bölgeler ile cümle
bölgeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu türlerin çoğu tropikal ve subtropikal bölgelerde yaşar.De meeste soorten leven in tropische of subtropische gebieden.
Snickers ya da Mars Bar: Nepal'in turistik bölgelerinde satılan tatlı momoları hazırlamak için kullanılır.Snickers of Mars worden vaak toegevoegd in toeristische gebieden in Nepal.
Büyük bölümünün anayurdu Amerika'nın tropikal bölgeleridir.De Amerikaanse katoen is afkomstig uit tropisch Amerika.
Bazı bölgelerde kırmızı lotus vajina simgesidir.In Nederland komt rode dophei maar op enkele plaatsen voor.
Hindistan'ın ve Afrika'nın bazı bölgelerinde günümüzde de uygulanan bir sistemdir.In sommige landen zoals India en in Afrika wordt het echter nog veel gebruikt.
İlk yaptığı işlerden biri, önemli bölgelere kaleler inşa ettirmek oldu.Zijn eerste werken waren afstandelijke hardstenen bouwsels geïnspireerd op basale bouwwerken.
Chasquiler, İmparator için, imparatorluğun değişik bölgelerinden gönderilmiş olan eşyaları da taşırlardı.De khagan coördineerde dus wat de verschillende onderdelen van het rijk deden.
Bölgeler, ek olarak yerel yönetim bölgeleri ve herhangi bir bölgeye ait olmayan alanlara ayrılmaktadır.Die stichtingen, ook per provincie georganiseerd, bezitten geen terreinen.
Şirket farklı bölgelere konuşlanmıştır.Het bedrijf is in verschillende organisaties opgedeeld.
Türkiye'de yıl boyunca bütün bölgelerde görülür.In zuidelijk Europa zelfs het hele jaar door.
Bu bölgelerde daha sonra da devam etti.Vanaf deze stad gingen ze weer verder.
Erkek kuşlar oldukça saldırgandır ve bölgelerini korurlar.Deze vogels zijn erg territoriaal en verdedigen hun territorium erg fel.
Bunlar premotor ve motor bölgelerdir.Ze maakten motocross- en terreinmotoren.
Ayrıca Bizans bölgelerine yapılan akınlardan alınan ganimetler de önemli gelir kaynağıydı.Ook het bezit van de goudertsen uit Wales was een motief.
Güney bölgeler kuzeye göre daha çok sanayileşmiş ve gelişmiştir.Het zuidelijke deel is meer cultuurlijk aangelegd en het noordelijke deel meer natuurlijk.
Yasa'nın kabul edilmesinden önce bu eyaletler ve bölgelerde 3.000 tane eşcinsel çift zaten evlendi.Meer dan drieduizend homo-echtparen uit de gehele Verenigde Staten zijn inmiddels getrouwd.
Ak aynaklar bölgelerini yabancılara karşı korurlar.Hengsten verdedigen hun territorium tegen andere hengsten.
DNA:RNA hibritlerinde tavlanmamış bölgelerin yok edilmesinde kullanılır.Skybar; waar niet-hoogbouw gerelateerde onderwerpen besproken worden.
Sabah çöpçüleri mahallelerde belirli bölgeleri süpürmekle görevlidir.In deze werkweken worden de paddenstoelen van een bepaald gebied bestudeerd.
En hızlı büyüyen bölgelerden biridir.Het is een van de grootste en snelstgroeiende nederzettingen.
Kuzey Amerika'nın ılıman iklim bölgelerinde geniş yayılış gösterirler.De Amerikaanse ratelpopulier groeit in een brede range van klimatologische omstandigheden.
Sadece etnik olarak Rus olmayan bölgelerde başarısız olacaklardır.In de gemeente wonen zo goed als uitsluitend etnische Roemenen.
Aşağıdaki listede sadece 1000'den fazla Azerinin yaşadığı bölgeler listelenmiştir.De plaatsen die in deze lijst zijn opgenomen hebben meestal meer dan 1000 inwoners.
Üreme bölgeleri Arktik'tir.De begroeiing bestaat uit arctische toendra.
Arsiè belediyesi Mellame, Rocca, Fastro, Rivai ve San Vito özer bölgelerini içerir.De volgende frazioni maken deel uit van de gemeente: Mellame, Rocca, Fastro, Rivai, San Vito.
Eyaletler: Birlik bölgeleri: Din Hindistan’da bir hayat tarzıdır.Hòa Bình, uitspraak: ?) is een provincie van Vietnam.
Geri kalan bölgelerde bulunur.De andere gebieden liggen eromheen.
Dünyanın bazı bölgelerinde enjekte edilebilir şekilleri mevcuttur fakat kullanılabilirliği azdır.Dit wil zeggen dat inslag op de aarde mogelijk is, maar met een zeer kleine waarschijnlijkheid.
Onun önerisi sonrasında kaptan daha da güneye, antarktik bölgelere doğru yelken açar.Tijdens de trek trekken ze verder naar het zuiden langs de oostelijke kust.
Türkiye toprakları dünyanın en eski şarap bölgelerinden biridir.De Transkaukasische regio is een van de oudste wijnproducerende regio's van de wereld.
Romanya'daki direniş diğer bölgelerdeki gibi gelişmedi.Het verzet in Tilburg ontwikkelde zich zoals elders in Nederland.
Yerleşim olan bölgeler de de görülür.Het zijn gebieden, die worden bewoond.
Bu bölgeler de kısa sürede Safevi hakimiyetine girmiştir.Deze opties kwamen te laat voor de Huia.
İlde Sanayi son 15 yıllık dönemde Organize Sanayi bölgelerinin de gelişmesiyle çok sayıda fabrika kurulmuştur.In de streek zijn de laatste vijftien jaar veel fabrieken gebouwd.
Bazı bölgelerde siperler arasındaki mesafe 8-10 metre kadardır.Maar op sommige plekken zijn de riffen zelfs 8 tot 9 km breed.
Her devlet, kendi ülkesini bölgelere ayırmaktadır.Elke staat bestuurde het eigen gebied.
Kosova’nın diğer bölgelerinden Sırpların bazıları da Leposaviç’e yerleşmişlerdir.Ook in een aantal andere Ostlegionen waren Georgiërs opgenomen.
Asya fili, insan nüfusunun en yüksek olduğu bazı bölgelerde yaşamaktadır.Siam ligt in een gebied van Azië, die tot de dichtste bevolkte streken van de aarde behoort.
Son devlet reformlarından bu yana, bölgeler bölgelerin sorumluluğundadır.Sinds de laatste staatshervormingen behoren de provincies tot de bevoegdheden van de gewesten.
İmparatorluk dünyanın çeşitli bölgelerinde İngilizcenin yaygınlaşmasını sağladı.Imperium przyczyniło się do rozpowszechnienia języka angielskiego w różnych regionach świata.
Bölgeler, her yıl yapılan Açlık Oyunları'na katılmak zorundadır.Do udziału w corocznych Głodowych Igrzyskach losowani są przedstawiciele z poszczególnych dystryktów.
Bunlar HH II bölgelerindeki yıldız teşekkülünde yaygındır ve genellikle geniş gruplar hâlinde bulunurlar.Są one wszechobecne w gwiazdotwórczych regionach H II i często znajduje się je w większych grupach.
Rimal ve Eski şehir arasındaki bölgelerde al-Sabra ve al-Daraj yerleşimleri oluştu.Obszar położony pomiędzy Rimal a Starym Miastem zajęły dzielnice al-Sabra i al-Daraj.
MS 91 yılında Batı Bölgeleri Koruyucu Generali görevi, Ban Chao'ya ihsan edilmesiyle yeniden ortaya çıktı.W 91 r. n.e. został przywrócony urząd Protektora Generalnego Regionów Zachodnich i powierzono go Ban Chao.
Britanya'nın kıtanın güney ve doğu bölgelerinden çekilmesi, barışçıl bir şekilde gerçekleşmedi.Wycofywanie się Brytyjczyków z południowych i wschodnich części Afryki nie było procesem w pełni pokojowym.
Bugün varlıkları zayıflamış ve insanlar tarafından az yerleşilmiş bölgelere indirgenmiştir.Tego dnia mężowie obdarowywali żony drobnymi upominkami, spełniali ich życzenia.
Göç yolları bu türün yaşadığı bölgeleri Afrika ve Hindistan'a kadar uzatır.Trasy migracji rozciągają zasięg tego gatunku na wiele rejonów Afryki i Indii.
Savaş; Avrupa, Hindistan, Kuzey Amerika, Karayipler, Filipinler ve Afrika'nın kıyı bölgelerinde gerçekleşti.Walki toczyły się w Europie, Indiach, Ameryce Północnej, na Karaibach, Filipinach i u wybrzeży Afryki.
Bu bölgeler daha sonra Altışehir olarak kabul edildi.Terytoria te zostały później uznane za mandatowe.
Bu dönemde kale etrafında yerleşim bölgeleri de genişlemeye başlamıştır.Z czasem wokół fortu zaczęło pojawiać się osadnictwo.
Bu havza, bioçeşitlilik açısından dünyanın en zengin bölgelerinden biridir.Jest to jeden z najbogatszych obszarów na świecie pod względem bioróżnorodności.
H II bölgeleri, birkaç yüz milyon yıl içerisinde, binlerce yıldız üretebilirler.W ciągu kilku milionów lat w obszarze H II może narodzić się kilka tysięcy gwiazd.
Yıl içinde iki ila üç kere yavrulama normaldir ancak yaşam bölgelerinin kuzeyinde yılda bir kere yavrulanır.W ciągu roku ptaki wyprowadzają dwa, trzy lęgi, choć na północy areału odchowują pisklęta raz do roku.
Aynı zamanda hapishanelerde ve kırsal bölgelerde vaizlik yapmaktaydı.Odbywały się również w budynku więzienia oraz w okolicznych wsiach.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Ukazują, że nawet w trakcie snu wszystkie części mózgu wykazują pewien poziom aktywności.
İsrail’in doğu bölgeleri dağlıktır.Szczyt góry należy do Izraela.
Güneş Sistemi bazen gayri resmî olarak farklı bölgelere ayrılır.Nieformalnie Układ Słoneczny jest czasami dzielony na oddzielne strefy.
Ölü bölgeler doğal ve antropojenik faktörler nedeniyle de olabilir.Zaburzenie może być spowodowane zarówno przez czynniki naturalne jak i antropogeniczne.
Chūō Ana Hattı, Honshū'nun ortasındaki dağlık bölgelerden geçmektedir.Linia Główna Chūō wiedzie przez górskie masywy w centralnej części wyspy Honsiu.
Şehzadeler, kendi bölgelerini iç ve dış işlerinde bağımsız olarak yönetirler.Wewnątrz gminy rządzą się suwerennie i niezależnie.
İlgili Sayfalar