bölgelerde ile cümle

bölgelerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca diğer genomik bölgelerde bir takım değişiklikler ve silinmeler taşır.It also carries a number of changes and deletions in other genomic regions.
Çeşitli bölgelerdeki orman müdürlükleri bakanlığa bağlı hale getirildi.The various regional forest offices were made subordinate to the new authority.
17 Şubat 2022'de, Ukrayna'nın doğusundaki ayrılıkçı bölgelerde çatışmalar tırmandı.On 17 February 2022, fighting escalated in separatist regions of eastern Ukraine.
Yerleştikleri bölgelerden biri de Özbekistan'ın Fergana Vadisi oldu.One of the regions they resettled in was Fergana Valley, Uzbekistan.
Don Ordusu'nun farklı bölgelerde aktif kalan birlikleri ise Kızıl Ordu'ya katıldı.Its remnants surrendered in March and April to the Red Army and partly went into their ranks.
Ana ve tampon bölgelerde 110'u su kuşu olmak üzere 269 kayıtlı kuş türü bulunmaktadır.In the main and buffer zones there are 269 recorded bird species, of which 110 are water birds.
Bazı bölgelerde, çeşitli etnik azınlıkların mutfağı baskındır.In certain areas, the cuisine of various ethnic minorities is predominant.
Memleketinin çevresindeki bölgelerden bir alay topladı.She gathered a regiment of men from the areas around her hometown.
Çeşitli bölgelerden olan Japon örneklerinde sıklık: [1]Frequency in samples of Japanese from various regions:[1]
Daha sık olarak "milliyetin şüpheli olduğu çevre bölgelerden" gelirler.More often, they are "from peripheral areas where nationality is doubtful".
Burada ve yakınlardaki diğer bölgelerde çok sayıda Olmec kil figürü buldu. [1]He found a large number of Olmec clay figures here and other areas nearby.[1]
Sırp Demokrat Partisi, Sırpların yaşadığı bölgelerde Sırp Özerk Bölgeleri kurdu.The Serb Democratic Party established SAOs in Serb-inhabited territories.
Diğer denizaşırı bölgelerde mevcut değilNot available in other overseas territories
Çevre bölgelerden gelen aşiret üyelerinin çoğu devrime katıldı.Most of the tribesmen from the surrounding areas joined the revolution.
Gnocchi, farklı bölgelerde, farklı tariflerde ve isimlerde olabilir.Gnocchi vary in recipe and name across different regions.
Örneğin, denize yakın bölgelerde bir sörf kültürü veya yaşam tarzı bulunabilir.For example, in areas near the sea, a surf culture or lifestyle can often be present.
Ancak, sıcak hava dalgaları ve kuraklık bazı bölgelerde ekosistem verimliliğini azalttı.However, heatwaves and drought have reduced ecosystem productivity in some regions.
Ağrı Dağı'ndan daha uzak bölgelerde toprak sıvılaşması ve toprak kaymaları meydana gelmiştir.Liquefaction and landslides occurred in the areas further away from Mount Ararat.
Güneş'e yakın bölgelerdeki yörüngelerde bulunan asteroitlerin sayısı diğerlerine göre daha azdır.There are relatively few asteroids that orbit close to the Sun.
Süleyman hanedanı, 1040 civarında kuzeydeki dağlık bölgelerde kuruldu.The Sulayhid dynasty was founded in the northern highlands around 1040.
Standart olmayan kozmolojiler ise farklı bölgelerde baryon/foton oranının değiştiğini gösterir.Nonstandard cosmologies indicate variation of the baryon to photon ratio in different regions.
Ancak, farklı bölgelerden kaynaklanan farklı göç dalgaları olmuştur.However, there has been different waves of migrations originating from different regions.
Tom bu bölgelerdeki en büyük çiftliğin sahibidir.Tom ist der Besitzer des größten Bauernhofs in dieser Region.
Sınır bölgelerde bu nedenle çok özel bir yaşam tarzı gelişmişti.In den Grenzgebieten entstand daher eine ganz eigentümliche Lebensweise.
Aynı zamanda bu bölgelerde radyasyon oranının da düşük olması gerekmektedir.Überdies ist in diesen Regionen die Strahlenbelastung generell geringer.
İri nandu soğuk bölgelerden de kaçınır ve 40° güney enleminin aşağısında bulunmaz.Ebenso meidet der Nandu kalte Klimazonen und kommt südlich des 40. Breitengrads nicht mehr vor.
Bu durum bazı bölgelerde kıtlık yaşanmasına sebep oldu.Dies führte zu Hunger bei Teilen der Bevölkerung.
Memeli hayvanların yanında kuş ve bazı bölgelerde balık da yerler. .Neben Säugetieren frisst der Puma auch Vögel und in manchen Gegenden Fische.
Bazı bölgelerde bir miktar yağ eklenerek te yapılmaktadır.An einigen Stellen wurde Erdöl gefunden.
Bu bölgelerde en soğuk dönemler günlük en düşük 10 °C sıcaklıkların hissedildiği Temmuz ve Ağustos aylarıdır.Die kälteste Zeit in dieser Region liegt im Juli und August mit etwa 10 °C täglichem Minimum.
Aşılması zor bölgelerde bile gayet hızlı ilerleyebilirler.Er erobert auch schwierige Flächen schnell.
Bazı bölgelerde de yumurtlarlar (4-7 kadar).Die Laubblätter sind mit vier bis sieben Teilblättern je Seite unpaarig gefiedert.
Daha çok yeni ticaret yolları bulmak, keşfedilmemiş bölgelerdeki kaynaklara ulaşmak temel hedefti.Diese haben die Aufgabe, in unbekannten Gebieten nach neuen Nahrungsquellen zu suchen.
Keseli karıncayiyenler Avustralya'nın güneybatısı'nda, okaliptüs ağaçlı bölgelerde yaşar.Beide Arten leben in den Bergwäldern von Südostaustralien.
Dublin’i çevredeki bölgelerden birkaç derece daha sıcak yapan bir mikroiklimi vardır.Dublin besitzt ein Mikroklima, das die Stadt ein paar Grad wärmer werden lässt als das umgebende Gebiet.
Farklı bölgelerde hiç kullanılmayan Fransızca sadece şehir merkezlerinde konuşulur hale geldi.Diese nicht-amtlichen Sprachen werden offiziell nur in den Gebieten verwendet, in denen sie verbreitet sind.
İnsanların %10'u dağlık bölgelerde yaşar.Rund 12 % der Menschheit lebt in Gebirgsräumen.
Avusturya hükümeti, güney bölgelerde kısmî seferberlik ilan etti.Die österreichische Regierung hat den Katastrophenregionen Unterstützung versprochen.
Osmanlılar ise diğer bölgelerden kaydırdıkları kuvvetlerce takviye edilmektedirler.Die anderen Orte wurden aus dem Besitz adliger Herren erworben.
Genelde fazla kurak olan bölgelerden uzak dururlar.Sie reichen oft weit über das Mündungsgebiet hinaus.
Gazetenin yayının ağırlık noktası, yayın yapılan bölgelerdeki günlük haberler ve yerel politikadır.Die Border Post ist die einzige Zeitung in der Gegend und berichtet über lokale Neuigkeiten und Ereignisse.
Kıyı bölgelerde daha çok Yunanlar bulunurdu ve deniz ticaretiyle ilgilenirlerdi.Die Küste war griechisch dominiert und konzentrierte sich auf den Seehandel.
Dağlık bölgelerde çok tüylü şekilleri de vardır.In den Bergen gibt es viele heiße Quellen.
Geri kalan bölgelerde bulunur.Es ist in Resten erhalten.
Felluce’deki iliştirilmiş gazeteciler çarpışmaların yoğun yaşandığı bölgelerden korkunç haberler aktarır.Reporter aus der Stadt berichten von schrecklichen Zuständen in den umkämpften Vierteln.
Dünyanın her bölgesinde yaşarlar, ancak tropikal bölgelerde sayıları daha fazladır.Sie kommen weltweit, aber besonders in tropischen Gebieten vor.
İklim yüksekliğe göre değişken: Yüksek bölgelerde ve alçak bölgelerde çok farklılık vardır.Ebene: Gebiete mit sehr geringem Höhenunterschied - innerhalb der Flachländer.
Bu bölgelerde bulunan Mısır güçleri sulh ve asayişi koruyamaz olmuşlardır.In Afghanistan existieren keine Schutzgebiete für diese Wildziegen.
Bayağı serçe sıcak bölgelerde hemen hemen tüm yıl boyunca üreyebilir.In wärmeren Gebieten kann die Paarung das ganze Jahr über erfolgen.
Daha çok sıcak bölgelerde görülür.Sie lebt deshalb eher in warmen Gebieten.
Şu bölgelerden oluşmaktadır; Altlerchenfeld, Neubau, Sankt Ulrich, Schottenfeld, Spittelberg.Polizei-Bezirke Neubau: enthält die Vorstädte: St. Ulrich, Neubau, Schottenfeld und Spitlberg.
Ve bazı bölgelerden tamamen de kökü kazınmıştır."Zudem wurde die Grenze in einigen Bereichen begradigt.
Yalnız kış mevsiminde tropik bölgelerde barınırlar.Dies allerdings nur in Gegenden mit Winterregen.
Bu sayede güneydeki bölgelerdeki düşmanlar etkisiz hale getirildiler.Dies machte den Zuidertoren überflüssig.
Yüksek dağlık bölgelerde bulunur.Sie fehlt in höheren Gebirgslagen.
Humana'nın çağrı merkezleri, Cincinnati, Ohio ve diğer bölgelerde bulunmaktadır.Der Hauptsitz der Organisation ist in Cincinnati, Ohio, in den Vereinigten Staaten.
Bunun dışında kalan bölgelerde ortalama yükseklik 200 m ila 350 m arasında yer almaktadır.Davon abgesehen sind die restlichen Ebenen zwischen 200 und 350 Meter hoch gelegen.
Bangladeş sınırındaki bölgelerde İslamcı savaşçılar ile Burma ordusu arasında çatışmalar yaşanmıştır.An der Grenze kam es mehrfach zu Grenzgefechten zwischen indischen und bangladeschischen Polizeieinheiten.
Pleistosen Dönem'in sonunda büyük hayvanların nesli kuzey bölgelerde hatırı sayılır derecede tükendi.Am Ende des Pleistozäns kam es zu einer deutlichen Zunahme der Körpergröße dieser Tiere.
Tropikal bölgelerde maymun çeşitleri boldur.Einige Arten wachsen in Gebieten des tropischen Monsuns.
İlgili Sayfalar