bölgelerinde ile cümle
bölgelerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Baze n geri döndürülemez olan arazi kaybı, bazı popüler kitle turizmi bölgelerinde çoktan etkili olmuştur.Degradacja, czasem nieodwracalna, nastpiła juG w niektórych miejscach wyjtkowo popularnych w;ród turystów.
Baze n geri döndürülemez olan arazi kaybı, bazı popüler kitle turizmi bölgelerinde çoktan etkili olmuştur.Em alguns destinos turísticos extremamente populares, a degradação é já irreversível.
Baze n geri döndürülemez olan arazi kaybı, bazı popüler kitle turizmi bölgelerinde çoktan etkili olmuştur.V n)kterých populárních destinacích už došlo k degradaci, n)kdy i nevratné.
Benzer cabalar Amerika'nin bazi bolgelerinde de proje asamasinda fakat daha fazla destege ihtiyaclari var.Iniciativas similares están aplicándose en algunas partes de Estados Unidos, pero les hace falta más apoyo.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.Ánh sáng trong các vùng não tắt.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.DBS電極を配置し 1ヵ月から1年待ちます
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.De lichten zijn uit in deze hersengebieden.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.Die Lichter sind bei diesen Gehirnfeldern aus.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.불이 꺼져 있는거죠.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.Le luci sono spente.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.Les lumières sont éteintes dans ces parties du cerveau.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.Luminile sunt stinse aici.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.Lyset er slukket i disse områder af hjernen.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.Nem aktív egyik terület sem.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.Se fue la luz en estas áreas del cerebro.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.Strömmen är av i dessa delar av hjärnan.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.Światła gasły.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.V těchto oblastech zhasla světla.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.В этих долях мозга погас свет.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.Светлините в тях са изгаснали.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.אזורים האלו במוח מושבתים.
Beynin bu bölgelerinde elektrikler kesilmiş.الأضواء مطفأة في هذه المناطق من الدماغ
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenIk ging op bezoek bij mijn vriend.
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerinden제가 친구를 만나러 간 적이 있는데, 저는 친구를 기다렸어요.
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenSaya pergi menemui teman, dan dia membuat saya menunggu di apartmennya di Malabar Hill
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenהלכתי לראות חבר שלי, והוא אילץ אותי להמתין
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenلقد ذهبت لرؤية أحد أصدقائي، وقد جعلني أنتظر
Bir arkadaşımı görmeye gittim, beni Bombay'ın pek pahalı bölgelerindenマラバールヒルの彼のアパートで 待たされました
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.An vielen Orten wird mit den lokalen Schulen gearbeitet.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.Banyak tempat bekerja sama dengan sekolah lokal.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.Cześć grup współpracuje z miejscowymi szkołami.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.De nombreuses collectivités ont des projets avec les écoles locales.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.In molti posti si lavora con le scuole locali.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.많은 곳에서 학교와 함께 연계하여 진행되고 있습니다.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.Muchos lugares están trabajando con sus escuelas locales.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.Multe așezări colaborează cu școlile locale.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.Rất nhiều nơi làm việc với những trường học địa phương.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.Sok helyen együtt működünk a helyi iskolákkal.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.Veel plaatsen werken met hun lokale scholen.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.Много места работят с местните си училища.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.Часть групп работает с местными школами.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.הרבה מקומות עובדים עם בתי-הספר המקומים שלהם.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.هناك الكثير من الأماكن التي تعمل مع مدارسها المحلية.
Bir sürü yer bölgelerindeki okullarla çalışıyor.ニューエントでは 学校に長いビニールハウスを作り
Bir temsili renk şeması kullanarak beynin farklı bölgelerinde "gri madde'ki korelasyonları kodladılar.그들은 두뇌의 다른 부분들의 회백질 두께의 상관관계를 코드화 했습니다.
Bir temsili renk şeması kullanarak beynin farklı bölgelerinde "gri madde'ki korelasyonları kodladılar.הם קודדו את המתאמים בעובי החומר האפור בחלקים שונים של המוח
Bir temsili renk şeması kullanarak beynin farklı bölgelerinde "gri madde'ki korelasyonları kodladılar.فقد كوْدوا الإرتباط الحادث فى سُمك المادة الرمادية فى أجزاء مختلفة من المخ
Bir temsili renk şeması kullanarak beynin farklı bölgelerinde "gri madde'ki korelasyonları kodladılar.灰白質の厚さの相互関係を色分けし 関連性のない部分は紫
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.A biodiverzitás és a biodenzitás az óceánokban helyenként magasabb, mint az esőerdőkben.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.An einigen Stellen ist die Vielfalt und die Dichte des Lebens im Ozean höher als in den Regenwäldern.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.Biodiversitatea şi biodensitatea oceanului sunt mai ridicate decât în pădurile tropicale.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.Biodiverzita a biohustota v oceáne je väčšia než v dažďových pralesoch.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.Biodiverzita a hustota osídlení je v oceánech větší, než je v deštných pralesích.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.Bioróżnorodnością ocean przewyższa miejscami las deszczowy.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.De biodiversiteit en de biodensiteit in de oceaan is op sommige plekken groter dan in de regenwouden.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.밀림보다도 더 많은 종류의 생명체들이 훨씬 높은 밀집도를 형성하며 살고 있습니다.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.La biodiversidad y la biodensidad en el océano es mayor en algunas zonas que la de las selvas tropicales,
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.La biodiversità e la biodensità negli oceani sono a volte più alte che nelle foreste pluviali.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.La biodiversité et la biodensité marines sont plus élevées que dans les forêts tropicales.
Biyolojik çeşitlilik ve yoğunluk okyanusun kimi bölgelerinde, yağmur ormanlarına kıyasla daha yüksek.Биоразнообразието и биоплътността в океана са по-високи на места, отколкото в дъждовните тропически гори.
İlgili Sayfalar