bölgelerinde ile cümle
bölgelerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Seferde ya da üs bölgelerinde gece nöbetlerini organize etmekle ve nöbetçileri denetlemekle görevlidir.Tijdens avond- of nachtdienst loopt de bewaking patrouilles of bezet men de diverse wachtposten.
Fakat, ülkenin başka bölgelerinde de geçerli olacaktı.Maar ook in andere delen van de wereld had je zulke plaatsen.
Kıbrıs'ın çeşitli bölgelerinde yetiştirilen Kolakas (Gölevez) bitkisi ile yapılır.Deze wordt veroorzaakt door (grote) massa's in de omgeving.
Kuzeybatı Bölgesi ile birlikte, iki Anglofon (İngilizce konuşan) Kamerun bölgelerinden birisidir.North-Ouest vormt samen met de regio Sud-Ouest het Engelstalige gedeelte van Kameroen.
Güney Amerika'nın iç bölgelerinde dağlar görünür.De soorten komen voor in bergachtige gebieden van Zuid-Amerika.
Keşif haberi, 300.000 insanı ABD'nin ve diğer ülkelerin çeşitli bölgelerinden Kaliforniya'ya getirdi.Hiermee haalde hij 300.000 peseta's binnen van mensen uit Spanje en Cuba.
Ligde ABD'nin farklı şehirlerinden ve bölgelerinden toplam 32 takım yer almaktadır.De competitie bestaat uit 32 teams, verspreid over Amerikaanse steden en regio's.
Seniçe muhiti, ayrıca Avrupa’nın en soğuk bölgelerinden biri olarak bilinmektedir.Het gebied staat bekend als een van de duurste gebieden in Europa.
Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki yerleşim yerlerinde birçok park, cadde ve sokağa adı verilmiştir.Veel van de namen van de voormalige plassen zijn bewaard gebleven als namen van straten, parken of wijken.
Ailesinin kökleri Crmnica'dan (eski Karadağ bölgelerinden biri) gelmiştir.Zijn erven (hierna: de Erven A) hebben het geding overgenomen.
Snickers ya da Mars Bar: Nepal'in turistik bölgelerinde satılan tatlı momoları hazırlamak için kullanılır.Snickers of Mars worden vaak toegevoegd in toeristische gebieden in Nepal.
Hindistan'ın ve Afrika'nın bazı bölgelerinde günümüzde de uygulanan bir sistemdir.In sommige landen zoals India en in Afrika wordt het echter nog veel gebruikt.
Chasquiler, İmparator için, imparatorluğun değişik bölgelerinden gönderilmiş olan eşyaları da taşırlardı.De khagan coördineerde dus wat de verschillende onderdelen van het rijk deden.
Kuzey Amerika'nın ılıman iklim bölgelerinde geniş yayılış gösterirler.De Amerikaanse ratelpopulier groeit in een brede range van klimatologische omstandigheden.
Dünyanın bazı bölgelerinde enjekte edilebilir şekilleri mevcuttur fakat kullanılabilirliği azdır.Dit wil zeggen dat inslag op de aarde mogelijk is, maar met een zeer kleine waarschijnlijkheid.
Türkiye toprakları dünyanın en eski şarap bölgelerinden biridir.De Transkaukasische regio is een van de oudste wijnproducerende regio's van de wereld.
Kosova’nın diğer bölgelerinden Sırpların bazıları da Leposaviç’e yerleşmişlerdir.Ook in een aantal andere Ostlegionen waren Georgiërs opgenomen.
İmparatorluk dünyanın çeşitli bölgelerinde İngilizcenin yaygınlaşmasını sağladı.Imperium przyczyniło się do rozpowszechnienia języka angielskiego w różnych regionach świata.
Bunlar HH II bölgelerindeki yıldız teşekkülünde yaygındır ve genellikle geniş gruplar hâlinde bulunurlar.Są one wszechobecne w gwiazdotwórczych regionach H II i często znajduje się je w większych grupach.
Britanya'nın kıtanın güney ve doğu bölgelerinden çekilmesi, barışçıl bir şekilde gerçekleşmedi.Wycofywanie się Brytyjczyków z południowych i wschodnich części Afryki nie było procesem w pełni pokojowym.
Savaş; Avrupa, Hindistan, Kuzey Amerika, Karayipler, Filipinler ve Afrika'nın kıyı bölgelerinde gerçekleşti.Walki toczyły się w Europie, Indiach, Ameryce Północnej, na Karaibach, Filipinach i u wybrzeży Afryki.
Bu havza, bioçeşitlilik açısından dünyanın en zengin bölgelerinden biridir.Jest to jeden z najbogatszych obszarów na świecie pod względem bioróżnorodności.
Şar Dağları, Avrupa’nın en bereketli dağ bölgelerinden biridir.Gorgany uważane są za jedne z najdzikszych gór Europy.
Amerika'da sadece Florida ve Teksas'ın güney bölgelerinde bulunur.W USA występuje głównie na terenie Florydy i Teksasu.
Yapı Londra'nın en çok turist çeken bölgelerinden biridir.Ratusz jest jednym z najbardziej efektywnych energetycznie budynków w Londynie.
Halaf çanak çömleği Kuzey Mezopotamya'nın başka bölgelerinde de bulunmuştur.Kontrakcja tego typu nie występuje również w innych gwarach na północ od Małopolski.
Alaska ve Britanya Kolombiyası bölgelerinde konuşulurdu.Od jego wybrzeży oddzielały ją tylko Alaska i Kolumbia Brytyjska.
Dünyanın diğer bölgelerinde Becel markasıyla satılmaktadır.Auto sprzedawane jest na całym świecie pod różnymi markami.
Bazı ülkelerin ise sadece bazı bölgelerinde uygulanır.W niektórych regionach nadal jednak utrzymuje się wiara w nie.
Güney yarım kürenin sıcak bölgelerinde yayılmışlardır.Zimne wody półkuli południowej.
Kasabanın 889 nüfusu olup Polonya'nın en küçük bölgelerinden biridir.Parafia liczy 98 osób i jest najmniejsza w Polsce.
Türkiye toprakları dünyanın en eski şarap bölgelerinden biridir.Włochy są jednym z najstarszych regionów uprawy winorośli na świecie.
Yağmur ormanılarının taşlık bölgelerinde yaşarlar.Zamieszkuje lasy deszczowe w terenach górskich.
Çökme dolini, donmuş topraklar hariç tüm iklim bölgelerinde görülebilir.Swym zasięgiem obejmuje cały świat z wyjątkiem obszarów zimna.
19. yüzyılda Medeba’nın (Madaba)ise önemli tarihî bölgelerinde önemli kiliseler inşa eilmiştir.XX wieku na historycznych terenach Staroniwy wybudowano duże osiedle mieszkaniowe Kmity.
Türkiye'de muhtelif orman bölgelerinde görülür.Źródła posiada w Lesie Turyńskim.
Genellikle güney, güneydoğu ve güneybatı bölgelerinde dağınık hâlde bulunmaktadırlar.Dość często występuje w południowej, wschodniej i północno-wschodniej części kraju.
2004 yılından itibaren ülkenin Kürt bölgelerinde yaşanan ayaklanmalar tansiyonu yükseltmiştir.Od połowy 2004 roku, znacznie spadła aktywność rebeliantów, będących pod ciągłą presją ze strony wojska.
Dünya genelinde az sayıda bulunan Cüce suaygırı da ülkenin güneybatı bölgelerinde yaşam sürdürmektedir.Do niewielkich trzęsień ziemi dochodzi także na całym zachodnim obszarze kraju.
Denizin derin olduğu bölgelerinde hiçbir ada yoktur.Na wodach cieśniny nie ma żadnej wyspy.
Bunlar HH II bölgelerindeki yıldız teşekkülünde yaygındır ve genellikle geniş gruplar hâlinde bulunurlar.De förekommer i alla stjärnbildande H II-regioner och ofta i stora grupper.
Dünyanın diğer bölgelerinde de büyük Müslüman azınlık nüfusu bulunmaktadır.Det finns också ett relativt stort antal muslimska grupper i resterande delar av världen.
Hindistan'ın ve Afrika'nın bazı bölgelerinde günümüzde de uygulanan bir sistemdir.I vissa delar av Asien och Nordafrika används det än idag.
Devlet günümüz Sichuan ve Chongqing bölgelerinde yer almaktydı.Territoriet motsvarar ungefär dagens Sichuan och Chongqing.
Bunlar özellikle arktik bölgelerinde kullanmaya elverişli şekilde yapılmışlardır.Som civilt används det bland annat under arktiska förhållanden.
Yellowknife, Kanada'nın bölgelerinden Kuzeybatı Toprakları'nın başkentidir.Yellowknife är huvudstaden i Northwest Territories i Kanada sedan 1967.
Aynı zamanda adanın bazı bölgelerinde avlanmaktadır.Den hittas även på några öar i området.
Köln ve çevresi, Avrupa'nın önde gelen dinamik sanayi bölgelerinden biridir.Wien och dess omgivning är ett av de viktigaste industriområdena i Österrike.
Eyaklar böylece kendi bölgelerinde küçük bir azınlık haline geldiler.Singeln blev en mindre hitlåt i vissa länder.
Bölge, Normandiya'nın eski bölgelerinden biridir.Båda platserna ligger inom gamla Normandiska områden.
Armagh bölgesi 20.yüzyılın başlarında Batı Avrupa 'daki en militarize olmuş bölgelerinden biriydi.Den sydligaste delen av Armagh har sedan 1970 varit ett av de mest militariserade områdena i Västeuropa.
Avustralya'nın iç bölgelerinde yaşayan populasyonlar, suların ortaya çıkıp kurumasıyla yer değiştirirler.Populationer i Australien nomadiska då vattensamlingar i inlandet uppstår för att sedan torka ut.
İsviçre'nin NUTS-2 bölgelerinden biridir.Den hör till den statistiska områdeskategorin NUTS-2.
İnguşetya, Rusya’nın en fakir bölgelerinden biridir.Tjuvasjien hör till de rikare regionerna i Ryssland.
Amerika'da sadece Florida ve Teksas'ın güney bölgelerinde bulunur.Flyttar till södra Texas och Florida.
Kolej Merkezi Londra'nın South Kensington ve Battersea bölgelerinde bulunur.Skolan är lokaliserad till Kensington och Battersea i London.
Güçlü merceklenme radyo ve X-ray bölgelerinde gözlenmiştir.Starka linser har observerats i radio- och röntgenstrålning.
Japon hükümeti Kore, Vietnam, Tayvan ve Çin'in bazı bölgelerindeki olaylara böylelikle müdahale etti.Den japanska regeringen styrde direkt händelser i Korea, Manchuriet, Vietnam, Taiwan och delar av Kina.
Vilayet ülkenin en dağlık bölgelerinden birisidir.Denna provins utgör ett av landets bergsområden.
Nattō en çok Japonya'nın Kantō, Tōhoku ve Hokkaido'yu kapsayan doğu bölgelerinde meşhurdur.I Japan är nattō särskilt populärt i regionerna Kanto, Tohoku och Hokkaido i östra och norra Japan.
İlgili Sayfalar