bölgeler ile cümle

bölgeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Karıncaaslanlarının sıcak ve ılıman bölgelere yayılmış 65 türü vardır.Abarcan unas 10 especies, propias de las zonas cálidas y templadas.
En fazla nüfusta yine aynı bölgelerdedir.A su alrededor hay más gente en las mismas circunstancias.
Fransa'nın Avrupa'daki bölgeleri içinde en az nüfusa sahip olan bölgedir.Francia es, con gran diferencia, el país con el número más grande de comunas en Europa.
Üniversitenin uluslararası bağları dünyanın tüm bölgelerine yayılmıştır.Edificación de escuelas en todo el territorio nacional.
(Çuvaşlar) Türkistan'ın kuzeyinde, Çin sınırından uzak bölgelerde yaşamaktaydılar.Al suroeste de Rong vivían a lo largo de la frontera noroeste de China.
Gelecek ay Bölgeler Partisi başkanı seçildi.Al año siguiente fue nombrado presidente de la Cámara Nacional Electoral.
Her hayvanın yaklaşık 8 km² alanında birbirleriyle çakışan bölgeleri bulunur.El territorio que reclama cada animal puede llegar a los 2 kilómetros cuadrados.
Humana'nın çağrı merkezleri, Cincinnati, Ohio ve diğer bölgelerde bulunmaktadır.Tiene su sede central en Cincinnati, Ohio, Estados Unidos.
Bölgelerinde yaşayan Mûmak denen fil benzeri hayvanları savaşlarda kullanmaktadırlar.Las hormigas, por ejemplo, la emplean en disputas territoriales contra otras de su especie.
Ukrayna ve Beyaz Rusya'nın doğu ve güney bölgelerinde de Rusça konuşulur.Provienen de las zonas rusoparlantes de Ucrania oriental y sur.
Açık ormanlık bölgelerde veya otlaklarda kışlarlar.Los pocos que quedan se esconden en los bosques o en las cuevas.
Radyolog açığı olan bölgeler için oldukça yararlı bir işlemdir.Son más sencillas las piezas con grandes radios.
Bazı küçük bölgeleri yöneten Büveyh hükümdarlarıdır.La llevan casi todos los pequeños balandros de regatas.
Pogonalar Avustralya'nın yerlisidir ve çorak bölgelerinde yaşarlar.Son nativas de Australia donde crece en lugares húmedos.
Genellikle ormanların, deniz seviyesinden 1400 metrenin üzerindeki bölgelerde bulunmuştur.La especie por lo general habita en bosques de hasta 1,450 m sobre el nivel del mar.
Dernek toplantılarını Londra'nın merkezi bölgelerinden Soho'da yapıyordu.La toma de planos se llevó a cabo en el Centro de Exposiciones ExCeL de Londres.
Dalları tüylü, yaprakları ılıman bölgelerde hep yeşil kalır, soğuk yerlerde ise kış geldiğinde dökülür.Son de color verde grisáceo por encima y fieltrado debajo y pueden caer en tiempos de sequía invernal.
Bu maddeler kirletilmiş bölgeler, mayınlanmış bölgeler gibi yerlerde etkilidirler.La región era entonces explosiva, especialmente los campos sembrados de minas antipersonales.
Tropikal bölgelere yakın çöllerde yağışın büyük kısmı dağlık bölgelere düşer.En los desiertos casi tropicales, las zonas elevadas capturan la mayor parte de las precipitaciones.
Film Mumbai'in mega fakir mahallesi ve Juhu'nun gecekondu bölgelerinde çekildi.Las localizaciones de la película incluyen el mega-suburbio de Bombay y los barrios de chabolas de Juhu.
Tanklar, özellikle şehirlerde ve yakın bölgelerinde hâlâ piyade tarafından zarar görmeye açık durumdadırlar.El tanque es aún vulnerable a la infantería, especialmente en terreno cerrado y áreas urbanas.
Yaşam alanları ormanlar ve ağaçlı bölgelerdir.Su hábitat incluye desiertos y bosques.
Bölgelerini dışkılarıyla işaretlerler.Descripción de sus espacios.
Bu bölgelerin dışında kalan yerlere ise "Hassas Olmayan Bölge" denir.Los territorios que no han sido incorporados se designan «no incorporados».
Sonrasında Casa de Contratación uzmanları bu bölgeleri haritaya işler ve bilgiler güncellenmiş olurdu.Los pilotos de la Casa de Contratación trazaban esa información en sus mapas.
Farklı bölgeler arasında çeşitlilik gösterir.Lo que demuestra la gran variabilidad que existe entre distintas regiones.
Sümüklüböcekler, bol yağış olan bölgeleri daha çok severler.El calamón común además prefiere las zonas con altas precipitaciones.
Bu sayede güneydeki bölgelerdeki düşmanlar etkisiz hale getirildiler.Los enemigos dentro de esta área serán dañados.
Erkekler ise EST’i kokladıklarında hipotalamus bölgeleri aktivite olmuştur.Al llegar los españoles a la región, los chichimecas habitaban el territorio.
İnguşetya, Rusya’nın en fakir bölgelerinden biridir.Ingushetia es una de las regiones más pobres e intranquilas de Rusia.
Bu da, genomların bazı bölgelerinin bu şekilde mutasyona uğramalarını daha yatkın hale getirir.Evidentemente, este avance lo lleva a otro nivel como mutante.
Partizanların bazı durumlarda kurtarılmış bölgelerde tarımsal üretim gerçekleştirdikleri de görülmüştür.A la izquierda pueden reconocerse en parte a los donantes que casi han desaparecido.
16. yüzyıl boyunca kuzey Almanya bölgeleri, Protestan Reformu'nun merkezi oldu.Nel corso del XVI secolo, il nord della Germania divenne il centro della Riforma protestante.
1905 devrimi burada başladı ve hızla bölgelere yayıldı.La Rivoluzione russa del 1905 iniziò qui e si diffuse rapidamente nelle province.
İşgal altındaki bölgelerden birçok insan Sopron'a kaçtı ve kentin önemi arttı.Molta gente dalle aree occupate trovò rifugio a Sopron e ciò portò ad una crescita d'importanza della città.
Bu bölgelerin şekilleri hayvanların algılama yeteneklerinden etkilenmektedir.La forma di queste zone è necessariamente influenzata dalle capacità sensoriali dell'animale.
Diğer önemli bir problem bazı bölgelerdeki deniz taşıtları ve turizmdir.Altri problemi importanti in alcune aree sono le imbarcazioni e il turismo.
Yunus Han'ın ölümünde sonra onun bölgeleri onun oğullarına bölünür.Dopo la morte di Yunus Khan i territori furono divisi fra i suoi figli.
Litvanya'daki şehirler listesi Litvanya'nın bölgeleriSuddivisioni della Lituania Contee della Lituania Regioni della Lituania
Balık eti ise özellikle kıyı bölgelerinde kullanılmaktadır.Il pesce è mangiato, soprattutto nelle zone costiere.
Elektrik ve su bazı bölgelerde kesildi.Acqua ed energia furono tagliati nella città.
İspanya bu bölgelerdeki hakimiyetini 1519-1821 yılları arasında korumuştur.La Spagna mantenne il controllo di questi territori dal 1519 al 1821.
Kalan kısmı diğer bölgelere yayılmıştır.Il resto è distribuito nelle restanti regioni.
Yöntem ilk olarak Çin'de ortaya çıkmış olup son yüzyıllarda Asya ve Batı'nın diğer bölgelerine de yayılmıştır.La tecnica ebbe origine in Cina e nei secoli recenti si è diffusa in altre parti dell'Asia e in Occidente.
29 Haziran'da, bu edebiyat çevresinin üyeleri değişik bölgelere gitmek için görevlendirildiler.Il 29 giugno, diversi membri di "Orient" vennero incaricati di recarsi in diverse province.
Bu bölgeler daha sonra Altışehir olarak kabul edildi.Furono accettati come sesta nazione.
Bu tür gezegenler, merkezi yıldızdan daha soğuk bölgelerde oluşabilir.Tali pianeti possono formarsi nelle regioni più fredde del sistema planetario, lontano dalla stella centrale.
İmparatorluk dünyanın çeşitli bölgelerinde İngilizcenin yaygınlaşmasını sağladı.L'impero stabilì l'uso della lingua inglese nei propri territori in tutto il mondo.
Izumo Antik Japonya'nın en büyük siyasi güçlerin ortaya çıktığı bölgelerinden biri idi.Fu una delle regioni dell'antico Giappone dove sorsero grandi poteri politici.
Bu da buzul dalgasına uğrayan buzulların neden bazı bölgelerde toplandıklarını açıklar.Questo spiega perché i ghiacciai soggetti a surge tendono a raggrupparsi in alcune aree.
Aynı sistem ise oluşan yeni bölgelerde de geçerli olacak.Le nuove strutture dovrebbero venir costruite nelle medesime località.
9 kray (bölgeler): esasında oblastlara benzemektedir.9 Kraj (territori): essenzialmente lo stesso delle oblast'.
Söz konusu bölgeler kendi içerisinde ayrıca 71 adet ilçeye ayrılmış konumdadır.Le prefetture sono a loro volta divise in 71 subprefetture.
Savaş; Avrupa, Hindistan, Kuzey Amerika, Karayipler, Filipinler ve Afrika'nın kıyı bölgelerinde gerçekleşti.Interessò l'India, il Nordamerica, le isole caraibiche, le Filippine e le coste africane.
Kodlayıcı bölgeler bir başlama kodonu ile başlar ve bir bitiş kodonu ile sona erer.Le regioni codificanti cominciano con un codone di inizio e terminano con tre possibili codoni di stop.
Bu tür yunus Meksika Körfezi'nde de bulunmaktadır ama Atlantiğin başka bölgelerinde çok görülmemişlerdir.La specie è relativamente comune anche nel golfo del Messico, ma manca nel resto dell'oceano Atlantico.
İsrail coğrafyası İsrail'deki şehirler listesi Bölge ve alt bölgelere göre nüfus.Lista di città del Sudafrica ordinate per tipo e numero di abitanti.
Geceyarısından itibaren gösteriler İstanbul’un diğer bölgelerine de yayıldı.Da mezzanotte, i saccheggi si diffusero anche in altre aree della città.
Dünya'daki tropik bölgelerin haricinde Çin, her kategoride en fazla biyolojik çeşitlilik gösteren ülkedir.In ogni categoria la Cina ha la più alta biodiversità al di fuori della zona tropicale.
Memeli hayvanların yanında kuş ve bazı bölgelerde balık da yerler. .Oltre ai mammiferi, il puma si nutre anche di uccelli e, in alcune regioni, di pesci.
İlgili Sayfalar