bölgelere ile cümle
bölgelere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bölgelere göre İtalyaitalyprovince. kgmL'Italie par provincesitalyprovince. kgm
Bölgelere göre İtalyaitalyprovince. kgmOlaszország tartományaiitalyprovince. kgm
Bölgelere göre İtalyaitalyprovince. kgmProvinciile Italieiitalyprovince. kgm
Bölgelere göre İtalyaitalyprovince. kgmProwincje Włochitalyprovince. kgm
Bölgelere göre İtalyaitalyprovince. kgmTaliansko podľa provinciíitalyprovince. kgm
Bölgelere göre İtalyaitalyprovince. kgmΕπαρχίες της Ιταλίαςitalyprovince. kgm
Bölgelere göre İtalyaitalyprovince. kgmІталія за провінціямиitalyprovince. kgm
Bölgelere göre İtalyaitalyprovince. kgmПровинции Италииitalyprovince. kgm
Bölgelere göre İtalyaitalyprovince. kgmמחוזות של איטליהusa. kgm
Bölgelere göre İtalyaitalyprovince. kgmايطاليا من المحافظاتitalyprovince. kgm
Bölgelere göre İtalyaitalyprovince. kgmイタリア (県)italyprovince.kgm
• bölgelere özel taşımacılık emisyonları envanterlerini geliştirerek;• budeme vytvářet geografické přehledy emisí specifických pro dopravu,
• bölgelere özel taşımacılık emisyonları envanterlerini geliştirerek;• budovania geograficky špecifických zoznamov dopravných emisií;
• bölgelere özel taşımacılık emisyonları envanterlerini geliştirerek;• bygga upp geografiskt specifika inventeringar av utsläpp från transporter,
• bölgelere özel taşımacılık emisyonları envanterlerini geliştirerek;Diese Bedingungen gelten jedoch noch nicht und fördern auch nicht Umweltverbesserungen.
• bölgelere özel taşımacılık emisyonları envanterlerini geliştirerek;• izdelavo geografsko določenih popisov izpustov iz prometa;
• bölgelere özel taşımacılık emisyonları envanterlerini geliştirerek;Lovpakken om grønnere transport er et skridt i retning mod en bredere debat.
• bölgelere özel taşımacılık emisyonları envanterlerini geliştirerek;• muodostamalla maantieteellisesti eriytettyjä liikennepäästöjen kartoituksia,
• bölgelere özel taşımacılık emisyonları envanterlerini geliştirerek;• tworzeniu geograficznych wykazów emisji z transportu;
Bu da sırası geldiğinde, anoksinin daha geniş coğrafi bölgelere yayılmasına sebep olacaktır.Como consequência, isto vai contribuir para uma extensão mais vasta de anóxia.
Bu da sırası geldiğinde, anoksinin daha geniş coğrafi bölgelere yayılmasına sebep olacaktır.Naar schatting wordt nog eens 30 % illegaal binnengehaald in dit deel van de Oostzee.
Bu da sırası geldiğinde, anoksinin daha geniş coğrafi bölgelere yayılmasına sebep olacaktır.Tämä puolestaan aiheuttaa hapettomien alueiden laajenemisen.
Bu da sırası geldiğinde, anoksinin daha geniş coğrafi bölgelere yayılmasına sebep olacaktır.To pa prispeva k večji geografski razširjenosti območij brez kisika.
Bu da sırası geldiğinde, anoksinin daha geniş coğrafi bölgelere yayılmasına sebep olacaktır.To postupně přispěje k většímu územnímu rozšíření oblastí bez kyslíku.
Bu da sırası geldiğinde, anoksinin daha geniş coğrafi bölgelere yayılmasına sebep olacaktır.To zase prispeje k rozsiahlejšiemu geografickému rozšíreniu anoxie.
Bu da sırası geldiğinde, anoksinin daha geniş coğrafi bölgelere yayılmasına sebep olacaktır.Wzrost temperatury wód na dużych głębokościach spowoduje wzrost
Bu grafikte anlatılan eşitsizlik, bu çizgiye ve onun üzerinde bulunan bütün bölgelere eşittir.이 부등식이 바로 그래프에 표시된 영역입니다. 범위만 선만이 아니라 그 위의 모든 범위입니다.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Am auzit că departamentele voastre de aici sunt pe regiuni.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.He oído que los departamentos aquí se hacían por regiones.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Ho sentito che i vostri dipartimenti sono basati su regioni.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Ich habe gehört, dass sich ihre Abteilungen nach Regionen richten.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Ik heb gehoord dat jullie afdelingen hier met regio's werken.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Jag hörde att era avdelningar är efter region.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.J'ai entendu dire que vos départements étaient structurés par régions.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.이곳(국무부)은 지역별로 부서가 나눠져 있다고 들었습니다.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Ouvi dizer que os vossos departamentos se dividem por regiões.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Počul som, že vaše oddelenia sú rozdelené podľa regiónov.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Saya dengar bahwa deparetemen-departemen di sini dibagi secara regional.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Slyšel jsem, že zde zastupujete různé regiony.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Słyszałem, że macie tu wydziały z podziałem na regiony.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Tôi nghe rằng những ngành học của các bạn ở đây cũng gồm sinh viên từ nhiều nơi đến đây.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Úgy hallottam, régiónként vannak itt szervezve az ügyosztályok.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Άκουσα πως τα τμήματά σας εδώ είναι χωρισμένα ανά περιοχή.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Чувал съм, че вашите департаменти тук са по области.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Я слышал, ваши отделы разделялись по регионам.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.Я чув, що ваші підрозділи тут поділені по регіонах.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.שמעתי שהמשרדים הממשלתיים שלכם כאן הם לפי איזורים.
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.لقد سمعت ان الولايات هنا (في الولايات المتحدة) تقسم الى مناطق
Buradaki bölümlerinizin bölgelere göre ayrıldığını duydum.ここにサハラ以南アフリカ 南アジア
Bu taralı bölgelere ihtiyacımız yok.Deci poate, nu am nevoie sa fie subliniate aici
Bu taralı bölgelere ihtiyacımız yok.영역을 표시해 놓은 선은 지우겠습니다
Bu taralı bölgelere ihtiyacımız yok.Možná nepotřebuji tohle zvýraznit.
Bu taralı bölgelere ihtiyacımız yok.Vi har ikke brug for at have de her to fremhævet mere.
Diğer her şey , bu sarı bölgelere girdiğimiz verilere göre hesaplanıyor.Alles andere wird berechnet. Und es ist durch diese Eingänge angesteuert.
Diğer her şey , bu sarı bölgelere girdiğimiz verilere göre hesaplanıyor.Vše ostatní je vypočítané.
Diğer her şey , bu sarı bölgelere girdiğimiz verilere göre hesaplanıyor.Όλα τα υπόλοιπα είναι υπολογισμένα. Και προκύπτουν από αυτά που εισάγουμε.
Diğer her şey , bu sarı bölgelere girdiğimiz verilere göre hesaplanıyor.それらは、この入力によって動きます。 もちろん、住宅で重要なものは何ですか?
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.A tecnologia educativa deve ser introduzida nas zonas remotas em primeiro lugar. e só depois noutras zonas.
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.교육 공학은 소외된 지역에 우선 소개되어야 하고 그렇지 않은 곳에는 나중에 소개되어야 합니다.
Eğitim teknolojisi öncelikle uzak bölgelere ulaştırılmalı daha sonra diğer bölgelere.La tecnología educativa debe introducirse primero en las zonas remotas y en otras zonas después.