bölgeler ile cümle

bölgeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Oyun Kuzey Amerika'da 17 Kasım 2009'da, PAL bölgelerinde ise 20 Kasım 2009'da piyasaya çıkmıştır.È uscito il 17 novembre 2009 in Nord America e il 20 novembre 2009 nelle regioni PAL.
Abhazya'nın en yüksek bölgeleri yıl boyunca soğuk bir iklime sahiptir.Infine, le zone più elevate dell'Abcasia hanno per tutto l'anno un clima freddo, senza estate.
Japon güçleri Uzak Doğu'daki Alman bölgelerini çabucak işgal etti.Le forze giapponesi occuparono rapidamente l'impero coloniale tedesco in Estremo Oriente.
İki ila sekiz kuştan oluşan gruplar hâlinde yıl boyunca bölgelerini korur.Gruppi da due a otto esemplari restano nel loro territorio e lo difendono per tutto l'anno.
Kannada, Telugu ve Tamil dilleri imparatorluğun ayrı ayrı bölgelerinde kullanılıyordu.Le lingue kannada, telugu e tamil furono utilizzate nelle rispettive regioni dell'Impero.
Finlandiya'da sahti, üretildiği bölgelere göre farklı özellikler gösterebilmektedir.In Finlandia, il sahti ha caratteristiche diverse a seconda della parte del paese da cui proviene.
Litvanya'nın güneydoğusunda yer alan bölge, Polonya ve Belarus'un tarihi bölgelerinin bir kısmını da kapsar.Storicamente la regione comprende anche una parte del territorio della Lettonia e della Bielorussia.
Bu bölgelere akış altı da denir.Questa interfaccia viene chiamata SEI.
Ayrıca ülke içinde de değişik bölgelere dağılmışlardır.A loro volta questi erano suddivisi in Territori.
Ama bu bölgelerin radyolarında yoğun bir şekilde yayımlandı.Tuttavia queste emittenti operavano a livello regionale.
Daha çok dağlik bölgeleri tercih eder.Nella parte più meridionale dell'areale preferisce le zone montagnose.
Avustralya'nın çeşitli bölgelerinde bulunur.Essa è diffusa anche in alcune zone dell'Australia.
Büyük bölümünün anayurdu Amerika'nın tropikal bölgeleridir.L'areale è rappresentato dalle regioni tropicali dell'America.
Bölge Unterstrass ve Oberstrass alt bölgelerinden oluşur.Il Distretto 6 contiene i quartieri di Oberstrass e Unterstrass.
Komşu bölgelere yayılmazlar.Non può costruire quartieri.
Türkiye'nin batı bölgelerinde yaygındır.Sono molto comuni nell'India occidentale.
Nisan 1941'de İtalyan birlikleri Karadağ'ın bazı bölgelerini işgal etti.Nel 1912 le truppe italiane entrarono in città da questa porta.
Teknelerin yanında yüzmezler hatta bazı bölgelerde teknelerden kaçtıkları da görülür.Non cavalcano le onde delle scie e in alcune aree sembrano temere le imbarcazioni.
Beş yıl ve daha sonra büyük ölü cilt bölgeleri ve ardından yara izleri görülebilir.Dopo cinque o più anni ampie aree della pelle possono diventare atrofiche, lasciando una cicatrice.
Aşağıdaki kodlar günümüzde FIFA'ya üye olmayan ülkelere ya da bağımsız bölgelere atfedilmiştir.I codici seguenti si riferiscono a paesi o territori dipendenti che attualmente non sono affiliati alla FIFA.
Videoları oynattıkça, Güneş’in aktif bölgelerindeki oluşumları gözlemleyebiliriz.Mentre il video va avanti, possiamo osservare un certo numero di strutture del Sole attivo.
Ülkenin bütün bölgelerinde Eski Taş Çağı ve Bakır Çağı'ndan kalıntılar bulunmuştur.In tutto il parco sono stati rinvenuti molti reperti relativi ad insediamenti dell'età della pietra.
Şehrin fakir bölgeleri hızla zenginleşti.Altre famiglie sorte dal nulla si arricchirono rapidamente.
Fransa üniter devlet olduğundan bölgelerin ne yasama ne de yürütme otonomileri vardır.Le Regioni francesi non hanno autonomia legislativa, né possono emettere regolamenti e statuti.
Kasai'nin boşaltma havzaları genel olarak ekvatoryal yağmur ormanları bölgeleridir.Il bacino fluviale del Kasai consiste principalmente in regioni della foresta pluviale equatoriale.
Anayasal dil alanları bölgelerinde resmi dilleri belirler.Organizzare corsi di altre lingue ufficiali spagnole.
Böylece birbirine çok uzak bölgelerde bile aynı kurallar geçerlidir.Si passa, dunque, da un estremo all'altro anche in zone relativamente vicine.
Ancak adaylar seçilebilmek için seçim bölgelerinde % 50 barajını aşmak zorundaydı.I candidati dovevano ottenere almeno il 50% dei voti validi nella loro circoscrizione per essere eletti.
Yirmi yaşlarında Güney Kafkasya ve çevredeki bölgelerde iyi tanınan bir tar ustası olmuştu.A metà degli anni 1920 era già un noto suonatore di tar nel Caucaso meridionale e nelle regioni limitrofe.
Birçok türü yerkürenin ılıman bölgelerinde yaşar.Ospita numerose specie delle diverse zone temperate del mondo.
Tropikal Afrika'daki yüksek bölgelerde görülür.Seguono le zone tropicali dell'Africa.
Batı Bölgeleri çoğunlukla Yumen Geçidi'nin batısında, özellikle Tarım Havzası'nı kapsamaktadır.Molto spesso gli schiavi provenivano dalla Costa d'oro, in particolare dall'area ghanese.
Fakat bu bölgelerin bölümü henüz yapılmamıştı.Alcune parti non sono state ancora costruite.
Felluce’deki iliştirilmiş gazeteciler çarpışmaların yoğun yaşandığı bölgelerden korkunç haberler aktarır.Tuttavia a distrarlo arrivarono dalla Sicilia notizie seriamente preoccupanti.
Ayrıca koalalar koruma altında alınmış bölgelerde de yaşamaktadırlar.Alcune popolazioni vivono all'interno di aree protette.
Komşu bölgelerdeki Türk halkları da bu harekete destek verdi.A quel punto, i governi dei paesi africani vicini decisero di intervenire.
Daha çok serin bölgelerde ve nemli dere yataklarının bulunduğu yerlerde görülür.È presente anche nelle zone più fredde e umide della Pianura Padana.
Bu diyalekt aynı zamanda İrlanda ve İskoçya'nın belli yerleşim bölgelerinde de konuşuluyordu.Tale pratica era certamente diffusa in tutta l'isola irlandese ed in alcune parti della Scozia.
Toro Negro ve Carite küçük ağaçlarının bulunduğu bölgeler hakkında ise az bilgi bulunmaktadır.Riguardo alle foreste degli elfi di Toro Negro e di Carite non abbiamo ancora dati precisi.
Koronal döngüler solar yüzeylerin hem aktif hem de sessiz bölgelerini popule ederler.Gli anelli coronali si ritrovano sia nelle regioni attive, che in quelle quiete della superficie solare.
Erkek kuşlar oldukça saldırgandır ve bölgelerini korurlar.I maschi sono territoriali e difendono il loro territorio.
Yayılma alanı, Asya'nın doğusundaki kıyı bölgeleriyle sınırlıdır.L'intervento armato mosse dalle coste dell'Asia Minore.
Son derece sessiz bir kuştur, yuvalama dönemlerinde ise nadiren bölgelerinden uzaklaşırlar.In rare occasioni l'uccello può spingersi molto lontano dal suo areale abituale.
Yeşil alanlar üreme bölgeleridir.Al loro posto sono sorte delle aree verdi.
AAAL'nin gezi kulübü ortalama iki ayda bir Türkiye'nin çeşitli bölgelerine gezi düzenlemektedir.Il padre di Lola parte per un lavoro di due mesi in Arabia Saudita.
Epigrafik kanıtlar, iç bölgelerde de geniş Helenistik etkinin var olduğunu ortaya koymaktadır.Prove epigrafiche mostrano un'ampia influenza ellenistica all'interno.
Güneydoğu Avustralya ve Tazmanya'nın ormanlık ve dağlık bölgelerinde yaşarlar.Abitano nelle foreste, sulle montagne e nelle lande dell'Australia sud-orientale e della Tasmania.
Termal Turizm Bölgeleri.Zona di maggior attività turistica.
Çöl, yıllık 250 mm'den az yağış alan bölgeler için kullanılan bir tabirdir.I deserti invece sono definiti come quelle zone che ricevono meno di 250 mm di pioggia all'anno.
Yiyecekler ve malzemeler bölgelere göre farklılık gösterir.I piatti e gli ingredienti variano a seconda delle province.
Günümüzde bu bölgeler "Eski Merdita" veya Arnavutça "Mirditë e Vjeter" ismini alır.Oggi si preferisce chiamarli Popoli Ancestrali o Pueblo Ancestrali.
Aynı savaş tarzı dünyanın diğer bölgelerinde de varolmuştur.Esistevano modelli simili di guerra in altre parti del mondo.
Savunmasız olduklarından genelde geceleri uçarlar ve ıssız bölgelerde ürerler.In genere appare di notte in luoghi vuoti o semivuoti.
Bu bölgeler asteroit kuşağıyla Kuiper kuşağıdır.Possiede una cintura di asteroidi.
Daha sonra bu bölgeler Rus ve İngilizler'in işgaline uğradı.Il Paese era in balia delle ingerenze dei russi e degli inglesi.
İskân edilen Kıpçaklar genellikle Selçuklu Türkmenlerinin sınır bölgelerine yerleştirilmişlerdir.Il problema era dovuto essenzialmente alle frequenti imboscate tese in zona dai marocchini.
Japonya'nın en uzak bölgelerinden biri olan yarımadanın çoğu yaya yolu veya tekne ile ulaşılabilmektedir.Il parco, essendo situato in una delle regioni più remote del Giappone, è accessibile solo a piedi o via mare.
Küçük Kırmızı cüceler daha küçük yaşamsal bölgelere sahiplerdir.Le piccole nane rosse, d'altra parte, hanno regioni abitabili con un raggio ridotto.
Diğer eyaletlerde eğitim, belli kasaba, şehir veya bölgelere ait okul bölgelerinin sorumluluğundadır.Altri stati, come il New York, hanno i distretti scolastici controllati dalle una contee o delle città.
İsveç'te idari bir konumu olmayan bölgeler bulunmaktadır.La Svezia ha 25 province che non hanno alcuna funzione amministrativa.
İlgili Sayfalar