bölgelerinde ile cümle
bölgelerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Hastalık tipik olarak Sahara altı Afrikası’nın tropikal bölgelerinde salgın olarak görülmektedir.Bolezen se običajno pojavi kot izbruh v tropskih regijah Podsaharske Afrike.
Yerleşim bölgelerindeki bütün sineklerin % 90’ını meydana getirir.Zobati kiti predstavljajo približno 90 % vseh kitov.
Özellikle Algarve ve Madeira bölgelerinde turizm de önemli bir geçim kaynağıdır.Ekonomikai taip pat svarbus turizmas, ypač Algarvėje ir Madeiros salose.
Dünyanın çeşitli bölgelerinde binlerce oyuncu tarafından oynanılmaktadır.Žaidime dalyvauja tūkstančiai žaidėjų (vadovų) iš įvairių pasaulio šalių.
Dünyanın bazı bölgelerinde enjekte edilebilir şekilleri mevcuttur fakat kullanılabilirliği azdır.Tam tikrose pasaulio šalyse preparatas tiekiamas ir injekcijų forma, tačiau jų prieinamumas mažesnis.
Avustralya'nın güney bölgelerinde, kıyı adalarında ve Tazmanya'da bulunur.Ji gyvena pietryčių Australijos pakrantėje ir prie Tasmanijos krantų.
İmparatorluğun sınır bölgelerinde üst düzeyde yönetici.Didžiausia tarp imperijos gubernijų savo plotu.
Keten tropikal iklim bölgelerinde yetişmektedir.Auga tropinio klimato regionuose.
Adanın iç bölgelerindeki diğer kısımları tarım endüstrisine katkıda bulunur.Likusioje salos dalyje vystomas priemiestinis žemės ūkis.
1946'da Komünist Parti'nin, işçi bölgelerinde ve fabrikalardaki propaganda çalışmalarını yönetti.1964 m. tapo savo partijos spaudos atstove statybų ir žemės reikalams.
Güllübucak Köyünde yaşayanların bir kısmı, Malatya Akçadağ ve Kürecik bölgelerinden gelmişlerdir.Didesnė dalis mokinių buvo atvykę iš Šilalės ir Šilutės rajonų.
Ligde ABD'nin farklı şehirlerinden ve bölgelerinden toplam 32 takım yer almaktadır.Lygoje žaidžia 43 šalies komandos iš skirtingų miestų ir miestelių.
Çökme dolini, donmuş topraklar hariç tüm iklim bölgelerinde görülebilir.Plačiai išplitę visame pasaulyje, išskyrus šalto klimato sritis.
Bu bölge aynı zamanda Kanada'nın en hızlı büyüyen bölgelerinden biridir.Tai vienas sparčiausiai augančių miestų visoje Kanadoje.
Özellikle güney bölgelerinde sadece İspanyolca konuşarak yaşanabilir.Tikriausiai dėl to, kad manė kalbantys tik švedams.
Afrika, Amerika, Asya ve Okyanusya'nın tropikal orman bölgelerinde yaşarlar.Paplitę Azijos, Afrikos ir Amerikos tropikų miškuose.
Yarımadadaki denize kıyısı olmayan tek bölgedir ve ülkenin de en küçük bölgelerinden biridir.Tai yra vienas tankiausiai gyvenamų šalies rajonų ir vienas iš dviejų, neturinčių priėmimo prie jūros.
Diğer generaller ise imparatorluğun değişik bölgelerinde çok büyük yetkilerle satrap olarak seçilmişlerdi.Kitose provincijose realią valdžią taip pat įgijo buvę imperijos generolai.
Kuzey dağılım bölgelerindekiler nadir olarak yerleşik kalır.Po santakos teka šiaurėn retai gyvenamomis vietomis.
Britanya'nın kıtanın güney ve doğu bölgelerinden çekilmesi, barışçıl bir şekilde gerçekleşmedi.Brittide väljatõmbumine Ida- ja Lõuna-Aafrikast ei kulgenud seejuures rahumeelselt.
Hindistanın değişik bölgelerinde farklı film prodüksiyonları vardır.Erinevatel filmitööstushiidudel on erinev regioonipoliitika.
Hoffenheim Almanya'nın en küçük bölgelerinden birisidir.Mannheim on üks Saksamaa kõige kuumemaid piirkondi.
Kıtanın adı Hindistan'ın merkez bölgelerinden Gondwana bölgesiyle ilişkilendirilir.Nimi on võetud India idaosa Gondwana piirkonna järgi.
Bölge, Normandiya'nın eski bölgelerinden biridir.Ühtib osaliselt varasema Normandia provintsiga.
Bunlar özellikle arktik bölgelerinde kullanmaya elverişli şekilde yapılmışlardır.Seda on vaja eriti arktilistel liikidel kaitseks külma eest.
Kutup bölgelerinde dönüş süresi 9 saat 55 dakika 40,630 saniyedir ve Sistem II adını alır.II süsteemi atmosfääri pöörlemisperiood on 9 tundi 55 minutit ja 40,6 sekundit.
Kuzey yarım kürenin ılıman iklimli tüm bölgelerinde (Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika'da) yaygındır.Kivipuravik on põhjapoolkeral (Euroopas, Aasias ja Põhja-Ameerikas) üsna laialt levinud.
Dünyanın en sıcak yerleşim bölgelerinden birisidir.See on üks riigi kõige soojemaid veinipiirkondi.
Bazı ülkelerin ise sadece bazı bölgelerinde uygulanır.Siseränne toimub vaid ühe kindla riigi piires.
Antik çağlarda savaş diye tanımlanan yöntemler hala dünyanın bazı bölgelerinde kullanılmaktadır.Sõja ajal toodetud originaalversioon on tänaseni kasutusel mõnes arengumaas.
Kasabanın 889 nüfusu olup Polonya'nın en küçük bölgelerinden biridir.Pandėlysis on 809 elanikku ja see on Leedu väiksemaid linnu.
Kökeni tam olarak bilinmese bile dünyanın çeşitli bölgelerinde antik çağlardan beri oynanır.Kõige tõenäolisemalt leiutati harf sõltumatult mitmes maailma piirkonnas juba esiajal.
Avustralya'nın çeşitli bölgelerinde bulunur.Neid leidub Austraalia igas osariigis.
1991 ve 2001 yılları arasında Avrupa kıyı bölgelerindeki nüfus eğilimleri (NUTS3)Befolkningstrender 1991–2001 i Europas kustområden (NUTS3)
1991 ve 2001 yılları arasında Avrupa kıyı bölgelerindeki nüfus eğilimleri (NUTS3)Populacijski trendi med letoma 1991 in 2001 v evropskih obalnih regijah (NUTS3)
ABM’lerin bünyesinde yer aldı¤ıkurulufllar bölgelerindeki flirketlerle ba¤lantılarınınniteli¤ine göre seçilir.Abefogadószervezetekkel szembeni feltétel, hogy szoroskapcsolatban álljanak a régió vállalkozásaival.
ABM’lerin bünyesinde yer aldı¤ıkurulufllar bölgelerindeki flirketlerle ba¤lantılarınınniteli¤ine göre seçilir.Värdorganisationernaväljs ut efter hur väl fungerande kontakter de harmed företagen i sina regioner.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Alcuni di noi con una pigmentazione chiara vivono in aree ad alta concentrazione di UV.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Algunos de nosotros con piel poco pigmentada vivimos en zona de alta radiación UV.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Beberapa dari kita berpigmen kulit sedikit tinggal di daerah dengan radiasi sinar UV tinggi.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Certains d'entre nous, à la peau claire, vivent dans des zones à fort rayonnement.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Há pessoas com peles ligeiramente pigmentadas que vivem em áreas com grande exposição aos UV.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Manche von uns mit leicht pigmentierter Haut leben in UV-intensiven Regionen.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Một vài người trong chúng ta có sắc tố da sáng lại sống ở vùng có UV cao.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Néhányunk kevéssé pigmentált bőrrel magas UV-jú területeken él.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Někteří z nás se světlým pigmentem žijí v oblastech s vysokým UV.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Niektórzy z nas o jasno ubarwionej skórze żyją w regionach o wysokim UV.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Sommigen van ons die een lichte huid hebben, leven in gebieden met veel UV.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Unii dintre noi cu piele deschisă la culoare trăim în zone cu multe ultraviolete.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.피부 색이 옅은 어떤 사람들은 고 UV 지역에 삽니다.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Ορισμένοι από εμάς με δέρμα ανοιχτής χρώσης ζούμε σε περιοχές υψηλής ακτινοβολίας.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Некоторые люди со светлой кожей живут в зонах высокого УФ.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.Някои от нас със светло пигментирана кожа живеят в райони с високо ниво на ултравиолетови лъчи.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.חלקנו בעלי פיגמנט עור בהיר חיים באזורים בעלי קרינה אולטרה סגולה גבוהה.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.بعضنا ممن لديه بشرة فاتحة اللون يعيش في مناطق أشعة فوق البنفسجية العالية.
Açık pigmentli ten rengine sahip bazılarımız yüksek UV bölgelerinde yaşıyor.紫外線の強い地域で暮らす人もいます 肌の色が濃いのに
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.98% מיערות האיטי מבוראים.
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.Anda akan lihat pemandangan seperti ini di seluruh pulau ini.
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.Bilder wie dieses sieht man überall auf der Insel.
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.Các bạn sẽ thấy những hình ảnh thế này khắp nơi trên hòn đảo.
İlgili Sayfalar