bölgelerde ile cümle

bölgelerde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yaşadığı bölgelerde popülasyonlar zaman içinde farklı eyaletlere topluca yer değiştirmişlerdir.Gästrikland, har gennem tiden skiftet tilhørsforhold fra en landsdel til en anden.
Elektrik ve su bazı bölgelerde kesildi.Vandforsyning og elektricitet blev afbrudt.
Tropikal Afrika'daki yüksek bölgelerde görülür.Overvintringen sker i tropisk Afrika.
Genellikle tropik bölgelerde bulunurlar.De findes overvejende i troperne.
Kurak mevsimin uzun olduğu bölgelerde mahsul yılda ancak bir defa ekilir.Ståltrawlerne er kun hjemme en del af året.
Birinci sezon, DVD'de 1., 2. ve 4. bölgelerde yayınlandı.De første tre sæsoner er tilgængelige på DVD i region 1, 2, 3 og 4.
Çeşitli bölgelerden gelen 170 delegeyle temsil edilir.Organisationen er sammensat af repræsentanter fra 170 nationale paralympiske komitéer.
Napolyon, Fransız egemenliği altındaki bölgelerde Yahudilerin özgürleştirilmesini emretmiştir.Napoleon hadde beordret frigjørelsen av jøder på tvers av territorier underlagt fransk hegemoni.
Ancak Helenistik kültür, özellikle geçmişinin korunmasında bazı bölgelerde başarılı olmuştur.Likevel, i den del felter blomstret hellenistisk kultur, særlig i bevarelsen av fortiden.
Çeşitli bölgelerden gelen 170 delegeyle temsil edilir.De kommer fra 170 ulike land.
Şu bölgelerden oluşmaktadır; Altlerchenfeld, Neubau, Sankt Ulrich, Schottenfeld, Spittelberg.Distriktet består av de tidligere forstedene Neubau, Altlerchenfeld, St. Ulrich, Schottenfeld og Spittelberg.
Bazı bölgelerde işsizlik oranı %25'i bulmuş olabilir.Arbeidsledigheten kan ha vært så høy som 25% i noen områder.
Üyelerin çoğu sıcak bölgelerde yaşar.De fleste lever i høyereliggende områder.
2008 yılında aynı bölgelerde kazılar genişletilerek sürdürülmüştür.I 2008 ble det oppdaga tre nye felt i samme område.
Şehir Irak’daki dinî ve kültürel olarak en gelenekçi bölgelerden birisinde yer alır.Byen var et av de mest religiøse og kulturelt tradisjonelle områdene i Irak.
Elektrik ve su bazı bölgelerde kesildi.Vann og elektrisitet ble kuttet av styrkene.
Afrika'nın güneyindeki dağlık bölgelerde yaşar.De lever i isolerte fjellområder i Afrika.
Yüksek dağlık bölgelerde bulunur.Men mangler i høyfjellet.
Alanının %71'i deniz seviyesinden 300 metre yüksek dağlık bölgelerden oluşmaktadır.71 % av arealet er fjellområder som ligger høyere enn 300 meter over havet.
Bunun haricinde belli bölgelerde hindistan cevizi de işlenmektedir.I India drikkes smørte kun i noen få regioner.
Epigrafik kanıtlar, iç bölgelerde de geniş Helenistik etkinin var olduğunu ortaya koymaktadır.Flere menneskerettighetsrapporter viser at det foregår omfattende etnisk rensing i Burma.
Bunlardan birincisi sahile yakın bölgelerde bulunur.Denne arten finnes først og fremst ved kysten.
Komşu bölgelerdeki Türk halkları da bu harekete destek verdi.Også slovaker i hjemlandet støttet dette.
Çoğunluğu kıyı bölgelerde ve başşehir Port Moresby’da oturur.Det er mest brukt i området rundt hovedstaden Port Moresby.
Geri kalan bölgelerde bulunur.De resterende stasjonene ligger i disse områdene.
Bölge, Tanzanya'daki en yağışlı bölgelerden biridir.Den er en av regionene med mest nedbør i Sør-Afrika.
Genellikle tropik bölgelerde bulunurlar.Finnes særlig i tropiske strøk.
Bunların 247 bini muharip birlik, 80 bini ise denizaşırı bölgelerdeki birliklerdi.42 av disse oppdragene var rekognoseringsoppdrag, mens 23 var offensive operasjoner.
Aynı dildeki deyimler, farklı bölgelerde farklı sözcüklerle söylenebilir.Nøkkelordene kan erstattes med tilsvarende i andre språk.
Tropik bölgelerde, sığ sularda yaşar.I tropiske hav finnes de bare på svært dypt vann.
Tropikal bölgelerde çok rastlanır.Gruppen forekommer nesten utelukkende i tropiske områder.
Ayrıca koalalar koruma altında alınmış bölgelerde de yaşamaktadırlar.Krypskyting er vanlig, også innenfor de beskyttede områdene.
70'i aşkın ülkede yaklaşık 700 milyon kişi, hastalığın yaygın görüldüğü bölgelerde yaşamaktadır.Sekitar 700 juta orang, di lebih dari 70 negara, hidup di wilayah tempat penyakit ini umum dijumpai.
Doğal ortamında N. crassa tropik ve subtropikal bölgelerde yaşar.Di lingkungan alaminya, N. crassa tinggal terutama di daerah tropis dan subtropis.
Napolyon, Fransız egemenliği altındaki bölgelerde Yahudilerin özgürleştirilmesini emretmiştir.Napoleon memerintahkan emansipasi Yahudi di wilayah yang dikuasai oleh Prancis.
Hristiyan Filistinlilerin çoğu Filistin dışındaki bölgelerde yaşarlar.Hari ini, sebagian besar orang Kristen Palestina tinggal di luar wilayah Palestina.
Bazı bölgelerde yaşayan nüfusun %25'inin bu enfeksiyondan muzdarip olduğuna inanılmaktadır.Di beberapa area diyakini bila lebih dari 25% masyarakatnya telah terinfeksi.
Arapça bu bölgelerde birer ortak dil olarak hizmet etmeye başladı ve lehçeler oluştu.Bahasa Arab mulai dijadikan lingua franca di kawasan-kawasan tersebut dan logat-logatnya pun bermunculan.
Yasa'nın kabul edilmesinden önce bu eyaletler ve bölgelerde 3.000 tane eşcinsel çift zaten evlendi.Lebih dari 3.000 pasangan sejenis telah kawin di daerah tersebut sebelum undang-undang tersebut diloloskan.
Ovanın içindeki bölgelerden biri olan Shandong'daki Shengli Petrol Sahası önemli bir petrol sahasıdır.Ladang minyak Shengli di Shandong adalah sebuah basis petroleum berpengaruh.
Bazı bölgelerde başarılı koruma çabaları sonucunda yüksek popülasyon yoğunluğuna erişilmiştir.Upaya konservasi yang berhasil di beberapa wilayah menghasilkan kepadatan populasi yang tinggi.
Üyelerin çoğu sıcak bölgelerde yaşar.Banyak dari mereka yang tinggal di daerah-daerah kumuh.
Dev pandalar Sichuan, Gansu, Shaanxi ve Tibet gibi dağlık bölgelerde yaşarlar.Panda Raksasa tinggal di wilayah pegunungan, seperti Sichuan dan Tibet.
Kurak mevsimin uzun olduğu bölgelerde mahsul yılda ancak bir defa ekilir.Musim tanam pagi di lebak hanya sekali dalam setahun.
Pek sık olmasa da kıyıya yakın bölgelerde sağanak yağış yıl içinde görülür.Tidak jarang pula ditemukan di sekitar pemukiman, terutama di daerah terbuka dan berumput-rumput yang meliar.
Ilıman bölgelerdeki ormanlarda yaşar.Anda diajak berpetualang menjelajahi hutan.
Çoğunlukla tropikal bölgelerde yetişir.Sebagian besar tumbuh di daerah tropika.
Kısmen göçebe olan bu kuşlar, genellikle vahşi bambu tohumlarının bol olduğu bölgelerde yuvalarını kurarlar.Selain dari teror-teror itu, rumah itu sering di kelilingi bau-bau kentang yang sedang direbus.
Yayla kültürü olan bölgelerde tüketilir.Ulat sutra dikonsumsi di sejumlah kebudayaan.
Söz konusu bazı bölgelerde, bölgenin resmi dilinden de çok kullanılır.Di beberapa tempat, bahasa ini bahkan menggantikan bahasa setempat.
16. yüzyılda kuzey ovalık bölgelerdeki nüfusun çoğunluğu İslam dinini benimsemiştir.Pada akhir abad XIX, sebagian besar warga Kampung Sawah telah menganut agama Islam.
Elektrik ve su bazı bölgelerde kesildi.Aliran air dan listrik terputus.
Kumlu toprağı ve kuru iklimi nedeniyle bu bölgelerde hava tozludur.Hal ini terjadi karena suhu udara yang tinggi dan kekeringan terjadi di daerah itu.
Bölgelerden 17'si idari ve biri özerktir.Kelurahan ini merupakan satu dari 17 desa dan kelurahan yang berada di kecamatan Ngada.
Güney bölgelerde yaşayan Tuaregler kısmen melezleşmiştir.Sebagian wilayah Swedia selatan berhasil direbut.
Hattın geçiş güzergâhı bugün şehirdışında kalan bölgelerde rahatlıkla fark edilebilmektedir.ATM dengan mudah dapat ditemui di dalam wilayah kota ini.
P. clarkii yerleştirildiği bazı bölgelerde ise ekonomik kayıplarla karşılaşılmıştır.Sự trỗi dậy của P. clarkii cũng đã dẫn đến thiệt hại kinh tế ở một số vùng.
Yasa'nın kabul edilmesinden önce bu eyaletler ve bölgelerde 3.000 tane eşcinsel çift zaten evlendi.Trước khi đạo luật được ra đời, đã có hơn 3.000 cặp đồng tính đã làm hôn thú trong những khu vực này.
70'i aşkın ülkede yaklaşık 700 milyon kişi, hastalığın yaygın görüldüğü bölgelerde yaşamaktadır.Có khoảng 700 triệu người, tại hơn 70 nước, sống ở vùng bệnh lưu hành.
Depremlerin ve yanardağların çoğu bu bölgelerde görülür.Lụt và bão sấm cũng thường xảy ra tại vùng này.
İlgili Sayfalar