bölgelerinde ile cümle

bölgelerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.Плотность и разнообразие биологических видов в океане на порядок выше, чем, например, в тропических лесах.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.המגוון והצפיפות של בעלי החיים באוקיינוס גבוה יותר מאשר ביערות הגשם.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.والتنوع الحيوي والكثافي في المحيط هو أعلى مكاناً من الموجود في الغابات الممطرة.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.熱帯雨林のそれを上回ります 大部分が未開拓ですが我々を魅了し
Bölgelerinde çok miktarda yemek, karton ve plastik atık üreten dükkanlar ve restoranlar vardı.A területükön van egy csomó bolt és étterem ami sok ételmaradékot, karton- és műanyaghulladékot termel.
Bölgelerinde çok miktarda yemek, karton ve plastik atık üreten dükkanlar ve restoranlar vardı.Erau în zonă multe magazine şi restaurante care produceau multă mâncare, carton si deşeuri plastice.
Bölgelerinde çok miktarda yemek, karton ve plastik atık üreten dükkanlar ve restoranlar vardı.그들이 사는 지역에는 수 많은 음식물, 보드지, 플라스틱 폐기물을 만들어 내는 상점과 음식점이 많았습니다.
Bölgelerinde çok miktarda yemek, karton ve plastik atık üreten dükkanlar ve restoranlar vardı.В его районе было много магазинов и ресторанов, а следовательно много еды, картонных и пластиковых отходов.
Bölgelerinde çok miktarda yemek, karton ve plastik atık üreten dükkanlar ve restoranlar vardı.Те са имали много магазини и ресторанти в техния район, които са произвеждали много храна, картон и пластмаса.
Bölgelerinde çok miktarda yemek, karton ve plastik atık üreten dükkanlar ve restoranlar vardı.ובאזור שלהם היו הרבה חנויות ומסעדות שיצרו המון פסולת של מזון, קרטונים ופלסטיק.
Bölgelerinde çok miktarda yemek, karton ve plastik atık üreten dükkanlar ve restoranlar vardı.たくさんの食料 ダンボールやプラスティックのゴミを出します これらは埋立地に運ばれます
Böylece karbondioksit diğer bölgelerinde bağ.그러니까 이산화탄소는 헤모글로빈의 다른 부분들과 결합할 수 있습니다
Böylece karbondioksit diğer bölgelerinde bağ.Kohlendioxid kann sich an andere Stellen des
Böylece karbondioksit diğer bölgelerinde bağ.Отже, вуглекислий газ може приєднуватися до інших частин гемоглобіну.
Böylece karbondioksit diğer bölgelerinde bağ.פרוטונים יכולים להתקשר לחלקים מסויימים של החלבון שלנו
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Alltså blevo de lotter som tillföllo Manasse tio -- förutom Gileads land och Basan på andra sidan Jordan --
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.A pripadlo Manassesovi desať povrazcov krome toho, čo dostal zo zeme Gileáda a Bázana, ktoré sú za Jordánom.
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Dostalo se provazců Manassesovi deset, krom země Galád a Bázan, kteráž byla před Jordánem.
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.E couberam a Manassés dez quinhões, afora a terra de Gileade e Basã, que está além do Jordão;
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Es fielen aber auf Manasse zehn Meßschnüre, außer dem Lande Gilead und Basan, das jenseit des Jordans liegt;
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Il échut dix portions à Manassé, outre le pays de Galaad et de Basan, qui est de l`autre côté du Jourdain.
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.In tako je pripadlo Manaseju deset delov razen Gileadske dežele in Basana, ki je vzhodno od Jordana;
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.I przypadło sznurów na Manasesa dziesięć, oprócz ziemi Galaad i Basan, które były za Jordanem.
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.요단 동편 길르앗과 바산 외에 므낫세에게 열 분깃이 돌아갔으니
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Niin tuli Manasselle, paitsi Gileadin maata ja Baasania tuolla puolella Jordanin, kymmenen osaa,
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Således faldt ti Parter på Manasse foruden Landet Gilead og Basan hinsides Jordan.
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Således falt det ti deler på Manasse, foruten Gilead- og Basan-landet på hin side* Jordan. / {* østenfor.}
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Tíz rész esék azért Manassénak, Gileád és Básán földén kívül, a melyek túl vannak a Jordánon.
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Toccarono così dieci parti a Manàsse, oltre il paese di Gàlaad e di Basan che è oltre il Giordano
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Vậy , mười phần bắt_thăm trúng cho Ma-na-se , trừ ra xứ Ga-la-át và Ba-san ở bên kia sông Giô-đanh ;
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Vậy, mười phần bắt thăm trúng cho Ma-na-se, trừ ra xứ Ga-la-át và Ba-san ở bên kia sông Giô-đanh;
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.Και επεσον εις τον Μανασση δεκα μεριδια, εκτος της γης Γαλααδ και Βασαν, των περαν του Ιορδανου
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.И выпало Манассии десять участков, кроме земли Галаадской и Васанской, которая за Иорданом;
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.И тъй, на Манасия се паднаха десет дяла, освен земята Галаад и Васан, която е оттатък Иордан;
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.ויפלו חבלי מנשה עשרה לבד מארץ הגלעד והבשן אשר מעבר לירדן׃
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.فاصاب منسّى عشر حصص ما عدا ارض جلعاد وباشان التي في عبر الاردن.
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.除 了 約 但 河 東 的 基 列 、 和 巴 珊 地 之 外 、 還 有 十 分 地 歸 瑪 拿 西
Böylece Manaşşe oymağına Şeria Irmağının doğusundaki Gilat ve Başan bölgelerinden başka on pay verildi.除了 約但 河東 的 基列 、 和 巴珊地 之外 、 還 有 十分 地 歸瑪 拿 西
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Alors j'y suis allé, et j'ai auditionné, essentiellement dans des townships ruraux, dans tout le pays.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Also ging ich dahin und liess vorspielen, vorallem in ländlichen Townships, überall im Land.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Aşa că m-am dus acolo, am participat la preselecţii, mai ales în comune rurale, prin toată ţara.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Así que fui e hice audiciones principalmente en las localidades rurales de todo el país.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Ci andai, organizzai le audizioni, soprattutto in comuni rurali, in tutto il paese.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Ik ging erheen, ik hield audities, vooral in landelijke townships, over het hele land.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Jadi saya ke sana dan menyeleksi kebanyakan di kota-kota kecil, di seluruh negara itu.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.그래서 전 거기 가서, 주로 남아공 주변에 있는 시골 흑인 거주 마을에서 오디션을 열었었습니다
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Tak jsem tam jel a vedl konkurzy, většinou ve venkovských oblastech po celé zemi.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Tehát elmentem és meghallgatásokat tartottam, főleg a vidéki városkákban, az egész országban.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Tôi đã đến đó, và tổ chức những buổi thử giọng, chủ yếu là ở những vùng nông thôn trên khắp đất nước.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Więc pojechałem tam i przesłuchiwałem, głównie w wiejskich miasteczkach na terenie całego kraju.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Поэтому я поехал туда, и делал прослушивания по всей стране, преимущественно, в сельской местности.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Така че аз отидох там и проведох прослушвания, предимно в селски райони, из цялата страна.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Тож я відправився туди, прослуховував, здебільшого в сільській місцевості, просто по всій країні.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.נסעתי לשם, וערכתי בחינות, בעיקר בעיירות כפריות, סביב המדינה.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.حتى انني ذهبت الى هناك، وقمت باجراء تجربة أداء ، وبشكل اساسي في المناطق الريفية. وايضا في جميع أنحاء البلاد.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.非白人居住区でオーディションをしました 2,000人の歌手の歌を聴き
Bu durum Kuzey Kutbu bölgelerindeki sıcaklıklarınDzięki temu temperatury w Arktyce nie są aż tak ekstremalne
Bu durum Kuzey Kutbu bölgelerindeki sıcaklıkların이러한 이유로 북극 지방의 기온이
Bu durum Kuzey Kutbu bölgelerindeki sıcaklıklarınזה מונע מטמפרטורות באזורים הארקטיים
Bu durum Kuzey Kutbu bölgelerindeki sıcaklıklarınيمنع هذا الحرارة في القطب الشمالي
İlgili Sayfalar