bölgelerde ile cümle
bölgelerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Güney bölgelerde geniş yapraklı ağaçlar daha çoktur.Es gibt mehr Gewölbedecken als weiter südlich.
Karada yaşayanlar çoğunlukla nemli bölgelerde barınır.Die Straßen in der Umgebung sind meist in mäßigem Zustand.
Bu çatışmalar bazı bölgelerde insan nüfusunun artışı nedeniyle bazı bölgelerde artmıştır.Überfischung wurde im Zuge des Bevölkerungswachstums in vielen Gegenden der Erde zum Problem.
Tropik bölgelerde çok nadir görülürler.In den Tropen sind sie selten.
Soğuk bölgelerde yaşayanların kılları uzun, sıcak iklimde yaşayanların ise kısa olur.Inmitten der Kälte leben die Menschen in kleinen, weit versprengten Siedlungen.
Sulu tarım belirli bölgelerde köy kenarlarında yapılmaktadır.Die Wasserversorgung ist in einigen Dörfern zugesichert.
Tropikal bölgelerde çok rastlanır.Sie ist in vielen tropischen Gebieten ein Neophyt.
Ayrıca koalalar koruma altında alınmış bölgelerde de yaşamaktadırlar.Teile der Bestände liegen in geschützten Gebieten.
Ilıman bölgelerdeki ormanlarda yaşar.Das Glück wohnt in den Wäldern ...
Kurtlar av hayvanlarının çokça bulunduğu bölgelerde yaşar.Les loups vivent sur des territoires où le gibier est abondant.
Doğal ortamında N. crassa tropik ve subtropikal bölgelerde yaşar.Dans son environnement naturel, N. crassa vit surtout en région tropicale et sub-tropicale.
Üreme dönemi dışında da leyleklerin besin maddeleri benzerdir ancak daha kuru bölgelerden alınırlar.Le noyau rocheux est comparable à celui de la Terre si ce n’est qu’il est plus dense.
1, 2, 3 ve 4 numaralı bölgelerde oynayabilmektedir.Il peut jouer au poste 1, 2 et 3.
Rusya, Kuril Adaları'nda kıyıya yakın bölgelerde yaşayan 11 bin vatandaşını tahliye etti.La Russie évacue 11 000 résidents des zones côtières des Îles Kouriles peu après le séisme.
Napolyon, Fransız egemenliği altındaki bölgelerde Yahudilerin özgürleştirilmesini emretmiştir.Napoléon avait ordonné l'émancipation des juifs dans tous les territoires soumis à l'autorité française.
Farklı bölgelerde hiç kullanılmayan Fransızca sadece şehir merkezlerinde konuşulur hale geldi.Il existait aussi des formes locales de français parlées uniquement dans les villes.
Çelik üretmek için farklı bölgelerde birçok farklı teknik kullanıldı.Plusieurs techniques distinctes ont été utilisées pour la construction des planeurs.
Yayla kültürü olan bölgelerde tüketilir.Elles sont épandues sur des parcelles réservées à la culture.
Elektrik ve su bazı bölgelerde kesildi.L'électricité et le service de l'eau furent interrompus dans la plupart des pays.
Düşük rakımlı bölgelerde yetişmektedir.Elle évolue dans des zones de basse altitude.
Ayrıca neotropik ve diğer ekvatoryal ve subtropikal bölgelerde de vaka sayısı yüksektir.Le néotropique et les autres régions équatoriales ou subtropicales sont également concernés.
Afrika'nın güneyindeki dağlık bölgelerde yaşar.Il vit dans les zones montagneuses en Afrique australe.
Özellikle de güney bölgelerde etkili oldular.C'était particulièrement le cas dans les colonies du sud.
Belenyaka mahallesi, farklı bölgelerden gelen vatandaşlardan oluşmaktadır.En fait, son conseil d'administration est composé de personnes originaires de différentes régions acadiennes.
Yani dağlık bölgelerdeki insanlarla ne İranlılar ne Atinalılar ve ne de Ispartalılar başedemediler.He Be Mean No Blacks No Dogs No Irish.
Parti örgütleri, illerde ve bölgelerde birleştirilir.Le couple est destiné à être réuni, quels que soient les lieux et les époques.
Daha çok kentsel bölgelerde yer alırlar.On les trouve davantage en centre-ville.
Ancak bu ayrımı, sadece kırsal bölgelerde görmek mümkündür.Cette faction n'est visible qu'au cours de la campagne.
Yarı kurak –yarı nemli bölgelerde koyu renklidir.Espèce de demi-ombre en stations chaudes.
Kırlangıçlar hayatlarını sıcak bölgelerde geçirirler.Les crocodiles vivent dans les régions chaudes.
Radyasyon sisi karasal bölgelerde görülür.Les radiations sont présentes dans certaines zones.
Ülke nüfusunun %33'ü bu bölgelerde yaşamaktadır.33 % des habitants vivent dans des villes.
Hristiyan Filistinlilerin çoğu Filistin dışındaki bölgelerde yaşarlar.Presque tous les chrétiens proviennent d'autres pays.
Diğer bölgelerde bu tarz bir göçe rastlanmamıştır.Un tel profil n'apparaît nulle part ailleurs dans la région.
Temsilciler Meclisi üyeleri tek üyeli bölgelerden seçilir.Les bureaux des municipalités seront élus exclusivement parmi leurs membres.
İklim yüksekliğe göre değişken: Yüksek bölgelerde ve alçak bölgelerde çok farklılık vardır.Essences dominantes: Elles varient fortement selon les régions et l'altitude.
Ülke tarihindeki büyük krallık ve imparatorluklar günümüzde Gana'nın kuzeyinde bulunan bölgelerde kurulmuştur.Des résidences princières et royales sont construites dans le Nord de Téhéran.
Ancak bu bölgelerde 13 ile 7 milyon yıl öncesine ait fosil kalıntılara pek rastlanılmamaktadır.On a trouvé à ce jour très peu de fossiles d'hominidés datés entre 7 et 14 millions d'années en Afrique.
Kuru ve yarı-kuru bölgelerde yaşar.Vit dans des zones dégagées et sèches.
43 değişik üye coğrafi bölgelerden eşit temsil esasına göre seçilir.Trente-deux sénateurs sont élus à la représentation proportionnelle.
Ayrıca dağıldıkları bölgelerde bir sıra koruma alanı mevcutdur.Ceci se produit déjà dans un certain nombre de zones protégées.
Film yurt içinde başarısız olsa da, yabancı bölgelerde başarı yakalamıştır.Aunque la película fue un fracaso financiero nacional, encontró el éxito en regiones extranjeras.
Bu tür gezegenler, merkezi yıldızdan daha soğuk bölgelerde oluşabilir.Tales planetas pueden formarse en las regiones más frías y más alejadas de la estrella central.
İnsanların %10'u dağlık bölgelerde yaşar.Un 10 % de la población mundial habita en regiones montañosas.
Sanatçılar farklı coğrafi bölgelerden gelmekteydi ve ünlü yerel ustalar da aralarında yer almıştır.Los artesanos procedían de diferentes lugares y entre ellos había profesionales locales reconocidos.
Bazı bölgelerde de yumurtlarlar (4-7 kadar).La provincia se subdivide en siete distritos (amphoe).
Heyecan yaratan bir başka durum ise, farklı bölgelerdeki insanların anlattıklarının da birbirine benzemesiydi.Y siempre me sentí un poco diferente de los demás en mis barrios.
Bugün bile hala bu bölgelerdeki lava izleri görülebilir.Todavía se pueden encontrar rastros de ellos en ese lugar.
İspanya bu bölgelerdeki hakimiyetini 1519-1821 yılları arasında korumuştur.España mantuvo bajo su control estos territorios desde 1519 hasta 1821.
Bazı bölgelerde güneydeki yaprağını döken ormanlara kadar yayılır.En algunas zonas se extiende al sur hacia el bosque caducifolio.
Bu familya mensupları ılıman bölgelerden tropiklere kadar yayılmıştır.Se extiende desde las regiones templadas hasta los trópicos.
O dönemde İtalya'da futbol farklı bölgelerde yerel liglerden oluşuyordu.En ese tiempo, la liga italiana de fútbol estaba dividida en diversos grupos regionales.
Forvet bölgesinde oynayan oyuncular tıpkı diğer bölgelerde oynayan oyuncular gibi çeşitlilik gösterirler.Nuevas Salas de Orden de Clase, es decir, zonas donde se reúnen jugadores que comparten la misma clase.
Bu örümcek türü Avrupa'da dağlık bölgelerde yaşar, özellikle eski, ıslak ormanlarda taşların altında bulunur.En Europa se encuentra en regiones montañosas, especialmente bajo rocas en viejos bosques.
İç bölgelerde en soğuk ay Ocaktır.En las zonas montañosas hace más frío.
İpliksi Siğiller : Özellikle göz kapakları ve dudaklara yakın bölgelerde olurlar.Eurípides la describe con serpientes en la cabeza y ojos centelleantes.
Kıyısal bölgelerde yaşayan koalalarda görülen keneler dışında genellikle dış parazitleri yoktur.Normalmente no sufren de parásitos externos, excepto las garrapatas en las zonas costeras.
Seyyar satıcılık bazı bölgelerde kanunen yasaktır.Su venta es ilegal en algunas áreas.
Yalnız kış mevsiminde tropik bölgelerde barınırlar.En el invierno, hasta donde se sabe, habita en zonas tropicales.
Okçular mahallesinde, kayalık bölgelerde bir iki mağara bulunmaktadır.En la base de las montañas hay un par de leones de las nieves.
İlgili Sayfalar