bölgeler ile cümle
bölgeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İtalyan mutfağı bölgelere göre büyük farklılıklar gösterir.Kuchnia włoska jest bardzo różnorodna.
Daha sonraki yıllarda diğer bölgelere de yayılmışlardır.W ciągu najbliższych dni rozszerzyło się na okoliczne obszary.
Asya'nın nemli bölgeleri bu kedinin mekânıdır.Koty tej rasy należą do tzw. grupy azjatyckiej.
Yağmur ormanılarının taşlık bölgelerinde yaşarlar.Zamieszkuje lasy deszczowe w terenach górskich.
Gecekondu bölgeleri büyüdü.Zaczęły powstawać większe osady.
Çökme dolini, donmuş topraklar hariç tüm iklim bölgelerinde görülebilir.Swym zasięgiem obejmuje cały świat z wyjątkiem obszarów zimna.
19. yüzyılda Medeba’nın (Madaba)ise önemli tarihî bölgelerinde önemli kiliseler inşa eilmiştir.XX wieku na historycznych terenach Staroniwy wybudowano duże osiedle mieszkaniowe Kmity.
Karıncaaslanlarının sıcak ve ılıman bölgelere yayılmış 65 türü vardır.250 gatunków występujących na większości obszarów o ciepłym lub umiarkowanym klimacie.
Türkiye'de muhtelif orman bölgelerinde görülür.Źródła posiada w Lesie Turyńskim.
1944 sonbaharında, Karpat-Rutenyası'nın doğu ve kuzey bölgeleri Kızıl Ordu tarafından işgal edildi.1944 r., kiedy Połock i okoliczne obszary zostały zajęte przez Armię Czerwoną.
Bu bölgelerin grup galipleri artık Sovyet Birinci Ligi'ne hak kazanacaktı.W barwach tego zespołu zadebiutował w pierwszej lidze radzieckiej.
Ülkenin bölgeleri şu şekildedir: TanzanyaKobiety Mężczyźni Country : Tanzania (ang.).
Nitekim bu bölgelerde verilen eğitim de söz konusu olgulardan net olarak etkilenmiştir.Ale nawet wtedy opisane w nich problemy są bardzo zbliżone do problemów Ziemian.
Erişkinler genelde kur yapmak ve çiftleşmek için bir araya gelir ve kendilerine geniş bölgeler ayırırlar.Czasami plechy występują licznie obok siebie, zlewają się i tworzą duże skupiska.
Seçim bölgeleri kantonlara göre belirlendiği için Fransız seçimlerine kantonal seçimmler de denilmektedir.Wybory te noszą nazwę élections cantonales.
Daha sonraları etrafındaki küçük yerleşim bölgelerini de içine alacak şekilde büyümüştür.Wokół niego powinny działać mniejsze grupy powstańców.
Genellikle güney, güneydoğu ve güneybatı bölgelerinde dağınık hâlde bulunmaktadırlar.Dość często występuje w południowej, wschodniej i północno-wschodniej części kraju.
Güney ve orta bölgeler ılık yazlara ve soğuk kışlara sahiptir.Południowe i centralne rejony kraju cechują się ciepłymi latami i chłodnymi zimami.
Bayağı serçe sıcak bölgelerde hemen hemen tüm yıl boyunca üreyebilir.Na obszarach o ciepłym klimacie mniszki zakwitać mogą przez cały rok.
Cep telefonu şebekeleri köyün tüm bölgelerine hizmet sağlmaktadır.Operatorzy telefonii komórkowej pokrywają zasięgiem całe miasto.
2004 yılından itibaren ülkenin Kürt bölgelerinde yaşanan ayaklanmalar tansiyonu yükseltmiştir.Od połowy 2004 roku, znacznie spadła aktywność rebeliantów, będących pod ciągłą presją ze strony wojska.
Hastalık rutubetli, bataklık ve sıcak bölgelerde diğer bölgelerden daha çok görülür.Większy udział w diecie w ciepłych regionach odgrywają gady i owady.
Sistemli bir hale getirilen makamlar çeşitli bölgelere yayılmış ve geliştirilmiştir.Regionalne odznaki krajoznawcze powstawały i powstają w różnych regionach.
Bunların 247 bini muharip birlik, 80 bini ise denizaşırı bölgelerdeki birliklerdi.Spośród 384 towarzyszy, znajdujących się w brygadzie, 240 zostało przeznaczonych do rezerwy.
İlk gençlik yıllarında insani yardım vakıflarına katılarak, yoksulluk olan bölgelerde halka yardım ediyordu.W czasach kryzysu gospodarczego współpracował z władzami miasta w celu niesienia pomocy biednym.
Kolombiya´nın iklimi bölgelere göre çeşitlilik gösterir.Sprawia to, że w granicach miasta zauważalne są różnice w klimacie.
Dünya genelinde az sayıda bulunan Cüce suaygırı da ülkenin güneybatı bölgelerinde yaşam sürdürmektedir.Do niewielkich trzęsień ziemi dochodzi także na całym zachodnim obszarze kraju.
Denizin derin olduğu bölgelerinde hiçbir ada yoktur.Na wodach cieśniny nie ma żadnej wyspy.
1913 yılında bölge 3., 4. ve 5. bölgeler şeklinde yeniden bölümlendirilmiştir.W 2000 zlikwidowano linie o nr 4, 5 i 5a.
Batı ve güneybatı bölgeler görece daha kurudur.Od strony południowej i wschodniej sytuacja jest bardziej skomplikowana.
Ordusu ilk 1504 yılında orta bölgelere yayılmıştı.Pierwsze wzmianki o miejscowości pojawiły się w 1504 roku.
Özel idari bölgeler - Hong Kong ve Makao - bağımsız vize rejimlerini muhafaza etmektedirler.Hongkong i Makau posiadają odrębne biura/agencje bezpieczeństwa i siły policyjne.
Bu tarihten itibaren teftiş amaçlı ülkenin çeşitli bölgelerine gitmiştir.Druga połowa lat pięćdziesiątych to niezwykle płodny okres w twórczości poety.
Geçtiği bölgelere verdiği sıkınta bazen oldukça fazlaydı.Bördan på de områden han passerade igenom var ibland stor.
Görev bölgelerine M12 ve M30 beraber gidiyordu.Under operativa förhållanden så tjänstgjorde M12 och M30 i par.
Brezilya mutfağı, Brezilya'nın kendisi gibi mutfağı da bölgelere göre büyük farklılıklar gösterir.Det brasilianska köket, liksom Brasilien självt, varierar mycket från region till region.
Bunlar HH II bölgelerindeki yıldız teşekkülünde yaygındır ve genellikle geniş gruplar hâlinde bulunurlar.De förekommer i alla stjärnbildande H II-regioner och ofta i stora grupper.
MS 91 yılında Batı Bölgeleri Koruyucu Generali görevi, Ban Chao'ya ihsan edilmesiyle yeniden ortaya çıktı.91 återinsattes generalen över de västra regionerna i och med att titeln gavs till Ban Chao.
Diğer İngiliz koloni ve bölgeleri de kısa zamanda Konfederasyon'a bağlandılar.Inom kort hade de återstående provinserna och territorierna gått med i konfederationen.
Güneş Sistemi bazen gayri resmî olarak farklı bölgelere ayrılır.Informellt delas solsystemet ibland in i separata områden.
H II bölgeleri, birkaç yüz milyon yıl içerisinde, binlerce yıldız üretebilirler.H II-regioner kan ge upphov till tusentals stjärnor över en tidrymd på flera miljoner år.
Yeşil alanlar üreme bölgeleridir.Gröna områden är uppfödningsplatser.
Diğer tüm Alman zırhlı kruvazörleri gibi bu gemiler de denizaşırı bölgelerin güvenliği için tasarlanmıştı.Liksom alla andra tyska jagare var även dessa utrustade för minläggning.
Dağlık Badahşan Özerk Bölgesi içindeki bölgeleri ziyaret etmek için özel izin gereklidir.På grund av gränszonen behövs specialtillstånd för att besöka berget.
Doğu ve güney Asya bölgelerine endemik olan Delichon cinsinin diğer iki türüne benzer özelliklere sahiptir.Hussvalan liknar de andra två arterna i släktet Delichon, som båda är endemiska för östra och södra Asien.
Fransa'nın bölgeleri (Fransızca: région), Fransa yönetimsel olarak 18 bölgeye ayrılmıştır.Frankrike har en administrativ indelning i 18 regioner (franska régions).
Dünyanın diğer bölgelerinde de büyük Müslüman azınlık nüfusu bulunmaktadır.Det finns också ett relativt stort antal muslimska grupper i resterande delar av världen.
Hindistan'ın ve Afrika'nın bazı bölgelerinde günümüzde de uygulanan bir sistemdir.I vissa delar av Asien och Nordafrika används det än idag.
27 hukuki arrondisement ise mahkemelerin yetkili olduğu bölgeleri belirler.69 tecken på att du är en rättshaverist.
Tropikal bölgelerde yetişir.Ebenholts växer i tropiska områden.
Devlet günümüz Sichuan ve Chongqing bölgelerinde yer almaktydı.Territoriet motsvarar ungefär dagens Sichuan och Chongqing.
Bunlar özellikle arktik bölgelerinde kullanmaya elverişli şekilde yapılmışlardır.Som civilt används det bland annat under arktiska förhållanden.
Yellowknife, Kanada'nın bölgelerinden Kuzeybatı Toprakları'nın başkentidir.Yellowknife är huvudstaden i Northwest Territories i Kanada sedan 1967.
Aynı zamanda adanın bazı bölgelerinde avlanmaktadır.Den hittas även på några öar i området.
Köln ve çevresi, Avrupa'nın önde gelen dinamik sanayi bölgelerinden biridir.Wien och dess omgivning är ett av de viktigaste industriområdena i Österrike.
Eyaklar böylece kendi bölgelerinde küçük bir azınlık haline geldiler.Singeln blev en mindre hitlåt i vissa länder.
Bölge, Normandiya'nın eski bölgelerinden biridir.Båda platserna ligger inom gamla Normandiska områden.
Armagh bölgesi 20.yüzyılın başlarında Batı Avrupa 'daki en militarize olmuş bölgelerinden biriydi.Den sydligaste delen av Armagh har sedan 1970 varit ett av de mest militariserade områdena i Västeuropa.
Balıkçı kedi Güneydoğu Asya'nın tropik ve subtropik bölgelerine yayılmıştır.Fiskarkatten förekommer i tropiska och subtropiska regioner i Sydostasien.
Bu daha ziyade kıyı bölgeleridir.Den är vanligast i kustområden.
İlgili Sayfalar