bölgelerde ile cümle

bölgelerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Dev pandalar Sichuan, Gansu, Shaanxi ve Tibet gibi dağlık bölgelerde yaşarlar.Veliki panda živi u planinskim regijama poput Sečuana i Tibeta.
Kuru ve yarı-kuru bölgelerde yaşar.Suha i polupustinjska područja.
Yapraklar ölü bölgelerde benekli hale gelir.Iz poplavljenih područja izvlači se uginula stoka.
Boşaltılan bölgelerden çekilen birlikler, 9 kolordu hâlinde yeniden örgütlenmişti.Stanovnici kojima je dozvoljen slobodan izlazak iz grada marširali su u tri kolone.
İspanya bu bölgelerdeki hakimiyetini 1519-1821 yılları arasında korumuştur.Ova je područja španjolska držala pod svojom konrolom od 1519. do 1821.
Bu türlerin çoğu tropikal ve subtropikal bölgelerde yaşar.Većina vrsta živi u tropskim i suptropskim predjelima.
Aynı zamanda bu bölgelerde damar altında kemikler vardır.Jednootvorni imaju još neke kosti u tom području.
Ayrıca koalalar koruma altında alınmış bölgelerde de yaşamaktadırlar.Možda su preživjeli još samo u zaštićenim područjima.
Şeker kamışı tropik ve subtropik bölgelerde, şeker pancarı ise daha ılıman bölgelerde yetişmektedir.Šećerna trska se uglavnom uzgaja u tropskim područjima, dok šećerna repa raste u hladnijim krajevima.
Kardan yapılmış iglolar, yalnızca bazı bölgelerde yaşayan İnuitlerce kullanılır.Ravnomjerno padanje snijega pojavljuje se samo na uzvišenim dijelovima.
Güney bölgelerde ve güneye bakan yamaçlarda ise kuraklığa dayanıklı ormanlar görülür.Na jugu, između samog mjesta i autoputa, nalaze se prastare spačvanske hrastove šume.
Rakip Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) ise, kuzey ve batı bölgelerde etkili.Kao predsjednik Čadske napredne stranke(PPT) ujedinio sjever i jug zemlje.
Rezervler il ve bölgelerde farklı olarak dağılmaktaydı.Mase su različito raspoređene u području mora i kopna.
Genelde yiyecek kaynağının bol olduğu bölgelerde yaşarlar.U naseljenim mjestima često koriste ljudski otpad kao izvor hrane.
Diğer önemli bir problem bazı bölgelerdeki deniz taşıtları ve turizmdir.Važne djelatnost su turizam i pomorstvo. }
Daha çok ormanlarda ve kırsal bölgelerde yaşarlar, ama şehirlerin içinde de görüldükleri olur.Najviše obitavaju u šumama, ali isto tako mogu živjeti u poljima i gradovima.
Kurak mevsimin uzun olmadığı bölgelerde bir yılda iki defa mahsul alınabilir.Više od dva puta tjedno komorač ne bi smjele konzumirati osobe koje su sklone proljevu.
Daha çok sıcak bölgelerde görülür.Vyskytuje sa v teplejších oblastiach.
Tropikal bölgelerde çok rastlanır.Vyskytuje sa v tropických oblastiach.
Şehrin daha fakir bölgeleri dağlık bölgelerdedir.Najmenšie osídlenie je v horských oblastiach.
Sıcak bölgelerde görülür.Pochádza z teplých oblastí.
Bu dünya benzeri gezegenlerin de yaşanabilir bölgelerde bulunduğu söyleniyor.Nie je tiež jasné, či vôbec v takýchto systémoch môžu vzniknúť planéty.
Çeşitli bölgelerden gelen 170 delegeyle temsil edilir.176 poslancov vzíde z rovnakého počtu volebných obvodov.
Avrupa’da çeşitli bölgelerde seramik üzerine incelemeler yaptı.Študoval a zbieral hmyz aj na rôznych miestach Európy.
Yüksek ve serin yerlerde gündüz, sıcak bölgelerde gece avlanır.Na tichších miestach loví vo dne i v noci.
Islak ormanları, bataklıkları yer tutar, fazla kuru bölgelerden kaçınırlar.Snaží sa vyhýbať hustým lesom a väčšine suchých oblastí.
Keseli karıncayiyenler Avustralya'nın güneybatısı'nda, okaliptüs ağaçlı bölgelerde yaşar.Je to drobný vačkovec, žijúci v lesoch juhovýchodnej Austrálie.
Bu bölgelerde daha sonra da devam etti.Neskôr popravy na tomto mieste pokračovali.
Aynı tanrıça değişik bölgelerde Ra olarak da bilinir.Tento aspekt trojitej Bohyne nájdeme i v iných náboženstvách.
Bazı bölgelerde işsizlik oranı %25'i bulmuş olabilir.Nezamestnanosť dosahuje podľa neoficiálnych odhadov 25 %.
Ancak Helenistik kültür, özellikle geçmişinin korunmasında bazı bölgelerde başarılı olmuştur.Helenistična kultura je bila uspešna na več področjih, še posebej pri ohranjanju preteklosti.
Hastalığın yaygın olduğu bölgelerde, tüm gruplar aynı anda ve her yıl prazikuantel ilacıyla tedavi edilebilir.Na področjih, kjer je bolezen pogosta, lahko vse obolele obdelamo naenkrat in letno z zdravilom prazikvantel.
70'i aşkın ülkede yaklaşık 700 milyon kişi, hastalığın yaygın görüldüğü bölgelerde yaşamaktadır.Na območjih, kjer je bolezen pogosta, živi okoli 700 milijonov ljudi v več kot 70 državah.
Bu hayvanlar, serin bölgelerde kış uykusuna yatarlar.Medvedi v hladnih območjih zimo prespijo.
İç bölgelerde en soğuk ay Ocaktır.Najhladneje je v gorskih dolinah.
İspanya bu bölgelerdeki hakimiyetini 1519-1821 yılları arasında korumuştur.Ta področja je imela Španija pod svojo kontrolo od 1519 do 1821.
Yüksek dağlık bölgelerde bulunur.Nahaja se v visokih gorah.
Üyelerin çoğu sıcak bölgelerde yaşar.Večina se jih ne seli na toplejše kraje.
Ayrıca güçlü rüzgarlar ile kurak bölgelerde görülür.Regija prehajajo tudi močni vetrovi.
Tropikal bölgelerde çok rastlanır.Obolevnost je večja v tropskih krajih.
Pleistosen Dönem'in sonunda büyük hayvanların nesli kuzey bölgelerde hatırı sayılır derecede tükendi.V severnih deli je ob koncu pleistocena prišlo do velikega izumrtja velikih sesalcev.
Bu bölgelerde ortalama kıta sahanlığı genişliği yaklaşık 80 km'dir.Povprečna širina kontinentalnih polic je približno 80 km.
Temsilciler Meclisi üyeleri tek üyeli bölgelerden seçilir.Dnevnice so dobili le prisotni člani oblastne skupščine.
Bazı karışık bölgelerde askeri kumandanlar yönetimde daha fazla güç sahibiydi.V nekaterih bolj nemirnih regijah je bila oblast in uprava prepuščena vojaškim poveljnikom.
Dünyanın her bölgesinde yaşarlar, ancak tropikal bölgelerde sayıları daha fazladır.Predstavnike najdemo po vsem svetu, a je večina vrst tropskih.
Bazı bölgelerde bumbar dolması olarak da adlandırılır.V določenih območjih je dovoljeno tudi kampiranje.
Bu büyüme, sadece gelişmekte olan bölgelerde değil, batı milletlerinde de görülmüştür.Vendar pa se je ta rast pojavila na obrobju in ne v samem mestu.
Ayrıca koalalar koruma altında alınmış bölgelerde de yaşamaktadırlar.Dėl nepakankamos kontrolės tai vyksta ir saugomose teritorijose.
Savaşın başlamasıyla işgal edilen bölgelerde partizanlara karşı savaştı.Prieš okupantus kovojo partizanai.
Bu türlerin çoğu tropikal ve subtropikal bölgelerde yaşar.Dauguma rūšių gyvena tropikų ir subtropikų zonose.
Okul açılamayacak kadar az öğrenci olan bölgelerde eğitim taşımalı olarak verilmektedir.Mokykla skirta bendrojo lavinimo mokyklose nepritapusiems, mokymosi motyvų stokojantiems moksleiviams.
Banks çamı (Pinus banksiana) yalnızca güney uç bölgelerde rastlanır.Pietinis dangaus polius matomas tik pietiniame Žemės pusrutulyje.
Dünyanın her bölgesinde yaşarlar, ancak tropikal bölgelerde sayıları daha fazladır.Paplitę visame pasaulyje, bet daugiausia rūšių yra tropikuose.
Özellikle kış aylarında ulaşım bazı bölgelerden çok zor ve araç trafiğine kapalıdır.Žiemą perėja būna gausiai užsnigta ir eismas ja uždaromas.
Söz konusu bazı bölgelerde, bölgenin resmî dilinden de çok kullanılır.Keliose užjūrio teritorijose kartu su anglų kalba oficialiai pripažįstamos ir vietinės kalbos.
Diğer soğuk bölgelerde ise yalnızca seralarda görülebilir.Šaldytuve medų galima laikyti, tačiau tik ne vėsiausiose vietose.
ABD, güvenli bölgelerde hangi güçlerin aktif olacağı konusunda da endişelidir.Padeda vykdyti JAV ginkluotųjų pajėgų buvimo įtampos rajonuose strategiją.
Rusya, Kuril Adaları'nda kıyıya yakın bölgelerde yaşayan 11 bin vatandaşını tahliye etti.Venemaa Kuriilide rannikualadelt evakueeriti 11 000 inimest.
Depremlerin ve yanardağların çoğu bu bölgelerde görülür.Suurem osa vigastatutest ja kannatanutest pärines just nendest linnadest.
Bu durum bazı bölgelerde kıtlık yaşanmasına sebep oldu.Konflikt on põhjustanud piirkonnas näljahäda.
İlgili Sayfalar