bölgeler ile cümle

bölgeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bölgeler, ek olarak illere ve belediyelere ayrılmaktadır.Le Réveil atteint aussi la province et les campagnes.
Ülkenin bölgeleri şu şekildedir: TanzanyaCette espèce est originaire du pays suivant : Tanzanie.
İmparatorluğun sınır bölgelerinde üst düzeyde yönetici.Spravočnaâ knižka imperatorskoj glavnoj kvartiry.
Ana madde: Kolombiya'nın doğal bölgeleri Kolombiya'nın başkenti Bogota'dır.Usaquén est le 1er district de Bogota D.C. (Bogota District Capital), la capitale de la Colombie.
Komşu bölgelere yayılmazlar.Celui-ci ne se propagea pas aux salles voisines.
Ancak Federal bölgelerin her birinin kendi başbakanı vardır.Sous les Trois Royaumes, chaque royaume possède son Premier ministre.
İklim yüksekliğe göre değişken: Yüksek bölgelerde ve alçak bölgelerde çok farklılık vardır.Essences dominantes: Elles varient fortement selon les régions et l'altitude.
Ülke tarihindeki büyük krallık ve imparatorluklar günümüzde Gana'nın kuzeyinde bulunan bölgelerde kurulmuştur.Des résidences princières et royales sont construites dans le Nord de Téhéran.
Ancak 1950'li yıllardan sonra Hatay'ın değişik bölgelerinden göç alarak nüfusu hızla arttı.Mais à partir de l'été 1952, les cours mondiaux de la plupart des métaux non-ferreux se retournent.
Ancak bu bölgelerde 13 ile 7 milyon yıl öncesine ait fosil kalıntılara pek rastlanılmamaktadır.On a trouvé à ce jour très peu de fossiles d'hominidés datés entre 7 et 14 millions d'années en Afrique.
Kuru ve yarı-kuru bölgelerde yaşar.Vit dans des zones dégagées et sèches.
43 değişik üye coğrafi bölgelerden eşit temsil esasına göre seçilir.Trente-deux sénateurs sont élus à la représentation proportionnelle.
Ayrıca dağıldıkları bölgelerde bir sıra koruma alanı mevcutdur.Ceci se produit déjà dans un certain nombre de zones protégées.
Batı Avustralya'nın güneyinde sahil bölgelerinde bulunur.Il se rencontre aux côtes de l'Australie-Occidentale.
İtalya 1927 yılında kendisine bağlı olan tüm bölgeler üzerinde tam bir hakimiyet sağladı.L'Allemagne perd définitivement tous les territoires annexés après 1937.
Farklı bölgelere toplamda 24 Atatürk anıtı yapıldı.Un total de 24 million de pièces commémoratives a été mis en circulation.
Anavatanı olan himalaya eteklerindeki Kuzey Hindistan bölgeleridir.La plante est originaire des régions himalayennes du nord de l'Inde.
Bu yoğun tuz içeren bölgeler geminin içlerinde de etkili olmaktadır.Cette alimentation de secours doit obligatoirement se trouver dans les parties élevées du navire.
27 hukuki arrondisement ise mahkemelerin yetkili olduğu bölgeleri belirler.Cependant, en vertu de l'article 91, les provinces administrent la justice sur leur territoire.
Bu bölgeler, son iki yıldır yüksek araziye hakim Roma lejyonlarının kontrolü altındaydı.Pendant deux ans, il tient tête aux légions romaines.
Fransa'nın güneybatısında bulunan bu bölge Fransa'nın Avrupa'daki bölgeleri arasında en geniş olanıdır.C'est le département qui en compte le plus dans toute la France.
İsviçre'nin NUTS-2 bölgelerinden biridir.Elles correspondent aux divisions de niveau NUTS-II de l'UE.
810 hektarlık yüzölçümlü olan Kanaker-Zeytun, şehrin kuzeyindeki yüksek rakımlı bölgelerinde bulunmaktadır.D'une superficie de 810 hectares, il est situé sur les hauteurs du nord de la ville.
Ayrıca Tsuen Wan Yeni Bölgeler'in en yüksek gelire sahip semtidir.Mais elle pense aussi que la RNC est le meilleur espoir de New Vegas.
Kuşlar daimi ikâmetgahlı olup, bölgelerinden pek uzaklara gitmezler.Des bêtes lointaines feulent et nul ne se détourne.
Portekiz dili Asya'nın ve Okyanusya'nın bazı bölgelerinde konuşulur.El idioma portugués es hablado en algunas regiones de Asia y Oceanía.
Lundy, adını İngiliz Deniz Bölgeleri'nden birine vermiştir.Lundy presta su nombre a una de las Áreas Marítimas británicas.
İsrail’de belirli şehirler ve bölgeler, daha çok dini veya daha çok laik olmalarıyla bilinirler.En Israel, ciertas ciudades y regiones son conocidas por ser especialmente laicas o religiosas.
Fox, patlayıcıları başka bölgelere götürdü.Tras estos incidentes Fox trasladó algunos de los explosivos a otra ubicación.
Film yurt içinde başarısız olsa da, yabancı bölgelerde başarı yakalamıştır.Aunque la película fue un fracaso financiero nacional, encontró el éxito en regiones extranjeras.
Bu tür gezegenler, merkezi yıldızdan daha soğuk bölgelerde oluşabilir.Tales planetas pueden formarse en las regiones más frías y más alejadas de la estrella central.
Ay'ın en belirgin yönü parlak ve karanlık bölgeleri arasındaki kontrast farkıdır.El aspecto más distintivo de la Luna es el contraste de zonas claras y oscuras.
İnsanların %10'u dağlık bölgelerde yaşar.Un 10 % de la población mundial habita en regiones montañosas.
Bazen bölge kodlarına, "Bölgeler" denir.En ocasiones, los códigos de región son llamados zonas.
Kimse bize belirlenmiş askeri bölgelerin ne olduğunu söylemedi.Nadie dijo que se definían como zonas militares.
16. yüzyıl boyunca kuzey Almanya bölgeleri, Protestan Reformu'nun merkezi oldu.Durante el siglo XVI, las regiones del norte del país se convirtieron en el centro de la Reforma Protestante.
Sanatçılar farklı coğrafi bölgelerden gelmekteydi ve ünlü yerel ustalar da aralarında yer almıştır.Los artesanos procedían de diferentes lugares y entre ellos había profesionales locales reconocidos.
Direnişçilerin birçoğu Breton'un ve Güney Fransa'nın dağlık bölgelerinde operasyonlarını yürüttü.Muchos de los maquis operaron en las zonas montañosas de Bretaña y el sur de Francia.
Abhazya'nın en yüksek bölgeleri yıl boyunca soğuk bir iklime sahiptir.Las Regiones más altas de Abjasia tienen un clima frío.
Bazı bölgelerde de yumurtlarlar (4-7 kadar).La provincia se subdivide en siete distritos (amphoe).
Bölge Unterstrass ve Oberstrass alt bölgelerinden oluşur.Aquí están los barrios de Oberstrass y Unterstrass.
Zone Key Tool, DNSSEC kullanılan bölgelerinin bakımını kolaylaştırmak için tasarlanmış bir yazılımdır.Zone Key Tool es un software diseñado para facilitar el mantenimiento de las zonas conscientes de DNSSEC.
İsrail'in bölgeleri İsrail'deki şehirler listesi 35Distritos de Israel Lista de ciudades de Israel
Zaman zaman, bir ülkenin farklı bölgeleri farklı etki alanları içinde kalabilir.Algunas regiones de un país pueden caer en distintas esferas de influencia.
UEFA sekiz ana şehirde taraftar bölgeleri belirlemiştir.Las ciudades Hay ocho ciudades para reclamar en Zektor.
Dakka ve çevresindeki bölgeler o dönemde Bengalla olarak adlandırılmaktaydı.Dhaka y sus alrededores fueron identificados como Bengalla alrededor de aquel período.
Bu bölgelerin grup galipleri artık Sovyet Birinci Ligi'ne hak kazanacaktı.Los ganadores de los grupos de esas zonas saldrían ahora a calificar para la Primera División Soviética.
Avusturya bu bölgeler üzerindeki iddialarından istisnasız vazgeçti.Austria debió renunciar sin excepción a sus reclamaciones sobre estos Estados alemanes.
Bu bölgelerin şekilleri hayvanların algılama yeteneklerinden etkilenmektedir.La forma de estas zonas necesariamente dependen de las abilidades sensoras del animal.
Gün ve gecenin saatleri için ve Mısır'ın idarî bölgeleri olan nomlar için tanrı grupları vardı.Existían conjuntos de dioses para los horas del día y la noche y para cada nomo de Egipto.
Rusya'nın bazı bölgelerinde işgücünün yarısı savunma sanayi fabrikalarında çalışıyordu.En algunas regiones de Rusia, hasta la mitad de los puestos de trabajo estaban en las empresas militares.
İsviçre Fransızcası, İsviçre'nin Fransızca konuşulan bölgelerinde konuşulan Fransızca türü.Suiza francesa, regiones suizas donde se habla el idioma francés.
Şehir bölgelerinin görünüşü epey farklıdır.La apariencia de los distritos urbanos es bastante diferente.
Heyecan yaratan bir başka durum ise, farklı bölgelerdeki insanların anlattıklarının da birbirine benzemesiydi.Y siempre me sentí un poco diferente de los demás en mis barrios.
Bugün bile hala bu bölgelerdeki lava izleri görülebilir.Todavía se pueden encontrar rastros de ellos en ese lugar.
Finlandiya'da sahti, üretildiği bölgelere göre farklı özellikler gösterebilmektedir.En Finlandia, el sahti tiene diferentes características dependiendo de qué parte del país se trate.
İspanya bu bölgelerdeki hakimiyetini 1519-1821 yılları arasında korumuştur.España mantuvo bajo su control estos territorios desde 1519 hasta 1821.
Oyunculuk kariyerine 1887 yılında İngiltere'nin çeşitli bölgelerinde sahneye çıkarak başladı.Empezó su carrera interpretativa en el teatro inglés de provincias en 1887.
Bazı bölgelerde güneydeki yaprağını döken ormanlara kadar yayılır.En algunas zonas se extiende al sur hacia el bosque caducifolio.
Frigya'dan İndus'a kadar olan tüm bölgeler Seleukos'a bağlıydı.La totalidad de la región desde Frigia al Indo fue sometida por Seleuco.
İlgili Sayfalar