Şüphe ya da bölünme gibi birşeyden bahsediyorsun... bende bunlar derhal dışarı atılırlar...Mluvíte o něčem jako pochybnost nebo oddělenost, zatímco pro mě je to okamžitě odhozeno.
Şüphe ya da bölünme gibi birşeyden bahsediyorsun... bende bunlar derhal dışarı atılırlar...¿por qué?
Şuradaki sayının rakamlarını toplamaya gerek bile yok. 3'e bölünmediğini biliyoruz.A tato čísla ani nemusíme sčítat, protože víme, že celé číslo není dělitelné třemi.
Şuradaki sayının rakamlarını toplamaya gerek bile yok. 3'e bölünmediğini biliyoruz.E questo qui sopra..., non devi neanche sommarle, perché già sappiamo che non è divisibile per 3.
Şuradaki sayının rakamlarını toplamaya gerek bile yok. 3'e bölünmediğini biliyoruz.이걸 볼까요? 숫자를 다 더할 필요도 없습니다
Şuradaki sayının rakamlarını toplamaya gerek bile yok. 3'e bölünmediğini biliyoruz.Und hier brauchst du nicht mal die Ziffern addieren, da die Zahl nicht mal durch 3 teilbar ist.
Şuradaki sayının rakamlarını toplamaya gerek bile yok. 3'e bölünmediğini biliyoruz.Vi behøver ikke engang finde tværsummen af det her tal, fordi vi allerede ved, at 3 ikke går op i tallet.
Şuradaki sayının rakamlarını toplamaya gerek bile yok. 3'e bölünmediğini biliyoruz.وهذه هنا لاتحتاج لان تجمعهم
Şuradaki sayının rakamlarını toplamaya gerek bile yok. 3'e bölünmediğini biliyoruz.なぜならもうこれは 3 で割れないことを知っているからです.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Ich will nicht, dass dieses Ding in 20 Teile zerbricht, wie man es aus Dokumentationen kennt.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Ik wil niet dat dit ding in 20 stukken breekt zoals je wel eens in die documentaires ziet.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Jag vill inte att den här grejen går i 20 bitar som man sett på dokumentärer.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Jeg vil ikke have, at denne ting skal brække i 20 stykker som man ser i dokumentarerne.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Je ne veux pas que cette chose se brise en 20 morceaux comme vous l'avez vu dans les documentaires.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.비행기가 산산조각나길 원하지 않았어요. 다큐멘터리에서 본 것처럼 말이에요.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Não quero que isto se parta em 20 pedaços como vemos nalguns documentários.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Nechcem, aby sa táto vec rozlámala na 20 kúskov, ako to vidíte v dokumentoch.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Nechci, aby se tahle věc rozpadla na 20 kusů tak, jak to ukazují v těch dokumentech.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Nem akarom, hogy a gép 20 darabra szakadjon, ahogy a dokumentumfilmekben szoktuk látni.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Nie chciałem być rozerwanym na 20 kawałków, tak jak widzicie to na filmach dokumentalnych.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Nočem, da ta stvar razpade na 20 kosov, kot vidite v dokumentarcih.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Non voglio che questa cosa si spezzi in 20 pezzi come si vede nei documentari.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.No quiero que esto se rompa en 20 piezas como se ven en esos documentales.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Nu vreau ca avionul să se sfărâme în 20 de bucăți, cum vedem în acele documentare.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Saya tidak ingin benda ini hancur menjadi 20 keping seperti yang Anda lihat di film dokumenter.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Tôi không muôn thứ này vỡ thành 20 mảnh như bạn vẫn nhìn thấy ở các tài liệu.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Δεν θέλω αυτό το πράγμα να σπάσει σε 20 κομμάτια όπως έχεις δει σε εκείνα τα ντοκιμαντέρ.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Не исках това нещо да се разбие на 20 парчета, както сте виждали в тези документални филми.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Я не хочу, чтобы он распался на 20 кусочков, как в тех документальных фильмах.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.Я не хочу, щоб ця штука розпалася на 20 шматків, як у тих документальних фільмах.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.אני לא רוצה שהדבר הזה יתפרק ל20 חתיכות כמו שרואים בדוקומנטרים.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.لا أريد لهذه الطائرة ان تتحطم لـ عشرين قطعة مثل ما شاهدت في تلك الأفلام الوثائقية.
Tıpkı belgesellerde gördüğünüz gibi bu şeyin 20 parçaya bölünmesini istemiyorum.バラバラに吹き飛ぶのは嫌です どんどん下降する中
Ülkenin gerçekten de bölünmesi amaçlanmamıştı ancak göreceğimiz gibi bu Kore'nin ikiye ayrılması oldu. .Comunistas Norte Coreanos que de fato ajudaram a combater ao lado Comunista durante a Guerra Civil Chinesa.
Ülkenin gerçekten de bölünmesi amaçlanmamıştı ancak göreceğimiz gibi bu Kore'nin ikiye ayrılması oldu.لم يكن مقدّراً أن يكون هذا
Ve bu bölünmeden sonra, tahmin edebileceğiniz gibiAu jour d'hui le Viet Nam est un seul pays
Ve bu bölünmeden sonra, tahmin edebileceğiniz gibiDopo questa suddivisione potete immaginare che c'era ancora un conflitto in corso
Ve bu bölünmeden sonra, tahmin edebileceğiniz gibiE assim, após esta partição, você pode imaginar que ainda há um conflito permanente
Ve bu bölünmeden sonra, tahmin edebileceğiniz gibi그래서 베트남 분단이 되고 나서 (제네바 협약)
Ve bu bölünmeden sonra, tahmin edebileceğiniz gibiあなたはまだ進行中の対立があります。
Ve bu hücreler tamamen aynı olabileceği gibi asimetrik hücre bölünmesiyle birbirinden farklı da olabilir.Aceste celule pot fi ori identice, ori diferite una de alta prin diviziune celulară asimetrică.
Ve bu hücreler tamamen aynı olabileceği gibi asimetrik hücre bölünmesiyle birbirinden farklı da olabilir.A tyto buňky mohou být buď identické nebo se mohou jedna od druhé lišit, pokud se rozdělí asymetricky.
Ve bu hücreler tamamen aynı olabileceği gibi asimetrik hücre bölünmesiyle birbirinden farklı da olabilir.이러한 세포들은 똑같을 수도 있고 비대칭적인 분리를 통해서는 달라질 수도 있습니다.
Ve bu hücreler tamamen aynı olabileceği gibi asimetrik hücre bölünmesiyle birbirinden farklı da olabilir.Powstałe komórki mogą być takie same, lub różnić się od siebie, poprzez podział asymetryczny.
Ve bu hücreler tamamen aynı olabileceği gibi asimetrik hücre bölünmesiyle birbirinden farklı da olabilir.Y estas células pueden ser idénticas, o diferentes entre sí a través de la división celular asimétrica.
Ve bu hücreler tamamen aynı olabileceği gibi asimetrik hücre bölünmesiyle birbirinden farklı da olabilir.Тези клетки могат да бъдат идентични или да се различават една от друга чрез асиметрично делене.
Ve bu hücreler tamamen aynı olabileceği gibi asimetrik hücre bölünmesiyle birbirinden farklı da olabilir.Эти клетки могут быть идентичными или отличаться друг от друга в результате асимметричного деления.
Ve bu hücreler tamamen aynı olabileceği gibi asimetrik hücre bölünmesiyle birbirinden farklı da olabilir.תאים אלה יכולים להיות זהים, או שהם יכולים להיות שונים זה מזה בגלל חלוקת תא אסימטרית.
Ve bu hücreler tamamen aynı olabileceği gibi asimetrik hücre bölünmesiyle birbirinden farklı da olabilir.وهذه الخلايا إما أن تكون متطابقة، أو أن تكون متميزة عن بعضها البعض من خلال انقسام خلية غير تماثلي.
Ve bu hücreler tamamen aynı olabileceği gibi asimetrik hücre bölünmesiyle birbirinden farklı da olabilir.非対称な細胞分裂なら 違う形になったりします この過程を採用し 出来るだけ単純化してみるなら-
Ve bu ilaçların hücrenin bölünme mekanizmasını bozarak çalıştığını hatırla.E ricordate che i farmaci funzionano in genere distruggendo la divisione delle cellule.
Ve bu ilaçların hücrenin bölünme mekanizmasını bozarak çalıştığını hatırla.약물은 전형적으로 세포분열을 방해해서 약 효과가 생긴다는 것을 기억하세요.
Ve bu ilaçların hücrenin bölünme mekanizmasını bozarak çalıştığını hatırla.N'oubliez pas que les médicaments fonctionnent généralement en perturbant la division cellulaire.
Ve bu ilaçların hücrenin bölünme mekanizmasını bozarak çalıştığını hatırla.Recuerda que la función típica de los fármacos es interrumpir la división celular.
Ve bu ilaçların hücrenin bölünme mekanizmasını bozarak çalıştığını hatırla.Să ne amintim că medicamentele funcționează de obicei perturbând diviziunea celulelor.
Ve bu ilaçların hücrenin bölünme mekanizmasını bozarak çalıştığını hatırla.Wir erinnern uns: Die Medikamente unterbrechen üblicherweise Zellteilung.
Ve bu ilaçların hücrenin bölünme mekanizmasını bozarak çalıştığını hatırla.Zwykle te leki zaburzają podział komórkowy.
Ve bu ilaçların hücrenin bölünme mekanizmasını bozarak çalıştığını hatırla.Θυμηθείτε ότι τα φάρμακα τυπικά λειτουργούν διαταράσσοντας την κυτταρική διαίρεση.
Ve bu ilaçların hücrenin bölünme mekanizmasını bozarak çalıştığını hatırla.И помнете, че лекарствата работят обикновено като нарушават клетъчното деление.
Ve bu ilaçların hücrenin bölünme mekanizmasını bozarak çalıştığını hatırla.И помните, что лекарства в основном действуют, нарушая деление клетки.