bölgelerinde ile cümle
bölgelerinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.섬 곳곳에서 이런 풍경을 볼 수 있어요.
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.Overal op het eiland zie je dergelijke beelden.
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.Se pueden ver escenas como éstas por toda la isla.
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.Vedrete scenari come questi ovunque sull'isola.
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.Vêem-se cenários destes por toda a ilha.
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.Veţi vedea scene ca aceasta în toată insula.
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.Widoki takie jak ten, można zobaczyć na całej wyspie.
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.Θα δείτε τέτοια τοπία παντού στο νησί.
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.Подобные пейзажи можно увидеть по всему острову.
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.Ще видите сцени като тази по целия остров.
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.يمكنكم أن تروا مشاهد مشابهة في جميع أنحاء الجزيرة.
Adanın tüm bölgelerinde buna benzer manzaralar görebilirsiniz.森林伐採は多くの環境問題 を引き起こします
Alaskaya somon köpek balığını etiketlemeye gitmek, kendi bölgelerinde onlarla iletişime geçmek.알래스카 악상어에 칩을 다는 일이었습니다 악상어의 서식지에 가서
Alaskaya somon köpek balığını etiketlemeye gitmek, kendi bölgelerinde onlarla iletişime geçmek.li abbiamo incontrati nel loro ambiente,
Alaskaya somon köpek balığını etiketlemeye gitmek, kendi bölgelerinde onlarla iletişime geçmek.היה ללכת לתייג את כריש הסלמון באלסקה, פגשנו אותם בטריטוריה הביתית שלהם,
Alaskaya somon köpek balığını etiketlemeye gitmek, kendi bölgelerinde onlarla iletişime geçmek.لقد ذهبنا بالفعل لوضع بطاقات على قرش السلمون في ألاسكا قابلنا قرش السلمون في مياهه الإقليمية
Alaskaya somon köpek balığını etiketlemeye gitmek, kendi bölgelerinde onlarla iletişime geçmek.彼らがホームグラウンドで サケを捕まえる姿を追いかけながら
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Afrikában, a távoli helyeken nehéz jó utakat találni.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.A v Africe, na těch vzdálených místech, je velmi težké najít dobrou silnici.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.A w Afryce, w odległych miejscach, ciężko jest znaleźć dobrą drogę.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Di Afrika, di tempat-tempat terpencil, tidak terdapat fasilitas jalan yang bagus
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.E em África, em lugares remotos, é difícil encontrar uma boa estrada.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Et en Afrique, dans les endroits isolés, c'est dur de trouver de bonnes routes.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.하지만 아프리카에서 지방에는 제대로 된 도로가 거의 없습니다.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Maar in Afrika vind je op de afgelegen plaatsen zelden een goed bestrate weg.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Ma in Africa, nei luoghi più remoti, è difficile trovare una strada percorribile.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Og i Afrika, de afsidesliggende steder, er det svært at finde en god vej.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Şi în Africa, în locurile îndepărtate, e greu să găseşti un drum bun.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Und in den abgelegenen Gebieten Afrikas ist es schwer eine gute Strasse zu finden.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Và ở Châu Phi, ở những nơi xa xôi, Thật khó mà để tìm được đường tốt.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Y en los lugares remotos de África es difícil encontrar buenos caminos.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Και στις απομακρυσμένες περιοχές της Αφρικής είναι δύσκολο να βρεις καλό δρόμο
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.А в Африке, в отдаленных местах, трудно найти хорошую дорогу.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.Але в Африці, у віддалених місцях, хорошу дорогу знайти складно.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.И в Африка, на отдалечените места, е трудно да се намери добър път.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.אך באפריקה, במקומות המרוחקים, קשה למצוא דרך טובה.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.وفي أفريقيا، من الصعب العثور على طرقات جيدة للأماكن البعيدة.
Ama Afrika'nın uzak bölgelerinde iyi bir yol bulmak biraz zor.舗装道路を見つけるのが大変です でもコカコーラはあることに気づきました
Amerika'nın, dünyanın diğer bölgelerinde olanlar üzerindeki etki yeteneğini zedeledi.in altre parti del mondo.
Amerika'nın, dünyanın diğer bölgelerinde olanlar üzerindeki etki yeteneğini zedeledi.베트남 전쟁은 세계에 대한 미국의 영향력에 상처를 주었다.
Amerika'nın, dünyanın diğer bölgelerinde olanlar üzerindeki etki yeteneğini zedeledi.Nó tổn hại sức ảnh hưởng của Mỹ lên những gì xảy ra lúc đó ở những nơi khác trên thế giới.
Amerika'nın, dünyanın diğer bölgelerinde olanlar üzerindeki etki yeteneğini zedeledi.Poškodilo to americkou schopnost ovlivňovat to, co se dělo v jiných koutech světa.
Amerika'nın, dünyanın diğer bölgelerinde olanlar üzerindeki etki yeteneğini zedeledi.Війна позначилась на здатності Америки впливати на світову політику.
Amerika'nın, dünyanın diğer bölgelerinde olanlar üzerindeki etki yeteneğini zedeledi.世界の他の部分で何が起こっているのです。 あなたが知っている封じ込め理論を持っていた
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Ba-a-na , con_trai Hu-sai , ở trong xứ A-se và A-lốt ;
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Ba-a-na, con trai Hu-sai, ở trong xứ A-se và A-lốt;
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Baana, der Sohn Husais, in Asser und zu Aloth;
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Baana, figlio di Cusai, in Aser e in Zàbulon
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Baaná, filho de Hasai, em Aser e em Alote;
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Baana, fils de Huschaï, en Aser et à Bealoth.
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Baana, fiul lui Huşai, în Aşer şi la Bealot.
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Baaná hijo de Husai, en Aser y en Alot
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Baana, Husais son, i Aser och Alot;
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Ba'ana, Husjajs Søn, i Aser og Bealot;
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Baana, Huusain poika, Asserissa ja Bealotissa;
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Baana, sin Husajev, v Aserju in Alotu;
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Ba'ana, sønn av Husai, i Aser og i Alot;
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Baana, syn Chušaiho, v Asere a v Alóte;
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Baana syn Chusai v Asser a v Alot;
Aşer ve Bealot bölgelerinde Huşay oğlu Baana;Baana, syn Husai, w Aser i w Alot.
İlgili Sayfalar