיים.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.لذا قمنا بإنشاء تركيبات لجميع أنحاء العالم بإستخدام المنتجات الإقليمية.
Bizde dünyanın her yanında formülasyonlar yarattık bölgesel yan ürünleri kullanarak.利用する技法を創り上げました 例えば中国なら米のもみ殻や
BM’ler yerel, bölgesel veya ulusal kurulufllarlaAvrupa Komisyonu arasında ortak giriflimler olarakAhálózat FINANSZÍROZÁSA z EIC-k helyi, regionális és nemzetiszervezetek, valamint az Európai Bizottság
BM’ler yerel, bölgesel veya ulusal kurulufllarlaAvrupa Komisyonu arasında ortak giriflimler olarakFINANZIERUNG des NETZWERKS ie EIC bilden die Schnittstelle zwischen lokalen,
BM’ler yerel, bölgesel veya ulusal kurulufllarlaAvrupa Komisyonu arasında ortak giriflimler olarakIC fungujív rámci struktury hostitelskýchorganizací, jimiž jsou například hospodářské
BM’ler yerel, bölgesel veya ulusal kurulufllarlaAvrupa Komisyonu arasında ortak giriflimler olarakIC fungujú ako partnerstvá medzi miestnymi,regionálnymi alebo národnými organizáciami
BM’ler yerel, bölgesel veya ulusal kurulufllarlaAvrupa Komisyonu arasında ortak giriflimler olarakIC-ji delujejo na osnovi skupnega financiranjalokalnih, regionalnih ali državnih organizacij in
"Bölgeler için Çalışmak – AB Bölgesel Politikası 2007-2013"„Arbeiten für die Regionen – EU-Regionalpolitik 2007-2013“
"Bölgeler için Çalışmak – AB Bölgesel Politikası 2007-2013"«Travailler pour les régions – La politique régionale de l’UE 2007-2013»
Bölgesel açıdan saldırgandırlar.A felségterületüket agresszívan védelmezik.
Bölgesel açıdan saldırgandırlar.Chúng rất hung hăng về mặt lãnh thổ.
Bölgesel açıdan saldırgandırlar.Eles são muito agressivos territorialmente.
Bölgesel açıdan saldırgandırlar.Ils sont très agressifs en ce qui concerne leur territoire.
Bölgesel açıdan saldırgandırlar.그들은 영역에 있어 매우 공격적입니다.
Bölgesel açıdan saldırgandırlar.Są bardzo agresywne, gdy gra idzie o terytorium.
Bölgesel açıdan saldırgandırlar.Sie verteidigen ihr Revier sehr aggressiv.
Bölgesel açıdan saldırgandırlar.Si tratta di un'aggressività territoriale.
Bölgesel açıdan saldırgandırlar.Son muy agresivos acerca del territorio.
Bölgesel açıdan saldırgandırlar.Sunt foarte agresivi din punct de vedere teritorial.
İlgili Sayfalar