bölgeler ile cümle
bölgeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu hayvanlar yalnız hareket ederler ve kendi bölgeleri vardır.Långsvansade vesslor lever ensamma och har egna territorier.
Avustralya'nın iç bölgelerinde yaşayan populasyonlar, suların ortaya çıkıp kurumasıyla yer değiştirirler.Populationer i Australien nomadiska då vattensamlingar i inlandet uppstår för att sedan torka ut.
Soğuk bölgelerde yaşayanların kılları uzun, sıcak iklimde yaşayanların ise kısa olur.Hårens längd är störst i kallare regioner medan pälsen i varma regioner är kort.
İsviçre'nin NUTS-2 bölgelerinden biridir.Den hör till den statistiska områdeskategorin NUTS-2.
İnguşetya, Rusya’nın en fakir bölgelerinden biridir.Tjuvasjien hör till de rikare regionerna i Ryssland.
Ayrıca Tsuen Wan Yeni Bölgeler'in en yüksek gelire sahip semtidir.Danderyd har även landets högsta medelinkomst.
Adadaki turistik bölgeler kuzeyde eski Corralejo kasabası ve Jandia'da Morro kasabası cıvarlarındır.De huvudsakliga turistområdena ligger omkring städerna Corralejo i norr och Morro Jable i Jandia.
Amerika'da sadece Florida ve Teksas'ın güney bölgelerinde bulunur.Flyttar till södra Texas och Florida.
Yüksek bölgeler mera olarak da kullanılır.Till ännu högre höjder används satelliter.
Namibya'nın bölgeleri ^ a bUSA:s 51:a delstat
Gözlemlerde hava kirliliği olmayan bölgeler seçilir.Under vilka omständigheter kan icke-lokala fenomen observeras?
Ülkenin bölgeleri şu şekildedir: TanzanyaArtens utbredningsområde är: Tanzania.
Diğer bölgelere giden gemilerin ayrıldığı bir limanı vardır.Från hamnen går båtar till andra delar av landet.
Bütün imparatorluk bölgeleri bu çemberleri içinde değildi.Alla riksluftfartsministeriets avdelningar fanns inte i denna byggnad.
Kolej Merkezi Londra'nın South Kensington ve Battersea bölgelerinde bulunur.Skolan är lokaliserad till Kensington och Battersea i London.
Çeşitli bölgelerden gelen 170 delegeyle temsil edilir.Tillsammans kommer invandrarna från 170 olika länder.
Güçlü merceklenme radyo ve X-ray bölgelerinde gözlenmiştir.Starka linser har observerats i radio- och röntgenstrålning.
Japon hükümeti Kore, Vietnam, Tayvan ve Çin'in bazı bölgelerindeki olaylara böylelikle müdahale etti.Den japanska regeringen styrde direkt händelser i Korea, Manchuriet, Vietnam, Taiwan och delar av Kina.
Sonunda bu bölgeleri de kontrolü altına almıştır.Även från dessa trakter utdrevs de slutligen av dakerna.
Bazı bölgelerde kırmızı lotus vajina simgesidir.Inom området finns bland annat röd glansmossa.
Memeli hayvanların yanında kuş ve bazı bölgelerde balık da yerler. .Förutom däggdjur jagar pumor även fåglar och i några regioner även fiskar.
Bu bölgelerin şekilleri hayvanların algılama yeteneklerinden etkilenmektedir.Dessa hår förbättrar djurets hörselförmåga.
Yeni Gine civarındaki bölgelerde yağmur ormanlarında bulunur.Den förekommer i bergiga regnskogar på Nya Guinea.
Vilayet ülkenin en dağlık bölgelerinden birisidir.Denna provins utgör ett av landets bergsområden.
Özerk bölgelerin valileri genellikle ilgili etnik gruptan atanmaktadır.De delade revir försvaras vanligen mot inkräktare av samma kön.
Bu bölgelerde Avrupa Birliği sınırları içerisinde kabul edilmekte olup, Schengen Bölgesi'ne dahil değildirler.Områdena deltar inte heller i Europaparlamentsvalen eller i Schengensamarbetet.
Daha sonra bu bölgeler Rus ve İngilizler'in işgaline uğradı.Dessa löften från ryssarna och engelsmännen visade sig vara tomma.
Nattō en çok Japonya'nın Kantō, Tōhoku ve Hokkaido'yu kapsayan doğu bölgelerinde meşhurdur.I Japan är nattō särskilt populärt i regionerna Kanto, Tohoku och Hokkaido i östra och norra Japan.
Ayrıca ülke içinde de değişik bölgelere dağılmışlardır.Ändå når det ut till olika delar av landet.
Daha önceden doğal olarak bulunduğu bazı bölgelerde, yerel olarak soyu tükenmiştir.På några öar där den tidigare levde är den utdöd.
Bu liste, deniz seviyesine kıyasla ülkelerin ve bazı özerk bölgelerin en yüksek noktalarını içermektedir.I kvalspelet deltar de lägst rankade ländernas ligamästare och några av de högre rankade ländernas ligatvåor.
Örneğin delesyon bölgeleri renklidir.Terrängen runt Delījeh är platt.
Aile oluşturmuş gecekonducularla bekârları ayrı ayrı bölgelerde iskân eder.Makar som bor i gemensam bostad särbehandlas.
Bu bölgelerde ilerlemek çok zordur.I områdena går det bra att vandra.
Kıyıya yakın bölgelerde bulunan Corisco, Elobey Grande ve Elobey Chico adaları da ülkeye aittir.Elobey Grande och Elobey Chico är två småöar som tillhör.
Erozyona hassas olan bölgelere yerleştirilir.Skydd av ekologiskt känsliga områden.
Ayrıca koalalar koruma altında alınmış bölgelerde de yaşamaktadırlar.De båda Kaninöarna ingår även i det skyddade området.
Geri kalan bölgeler yeraltı kaynakları dışında ikincil konumdadır.Resterande områden, utom när det gäller mineraltillgångar, är av underordnad betydelse.
Gecekondu bölgeleri büyüdü.Vingårdar växte upp överallt.
Büyük bölümünün anayurdu Amerika'nın tropikal bölgeleridir.Deras naturliga utbredningsområden är i tropiska Amerika.
Ortalama yıllık yağış 30 mm altında olan bölgeler Çöl sayılır aynı zamanda kurak'tır.Med en årsnederbörd under 30 mm är öknen extremt torr.
Geri kalan bölgelerde bulunur.Kvarvarande områden.
Familyaya ait olan 19 tür, Amerika'nın ılıman ve tropik bölgelerinde yaşar.I familjen finns omkring 20 arter som lever i tempererade eller subtropiska regioner av Amerika.
Ormanlarda devlet doğa koruma bölgeleri, tabiat eserleri ve koruluk parkları kurulmuştur.Naturskyddat område naturreservat, nationalpark, sälskyddsområde med mera.
Halkı komşu bölgelerin etnik bir karışımıdır.Nationella gränser har splittrat de etniska folkgruppernas områden.
Kış mevsiminin uzun geçtiği bölgelerde kırsal kesimde çok kullanılır.De blev ofta uttråkade under den långa vintervilan.
Doğu Norveç, Norveç'in en yoğun nüfuslu bölgelerinden birisidir.Bærum är ett av de mest tätbefolkade områdena i Norge.
İrlanda'nın illeri (İrlandaca: Cúigí na hÉireann), İrlanda'nın tarihi bölgeleridir.Ulster (iriska: Cúige Uladh) är en av Irlands historiska provinser.
Güney bölgelerde ve güneye bakan yamaçlarda ise kuraklığa dayanıklı ormanlar görülür.I söder och i götamålen är detta -t dock bevarat.
Trafiğin hem sağdan aktığı hem soldan aktığı bölgelerde esas amaç trafiği bir düzene koymaktır.Spårvägen kommer att trafikeras i högertrafik med dubbelspår.
Kayalık Dağları'nda bazen hatta 3500 m yüksekliğe kadar çıkarlar, ama genelde düz bölgelerde yaşarlar.Den kan gå upp till över 2 100 m i bergen, men håller sig vanligen på betydligt lägre höjder.
Genellikle tropik bölgelerde bulunurlar.De är dock vanligast i tropiska områden.
Çeşitli bölgelerde gördüğümüz farklı kıyafet türleri görülmez.Hur dräkten ser ut varierar från olika delar av Sverige.
Bazı ülkelerin ise sadece bazı bölgelerinde uygulanır.Vissa av dessa är endast tillgängliga i vissa länder.
En fazla nüfusta yine aynı bölgelerdedir.Mehrdasht är det största samhället i trakten.
Bu familyaya bağlı türler çoğunlukla tropikal bölgelerde dağılmıştır.De flesta arter i denna familj förekommer i tropiska områden.
Bu bölgelerdeki sivilleri etkileyen politik durumlar dolayısıyla saha görevleri kuruldu.Politiska partier i provinserna kämpade för verkligt politisk inflytande.
Çiftler bölgelerini savunurlar.Varje par försvarar ett revir.
Bunun yanı sıra nehir ağızlarına ve lagüner bölgelere de girer.Därutöver är man hänvisad till egna båtar eller isarna.
Üstelik bu bu bölgelerin kapsayacağı alanlar da belli değildi.Det sägs alltså inte vilka dessa trakter är.
İlgili Sayfalar