bölgelerini ile cümle
bölgelerini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bölge günümüzdeki Kastilya ve Leon, Kastilya-La Mancha ve Comunidad de Madrid bölgelerini kapsamaktadır.Em Espanha ocorre em Castilla y León, Castilla la Mancha e Comunidad de Madrid.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Elas revelam que, mesmo durante o sono, todas as partes do cérebro mostram-se com algum nível de atividade.
Daha sonraları etrafındaki küçük yerleşim bölgelerini de içine alacak şekilde büyümüştür.Pouco a pouco se expandiram ocupando territórios próximos.
Hakimiyet bölgeleri günümüz İngiltere'sinin Norfolk ve Suffolk bölgelerini kapsamaktadır.A descoberta foi feita no que é hoje Norfolk e Suffolk.
Lüksemburg'un kantonları, Lüksemburg bölgelerinin idari alt birimleridir.Os distritos do Luxemburgo são divisões administrativas de Luxemburgo.
Ülkenin en geniş bölgelerini bu daimyolar kontrol ederdi.Daarmee was Vara naar oppervlakte de grootste landgemeente van de provincie.
Harlem nehri, Manhattan ve Bronx bölgelerini ayırır.De rivier scheidt de stadsdelen Manhattan en The Bronx van elkaar.
63 km uzunluğu ile kutup bölgelerinin dışında kalan en uzun buzullardan biridir.Met een lengte van 62 km is het een van de langste gletsjers buiten de poolgebieden.
Tonkin, Vietnam'ın kuzey bölgelerinin eski adıdır.De soort is genoemd naar Tonkin, een naam voor het noordelijke deel van Vietnam.
Erkek kuşlar oldukça saldırgandır ve bölgelerini korurlar.Deze vogels zijn erg territoriaal en verdedigen hun territorium erg fel.
Ak aynaklar bölgelerini yabancılara karşı korurlar.Hengsten verdedigen hun territorium tegen andere hengsten.
Arsiè belediyesi Mellame, Rocca, Fastro, Rivai ve San Vito özer bölgelerini içerir.De volgende frazioni maken deel uit van de gemeente: Mellame, Rocca, Fastro, Rivai, San Vito.
İlde Sanayi son 15 yıllık dönemde Organize Sanayi bölgelerinin de gelişmesiyle çok sayıda fabrika kurulmuştur.In de streek zijn de laatste vijftien jaar veel fabrieken gebouwd.
Yıl içinde iki ila üç kere yavrulama normaldir ancak yaşam bölgelerinin kuzeyinde yılda bir kere yavrulanır.W ciągu roku ptaki wyprowadzają dwa, trzy lęgi, choć na północy areału odchowują pisklęta raz do roku.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Ukazują, że nawet w trakcie snu wszystkie części mózgu wykazują pewien poziom aktywności.
Şehzadeler, kendi bölgelerini iç ve dış işlerinde bağımsız olarak yönetirler.Wewnątrz gminy rządzą się suwerennie i niezależnie.
Zooloji'de uzman bir ornitologtur ve Dünya'nın ana zoocoğrafi bölgelerini tanımlamıştır.W zoologii specjalizował się w ornitologii, wydzielił główne regiony zoogeograficzne.
Ontario ve Quebec'in bazı bölgelerini sel basmıştır.Dzisiaj obejmuje prowincje Ontario i Quebec.
1990 yılında Güneş'in kutup bölgelerini incelemek için Ulysses uzay sondası fırlatıldı.Sonda Ulysses została wystrzelona w 1990 w celu zbadania biegunów Słońca.
Tonkin, Vietnam'ın kuzey bölgelerinin eski adıdır.Tonkin – historyczna nazwa północnego Wietnamu, obejmującego dorzecze Rzeki Czerwonej.
Bu CpG bölgelerinin metilasyon durumu gen ifadesi üzerinde büyük etkide bulunur.Zwiększona metylacja wysp CpG wiąże się ze spadkiem ekspresji genów.
Daha sonraları etrafındaki küçük yerleşim bölgelerini de içine alacak şekilde büyümüştür.Wokół niego powinny działać mniejsze grupy powstańców.
Çiftler bölgelerini savunurlar.Varje par försvarar ett revir.
Erkek kuşlar oldukça saldırgandır ve bölgelerini korurlar.Under häckningstid är de mycket territoriella och försvarar sina revir.
Erkekler sürekli olarak dişilerin kendi bölgelerini terk etmesini önlemekle meşguldurler.Самці постійно зайняті тим, що заважають самкам покинути свою територію.
İç duvarların bütün bölgelerinin her dalga boyunda çok iyi birer emici olması çok önemli değildir.Не обов'язково, щоб кожна внутрішня стіна добре поглинала кожну хвилю.
Gezgin erkekler bölgelerini savunur ve diğerleri üzerinde gövde boyutları ile baskınlık kurarlar.Хтось викликає підмогу, а хтось зламує замки на скринях.
Erkek kuşlar oldukça saldırgandır ve bölgelerini korurlar.Дорослі тигри — істоти територіальні, а тому суворо захищають свою територію.
Toprakları, günümüzdeki kuzey ve orta Hindistan, ve Pakistan'ın ve Bangladeş'in bazı bölgelerini kapsardı.Вид широко розповсюджений у прісних водоймах північної Індії, а також на території Пакистану та Бангладеш.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Вони показали, що навіть під час сну в мозку є якась активність.
Çok geçmeden sahil bölgelerini ellerine geçirdiler.З її допомогою вони швидко дібралися до берегу.
Bölgelerini dışkılarıyla işaretlerler.Svoje území si značkuje výkaly.
Ontario ve Quebec'in bazı bölgelerini sel basmıştır.Krátce poté došlo k znovuvytvoření provincií Ontario a Québec.
Almanya, İtalya, Macaristan ve Bulgaristan derhal bazı sınır bölgelerini ilhak etti.Některá území Německo, Itálie, Maďarsko a Bulharsko připojily přímo ke svému území.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Odhalují, že i v průběhu spánku všechny části mozku vykazují určitou mírnou aktivitu.
Zooloji'de uzman bir ornitologtur ve Dünya'nın ana zoocoğrafi bölgelerini tanımlamıştır.În zoologie, el a fost un ornitolog expert și a identificat principalele regiuni zoogeografice(en) ale lumii.
Bu dönemde birkaç kez yaralanmasına rağmen savaş bölgelerini terk etmedi.Cu toate că a fost doborât de cateva ori din cauza acestora, nu a suferit răni majore.
Hathor aynı zamanda çöl bölgelerinin koruyucusu olarak da gösterilmiştir.Hapi a fost de asemenea și protectorul Nordului.
Zooloji'de uzman bir ornitologtur ve Dünya'nın ana zoocoğrafi bölgelerini tanımlamıştır.A zoológiában szakértő ornitológus volt, meghatározta a világ legfőbb zoogeográfiai régióit.
Japon güçleri Uzak Doğu'daki Alman bölgelerini çabucak işgal etti.A japán csapatok gyorsan elfoglalták a németek függő területeit a Távol-Keleten.
Zone Key Tool, DNSSEC kullanılan bölgelerinin bakımını kolaylaştırmak için tasarlanmış bir yazılımdır.A Zone Key Tool a DNSSEC-et használó zónák karbantartását könnyíti meg.
Çiftler bölgelerini savunurlar.A párok a territóriumukat megvédik.
Yıl içinde iki ila üç kere yavrulama normaldir ancak yaşam bölgelerinin kuzeyinde yılda bir kere yavrulanır.Évente legfeljebb 3 fészekaljat rak, de elterjedésük északi részén évente csak egyszer költenek.
Bölgelerini dışkılarıyla işaretlerler.Ezekkel jelölik területüket.
Nisan 1941'de İtalyan birlikleri Karadağ'ın bazı bölgelerini işgal etti.1941. április 13-án olasz csapatok szállták meg a települést.
Dişi ve erkek Pallas kedileri kendilerine özgü kokularıyla bölgelerini işaretler.A hímivarú macskák, a kandúrok átható szagú vizeletükkel jelölik ki felségterületüket.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Kimutatják, hogy még álmunkban is az agy valamennyi területe mutat valamilyen szintű tevékenységet.
Ülkenin en geniş bölgelerini bu daimyolar kontrol ederdi.Az ábrázolásokon a legnagyobb felületek törvénye uralkodott.
1991 - Irak kuvvetleri, Kuveyt'teki petrol bölgelerini ateşe verdi.1991 – Kuvaitban kioltják az utolsó olajtüzet, amit Irak gyújtott meg az öbölháborúban.
Hakimiyet bölgeleri günümüz İngiltere'sinin Norfolk ve Suffolk bölgelerini kapsamaktadır.Országa a mai Norfolk és Suffolk megyékre terjedt ki.
Amaç, Kürt bölgelerini korumak. ^Szervezőbizottság: Barlangok védelme ankét...
Emilia-Romagna, tarihsel Emilia ve Romagna bölgelerinin birleşmesinden oluşmuştur.Emilia-Romagna muodostuu kahdesta historiallisesta maakunnasta: Emiliasta ja Romagnasta.
Pendulum canavarları ve pendulum kartı bölgelerini oyuna tanıtır.Pendulum Monsters) ja niiden käyttöön pelialustalle kaksi Pendulum-alueen ruutua.
Bu şekilde, Çin'in az gelişmiş iç bölgelerinin kalkınmasına katkı sağlanması beklenmektedir.Hankkeen odotetaan myös auttavan Kiinan alikehittyneiden länsiosien kehityksessä.
Bu enzimlerin aktif bölgelerinin yapısı da benzerdir.Entsymaattiselta aktiivisuudeltaan entsyymin muodot ovat samanlaiset.
Almanya, İtalya, Macaristan ve Bulgaristan derhal bazı sınır bölgelerini ilhak etti.Η Γερμανία, η Ιταλία, η Ουγγαρία και η Βουλγαρία προσάρτησαν ξεκάθαρα ορισμένες παραμεθόριες περιοχές.
Savaş tehdidi nedeniyle, İmparator Trakya ve Makedonya'nın bazı bölgelerini III. Andronikos'a verdi.Υπό την απειλή πολέμου, ο Αυτοκράτορας παρέδωσε τη Θράκη και μερικές περιοχές της Μακεδονίας στον εγγονό του.
Gojoseon Kore Yarımadası'nın kuzeyini ve Mançurya'nın bazı bölgelerini kontrol altına alana kadar genişledi.Gojoseon udvidede sig, indtil det kontrollerede den nordlige del af den koreanske halvø og dele af Manchuriet.
Litvancanın lehçeleri, Litvanya'nın etnografik bölgelerinin dağılımıyla derinden ilgilidir.De litauiske dialekter er tæt knyttet til etnografiske regioner i Litauen.
Jowell, 1992'den 2015'e kadar Dulwich ve West Norwood bölgelerini temsilen İngiltere Parlamentosu üyesiydi.Hun var parlamentsmedlem for Dulwich and West Norwood fra 1992 og til sin død.