bölgelere ile cümle
bölgelere kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonraki yıllarda diğer bölgelere de yayılmışlardır.In de jaren daarna volgden ook andere gebieden.
Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek.Onafhankelijk van plaats of positie.
Ancak Ağustos ve Eylül dönemlerinde sıcak bölgelere tekrar göçerler.Ze trekken in augustus/september weer weg naar de overwinteringsgebieden.
Değişik sebeplerle Anadolu'daki ilk yerleşim yerlerinden ayrılan Varsaklar muhtelif bölgelere dağılmışlardır.Het uiterlijk van de oorspronkelijke bewoners van Arafel wijkt af van de rest van de Grenslanden.
Çünkü bu bölgelerde iklim, diğer bölgelere oranla ılımandır.In deze streken heerst in tegenstelling tot andere delen van Mexico een tropisch klimaat.
Bu bölgelere Utah, Omaha, Gold, Juno ve Sword kod adları verilmişti.De vijf sectoren hadden voor de operatie de codenamen Juno, Omaha, Utah, Sword, en Gold gekregen.
Not: Bazı bölgelere birden fazla isimler verilmiştir.Soms werd meer dan één naam aan een straat gegeven.
İklimi bölgelere göre değişiklik göstermektedir.Variaties per klimgebied zijn mogelijk.
İlk yaptığı işlerden biri, önemli bölgelere kaleler inşa ettirmek oldu.Zijn eerste werken waren afstandelijke hardstenen bouwsels geïnspireerd op basale bouwwerken.
Şirket farklı bölgelere konuşlanmıştır.Het bedrijf is in verschillende organisaties opgedeeld.
Onun önerisi sonrasında kaptan daha da güneye, antarktik bölgelere doğru yelken açar.Tijdens de trek trekken ze verder naar het zuiden langs de oostelijke kust.
Her devlet, kendi ülkesini bölgelere ayırmaktadır.Elke staat bestuurde het eigen gebied.
Bugün varlıkları zayıflamış ve insanlar tarafından az yerleşilmiş bölgelere indirgenmiştir.Tego dnia mężowie obdarowywali żony drobnymi upominkami, spełniali ich życzenia.
Güneş Sistemi bazen gayri resmî olarak farklı bölgelere ayrılır.Nieformalnie Układ Słoneczny jest czasami dzielony na oddzielne strefy.
29 Haziran'da, bu edebiyat çevresinin üyeleri değişik bölgelere gitmek için görevlendirildiler.29 czerwca członkowie grupy "Orient" zostali wydelegowani do różnych regionów.
İnsanlar iç bölgelere kaçtılar.Wszyscy uciekają przed gniewnymi tubylcami.
Kış heyeti gönderilemeyen bölgelere yaz dershaneleri açılmıştır.Wpierw prowadzono w nim kolonie letnie dla dzieci bezrobotnych.
İtalyan mutfağı bölgelere göre büyük farklılıklar gösterir.Kuchnia włoska jest bardzo różnorodna.
Daha sonraki yıllarda diğer bölgelere de yayılmışlardır.W ciągu najbliższych dni rozszerzyło się na okoliczne obszary.
Karıncaaslanlarının sıcak ve ılıman bölgelere yayılmış 65 türü vardır.250 gatunków występujących na większości obszarów o ciepłym lub umiarkowanym klimacie.
Sistemli bir hale getirilen makamlar çeşitli bölgelere yayılmış ve geliştirilmiştir.Regionalne odznaki krajoznawcze powstawały i powstają w różnych regionach.
Kolombiya´nın iklimi bölgelere göre çeşitlilik gösterir.Sprawia to, że w granicach miasta zauważalne są różnice w klimacie.
Ordusu ilk 1504 yılında orta bölgelere yayılmıştı.Pierwsze wzmianki o miejscowości pojawiły się w 1504 roku.
Geçtiği bölgelere verdiği sıkınta bazen oldukça fazlaydı.Bördan på de områden han passerade igenom var ibland stor.
Brezilya mutfağı, Brezilya'nın kendisi gibi mutfağı da bölgelere göre büyük farklılıklar gösterir.Det brasilianska köket, liksom Brasilien självt, varierar mycket från region till region.
Güneş Sistemi bazen gayri resmî olarak farklı bölgelere ayrılır.Informellt delas solsystemet ibland in i separata områden.
Diğer bölgelere giden gemilerin ayrıldığı bir limanı vardır.Från hamnen går båtar till andra delar av landet.
Ayrıca ülke içinde de değişik bölgelere dağılmışlardır.Ändå når det ut till olika delar av landet.
Erozyona hassas olan bölgelere yerleştirilir.Skydd av ekologiskt känsliga områden.
Bunun yanı sıra nehir ağızlarına ve lagüner bölgelere de girer.Därutöver är man hänvisad till egna båtar eller isarna.
Kış süresince kıyıda balıkçılık yapan gruplar iç bölgelere avlanmaya ve yiyecek bulmaya geliyordu.Весною люди ходили копати і їли.
Güneş Sistemi bazen gayri resmî olarak farklı bölgelere ayrılır.Іноді Сонячну систему поділяють на регіони.
Her alt bölge toplamda elli tane olan doğal bölgelere bölünür.Každý subdistrikt se dále dělí na přirozené oblasti, kterých je celkem padesát.
1905 devrimi burada başladı ve hızla bölgelere yayıldı.Povstání zde začalo v červnu 1905 a rychle se rozšířilo na velké území.
1100–2000 m yüksekliklerde yaşar, ancak kötü hava şartlarında alçak bölgelere inerler.Dává přednost životu ve výškách kolem 1100–2000 m, za špatného počasí však sestoupí i níž.
Bu özelliğinden dolayı, insanlar tarafından doğal yayılımının dışında bulunan bölgelere de götürülmüştür.Lidmi byli rozšířeni i mimo oblast svého přirozeného výskytu.
Küçük Kırmızı cüceler daha küçük yaşamsal bölgelere sahiplerdir.Bezdružice jsou přirozeným menším centrem pro okolní menší sídla.
Finlandiya'da sahti, üretildiği bölgelere göre farklı özellikler gösterebilmektedir.Švýcarsko V této zemi je pohled na vegetariánství rozdílný podle toho, ve které části země se nacházíte.
O zamanlar ülkenin bölgelere ayrılmış olup olmadığı bilinmemektedir.Prozatím ale není jasné, zda se země zúčastní.
Bir başka büyük stüdyo da filmin Kuzey Amerika dışındaki bölgelere dağıtımını yapacaktı.Je tu také hodně expozicí o hokeji mimo Severní Ameriku.
Not: Bazı bölgelere birden fazla isimler verilmiştir.Multe țări au definite mai mult de o zonă.
Kalan kısmı diğer bölgelere yayılmıştır.Restul s-au împărțit între alte țări.
Her devlet, kendi ülkesini bölgelere ayırmaktadır.Fiecare provincie poate să recruteze propria armată din provincie.
O zamanlar ülkenin bölgelere ayrılmış olup olmadığı bilinmemektedir.Nu se poate ști dacă această divizare a fost teritorială sau nu.
Onun önerisi sonrasında kaptan daha da güneye, antarktik bölgelere doğru yelken açar.La îndemnul său, căpitanul este de acord să navigheze mai la sud spre regiunile antarctice neexplorate.
Apa, batı bölgelere sığınmak zorunda kaldı.Tatăl său fugise în statele din nord.
Yarmuk Savaşı'ndan sonra Müslümanlar kuzey bölgelere Suriye'nin derin içlerine yürüyüşe geçtiler.După ce cuceriseră Emesa, musulmanii s-au îndreptat spre nord pentru a cuceri întreaga zona nordică a Siriei.
Bazen, yeni fethedilen bölgelere de vali olarak atandılar.Adesea Statthalter-ii mai erau numiți și guvernatori.
Şirket farklı bölgelere konuşlanmıştır.Provinciile sunt divizate în mai multe districte.
Ayrıca ülke içinde de değişik bölgelere dağılmışlardır.Ei au fost însă mutați în interiorul țării, până la alte ordine.
Çerkezler köyde kalmayip başka bölgelere gitmişler; Bulgaristan göçmenlerinden 8-10 hane Çatta kalmıştır.Az északi félgömbön terjedtek el; hazánkban nyolc-kilenc fajuk él.
Aynı dönemde Homo sapiens insanları da (modern insanlar) güneyden beri bu bölgelere doğru yayılmışlardır.A Homo sapiens képviselői már az őskortól fogva előfordultak a területen.
Bu bölgelere A'dan H'ye kadar kod verilmiştir.Ez a lista az ásványokat tartalmazza A-tól B-ig.
Dünya dışı bölgelere ayak basan 2. kişi.A Tengermellék 2. legritkábban lakott járása.
Küçük Kırmızı cüceler daha küçük yaşamsal bölgelere sahiplerdir.A recéshátú csíkbogár a kisebb állóvizek lakója.
Not: Bazı bölgelere birden fazla isimler verilmiştir.Joillakin jaksoilla on ollut useampia nimisuomennoksia.
Bir başka büyük stüdyo da filmin Kuzey Amerika dışındaki bölgelere dağıtımını yapacaktı.Elokuva on itsenäinen jatko-osa elokuville Pohjanmaa ja Ameriikan raitti.
Bu özelliğinden dolayı, insanlar tarafından doğal yayılımının dışında bulunan bölgelere de götürülmüştür.Hauen suosion takia sitä on istutettu monille alueille sen luontaisen elinympäristön ulkopuolelle.
Bu özelliğinden dolayı, insanlar tarafından doğal yayılımının dışında bulunan bölgelere de götürülmüştür.Πρόκειται για είδη που εξαπλώνονται σε περιοχές πέραν του φυσικού τους περιβάλλοντος.
Aşağıdaki kodlar günümüzde FIFA'ya üye olmayan ülkelere ya da bağımsız bölgelere atfedilmiştir.Οι ακόλουθοι κωδικοί αναφέρονται σε χώρες ή ανεξάρτητες περιοχές οι οποίες δεν είναι συνδεδεμένες με τη FIFA.