bölgelerde ile cümle

bölgelerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu tür yatırımlar özellikle olumlu vergi muamelesi yapan bölgelerde kaydedilir.Tais processos tratam de áreas específicas, com destaque para a área fiscal.
Aşı, uygulandığı bölgelerde hastalığı % 90’ı aşan oranda azaltmıştır.Nas regiões de vacinação sistemática, a prevalência da doença diminuiu mais de 90%.
Aynı tanrıça değişik bölgelerde Ra olarak da bilinir.Foi vendido como o Kia Pride em algumas regiões.
Özellikle de güney bölgelerde etkili oldular.Principalmente para a região sudeste.
Arapça bu bölgelerde birer ortak dil olarak hizmet etmeye başladı ve lehçeler oluştu.A língua árabe peninsular tornou-se comum entre essas áreas; dialetos também se formaram.
Anavatanı Brezilya olup, tropik bölgelerde yetişen kauçuk bitkilerinin en önemlisidir.É a família mais abundante do Brasil onde é facilmente encontrada em regiões tropicais.
Ilıman bölgelerde birçok ağaç kabuğu her yıl bir büyüme halkası yapar.Algumas árvores produzem brotos anuais longos.
Enterferans sürüklemesi, kanat/gövde, gövde/kuyruk gibi farklı parçaların birleştiği bölgelerde oluşur.As Guias-Mais-Velhas e os Caminheiros estão divididos em Fogos ou Clãs, que se agrupam a nível das províncias.
Humana'nın çağrı merkezleri, Cincinnati, Ohio ve diğer bölgelerde bulunmaktadır.A sede da Convergys continua sendo em Cincinnati, Ohio.
Genellikle ormanların, deniz seviyesinden 1400 metrenin üzerindeki bölgelerde bulunmuştur.Geralmente vivem em florestas perenes abaixo de 1.500 metros de altitude.
Avrupa Birliği, dünyadaki diğer tüm bölgelerden daha çok dünya şehrine sahiptir.In de EU zijn er meer wereldsteden dan waar ook ter wereld.
Bazı bölgelerde yaşayan nüfusun %25'inin bu enfeksiyondan muzdarip olduğuna inanılmaktadır.In sommige gebieden is naar schatting 25% van de bevolking geïnfecteerd.
Kırlangıçlar hayatlarını sıcak bölgelerde geçirirler.Gelukkig leven de schorpioenen alleen in verre warme landen.
Genellikle tropik bölgelerde bulunurlar.Deze horen meestal in tropische gebieden thuis.
Çeşitli bölgelerde ise sıvılaşma ve bunun sonucunda kum konileri ile obruklar oluştu.In verschillende steden werden straten naar hem vernoemd en standbeelden te zijner ere opgericht.
Bu yüzden bazı bölgelerde bitkisel hayat yoktur.In andere regio's zit er geen brood in.
Bu bölge de gece çok kalabalık olan bölgelerden biridir.Jij bent een stad zonder nacht.
Yüksek ve serin yerlerde gündüz, sıcak bölgelerde gece avlanır.Op de heetste en koudste gedeelten van de dag slapen ze in hun hol.
Bazı bölgelerde yatak çarşafları ayrıca nakışlandı.Ook zij die sliepen werden verjongd in Noen.
Bölgelerdeki nüfusa göre halk temsilcileri sayısı belirlenirdi.In de Nationale Vergadering wordt het aantal leden per provincie bepaald op bevolkingsaantal.
Hala Sultan Tekkesi ise günümüzde ziyaret edilen bölgelerden biridir. ^ İbn Asâkir, s.Wapen van Sint Maartensregt Tegenwoordige Staat der Vereenigde Nederlanden, deel VI, blz.
Diğer bölgelerden bazıları da dahil olmak üzere 170 delegeyi kapsıyordu.In totaal waren van 170 landen vertegenwoordigers aanwezig.
Bu familya mensupları ılıman bölgelerden tropiklere kadar yayılmıştır.De familie komt voor van gematigde streken tot in de tropen.
Bu bölgelerde kümelerin birçoğu en sonunda çarpışıp iç içe geçeceklerdir.Veel van deze riviertjes in dit gebied komen uiteindelijk in de Rábca terecht.
Yaşadığı bölgelerde çok kolay tanınabilien ve diğer kuşlardan ayırt edilebilen bir türdür.Hierdoor is hij in zijn leefgebied relatief eenvoudig te onderscheiden van andere vogels.
Çünkü bu bölgelerde iklim, diğer bölgelere oranla ılımandır.In deze streken heerst in tegenstelling tot andere delen van Mexico een tropisch klimaat.
Alpin çayırların bulunduğu bölgelerde ağaç yetişmez.In de alpiene zone groeien geen bomen meer.
Farklı bölgelerde yetişen bu bitkilerin anatomik açıdan farklı olmaktadır.De verspreidingsgebieden van beide soorten overlappen elkaar in Anatolië.
Tropik bölgelerde, koyunlar daha çok derisi için yetiştirilir.Bij schapen worden staarten om praktische redenen gecoupeerd.
Atakpamé'ye yakın bölgelerde toplanan kakao, kahve gibi ürünler bu şehir üzerinden dağıtılmaktadır.In het westen van Atakpamé worden vooral cacao en koffie verbouwd, die deels via de stad worden afgevoerd.
Bu türlerin çoğu tropikal ve subtropikal bölgelerde yaşar.De meeste soorten leven in tropische of subtropische gebieden.
Bazı bölgelerde kırmızı lotus vajina simgesidir.In Nederland komt rode dophei maar op enkele plaatsen voor.
Türkiye'de yıl boyunca bütün bölgelerde görülür.In zuidelijk Europa zelfs het hele jaar door.
Bu bölgelerde daha sonra da devam etti.Vanaf deze stad gingen ze weer verder.
Yasa'nın kabul edilmesinden önce bu eyaletler ve bölgelerde 3.000 tane eşcinsel çift zaten evlendi.Meer dan drieduizend homo-echtparen uit de gehele Verenigde Staten zijn inmiddels getrouwd.
En hızlı büyüyen bölgelerden biridir.Het is een van de grootste en snelstgroeiende nederzettingen.
Sadece etnik olarak Rus olmayan bölgelerde başarısız olacaklardır.In de gemeente wonen zo goed als uitsluitend etnische Roemenen.
Geri kalan bölgelerde bulunur.De andere gebieden liggen eromheen.
Romanya'daki direniş diğer bölgelerdeki gibi gelişmedi.Het verzet in Tilburg ontwikkelde zich zoals elders in Nederland.
Bazı bölgelerde siperler arasındaki mesafe 8-10 metre kadardır.Maar op sommige plekken zijn de riffen zelfs 8 tot 9 km breed.
Asya fili, insan nüfusunun en yüksek olduğu bazı bölgelerde yaşamaktadır.Siam ligt in een gebied van Azië, die tot de dichtste bevolkte streken van de aarde behoort.
Rimal ve Eski şehir arasındaki bölgelerde al-Sabra ve al-Daraj yerleşimleri oluştu.Obszar położony pomiędzy Rimal a Starym Miastem zajęły dzielnice al-Sabra i al-Daraj.
Aynı zamanda hapishanelerde ve kırsal bölgelerde vaizlik yapmaktaydı.Odbywały się również w budynku więzienia oraz w okolicznych wsiach.
Chūō Ana Hattı, Honshū'nun ortasındaki dağlık bölgelerden geçmektedir.Linia Główna Chūō wiedzie przez górskie masywy w centralnej części wyspy Honsiu.
Çin'de korunduğu bölgelerde yasadışı olarak da avlanmaktadır.W Chinach na obszarach objętych ochroną dochodzi do kłusownictwa.
Bazı bölgelerde birlikte bulunduğu Kanada vaşağından daha küçüktür ama ev kedisinin yaklaşık iki katıdır.Jest mniejszy od rysia kanadyjskiego i dwa razy większy od kota domowego.
Tropik bölgelerde çok nadir görülürler.W tropikach spotykany jest bardzo rzadko.
Bu bölgelerde daha sonra çok zengin bakır yatakları bulundu.W tej części obszaru spotykane były bogate zadrzewienia grondowe.
Daha çok sıcak bölgelerde görülür.Jest uprawiany w cieplejszych krajach.
Bu bölgelerde gün saatinde, 12 saatlik zaman gösterimi kullanılır.Dzień i noc w tej strefie trwa w przybliżeniu 12 godzin.
Çoğunluğu kıyı bölgelerde ve başşehir Port Moresby’da oturur.Znajduje się w stolicy Prowincji Centralnej, Port Moresby.
Ülke nüfusunun %33'ü bu bölgelerde yaşamaktadır.33% mieszkańców rejonu.
Savaşın sonunda Etiyopya ordusu Eritre birliklerini tartışmalı bölgelerden çıkarmıştır.Pod koniec wojny wojska etiopskie kontrolowały wszystkie sporne graniczne tereny.
Orta Amerika'dan Güney Brezilya'ya kadar olan bölgelerde yayılış gösterirler.Zwierzęta występują na terenach rozciągających się od Brazylii do południowej części Stanów Zjednoczonych.
Ayrıca güçlü rüzgarlar ile kurak bölgelerde görülür.Pojawiają się tam też dość silne wiatry.
Dolayısıyla müsabakalar da çevredeki bölgelerde yapıldı.Zajęcia były też prowadzone w okolicznych miejscowościach.
1, 2, 3 ve 4 numaralı bölgelerde oynayabilmektedir.Występuje w serii 1, 2 i 3.
Özellikle dağlık bölgelerdeki halk hep kendi başlarına buyruk yaşadılar."Mieszkańcy gór zawsze wolni".
Hristiyan Filistinlilerin çoğu Filistin dışındaki bölgelerde yaşarlar.Dodatkowe 10 mln Filipińczyków żyje poza granicami kraju.
Bol yağış alan serin bölgelerde yetişmektedir.Więcej deszczu spada na terenach wyżynnych.
İlgili Sayfalar