bölgelere ile cümle
bölgelere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.Lerntechnologie sollte in entlegenden Gebieten zuerst eingeführt werden und in anderen Gegenden erst später.
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.Technologię edukacyjną należy wprowadzić przede wszystkim na terenach oddalonych.
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.Tehnologiile educaţionale ar trebui introduse mai întâi în zonele îndepărtate şi în alte zone mai târziu.
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.Vzdelávacie technológie treba zaviesť najprv do odľahlých a až potom do ostatných oblastí.
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.Vzdělávací technologie by měly být zavedeny nejdříve v odlehlých oblastech a až poté v ostatních oblastech.
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.Η εκπαιδευτική τεχνολογία πρέπει να εισαχθεί πρώτα στις απομακρυσμένες περιοχές και στις υπόλοιπες αργότερα.
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.Образователните технологии трябва да се въведат първо в отдалечените райони и след това другаде.
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.Образовательные технологии надо применять сначала в отдаленных районах, а затем в других местах.
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.טכנולוגיה חינוכית צריך להכניס קודם כל לאזורים מרוחקים ואחר-כך לאזורים אחרים.
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.تكنلوجيا التعليم يجب أن تُقدّم الى المناطق النائية أولاً ولاحقاً للمناطق الأخرى.
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.他の地域にはそれから普及させれば良いのです 価値というのは得るものですが 教義や信条は押しつけられるものです
Elbette, uzaklık normal anlamda, yani şehir merkezinden giderek uzaklaştıkça daha uzak bölgelere ulaşırsınız.물론, 소외지역이라는 것은 상식적으로 도시의 중심에서 점점 멀어질 수록 점점 소외된 지역인 것이지요.
Elbette, uzaklık normal anlamda, yani şehir merkezinden giderek uzaklaştıkça daha uzak bölgelere ulaşırsınız.W powszechnym rozumieniu oddalenie oznacza, że oddalając się od miast docieramy na odludzie.
Elbette, uzaklık normal anlamda, yani şehir merkezinden giderek uzaklaştıkça daha uzak bölgelere ulaşırsınız.כמובן ריחוק במובן הרגיל, שפירושו, ככל שאתה מתרחק ממרכז עירוני, אתה מגיע אל אזורים מרוחקים.
Elbette, uzaklık normal anlamda, yani şehir merkezinden giderek uzaklaştıkça daha uzak bölgelere ulaşırsınız.بالطبع، البُعد في معناه العادي، يعني أنك كلما تذهب أبعد وأبعد من المراكز الحضرية، فأنت تصل لمناطق نائية .
Elbette, uzaklık normal anlamda, yani şehir merkezinden giderek uzaklaştıkça daha uzak bölgelere ulaşırsınız.都市中心部から遠方へ 離れていくことを意味します 教育現場では何が起こるでしょうか?
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.Aber sie sammeln sich im Golf und schwaermen dann ueber den Atlantik aus.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.Dar se adună în Golf şi se împrăştie de-a lungul coastei arctice.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.De az Öbölben összegyűlnek, majd legyezőszerűen szétröppennek.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.그러나 이들은 멕시코 만에 모여 들어서 북극 전역으로 흩어집니다.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.Maar ze verzamelen in de Golf en waaieren dan uit over het noordpoolgebied.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.Mais ils convergent tous vers le Golfe avant de se disperser dans l'Arctique.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.Ma si concentrano nel Golfo prima di disperdersi nelle zone dell'Artico.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.Namun mereka terkonsentrasi di Teluk lalu menyebar ke seluruh wilayah arktik.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.Ne kerääntyvät Meksikonlahdelle ja levittäytyvät sieltä ympäri napaseudun.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.Nhưng chúng tập trung ở vịnh Mexico sau đó tỏa đi khắp phương bắc.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.Pero se concentran en el Golfo y luego se dispersan a través de todo el ártico.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.Soustřeďují se ale v zálivu a pak se rozptýlí po celé Arktidě.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.Sústreďujú sa ale v zálive a potom sa rozptýlia po celej Arktíde.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.Z Zatoki migrują do Arktyki. Z Zatoki migrują do Arktyki.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.Они концентрируются в заливе, а затем перемещаются в Арктику.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.Те се концентрират в залива, и след това се заселват по цяла Арктика.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.אבל הם מתרכזים במפרץ ואז עפים ומתפזרים בכל החוג הארקטי.
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.وهي تتجمع في الخليج ومن ثم تعود الى القطب
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.グリーンランドで繁殖する鳥も メキシコ湾で見かけました
Fakat körfezde toplanıp sonra yeniden Arktik bölgelere hareket ediyorlar.但佢哋集中喺墨西哥灣 跟住遍佈成個北極
Hayat,çorak kayalık ve külle kaplı çöllerden olgunlaşmak ve gelişmek üzere iç bölgelere doğru ilerlerOd holých skal a pouští popela, přes místa vhodná pro život, kde se život šíří, zraje a rozvíjí.
Hayat,çorak kayalık ve külle kaplı çöllerden olgunlaşmak ve gelişmek üzere iç bölgelere doğru ilerler,מהסלעים העקרים והמדבריות מכוסי האפר .החיים מקבלים משמעות זוחלים אל תוך היבשה .בשלים ומגוונים
Hayat,çorak kayalık ve külle kaplı çöllerden olgunlaşmak ve gelişmek üzere iç bölgelere doğru ilerlerمن الصخرة القاحلة والصحاري المغطاة بالرماد الحياة تأخذ قبضة تزحف داخل البلاد للسكون والتنويع
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.De har alla flyttat tillbaka till landsbygden där de kom ifrån.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Elles sont toutes retournées dans les zones rurales d'où elles étaient originaires.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Hanno tutte un conto in banca, e sono tornate nell'area rurale da cui provenivano.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.다들 각자의 출신지역으로 다시 이사를 가셨습니다.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Mereka semua pindah kembali ke kawasan pedesaan darimana mereka berasal.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Mindannyian visszaköltöztek arra a vidékre, ahonnan jöttek.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Sie alle sind zurück gezogen in die ländlichen Gegenden aus denen sie gekommen sind.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Todas se han mudado al área rural de donde son originarias.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Toţi s-au mutat înapoi în ţinuturile rurale de unde provin.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Và họ đều trở về quê họ.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Voltaram todos para as zonas rurais donde saíram.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Všetci sa vrátili späť na dedinu odkiaľ prišli.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Všichni se vrátili zpátky na venkov, odkud přišli.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Vsi so se preselili nazaj na podeželje.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Wszyscy przeprowadzili się do wiosek, z których przybyli.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Вони всі повернулись в сільський район, звідки вони родом.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Всички те се върнаха обратно в селските райони откъдето дойдоха.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Они все вернулись в сельский район, откуда они родом.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.הן כולן חזרו לאזור הכפרי ממנו באו.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.جميعهن رجعن الى الأرياف التي أتوا منها
İsayla ilgili bu haber bütün Yahudiyeye ve çevre bölgelere yayıldı.A tá zvesť o ňom sa rozniesla po celom Judsku a po všetkých okolných krajinách.