bölgelerde ile cümle

bölgelerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Akdeniz, Ege ve Marmara'da taşlık ve yosunlu bölgelerde yaşar.Habita el norte de África en zonas semi áridas y rocosas.
Bu bölgelerde kullanılan güneş gözlükleri de kar gözlüğü adıyla anılır.Lleva gafas de sol con su nombre en ellos.
En fazla nüfusta yine aynı bölgelerdedir.A su alrededor hay más gente en las mismas circunstancias.
(Çuvaşlar) Türkistan'ın kuzeyinde, Çin sınırından uzak bölgelerde yaşamaktaydılar.Al suroeste de Rong vivían a lo largo de la frontera noroeste de China.
Humana'nın çağrı merkezleri, Cincinnati, Ohio ve diğer bölgelerde bulunmaktadır.Tiene su sede central en Cincinnati, Ohio, Estados Unidos.
Açık ormanlık bölgelerde veya otlaklarda kışlarlar.Los pocos que quedan se esconden en los bosques o en las cuevas.
Genellikle ormanların, deniz seviyesinden 1400 metrenin üzerindeki bölgelerde bulunmuştur.La especie por lo general habita en bosques de hasta 1,450 m sobre el nivel del mar.
Dalları tüylü, yaprakları ılıman bölgelerde hep yeşil kalır, soğuk yerlerde ise kış geldiğinde dökülür.Son de color verde grisáceo por encima y fieltrado debajo y pueden caer en tiempos de sequía invernal.
Bu sayede güneydeki bölgelerdeki düşmanlar etkisiz hale getirildiler.Los enemigos dentro de esta área serán dañados.
Partizanların bazı durumlarda kurtarılmış bölgelerde tarımsal üretim gerçekleştirdikleri de görülmüştür.A la izquierda pueden reconocerse en parte a los donantes que casi han desaparecido.
İşgal altındaki bölgelerden birçok insan Sopron'a kaçtı ve kentin önemi arttı.Molta gente dalle aree occupate trovò rifugio a Sopron e ciò portò ad una crescita d'importanza della città.
Diğer önemli bir problem bazı bölgelerdeki deniz taşıtları ve turizmdir.Altri problemi importanti in alcune aree sono le imbarcazioni e il turismo.
Elektrik ve su bazı bölgelerde kesildi.Acqua ed energia furono tagliati nella città.
İspanya bu bölgelerdeki hakimiyetini 1519-1821 yılları arasında korumuştur.La Spagna mantenne il controllo di questi territori dal 1519 al 1821.
Bu tür gezegenler, merkezi yıldızdan daha soğuk bölgelerde oluşabilir.Tali pianeti possono formarsi nelle regioni più fredde del sistema planetario, lontano dalla stella centrale.
Bu da buzul dalgasına uğrayan buzulların neden bazı bölgelerde toplandıklarını açıklar.Questo spiega perché i ghiacciai soggetti a surge tendono a raggrupparsi in alcune aree.
Aynı sistem ise oluşan yeni bölgelerde de geçerli olacak.Le nuove strutture dovrebbero venir costruite nelle medesime località.
Memeli hayvanların yanında kuş ve bazı bölgelerde balık da yerler. .Oltre ai mammiferi, il puma si nutre anche di uccelli e, in alcune regioni, di pesci.
Teknelerin yanında yüzmezler hatta bazı bölgelerde teknelerden kaçtıkları da görülür.Non cavalcano le onde delle scie e in alcune aree sembrano temere le imbarcazioni.
Böylece birbirine çok uzak bölgelerde bile aynı kurallar geçerlidir.Si passa, dunque, da un estremo all'altro anche in zone relativamente vicine.
Yirmi yaşlarında Güney Kafkasya ve çevredeki bölgelerde iyi tanınan bir tar ustası olmuştu.A metà degli anni 1920 era già un noto suonatore di tar nel Caucaso meridionale e nelle regioni limitrofe.
Tropikal Afrika'daki yüksek bölgelerde görülür.Seguono le zone tropicali dell'Africa.
Felluce’deki iliştirilmiş gazeteciler çarpışmaların yoğun yaşandığı bölgelerden korkunç haberler aktarır.Tuttavia a distrarlo arrivarono dalla Sicilia notizie seriamente preoccupanti.
Ayrıca koalalar koruma altında alınmış bölgelerde de yaşamaktadırlar.Alcune popolazioni vivono all'interno di aree protette.
Komşu bölgelerdeki Türk halkları da bu harekete destek verdi.A quel punto, i governi dei paesi africani vicini decisero di intervenire.
Daha çok serin bölgelerde ve nemli dere yataklarının bulunduğu yerlerde görülür.È presente anche nelle zone più fredde e umide della Pianura Padana.
Epigrafik kanıtlar, iç bölgelerde de geniş Helenistik etkinin var olduğunu ortaya koymaktadır.Prove epigrafiche mostrano un'ampia influenza ellenistica all'interno.
Savunmasız olduklarından genelde geceleri uçarlar ve ıssız bölgelerde ürerler.In genere appare di notte in luoghi vuoti o semivuoti.
Büyük Britanya'da özellikle doğu ve güneyinde kıyı bölgelerde bulunur.Nel Regno Unito vive in alcune località isolate della costa meridionale ed occidentale.
Günümüzde bazı bölgelerde 25 Kr fiyatıyla satılmakta iken büyük şehirlerde 50 Kr ile satılmaktaydı.Un tempo era venduto solo in scatole da 25 pezzi.
Güney bölgelerde yaşayan Tuaregler kısmen melezleşmiştir.Il muro meridionale è crollato in buona parte.
Çamlık ve meşelik yüksek bölgelerde yaşar, kışın vadiye iner.Adora i climi freddi, vivendo su montagne innevate e scendendo a valle solo d'inverno.
Hattın geçiş güzergâhı bugün şehirdışında kalan bölgelerde rahatlıkla fark edilebilmektedir.La croce di Spotà è visibile da diverse zone della città.
Çoğunluğu kıyı bölgelerde ve başşehir Port Moresby’da oturur.Abita i territori vicini alla città di Port Moresby.
Ilıman bölgelerde birçok ağaç kabuğu her yıl bir büyüme halkası yapar.Lo spettacolo richiama ogni sera una quantità di forestieri".
Avrupa’da çeşitli bölgelerde seramik üzerine incelemeler yaptı.Aveva esplorato molte regioni carsiche d'Europa.
Ona büyük yetkilerle isyan çıkan bölgelerde, yani Abbâsî ülkesinin büyük bir kısmında, valilik verdi.Fu consegnato anche nelle mani del re di Israele, che gli aveva inflitto una grande sconfitta.".
Atina'da göçmenlerin çok yaşadığı bölgelerde partiye verilen oylar % 20'ye kadar çıktı.Ottenendo il successo anche in alcuni quartieri con grandi comunità di immigrati dove raggiunse circa il 20%.
İnsanların %10'u dağlık bölgelerde yaşar.10 % всех людей живёт на территории гор.
On beş kontluktan dokuzu şu an Arizono'da olan bölgelerde ikamet eden çeşitli yerli grupların adını almıştır.Всего 9 из 15 округов были названы в честь различных коренных народов, проживающих на территории Аризоны.
Yalnız kış mevsiminde tropik bölgelerde barınırlar.Зимой они могут возникать и в южной тропической зоне.
Sıcak bölgelerde yetişir.Они растут в жарких краях.
Elektrik ve su bazı bölgelerde kesildi.Была прервана подача электричества и воды в некоторых регионах Арика.
Film yurt içinde başarısız olsa da, yabancı bölgelerde başarı yakalamıştır.Фильм провалился в Индии, но имел оглушительный успех за рубежом.
Bu nedenle nüfus istatistikleri farklı bölgelerde yaşanan değişimleri maskeleyebilir.Аналогично социальный интеллект может быть описан в пространстве этих трёх переменных.
Birinci sezon, DVD'de 1., 2. ve 4. bölgelerde yayınlandı.Все четыре сезона вышли на DVD в первом, втором и четвёртом регионах.
Türkiye'de yıl boyunca bütün bölgelerde görülür.Круглый год он встречается на обоих островах.
Birleşik Krallık'ın bu bölgelerde neredeyse hiç tehdidi kalmamıştı.Гражданам США ничто не угрожало в этом суровом краю.
Aynı dildeki deyimler, farklı bölgelerde farklı sözcüklerle söylenebilir.Можем говорить об одном и том же, но разными словами.
Chūō Ana Hattı, Honshū'nun ortasındaki dağlık bölgelerden geçmektedir.Линия пролегает через горные районы центрального Хонсю.
Kırlangıçlar hayatlarını sıcak bölgelerde geçirirler.Птицы улетают в тёплые края.
Fakat ara bölgelerde yer yer 100 – 250 km. geri atıldılar.В результате контрнаступления они были отброшены на 100—250 км от столицы.
Heyecan yaratan bir başka durum ise, farklı bölgelerdeki insanların anlattıklarının da birbirine benzemesiydi.Проблема была в том, что мы были отличными от людей нашего окружения.
Tropikal bölgelerde çok rastlanır.Чаще встречается в тропических широтах.
Kurak mevsimin uzun olduğu bölgelerde mahsul yılda ancak bir defa ekilir.Время лёта даже в одной и той же местности колеблется по годам.
Onların yaygın olduğu bölgelerden bir de Şahdağ'dır.Особое место среди них принадлежит горному хребту Мадоние.
Bataklık bölgelerde dolaşır.Протекает по Баварии.
Kuzey bölgelerde çalışan kesimin en çok başvurduğu başlıca alkollü içecekler bira ve aleydi.Напитком простолюдинов на севере в основном было пиво или эль.
Bu bölgelerde etkin olan Tarduş, ülke merkezinden bağımsız hareket etmeye devam etti.Наместники провинций стали стремиться к независимости от центра.
Temsilciler Meclisi üyeleri tek üyeli bölgelerden seçilir.Остальные округа выбирают только 1 депутата.
İlgili Sayfalar