bölgeler ile cümle

bölgeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu listedeki egemen devletler ile bağımlı bölgeler, ISO 3166-1 standartları doğrultusunda eklenmiştir.Esta é uma lista de países e territórios dependentes pela população, baseada na norma ISO 3166-1.
Ülkenin Namibya sınırına yakın güne bölgelerinde 1975 yılında Uranyum'da bulunmuştur.Em 1975 foram localizados depósitos de urânio perto da fronteira com a Namíbia.
Hastalığın ilerleyen safhalarında; abdomen, akciğer ve başka diğer bölgelere metastazlar görülebilir.Na doença já avançada, pode haver metástases para o abdome, pulmões e outros órgãos.
43 değişik üye coğrafi bölgelerden eşit temsil esasına göre seçilir.Os 32 restantes são eleitos por representação proporcional a nível nacional.
Söz konusu bölgeler kendi içerisinde ayrıca 71 adet ilçeye ayrılmış konumdadır.Estes, por sua vez, estão divididos em 71 gminy.
H II bölgeleri, birkaç yüz milyon yıl içerisinde, binlerce yıldız üretebilirler.Das regiões HII podem nascer milhares de estrelas, durante um período de vários milhões de anos.
Bir kısmı da çeşitli bölgelere ve Anadolu'ya göç ettiler.Passa por alguns países e pela Antártida.
Bu uygulama dünyanın bazı bölgelerinde uygun maliyet artısı getirir.Esta terapêutica pode apresentar boa relação custo-benefício em algumas partes do mundo.
Kitapta, bin Ladin'in Afganistan'ın Pakistan sınırına yakın dağlık bölgelerinde yaşadığı yazmaktaydı.Parece provável que ele ficou com Bin Laden na região fronteiriça do Afeganistão com o Paquistão.
Balkanlar, daha düşük frekanslar ve bölgeler arasında önemli farklılıklar göstermektedir.O média global esconde diferenças dramáticas entre as regiões e os países.
Balık eti ise özellikle kıyı bölgelerinde kullanılmaktadır.O peixe é também servido nas zonas costeiras.
Bölge günümüzdeki Kastilya ve Leon, Kastilya-La Mancha ve Comunidad de Madrid bölgelerini kapsamaktadır.Em Espanha ocorre em Castilla y León, Castilla la Mancha e Comunidad de Madrid.
Önlemek için, hastalığın görüldüğü bölgelerde sivrisineklerin azaltılması gerekir.A prevenção envolve a diminuição das picadas dos mosquitos em áreas onde ocorre a doença.
Kaş bölgeleri ise beyazdır.As áreas ventrais são brancas.
Bazı bölgelerde yaşayan nüfusun %25'inin bu enfeksiyondan muzdarip olduğuna inanılmaktadır.Em algumas áreas, acredita-se que até 25% das pessoas são afetadas.
Yaklaşık 70 alt tür ise Afrika'nın diğer bölgelerinde, Akdeniz havzasında ve Avrupa'da yetişmektedir.As restantes cerca de 70 espécies são naturais de outras partes de África, da área mediterrânica e da Europa.
Little Havana ve Little Haiti bölgeleri arasında bulunan matbaanın sahibidir.Também possui áreas mais degradadas como Little Havana e Little Haiti.
Bu teknolojiler uykuda bile beynin bütün bölgelerinin bir şekilde etkinlik gösterdiğini ortaya çıkarmaktadır.Elas revelam que, mesmo durante o sono, todas as partes do cérebro mostram-se com algum nível de atividade.
Daha sonraları etrafındaki küçük yerleşim bölgelerini de içine alacak şekilde büyümüştür.Pouco a pouco se expandiram ocupando territórios próximos.
Son sayılan şerit boyunca Svalbard, Franz Joseph Arazisi ve Severnaya Zemlya adlı bölgeler bulunur.Terras nesta faixa incluem Svalbard, a Terra de Francisco José e Severnaya Zemlya.
Üyelerin çoğu sıcak bölgelerde yaşar.Por isso, a maioria deles procura lugares quentes para viver.
Dağlık bölgeler arasındaki işbirliğini geliştirmek üzere kurulmuştur.Fomentar a cooperação entre países amigos.
Bağımlı bölgelerin ve tartışmalı bölgelerin başkentleri italik olarak işaretlenmiştir.Territórios especiais, dependências e territórios disputados apresentam-se em itálico.
Dünyanın her bölgesinde yaşarlar, ancak tropikal bölgelerde sayıları daha fazladır.Existe em todo o mundo mas é mais predominante nas regiões tropicais.
Košice Bölgesi (Slovakça: Košický kraj), Slovakya'nın bölgelerinden birisidir.Košice ou Kosice (eslovaco: Košický kraj) é uma região da Eslováquia, sua capital é a cidade de Košice.
Commonwealth bölgeleri uluslararası ilişkilerde bağımsız ülkelerdir.Você quer que o território das Comores se torne independente?
Hampstead'da Birleşik Krallık'ın diğer bölgelerinden daha fazla sayıda milyoner bulunmaktadır.A aldeia de Hampstead tem mais milionários dentro de seus limites que qualquer outra área do país.
542 sefer mevsiminde, I. Hüsrev bir kez daha Bizans'ın sahip olduğu bölgeleri istila etti.Na temporada de campanha de 542, Cosroes I mais uma vez invadiu o Império Bizantino.
Türkiye’nin bütün sahil bölgelerinde bulunur.Em Portugal encontra-se em toda a zona litoral ocidental.
Dolayda çok sayıda kurgan olduğu için bu bölgelere Kağanlar vadisi de denilir.A região tem numerosos lagos, pelos quais a cidade é conhecida.
Bu bölgelerde kullanılan güneş gözlükleri de kar gözlüğü adıyla anılır.Este tipo de matérias são empregues em lentes de óculos.
2008 yılında aynı bölgelerde kazılar genişletilerek sürdürülmüştür.Igualmente em 2008 estavam previstas extensões em ambas as extremidade da linha.
Güney'deki bazı bölgelere de uzanmaktadır.Também opera algumas linhas no Sudeste.
Bununla birlikte bazı bölgelerde (Leipzig, Kopenhag, Milano gibi) kitap yasaklanmıştır.Isto resultou no banimento do livro em diversos lugares, como Leipzig e Copenhague.
Bölgeler arasında farklıklar gösterir.Os arranjamentos variaram entre as áreas.
Bu bölüm Atlanta'nın farklı bölgelerinde çekilmiştir.Duda, que é usado em partes da Croácia.
Teknelerin yanında yüzmezler hatta bazı bölgelerde teknelerden kaçtıkları da görülür.Por isso, não se pode apurar o número de pessoas que desaparecem junto com as embarcações.
Tarım üretimi bölgelere göre farklılık gösterir.Há variações dependendo da zona de cultivo.
Aynı savaş tarzı dünyanın diğer bölgelerinde de varolmuştur.A corrida para a cura tem sido igualmente organizada em outras partes do mundo.
Bu yeni bölgelerin sınırları havzalarla belirlendi.As fronteiras destas novas regiões são definidas por bacias hidrográficas.
Afrika'nın güneyindeki dağlık bölgelerde yaşar.Habitam as áreas montanhosas da África do Sul.
Tarımın en elverişli olduğu bölgeler, ülkenin güney kesimleriydi.Um dos pontos mais cativos da banda tornou-se a região Sul do pais.
Hakimiyet bölgeleri günümüz İngiltere'sinin Norfolk ve Suffolk bölgelerini kapsamaktadır.A descoberta foi feita no que é hoje Norfolk e Suffolk.
2000 yılından bu yana, başta Çinli müşteriler ve komşu bölgeler için konumlandırma hizmeti sunmaktadır.Tem oferecido serviços de navegação, principalmente para clientes na China e de regiões vizinhas, desde 2000.
Bazı bölgelerde insanların yerleşim yerlerinden uzak kalmaya çaba göstermezler.Neste caso as pessoas devem ser impedidas de se aproximar do local.
6 EKim Şehri, Mısır'ın en büyük sanayi bölgelerinden biridir.A indústria têxtil da cidade é uma das maiores do Egito.
Bu familyada yer alan 51 yarasa türü dünya üzerinde tropikal ve subtropikal bölgelerde yaşar.O gênero contém cerca de 51 espécies nas regiões tropical e sub-tropical do mundo.
Bazı ülkelerde bölgeler arası önemli farklar olabilir.Mesmo nas regiões mais prósperas pode haver importantes desigualdades internas.
Bölgeleri çok erişilmezdi ve İspanyollar tarafından az etkilenmişlerdir.Como seu território é de difícil acesso, eles foram pouco afetados pela conquista da área pelos espanhóis.
Aynı zamanda özerk bölgeler de kuruldu.Também pela mesma lei foram criados distritos.
Aşağıda Ermenistan'ın idari bölgeleri, nüfus, alan ve nüfus yoğunluğu bilgileriyle listelenmektedir.Abaixo lista das províncias com informações sobre população, área e densidade.
Yıldızlekeleri ya da ortalamadan düşük sıcaklığa sahip bölgelere ışıkyuvarda ortaya çıkar.É dentro da fotosfera que aparecem as manchas estelares, regiões de temperatura menor do que a média.
Lüksemburg'un kantonları, Lüksemburg bölgelerinin idari alt birimleridir.Os distritos do Luxemburgo são divisões administrativas de Luxemburgo.
Bölgede bu oyunların oynanmadığı Çerkez ve gürcü yerleşim bölgeleridir.Jogos classificados com e não estão nesta região.
Köye yerleşen ailelerden her biri farklı bölgelerden gelmişler.Todas elas são nativas das regiões onde ocorrem.
Ayrıca ülke içinde de değişik bölgelere dağılmışlardır.Também é de difusão em países estrangeiros.
Görüntülenecek bölgeler de ulamlara göre sınıflandırılabilmektedir.As formações florestais amazônicas podem ser classificadas de acordo com o regime de inundação.
Bazı yerleşim bölgeleri karakteristiktir.A localidade tem características residenciais.
Ancak çok büyük olan bu bölgelerin araştırılması zordur.Essas regiões, entretanto, são amplas e difíceis de investigar.
Orta Amerika'dan Güney Brezilya'ya kadar olan bölgelerde yayılış gösterirler.Aparece muito do centro para o sul do Brasil.
İlgili Sayfalar