bölgelerinde ile cümle
bölgelerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bu durum Kuzey Kutbu bölgelerindeki sıcaklıkların南極の陸地表面のように
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.1994年にアフリカのルワンダで 大きな災難がありました
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.C'est pourquoi j'ai commencé à travailler dans les zones sinistrées.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Daarom ging ik werken in rampgebieden.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.De aceea am început să lucrez în zone afectate de dezastre.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Deshalb begann ich damit, in Katastrophengebieten zu arbeiten.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Dlatego zacząłem pracować na obszarach klęsk żywiołowych.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Ecco perché ho cominciato a lavorare nelle aree disastrate.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Es por eso que empecé a trabajar en las zonas de desastre.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Ezért kezdtem el katasztrófa-övezetekben dolgozni.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Foi por isso que comecei a trabalhar em áreas de catástrofes.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Jadi itulah sebabnya saya mulai bekerja di daerah-daerah bencana.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Jag började därför att arbeta i katastrofområden.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.그러한 이유로 저는 재난 현장에서 일하기 시작했습니다.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Preto som začal pracovať v krízových oblastiach.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Proto jsem začal pracovat v oblastech po katastrofách.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Vậy nên, đó là vì sao tôi đã bắt đầu làm việc ở những vùng có thảm họa.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Γι'αυτό τον λόγο άρχισα να εργάζομαι σε πληγείσες περιοχές.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Ето защо започнах да работя в бедствени райони.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Именно поэтому я начал работать в зонах бедствий.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.Саме тому я почав працювати в місцях, де сталася катастрофа.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.זאת הסיבה לכך שהתחלתי לעבוד באזורים מוכי אסון.
Bu nedenle afet bölgelerinde çalışmaya başladım.ولهذا بدأت العمل في مناطق الكوارث.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.All diese Probleme sind verbreiteter am unteren Ende des sozialen Gradienten.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.Ce sont tous des problèmes qui ont tendance à être plus fréquents au bas de la pente sociale.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.De är alla problem som tenderar att förekomma oftare på botten av samhällsstegen.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.De er alle problemer, der ofte er mere almindelige på bunden af den sociale gradient.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.Ezek mind olyan nehézségek, melyek gyakrabban fordulnak elő a társadalmi létra alján.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.Het zijn allemaal problemen die over het algemeen vaker voorkomen aan de onderkant van de sociale gradiënt.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.그것들은 사회적인 경사치의 하위에서 보다 흔한 경향이 있는 모든 문제들입니다
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.Problémů, které jsou většinou častější na spodu společenského žebříčku.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.São todos problemas que tendem a ser mais comuns na base do gradiente social.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.Semua itu adalah masalah yang cenderung lebih umum pada bagian bawah masyarakat.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.Sono tutti problemi che tendono ad essere più comuni nella parte bassa della scala sociale.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.Son todos problemas que suelen ser mucho más frecuentes en la parte inferior de la pendiente social.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.Sunt probleme care tind să fie mai comune în josul pantei sociale.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.Tất cả những vấn đề này có xu hướng giống nhau hơn ở tầng lớp dưới của xã hội.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.Všetko sú to problémy, ktoré sa zvyknú častejšie vyskytovať v spodných častiach sociálneho gradientu.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.Wszystkie wydają się być powszechniejsze w dolnych warstwach społecznych.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.Όλα είναι προβλήματα που τείνουν να είναι πιο κοινά στον πυθμένα της κοινωνικής διαστρωμάτωσης.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.Всичко това са проблеми, които са склонни да бъдат по-често в дъното на социалната пирамида.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.Всякого рода проблемы, которые становятся значимее среди низших социальных слоёв.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.הן כולן בעיות השכיחות יותר בתחתית הגרדיאנט החברתי.
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.وهي مشاكل عادة ما تكون شائعة في الطبقات الدنيا من المجتمع .
Bunların hepsi, sosyal eğrinin alt bölgelerinde daha sık rastlanan problemler.よく見られる問題です しかし格差が大きい国だと悪化する問題は
Bunun aynısını Afrika'nın diğer bölgelerinde tekrarlıyoruz.극도의 인구 증가 압력을 받고 있는
Bunun aynısını Afrika'nın diğer bölgelerinde tekrarlıyoruz.אנו מרחיבים אותה לחלקים אחרים של אפריקה,
Bunun aynısını Afrika'nın diğer bölgelerinde tekrarlıyoruz.ونحن نقوم بتكراره في أجزاء أخرى من أفريقيا،
Bunun aynısını Afrika'nın diğer bölgelerinde tekrarlıyoruz.同じように厳しい人口問題に直面している 荒野地帯にも このプログラムを展開しています
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Alors ils se mirent à supplier Jésus de quitter leur territoire.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Atunci au început să roage pe Isus să plece din ţinutul lor.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.A začali ho prosiť, žeby odišiel z ich kraja.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Chúng bèn xin Ngài ra khỏi địa phận mình.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Chúng bèn xin Ngài ra khỏi địa_phận mình .
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Då begynte folket bedja honom att han skulle gå bort ifrån deras område.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Ed essi si misero a pregarlo di andarsene dal loro territorio
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Então começaram a rogar-lhe que se retirasse dos seus termos.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.És kezdék kérni õt, hogy távozzék el az õ határukból.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.In začno ga prositi, naj odide iz njih krajev.
Bunun üzerine halk, bölgelerinden ayrılması için İsaya yalvarmaya başladı.Ja he alkoivat pyytää häntä poistumaan heidän alueeltaan.
İlgili Sayfalar